İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

5.Sınıf İngilizce Kelimeler: Türkçe Anlamları ve Okunuşları (1-10 Ünite)


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizceTürkçeİngilizce CümleTürkçe Cümle
Unit 1
combtarakI comb my hair everyday.Her gün saçlarımı tararım.
ridebinmekShe rides a horse.O ata biner.
have breakfastkahvaltı etmekThey are having breakfast in the morning.Sabahletin kahvaltı yapıyorlar.
get dressedgiyinmekGet dressed or else we will be late.Giyin yoksa geç kalıcaz.
stickyapıştırmakStick the pictures on right places.Resimleri doğru yere yapıştır.
typicaltipikIt is a typical day.Tipik bir gün.
stickeretiketThe sticker on your bag looks cool.Çantanın üzerindeki çıkartma havalı gözüküyor.
weekendhafta sonuI sleep 10 hours at the weekend.Haftasonu 10 saat uyurum.
table tennismasa tenisiMum loves to play table tennis.Annem masa tenisi oynamayı sever.
RomeRomaRome is the capital city of Italy.Roma İtalya’nın başkentidir.
LondonLondraLondon is the capital city of England.Londra İngiltere’nin başkentidir.
honeybalBears like honey.Ayılar baldan hoşlanır.
readyhazırI am ready to go.Gitmeye hazırım.
computer gamesbilgisayar oyunlarıFurkan loves to play computer games.Furkan bilgisayar oyunları oynamayı sever.
brushfırçalamakBrush your teeth twice a day.Günde 2 kez dişlerini fırçala.
dailygünlükIt is my daily routine.Bu benim günlük rutinim.
routinerutinIt is my daily routine.Bu benim günlük rutinim.
seegörmekI see everything.Her şeyi görüyorum.
chantilahiChildren sing chant in the concert.Çocuklar konserde ilahi söylerler.
act out(rol) canlandırmakAct out the movie characters.Film karakterlerini canlandır.
ordersıraya dizmekOrder the pictures.Resimleri sıraya diz.
MondayPazartesiMonday is the workday.Pazartesi iş günüdür.
TuesdaySalıShe has an appointment on Tuesday.Salı günü randevusu var.
WednesdayÇarşambaThere is a match between Barcelona-Real Madrid on Wednesday.Çarşamba günü Real Madrid-Barcelona arasında maç var.
ThursdayPerşembeWe will leave the town on Thursday.Perşembe günü kasabadan ayrılacağız.
FridayCumaI love Fridays. Because it is the end of the week.Cumaları severim. Çünkü haftanın sonu.
SaturdayCumartesiI play football on Saturdays.Cumartesileri futbol oynarım.
SundayPazarSunday is holy day for Christians.Pazar Hristyanlar için kutsal gündür.
rulekuralObey the rules.Kurallara uy.
morningsabahWhat are you doing early in the morning?Sabahın köründe ne yapıyorsun?
afternoonöğleden sonraI lay down for an hour in the afternoon.Öğleden sonra 1 saatliğine uzanırım.
eveningakşamGood evening sir!İyi akşamlar efendim!
nightgeceShe goes to cinema at night.Geceliyin sinemaya gider.
three times a daygünde üç defaI study my exams three times a day.Günde 3 kez sınavlarıma çalışırım.
Unit 2
toyshopoyuncak dükkanıWhen I grow up I will open a toyshop.Büyüdüğümde oyuncak dükkanı açıcam.
bookshopkitapçıYou can find every kind of book in a bookshop.Kitap dükkanında her türlü kitabı bulabilirsin.
librarykütüphaneBe quiet we are in the library.Sessiz ol kütüphanedeyiz.
barber shopberber dükkanıYou cut your hair in a barber shop.Berber dükkanında saçını kesersin.
poolhavuzEce loves to swim in the pool.Ece havuzda yüzmeyi sever.
bus stopotobüs durağıI am waiting at the bus stop for 2 hours.Otobüs durağında 2 saatti bekliyorum.
bakeryfırınMy father runs a bakery.Babam fırın işletiyor.
dolloyuncak bebekMum is planning to buy a doll for my sister.Annem kızkardeşime oyuncak bebek almayı planlıyor.
breadekmekEating bread too much makes you fat.Çok fazla ekmek yemek seni şişmanlatır.
hairsaçMy hair is curly.Saçım kıvırcıktır.
pharmacyeczaneAn old man buys his medicine from pharmacy.Yaşlı adam eczaneden ilaç alır.
next tobitişik, yanındaPharmacy is next to cafe.Eczane kafenin yanındadır.
aroundetrafındaThere are cats around the pool.Havuzun etrafında kediler vardır.
betweenarasındaIs he between the rabbits?O tavşanların arasında mı?
oppositekarşısındaHe is opposite the street.Sokağın karşında.
in front ofönündeAhmet is in front of the church.Ahmet kilisenin önünde.
nearyakınWe live near the market.Marketing yanında oturuyoruz.
playgroundoyun alanıChildren play in the playground.Çocuklar oyun alanında oynar.
mosquecamiMuslims pray in a mosque.Müslümanlar camide ibadet ederler.
churchkiliseChristians pray in a church.Hristyanlar kilisede ibadet ederler.
hospitalhastaneDoctors work in a hospital.Doktorlar hastanede çalışır.
labeletiketlemek, sınıflandırmakLabel the words according to pictures.Kelimeleri resimlere göre sınıflandır.
concert hallkonser salonuA singer is singing in the concert hall.Şarkıcı konser salonunda şarkı söylüyor.
zoohayvanat bahçesiKids love to go to the zoo.Çocuklar hayvanat bahçesine gitmeye bayılır.
museummüzeThere are many historical artifacts in the museum.Müzede birçok tarihi eser vardır.
move forwardileriye taşımakHe is a talented player. He can move forward the team.O yetenekli bir oyuncu. Takımı ileriye taşıyabilir.
squarekareGo back to the square one.Birinci kareye geri dön.
clarificationaçıklamaPeople are waiting for the clarification.İnsanlar açıklama için bekliyorlar.
Unit 3
countryülkeTurkey is a country.Türkiye bir ülkedir.
languagedilTurkish is a language.Türkçe bir dildir.
ItalyİtalyaItaly is a beautiful place.İtalya güzel bir yerdir.
the UKBirleşik KrallıkEnglish poeple live in the UK.İngilizler Birleşik Krallık’ta yaşıyor.
JapanJaponyaPeople in Japan are respectful.Japonya’daki insanlar saygılıdar.
SpainİspanyaThere are many famous football teams in Spain.İspanya’da birçok ünlü futbol takımı var.
RussiaRusyaRussia is a strong country.Rusya güçlü bir ülkedir.
FranceFransaParis is the capital city of France.Paris Fransa’nın başkentidir.
TurkeyTürkiyeTurkey is a country.Türkiye bir ülkedir.
ChinaÇinThe population of China is 1,357 billion.Çin’in popülasyonu 1,357 milyardır.
AustraliaAvustralyaWe are visiting Australia next summer.Gelecek yaz Avustralya’yo ziyaret ediyoruz.
EnglishİngilizceStudents are learning English.Öğrenciler İngilizce öğreniyorlar.
FrenchFransızcaPeople in France speak French.Fransa’daki insanlar Fransızca konuşuyor.
SpanishİspanyolDon Quixote speaks Spanish.Don Kişot İspanyolca konuşur.
RussianRusçaMany tourist in Antalya speak Russian. Because they are Russian.Antalya’daki birçok turist Rusça konuşur. Çünkü onlar Rus.
JapaneseJaponcaI need to improve my Japanese before my trip to Japan.Japonya seyahatimden önce Japoncamı geliştirmem gerekiyor.
ItalianİtalyanItalian is the best language and it is like a song.İtalyanca en güzel dildir ve şarkı gibidir.
KenyaKenyaMany animals live in Kenya.Kenya’da bir çok hayvan yaşar.
the USAAmerikaFor this summer I am planning to go to the USA.Bu yaz için Amerika’ya gitmeyi planlıyorum.
drawçizmekMy little sister draws a picture.Küçük kız kardeşim resim çizer.
swimmingyüzmeShe loves swimming.O yüzmeyi sever.
ice skatingbuz pateniThe family is going to ice skating.Aile buz patenine gidiyor.
activityaktivitePlaying football is my new activity.Futbol oynamak benim yeni aktivitem.
artsanatThis university is giving art classes.Bu üniversite sanat dersleri veriyor.
sciencebilimScientists are doing experiments to improve science.Bilim adamları bilimi geliştirmek için deneyler yapıyor.
social sciencesosyal bilimWe should focus social science more than any other sciences.Sosyal bilimlere diğer bilimlerden daha fazla odaklanmalıyız.
mathsmatematikI have a mathematical intelligence. So I am good at maths.Benim matematik zekam var. Yani ben matematikte iyiyim.
computer studiesbilgisayar çalışmalarıAyşe is taking computer studies.Ayşe bilgisayar çalışmaları dersine giriyor.
language classdil sınıfıThere are 20 students in the language class.Dil sınıfında 20 tane öğrenci var.
physical educationbeden eğitimiPhysical education is very important for children.Beden eğitimi dersi çocuklar için çok önemlidir.
historytarihI am thinking to be a history teacher.Tarih öğretmeni olmayı düşünüyorum.
gradesınıfHe is in the 3rd grade.O 3. sınıfa gidiyor.
secondary schoolortaokulMy child is in secondary school.Çocuğum orta okulda.
breakaraWe are going to take a break.Ara veriyoruz.
fishingbalık tutmaMy dad and I are going fishing.Babam ve ben balığa gidiyoruz.
cookingyemek pişirmeThey like cooking.Onlar pişirmeyi sever.
riding a bicyclebisiklete binmekRiding a bicycle is my favorite activity.Bisiklet sürmek benim favori aktivitem.
climbingtırmanmaClimbing is a dangerous sport.Tırmanmak tehlikeli bir spordur.
finger puppetparmak kuklaMake a finger puppet.Parmak kukla yap.
Unit 4
go campingkamp yapmakI go camping with my family.Ailemle kamp yaparım.
do clay sculptingkil heykel yapmakWe do clay sculpting in the art lesson.Sanat dersinde kil heykel yaparız.
collecting leavesyaprak toplamakMy sister collects leaves, but I don’t.Kız kardeşim yaprak toplar ama ben toplamam.
blind man’s buffkörebeWe play blind man’s buff.Körebe oynarız.
playing ticksos oyunu oynamakWe play tick. It’s fun!Sos oyunu oynarız. O eğlencelidir!
collecting stamppul toplamakI collect stamps.Ben pul topluyorum.
hopscotchseksekMy child is playing hopscotch on the street.Çocuğum sokakta seksek oynuyor.
dodgeballyakartopToday we are going to play dodgeball.Bugün yakartop oynuyoruz.
hide and seeksaklambaçKids are playing hide and seek in the forest.Çocuklar ormanda saklambaç oynuyor.
checkersdamaMy friend and I love to play checkers.Arkadaşım ve dama oynamayı severiz.
Chinese whisperskulaktan kulağa oyunuChinese whispers is coming Chinese.Kulaktan kulağa oyunu Çinlilerden gelmektedir.
leapfrogbirdirbirLeapfrog is a game for frogs.Birdirbir kurbağalar için bir oyundur.
skip ropeip atlamaI am a boxer and I skip rope everyday.Ben boksörüm ve her gün ip atlarım.
touchdokunmakDon’t touch my book!Kitabıma dokunma!
groundzeminDon’t lie on the ground!Zeminde yatma!
hopatlamaDon’t hop in the class!Sınıfta atlama!
hitvurmakDon’t hit your friend!Arkadaşına vurma!
Unit 5
acheağrıI have an ache on my chest.Göğsümde bir ağrı var.
stomachachekarın ağrısıI have stomachache.Karın ağrım var.
earachekulak ağrısıI have a serious earache.Benim ciddi kulak ağrım var.
backachesırt ağrısıI have a backache.Sırtımda bir ağrı var.
headachebaş ağrısıI have a headache.Başağrım var.
terriblekorkunçShe has a terrible headache.Onun korkunç bir başağrısı var.
feelhissetmekI feel sorry.Üzgün hissediyorum.
coldsoğukThe weather is cold.Hava soğuk.
tiredyorgunMy father is really tired.Babam gerçekten yorgun.
hotsıcakThe weather is hot.Hava sıcak.
sickhastaPeople in the hospital are sick.Hastanedeki insanlar hasta.
coughöksürükIt is normal to cough when you have sorethroat.Boğaz ağrın olduğunda öksürmek çok normal.
Bless you!Seni korusun!God bless you!Tanrı seni korusun!
Have a feverAteşi olmakMy little sister has a fever.Küçük kız kardeşimin ateşi var.
runny noseburun akmasıHe has got a runny nose.Onun burnu akıyor.
sneezehapşırmaCover your mouth while sneezing.Hapşururken ağzını kapa.
flugripHe has got flu.O grip olmuş.
get well soonçabuk iyileşI hope you get well soon.Umarım çabuk iyileşirsin.
blanketbattaniyeThe weather is cold so I need a blanket.Hava soğuk bu yüzden battaniyeye ihtiyacım var.
thermometertermometreThe thermometer shows 30 centigrade.Termometre 30 santigratı gösteriyor.
feverateşMy little sister has a fever.Küçük kız kardeşimin ateşi var.
sore throatboğaz ağrısıIt is normal to cough when you have sorethroat.Boğaz ağrın olduğunda öksürmek çok normal.
measleskızamıkChildren in the class have measles.Sınıfaki çocuklar kızamık olmuş.
medicineilaçThe old man gets his medicine from a pharmacy.Yaşlı adam ilacını eczaneden alır.
fruit juicemeyve suyuTo be healthy drink fruit juice everyday.Sağlıklı olmak için her gün meyve suyu iç.
health problemsağlık problemiMy grandmother has no health problem.Benim büyük annem hiçbir sağlık sorunu yok.
Unit 6
actionaksiyonI love action movies.Aksiyon fimlerini severim.
comedykomediI love comedy movies.Komedi filmlerini severim.
animationanimasyonI love animation movies.Animasyon filmlerini severim.
fantasyfanteziI love fantasy movies.Fantezi filmlerini severim.
romanceromantizmI love romance movies.Romantik filmleri severim.
adventuremaceraI love adventure movies.Macera filmlerini severim.
dramadramI love drama movies.Dram filmlerini severim.
science fictionBilim kurguI love science fiction movies.Bilim kurgu filmlerini severim.
horrorkorkuI love horror movies.Korku filmlerini severim.
characterkarakterThe character of this movie is little boring.Bu filmin karakteri birazcık sıkıcı biri.
moviefilmI am wathcing a movie.Film izliyorum.
popeyeTemel ReisPopeye likes spinach.Temel Reis ıspanak sever.
stronggüçlüLions are strong.Aslanlar güçlüdür.
evilkötülükStay away from evil.Kötülükten uzak dur.
beautifulgüzelMy girlfriend is beautiful.Kız arkadaşım güzeldir.
frighteningkorkutucuHe is a frightening person.O korkutucu bir insan.
bravecesurAre you brave?Cesur musun?
uglyçirkinShe is an ugly duck.O çirkin bir ördek.
honestdürüstMake honest friends.Dürüst arkadaşlar edin.
friendlyarkadaş canlısıI see myself as friendly.Ben kendimi arkadaş canlısı olarak görüyorum.
kindtürWhat kind of a person are you?Ne tür bir insansın sen?
cleverzekiAlbert is a clever man.Albert zeki bir adamdır.
good-heartediyi kâlpliLove good-hearted people.İyi kalpli insanları sev.
scarykorkutucuScary movies makes me have nightmares.Korkutucu filmler kabus görmeme sebep olur.
weakzayıfShe is weak.O zayıf.
lazytembelTayfun is a lazy student.Tayfun tembel bir öğrenci.
titleBaşlıkThe title of the movie is “Matrix”.Filmin başlığı Matrix.
adventurousmaceraperestMy friend is an adventurous person. He loves to travel a lot.Benim arkadaşım maceraperest bir insan. Seyahat etmeyi çok sever.
excitingheyecan vericiIt is an exciting movie.O heyecan verici bir film.
favoriteFavoriMy favorite band is Coldplay.Benim favori grubum Coldplay.
boringsıkıcıThis is a boring song.Bu sıkıcı bir şarkı.
Unit 7
bake(fırında) pişirmekBake the cake for 3 hours.Pastayı fırında 3 saat pişir.
birthday cakedoğumgünü pastasıThis birthday cake is full of chocolate.Bu doğumgünü pastası çukulata dolu.
candlemumLight the candles.Mumları yak.
clownpalyaçoThis clown is not funny at all.Bu palyaço hiç komik değil.
balloonbalonBlow the balloons before the party.Balonları partiden önce şişir.
throw a partyParti vermekMy brother is throwing a party for his birthday.Erkek kardeşim parti veriyor.
a  lot ofbir çokI have a lot of friends in the party.Partide bir çok arkadaşım var.
gifthediyeMy friends bring me a lot of gifts.Arkadaşlarım bir çok hediye getirir.
inviteDavet etmekInvite your friends to the party.Arkadaşlarını partiye davet et.
ideaFikirIt is such a good idea.Ne güzel bir fikir.
costumekostümThis costume is little tight.Bu kostüm birazcık sıkı.
sureelbetteSure you can.Tabii ki yapabilirsin.
of coursetabii kiOf course you can.Tabii ki yapabilirsin.
freshtazeCome! Buy! These are fresh tomatoes!Gelin! Satın alın! Bunlar taze domatesler.
airhavaThe air in the room is terrible.Odadaki hava iğrenç.
borrowödünç almakMay I borrow your pencil?Kalemini ödünç alabilir miyim?
JanuaryOcakJanuary is the first month of the year.Ocak yılın ilk ayıdır.
FebruaryŞubatFebruary is the second month of the year.Şubat yılın ikinci ayıdır.
MarchMartI was born in March.Mart’ta doğdum.
AprilNisanWe are going to a vacation in April.Nisan’da tatile gideceğiz.
MayMayısMay is the fifth month of the year.Mayıs yılın beşinci ayıdır.
JuneHaziranMy friend was born in June.Arkadaşım Haziran’da doğdu.
JulyTemmuzIn July we will get married.Temmuz’da evleneceğiz.
AugustAğustosAugust is very hot.Ağustos çok sıcaktır.
SeptemberEylülSeptember is the first month of Autumn.Eylül sonbaharın ilk ayıdır.
OctoberEkimI am going to October fest.Ekim festivaline gidiyorum.
NovemberKasımShe is watching Sweet November.Tatlı Kasım’ı izliyorum.
DecemberAralıkDecember is too cold.Aralık çok soğuktur.
WinterKışIt snows in winter.Kışın kar yağar.
SpringbaharFlowers bloom in spring.Baharda çiçekler açar.
SummerYazYou go to the beach in summer.Yazın plaja gidersin.
Autumn / FallSonbaharLeaves of trees fall in fall.Ağaçların yaprakları sonbaharda düşer.
seasonsezon/ mevsimThere are less tourists in Turkey in this season.Bu sezonda Türkiye’de daha az turist var.
CoatCeketThe coat is leather.Bu ceket deri.
jumperkazakWear a jumper in cold weathers.Soğuk havalarda kazak giy.
watch outdikkat etWatch out! A dinasour is coming.Dikkatli ol! Dinazor geliyor.
welcomeHoşgeldinizWelcome to Turkey.Türkiye’ye hoş geldin.
Unit 8
cyclingbisiklet sürmekCycling is good for health.Bisiklet sürmek sağlık için iyidir.
hikingyürüyüşShe doesn’t love hiking after the meal.Yemekten sonra yürüyüş yapmayı sevmez.
Mimetaklit etmekMime the jobs of people.İnsanların işlerini taklit et.
guesstahminCan you guess?Tahmin edebilir misin?
soccerFutbolAmericans call soccer to football.Amerikanlar futbol’a soccer diyor.
correctTRUEIt is a correct answer.O doğru cevap.
do exerciseegzersiz yapDo exercise everyday.Her gün egzersiz yap.
joggingkoşu yapmakJogging is good for health.Koşu yapmak sağlık için iyidir.
work outegzersiz yapmakMy doctor advised me to work out.Doktorum egzersiz yapmamı tavsiye etti.
emptyboşIt is an empty place.Orası boş bir yer.
country sidekırsal bölgeWe live in country side.Kırsal bölgede yaşıyoruz.
uncleamcaThis is my uncle.Bu benim amcam.
cousinkuzenHis cousin works in a flowershop.Onun kuzeni çiçekçi dükkanında çalışıyor.
fitnessfitnes, formda olmakHe is a fitness tranier.O fitnes çalıştırıcısı.
staykalmakI need to stay here for the night.Gece için burada kalmam gerekiyor.
feedbeslemeFeed your fish twice a day.Balığını günde iki kez besle.
doing homeworködev yapmakI am doing my homework on time.Ödevimi zamanında yaparım
Sounds great!Kulağa hoş geliyor!Doing homework sounds great!
Unit 9
animalhayvanMany street animals live in animals shelters.Bir çok sokak hayvanı hayvan barınağında yaşar.
shelterbarınakMany street animals live in animals shelters.Bir çok sokak hayvanı hayvan barınağında yaşar.
tailkuyrukIts tail is long.Onun kuyruğu uzundur.
vetVeterinerI need to take my dog to the vet.Köpeğimi veterinere götürmem gerekiyor.
donating moneypara bağışlamakDonate your money to charities.Paranı hayır kurumlarına bağışla.
examinemuayene etmekA doctor will examine my dog.Doktor köpeğimi muayene edecek.
kittenkedi yavrusuI feed a kitten in my house.Evimde kedi yavrusu beslerim.
puppyköpek yavrusuI have a puppy in my house.Evimde köpek yavrusu var.
grassçimDon’t walk on the grass.Çimende yürüme.
carrytaşımakShe is carrying her child.Çocuğunu taşıyor.
hatşapkaWear your hat, it is hot today.Şapkanı tak, bugün hava sıcak.
backpacksırt çantasıI put my books into my backpack.Kitaplarımı çantama koyarım.
highyüksekThis mountain is very high.Bu dağ çok yüksek.
adoptevlat edinmek, sahiplenmekAdopt a dog from a animal shelter.Hayvan barınağından köpek sahiplen.
playmateoyun arkadaşıDogs can be good playmate.Köpekler iyi oyun arkadaşı olabilir.
go aheaddevam etGo ahead you will see.Devam et göreceksin.
cleantemizlemekClean the board.Tahtayı temizle.
runkoşmakRun like the wind.Rüzgar gibi koş.
crazyçılgınMy neighbor is a crazy person.Komşum çılgın birisi.
petEvcil HayvanI will open a pet store.Evcil hayvan dükkanı açıcam.
spreadyayılmaSpread your cheer.Neşeni yay.
cheerneşe; tezahüratSpread your cheer.Neşeni yay.
Unit 10
festivalfestivalWe are in Rio Festival.Rio Festivalindeyiz.
Children’s DayUlusal Egemenlik ve Çocuk BayramıIt is holiday on Children’s Day.Çocuk Bayramı tatildir.
DiwaliHint BayramıIndians celebrate Diwali.Hintliler Diwali kutlar.
Halloweencadılar bayramıWe wear scarry costumes at Halloween.Cadılar bayramında korkunç kıyafetler giyeriz.
Cinco de MayoMeksika bayramıMexicans celebrate Cinco de Mayo.Meksikalılar Cinco de Mayo’yu kutlarlar.
carve pumpkinkabak oymakChildren carve pumpkin for Halloween.Çocuklar Cadılar Bayramı için kabak oyarlar.
wear maskmaske takmakGuests are wearing masks in the costume party.Konuklar kostüm partisinde maske takıyor.
paint eggsyumurta boyamakFor Easter we paint eggs.Paskalya için yumurta boyarız.
singşarkı söylemekSing a song like a singer.Şarkıcı gibi şarkı söyle.
batyarasaBats sleep in the morning.Yarasalar sabahleyin uyur.
Trick or treat!Şeker mi şaka mı!Children screams saying “Trick or treat!”.Çocuklar Şeker mi şaka mı diye bağırırlar.
Five hundred and forty eightBeş yüz ve kırk sekizThere are 548 sheep in the herd.Sürüde 548 tane koyun var.
Nine hundred and thirty sevenDokuz yüz otuz yediI have 937 books in my library.Kütüphanemde 937 tane kitap var.
One hundred and nineteenyüz on dokuzI have got 119 Liras in my pocket.Cebimde 119 Lira var.
coinmadeni paraShe has a coin collection.Onun madeni para koleksiyonu var.
boxkutuThere is a cat in the box.Kutuda kedi var.
marblemermerDon’t sit on the marble.Mermere oturma.
eating sweetsşeker yemekEating sweets harms your teeth.Şeker yemek dişlerine zarar verir.
lighting candlemum yakmakDon’t forget to light the candles of the birthday cake.Doğumgünü pastasının  mumlarını yakmayı unutma.
decoratingdekorasyon yapmakDecorating is a fun job.Dekorasyon yapmak eğlenceli bir iş.
EasterPaskalyaFor Easter we paint eggs.Paskalya için yumurta boyarız.
ChristmasNoelWe are eating a turkey at Christmas.Noel’de hindi yiyoruz.
Independence DayBağımsızlık GünüAmericans celebrate their Indepence Day.Amerikalılar Bağımsızlık Günü’nü kutlarlar.
RamadanRamazanRamadan is a holy month for Muslims.Ramazan Müslümanlar için kutsal bir aydır.
ThanksgivingŞükran GünüThanksgiving is a national holiday for American people.Şükran Günü Amerikalılar için ulusal bir bayramdır.
Chinese New YearÇin yeni YılıMillions of people travel in China to celebrate Chinese New Year.Çin’deki milyonlarca insan Çin yeni yılını kutlamak için seyahat ederler.
thickkalınWear thick it is cold today.Kalın giyin bugün hava soğuk.
bringgetirBring your gloves so we can play in the snow.Eldivenlerini getir böylece karda oynayabiliriz.
gloveeldivenBring your gloves so we can play in the snow.Eldivenlerini getir böylece karda oynayabiliriz.
Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

One thought on “5.Sınıf İngilizce Kelimeler: Türkçe Anlamları ve Okunuşları (1-10 Ünite)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Çağrı Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son 3 dakika 45 saniye.