5.Sınıf İngilizce Kelimeler: Türkçe Anlamları ve Okunuşları (1-10 Ünite)


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizce Türkçe İngilizce Cümle Türkçe Cümle
Unit 1
comb tarak I comb my hair everyday. Her gün saçlarımı tararım.
ride binmek She rides a horse. O ata biner.
have breakfast kahvaltı etmek They are having breakfast in the morning. Sabahletin kahvaltı yapıyorlar.
get dressed giyinmek Get dressed or else we will be late. Giyin yoksa geç kalıcaz.
stick yapıştırmak Stick the pictures on right places. Resimleri doğru yere yapıştır.
typical tipik It is a typical day. Tipik bir gün.
sticker etiket The sticker on your bag looks cool. Çantanın üzerindeki çıkartma havalı gözüküyor.
weekend hafta sonu I sleep 10 hours at the weekend. Haftasonu 10 saat uyurum.
table tennis masa tenisi Mum loves to play table tennis. Annem masa tenisi oynamayı sever.
Rome Roma Rome is the capital city of Italy. Roma İtalya’nın başkentidir.
London Londra London is the capital city of England. Londra İngiltere’nin başkentidir.
honey bal Bears like honey. Ayılar baldan hoşlanır.
ready hazır I am ready to go. Gitmeye hazırım.
computer games bilgisayar oyunları Furkan loves to play computer games. Furkan bilgisayar oyunları oynamayı sever.
brush fırçalamak Brush your teeth twice a day. Günde 2 kez dişlerini fırçala.
daily günlük It is my daily routine. Bu benim günlük rutinim.
routine rutin It is my daily routine. Bu benim günlük rutinim.
see görmek I see everything. Her şeyi görüyorum.
chant ilahi Children sing chant in the concert. Çocuklar konserde ilahi söylerler.
act out (rol) canlandırmak Act out the movie characters. Film karakterlerini canlandır.
order sıraya dizmek Order the pictures. Resimleri sıraya diz.
Monday Pazartesi Monday is the workday. Pazartesi iş günüdür.
Tuesday Salı She has an appointment on Tuesday. Salı günü randevusu var.
Wednesday Çarşamba There is a match between Barcelona-Real Madrid on Wednesday. Çarşamba günü Real Madrid-Barcelona arasında maç var.
Thursday Perşembe We will leave the town on Thursday. Perşembe günü kasabadan ayrılacağız.
Friday Cuma I love Fridays. Because it is the end of the week. Cumaları severim. Çünkü haftanın sonu.
Saturday Cumartesi I play football on Saturdays. Cumartesileri futbol oynarım.
Sunday Pazar Sunday is holy day for Christians. Pazar Hristyanlar için kutsal gündür.
rule kural Obey the rules. Kurallara uy.
morning sabah What are you doing early in the morning? Sabahın köründe ne yapıyorsun?
afternoon öğleden sonra I lay down for an hour in the afternoon. Öğleden sonra 1 saatliğine uzanırım.
evening akşam Good evening sir! İyi akşamlar efendim!
night gece She goes to cinema at night. Geceliyin sinemaya gider.
three times a day günde üç defa I study my exams three times a day. Günde 3 kez sınavlarıma çalışırım.
Unit 2
toyshop oyuncak dükkanı When I grow up I will open a toyshop. Büyüdüğümde oyuncak dükkanı açıcam.
bookshop kitapçı You can find every kind of book in a bookshop. Kitap dükkanında her türlü kitabı bulabilirsin.
library kütüphane Be quiet we are in the library. Sessiz ol kütüphanedeyiz.
barber shop berber dükkanı You cut your hair in a barber shop. Berber dükkanında saçını kesersin.
pool havuz Ece loves to swim in the pool. Ece havuzda yüzmeyi sever.
bus stop otobüs durağı I am waiting at the bus stop for 2 hours. Otobüs durağında 2 saatti bekliyorum.
bakery fırın My father runs a bakery. Babam fırın işletiyor.
doll oyuncak bebek Mum is planning to buy a doll for my sister. Annem kızkardeşime oyuncak bebek almayı planlıyor.
bread ekmek Eating bread too much makes you fat. Çok fazla ekmek yemek seni şişmanlatır.
hair saç My hair is curly. Saçım kıvırcıktır.
pharmacy eczane An old man buys his medicine from pharmacy. Yaşlı adam eczaneden ilaç alır.
next to bitişik, yanında Pharmacy is next to cafe. Eczane kafenin yanındadır.
around etrafında There are cats around the pool. Havuzun etrafında kediler vardır.
between arasında Is he between the rabbits? O tavşanların arasında mı?
opposite karşısında He is opposite the street. Sokağın karşında.
in front of önünde Ahmet is in front of the church. Ahmet kilisenin önünde.
near yakın We live near the market. Marketing yanında oturuyoruz.
playground oyun alanı Children play in the playground. Çocuklar oyun alanında oynar.
mosque cami Muslims pray in a mosque. Müslümanlar camide ibadet ederler.
church kilise Christians pray in a church. Hristyanlar kilisede ibadet ederler.
hospital hastane Doctors work in a hospital. Doktorlar hastanede çalışır.
label etiketlemek, sınıflandırmak Label the words according to pictures. Kelimeleri resimlere göre sınıflandır.
concert hall konser salonu A singer is singing in the concert hall. Şarkıcı konser salonunda şarkı söylüyor.
zoo hayvanat bahçesi Kids love to go to the zoo. Çocuklar hayvanat bahçesine gitmeye bayılır.
museum müze There are many historical artifacts in the museum. Müzede birçok tarihi eser vardır.
move forward ileriye taşımak He is a talented player. He can move forward the team. O yetenekli bir oyuncu. Takımı ileriye taşıyabilir.
square kare Go back to the square one. Birinci kareye geri dön.
clarification açıklama People are waiting for the clarification. İnsanlar açıklama için bekliyorlar.
Unit 3
country ülke Turkey is a country. Türkiye bir ülkedir.
language dil Turkish is a language. Türkçe bir dildir.
Italy İtalya Italy is a beautiful place. İtalya güzel bir yerdir.
the UK Birleşik Krallık English poeple live in the UK. İngilizler Birleşik Krallık’ta yaşıyor.
Japan Japonya People in Japan are respectful. Japonya’daki insanlar saygılıdar.
Spain İspanya There are many famous football teams in Spain. İspanya’da birçok ünlü futbol takımı var.
Russia Rusya Russia is a strong country. Rusya güçlü bir ülkedir.
France Fransa Paris is the capital city of France. Paris Fransa’nın başkentidir.
Turkey Türkiye Turkey is a country. Türkiye bir ülkedir.
China Çin The population of China is 1,357 billion. Çin’in popülasyonu 1,357 milyardır.
Australia Avustralya We are visiting Australia next summer. Gelecek yaz Avustralya’yo ziyaret ediyoruz.
English İngilizce Students are learning English. Öğrenciler İngilizce öğreniyorlar.
French Fransızca People in France speak French. Fransa’daki insanlar Fransızca konuşuyor.
Spanish İspanyol Don Quixote speaks Spanish. Don Kişot İspanyolca konuşur.
Russian Rusça Many tourist in Antalya speak Russian. Because they are Russian. Antalya’daki birçok turist Rusça konuşur. Çünkü onlar Rus.
Japanese Japonca I need to improve my Japanese before my trip to Japan. Japonya seyahatimden önce Japoncamı geliştirmem gerekiyor.
Italian İtalyan Italian is the best language and it is like a song. İtalyanca en güzel dildir ve şarkı gibidir.
Kenya Kenya Many animals live in Kenya. Kenya’da bir çok hayvan yaşar.
the USA Amerika For this summer I am planning to go to the USA. Bu yaz için Amerika’ya gitmeyi planlıyorum.
draw çizmek My little sister draws a picture. Küçük kız kardeşim resim çizer.
swimming yüzme She loves swimming. O yüzmeyi sever.
ice skating buz pateni The family is going to ice skating. Aile buz patenine gidiyor.
activity aktivite Playing football is my new activity. Futbol oynamak benim yeni aktivitem.
art sanat This university is giving art classes. Bu üniversite sanat dersleri veriyor.
science bilim Scientists are doing experiments to improve science. Bilim adamları bilimi geliştirmek için deneyler yapıyor.
social science sosyal bilim We should focus social science more than any other sciences. Sosyal bilimlere diğer bilimlerden daha fazla odaklanmalıyız.
maths matematik I have a mathematical intelligence. So I am good at maths. Benim matematik zekam var. Yani ben matematikte iyiyim.
computer studies bilgisayar çalışmaları Ayşe is taking computer studies. Ayşe bilgisayar çalışmaları dersine giriyor.
language class dil sınıfı There are 20 students in the language class. Dil sınıfında 20 tane öğrenci var.
physical education beden eğitimi Physical education is very important for children. Beden eğitimi dersi çocuklar için çok önemlidir.
history tarih I am thinking to be a history teacher. Tarih öğretmeni olmayı düşünüyorum.
grade sınıf He is in the 3rd grade. O 3. sınıfa gidiyor.
secondary school ortaokul My child is in secondary school. Çocuğum orta okulda.
break ara We are going to take a break. Ara veriyoruz.
fishing balık tutma My dad and I are going fishing. Babam ve ben balığa gidiyoruz.
cooking yemek pişirme They like cooking. Onlar pişirmeyi sever.
riding a bicycle bisiklete binmek Riding a bicycle is my favorite activity. Bisiklet sürmek benim favori aktivitem.
climbing tırmanma Climbing is a dangerous sport. Tırmanmak tehlikeli bir spordur.
finger puppet parmak kukla Make a finger puppet. Parmak kukla yap.
Unit 4
go camping kamp yapmak I go camping with my family. Ailemle kamp yaparım.
do clay sculpting kil heykel yapmak We do clay sculpting in the art lesson. Sanat dersinde kil heykel yaparız.
collecting leaves yaprak toplamak My sister collects leaves, but I don’t. Kız kardeşim yaprak toplar ama ben toplamam.
blind man’s buff körebe We play blind man’s buff. Körebe oynarız.
playing tick sos oyunu oynamak We play tick. It’s fun! Sos oyunu oynarız. O eğlencelidir!
collecting stamp pul toplamak I collect stamps. Ben pul topluyorum.
hopscotch seksek My child is playing hopscotch on the street. Çocuğum sokakta seksek oynuyor.
dodgeball yakartop Today we are going to play dodgeball. Bugün yakartop oynuyoruz.
hide and seek saklambaç Kids are playing hide and seek in the forest. Çocuklar ormanda saklambaç oynuyor.
checkers dama My friend and I love to play checkers. Arkadaşım ve dama oynamayı severiz.
Chinese whispers kulaktan kulağa oyunu Chinese whispers is coming Chinese. Kulaktan kulağa oyunu Çinlilerden gelmektedir.
leapfrog birdirbir Leapfrog is a game for frogs. Birdirbir kurbağalar için bir oyundur.
skip rope ip atlama I am a boxer and I skip rope everyday. Ben boksörüm ve her gün ip atlarım.
touch dokunmak Don’t touch my book! Kitabıma dokunma!
ground zemin Don’t lie on the ground! Zeminde yatma!
hop atlama Don’t hop in the class! Sınıfta atlama!
hit vurmak Don’t hit your friend! Arkadaşına vurma!
Unit 5
ache ağrı I have an ache on my chest. Göğsümde bir ağrı var.
stomachache karın ağrısı I have stomachache. Karın ağrım var.
earache kulak ağrısı I have a serious earache. Benim ciddi kulak ağrım var.
backache sırt ağrısı I have a backache. Sırtımda bir ağrı var.
headache baş ağrısı I have a headache. Başağrım var.
terrible korkunç She has a terrible headache. Onun korkunç bir başağrısı var.
feel hissetmek I feel sorry. Üzgün hissediyorum.
cold soğuk The weather is cold. Hava soğuk.
tired yorgun My father is really tired. Babam gerçekten yorgun.
hot sıcak The weather is hot. Hava sıcak.
sick hasta People in the hospital are sick. Hastanedeki insanlar hasta.
cough öksürük It is normal to cough when you have sorethroat. Boğaz ağrın olduğunda öksürmek çok normal.
Bless you! Seni korusun! God bless you! Tanrı seni korusun!
Have a fever Ateşi olmak My little sister has a fever. Küçük kız kardeşimin ateşi var.
runny nose burun akması He has got a runny nose. Onun burnu akıyor.
sneeze hapşırma Cover your mouth while sneezing. Hapşururken ağzını kapa.
flu grip He has got flu. O grip olmuş.
get well soon çabuk iyileş I hope you get well soon. Umarım çabuk iyileşirsin.
blanket battaniye The weather is cold so I need a blanket. Hava soğuk bu yüzden battaniyeye ihtiyacım var.
thermometer termometre The thermometer shows 30 centigrade. Termometre 30 santigratı gösteriyor.
fever ateş My little sister has a fever. Küçük kız kardeşimin ateşi var.
sore throat boğaz ağrısı It is normal to cough when you have sorethroat. Boğaz ağrın olduğunda öksürmek çok normal.
measles kızamık Children in the class have measles. Sınıfaki çocuklar kızamık olmuş.
medicine ilaç The old man gets his medicine from a pharmacy. Yaşlı adam ilacını eczaneden alır.
fruit juice meyve suyu To be healthy drink fruit juice everyday. Sağlıklı olmak için her gün meyve suyu iç.
health problem sağlık problemi My grandmother has no health problem. Benim büyük annem hiçbir sağlık sorunu yok.
Unit 6
action aksiyon I love action movies. Aksiyon fimlerini severim.
comedy komedi I love comedy movies. Komedi filmlerini severim.
animation animasyon I love animation movies. Animasyon filmlerini severim.
fantasy fantezi I love fantasy movies. Fantezi filmlerini severim.
romance romantizm I love romance movies. Romantik filmleri severim.
adventure macera I love adventure movies. Macera filmlerini severim.
drama dram I love drama movies. Dram filmlerini severim.
science fiction Bilim kurgu I love science fiction movies. Bilim kurgu filmlerini severim.
horror korku I love horror movies. Korku filmlerini severim.
character karakter The character of this movie is little boring. Bu filmin karakteri birazcık sıkıcı biri.
movie film I am wathcing a movie. Film izliyorum.
popeye Temel Reis Popeye likes spinach. Temel Reis ıspanak sever.
strong güçlü Lions are strong. Aslanlar güçlüdür.
evil kötülük Stay away from evil. Kötülükten uzak dur.
beautiful güzel My girlfriend is beautiful. Kız arkadaşım güzeldir.
frightening korkutucu He is a frightening person. O korkutucu bir insan.
brave cesur Are you brave? Cesur musun?
ugly çirkin She is an ugly duck. O çirkin bir ördek.
honest dürüst Make honest friends. Dürüst arkadaşlar edin.
friendly arkadaş canlısı I see myself as friendly. Ben kendimi arkadaş canlısı olarak görüyorum.
kind tür What kind of a person are you? Ne tür bir insansın sen?
clever zeki Albert is a clever man. Albert zeki bir adamdır.
good-hearted iyi kâlpli Love good-hearted people. İyi kalpli insanları sev.
scary korkutucu Scary movies makes me have nightmares. Korkutucu filmler kabus görmeme sebep olur.
weak zayıf She is weak. O zayıf.
lazy tembel Tayfun is a lazy student. Tayfun tembel bir öğrenci.
title Başlık The title of the movie is “Matrix”. Filmin başlığı Matrix.
adventurous maceraperest My friend is an adventurous person. He loves to travel a lot. Benim arkadaşım maceraperest bir insan. Seyahat etmeyi çok sever.
exciting heyecan verici It is an exciting movie. O heyecan verici bir film.
favorite Favori My favorite band is Coldplay. Benim favori grubum Coldplay.
boring sıkıcı This is a boring song. Bu sıkıcı bir şarkı.
Unit 7
bake (fırında) pişirmek Bake the cake for 3 hours. Pastayı fırında 3 saat pişir.
birthday cake doğumgünü pastası This birthday cake is full of chocolate. Bu doğumgünü pastası çukulata dolu.
candle mum Light the candles. Mumları yak.
clown palyaço This clown is not funny at all. Bu palyaço hiç komik değil.
balloon balon Blow the balloons before the party. Balonları partiden önce şişir.
throw a party Parti vermek My brother is throwing a party for his birthday. Erkek kardeşim parti veriyor.
a  lot of bir çok I have a lot of friends in the party. Partide bir çok arkadaşım var.
gift hediye My friends bring me a lot of gifts. Arkadaşlarım bir çok hediye getirir.
invite Davet etmek Invite your friends to the party. Arkadaşlarını partiye davet et.
idea Fikir It is such a good idea. Ne güzel bir fikir.
costume kostüm This costume is little tight. Bu kostüm birazcık sıkı.
sure elbette Sure you can. Tabii ki yapabilirsin.
of course tabii ki Of course you can. Tabii ki yapabilirsin.
fresh taze Come! Buy! These are fresh tomatoes! Gelin! Satın alın! Bunlar taze domatesler.
air hava The air in the room is terrible. Odadaki hava iğrenç.
borrow ödünç almak May I borrow your pencil? Kalemini ödünç alabilir miyim?
January Ocak January is the first month of the year. Ocak yılın ilk ayıdır.
February Şubat February is the second month of the year. Şubat yılın ikinci ayıdır.
March Mart I was born in March. Mart’ta doğdum.
April Nisan We are going to a vacation in April. Nisan’da tatile gideceğiz.
May Mayıs May is the fifth month of the year. Mayıs yılın beşinci ayıdır.
June Haziran My friend was born in June. Arkadaşım Haziran’da doğdu.
July Temmuz In July we will get married. Temmuz’da evleneceğiz.
August Ağustos August is very hot. Ağustos çok sıcaktır.
September Eylül September is the first month of Autumn. Eylül sonbaharın ilk ayıdır.
October Ekim I am going to October fest. Ekim festivaline gidiyorum.
November Kasım She is watching Sweet November. Tatlı Kasım’ı izliyorum.
December Aralık December is too cold. Aralık çok soğuktur.
Winter Kış It snows in winter. Kışın kar yağar.
Spring bahar Flowers bloom in spring. Baharda çiçekler açar.
Summer Yaz You go to the beach in summer. Yazın plaja gidersin.
Autumn / Fall Sonbahar Leaves of trees fall in fall. Ağaçların yaprakları sonbaharda düşer.
season sezon/ mevsim There are less tourists in Turkey in this season. Bu sezonda Türkiye’de daha az turist var.
Coat Ceket The coat is leather. Bu ceket deri.
jumper kazak Wear a jumper in cold weathers. Soğuk havalarda kazak giy.
watch out dikkat et Watch out! A dinasour is coming. Dikkatli ol! Dinazor geliyor.
welcome Hoşgeldiniz Welcome to Turkey. Türkiye’ye hoş geldin.
Unit 8
cycling bisiklet sürmek Cycling is good for health. Bisiklet sürmek sağlık için iyidir.
hiking yürüyüş She doesn’t love hiking after the meal. Yemekten sonra yürüyüş yapmayı sevmez.
Mime taklit etmek Mime the jobs of people. İnsanların işlerini taklit et.
guess tahmin Can you guess? Tahmin edebilir misin?
soccer Futbol Americans call soccer to football. Amerikanlar futbol’a soccer diyor.
correct TRUE It is a correct answer. O doğru cevap.
do exercise egzersiz yap Do exercise everyday. Her gün egzersiz yap.
jogging koşu yapmak Jogging is good for health. Koşu yapmak sağlık için iyidir.
work out egzersiz yapmak My doctor advised me to work out. Doktorum egzersiz yapmamı tavsiye etti.
empty boş It is an empty place. Orası boş bir yer.
country side kırsal bölge We live in country side. Kırsal bölgede yaşıyoruz.
uncle amca This is my uncle. Bu benim amcam.
cousin kuzen His cousin works in a flowershop. Onun kuzeni çiçekçi dükkanında çalışıyor.
fitness fitnes, formda olmak He is a fitness tranier. O fitnes çalıştırıcısı.
stay kalmak I need to stay here for the night. Gece için burada kalmam gerekiyor.
feed besleme Feed your fish twice a day. Balığını günde iki kez besle.
doing homework ödev yapmak I am doing my homework on time. Ödevimi zamanında yaparım
Sounds great! Kulağa hoş geliyor! Doing homework sounds great!
Unit 9
animal hayvan Many street animals live in animals shelters. Bir çok sokak hayvanı hayvan barınağında yaşar.
shelter barınak Many street animals live in animals shelters. Bir çok sokak hayvanı hayvan barınağında yaşar.
tail kuyruk Its tail is long. Onun kuyruğu uzundur.
vet Veteriner I need to take my dog to the vet. Köpeğimi veterinere götürmem gerekiyor.
donating money para bağışlamak Donate your money to charities. Paranı hayır kurumlarına bağışla.
examine muayene etmek A doctor will examine my dog. Doktor köpeğimi muayene edecek.
kitten kedi yavrusu I feed a kitten in my house. Evimde kedi yavrusu beslerim.
puppy köpek yavrusu I have a puppy in my house. Evimde köpek yavrusu var.
grass çim Don’t walk on the grass. Çimende yürüme.
carry taşımak She is carrying her child. Çocuğunu taşıyor.
hat şapka Wear your hat, it is hot today. Şapkanı tak, bugün hava sıcak.
backpack sırt çantası I put my books into my backpack. Kitaplarımı çantama koyarım.
high yüksek This mountain is very high. Bu dağ çok yüksek.
adopt evlat edinmek, sahiplenmek Adopt a dog from a animal shelter. Hayvan barınağından köpek sahiplen.
playmate oyun arkadaşı Dogs can be good playmate. Köpekler iyi oyun arkadaşı olabilir.
go ahead devam et Go ahead you will see. Devam et göreceksin.
clean temizlemek Clean the board. Tahtayı temizle.
run koşmak Run like the wind. Rüzgar gibi koş.
crazy çılgın My neighbor is a crazy person. Komşum çılgın birisi.
pet Evcil Hayvan I will open a pet store. Evcil hayvan dükkanı açıcam.
spread yayılma Spread your cheer. Neşeni yay.
cheer neşe; tezahürat Spread your cheer. Neşeni yay.
Unit 10
festival festival We are in Rio Festival. Rio Festivalindeyiz.
Children’s Day Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı It is holiday on Children’s Day. Çocuk Bayramı tatildir.
Diwali Hint Bayramı Indians celebrate Diwali. Hintliler Diwali kutlar.
Halloween cadılar bayramı We wear scarry costumes at Halloween. Cadılar bayramında korkunç kıyafetler giyeriz.
Cinco de Mayo Meksika bayramı Mexicans celebrate Cinco de Mayo. Meksikalılar Cinco de Mayo’yu kutlarlar.
carve pumpkin kabak oymak Children carve pumpkin for Halloween. Çocuklar Cadılar Bayramı için kabak oyarlar.
wear mask maske takmak Guests are wearing masks in the costume party. Konuklar kostüm partisinde maske takıyor.
paint eggs yumurta boyamak For Easter we paint eggs. Paskalya için yumurta boyarız.
sing şarkı söylemek Sing a song like a singer. Şarkıcı gibi şarkı söyle.
bat yarasa Bats sleep in the morning. Yarasalar sabahleyin uyur.
Trick or treat! Şeker mi şaka mı! Children screams saying “Trick or treat!”. Çocuklar Şeker mi şaka mı diye bağırırlar.
Five hundred and forty eight Beş yüz ve kırk sekiz There are 548 sheep in the herd. Sürüde 548 tane koyun var.
Nine hundred and thirty seven Dokuz yüz otuz yedi I have 937 books in my library. Kütüphanemde 937 tane kitap var.
One hundred and nineteen yüz on dokuz I have got 119 Liras in my pocket. Cebimde 119 Lira var.
coin madeni para She has a coin collection. Onun madeni para koleksiyonu var.
box kutu There is a cat in the box. Kutuda kedi var.
marble mermer Don’t sit on the marble. Mermere oturma.
eating sweets şeker yemek Eating sweets harms your teeth. Şeker yemek dişlerine zarar verir.
lighting candle mum yakmak Don’t forget to light the candles of the birthday cake. Doğumgünü pastasının  mumlarını yakmayı unutma.
decorating dekorasyon yapmak Decorating is a fun job. Dekorasyon yapmak eğlenceli bir iş.
Easter Paskalya For Easter we paint eggs. Paskalya için yumurta boyarız.
Christmas Noel We are eating a turkey at Christmas. Noel’de hindi yiyoruz.
Independence Day Bağımsızlık Günü Americans celebrate their Indepence Day. Amerikalılar Bağımsızlık Günü’nü kutlarlar.
Ramadan Ramazan Ramadan is a holy month for Muslims. Ramazan Müslümanlar için kutsal bir aydır.
Thanksgiving Şükran Günü Thanksgiving is a national holiday for American people. Şükran Günü Amerikalılar için ulusal bir bayramdır.
Chinese New Year Çin yeni Yılı Millions of people travel in China to celebrate Chinese New Year. Çin’deki milyonlarca insan Çin yeni yılını kutlamak için seyahat ederler.
thick kalın Wear thick it is cold today. Kalın giyin bugün hava soğuk.
bring getir Bring your gloves so we can play in the snow. Eldivenlerini getir böylece karda oynayabiliriz.
glove eldiven Bring your gloves so we can play in the snow. Eldivenlerini getir böylece karda oynayabiliriz.
Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Nasıl İngilizce Öğrendiler?

4 thoughts on “5.Sınıf İngilizce Kelimeler: Türkçe Anlamları ve Okunuşları (1-10 Ünite)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Son Yazılar

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Mehmet Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son dakika saniye.