İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

En Motive Edici İngilizce TED Konuşmaları ve Türkçe Açıklamaları


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İçindekiler

Ted Talks Nedir? 

TED; yani T “Technology”, E “Entertainment” ve D “Design” 

Teknoloji, Eğlence-Gösteri ve Tasarı-Dizayn. Bu açılım doğrultusunda 1984 yılında konferans etkinlikleri olarak hayatımıza girdi. 1984 yılında tek seferlik olması planlanan konferanslar 1990 yılında senelik periyodlarla hayatımızda olmaya devam ederek milyarlarca insanın hayatına yön verdi ve vermeye de devam ediyor. Ted Konuşmalarının en önemli noktası “Ele alınan fikrin veya fikirlerin paylaşılmaya değer” olmasıdır. Gazeteci, şair, yazar, filozof, şarkıcı, asker, mühendis gibi her alandan konuşmacının fikirlerini ve tecrübelerini paylaştığı bu sahnede 18 dakika süre sınırı bulunmaktadır. Bu platformun kar amacı gütmediğini, konuşmacıların da gönüllülük esasına göre paylaşımlarda bulunduğunu belirtmek gerekir. 

Hepimiz belli konularda tutkulu bir istek duyarız, yazımızın giriş bölümünde de ufak ufak bahsetmiştik, bu tutku her şey olabilir, okul, sanat, terfi… Belli bir noktaya kadar da bu yoğun istek duyduğumuz alanlarda etrafımızda yönlendirebilecek kimse olmaz ve tek başımızayızdır. Doğru kanalize edemediğimiz bu tutkularımız da ne yazık ki zamanla sönmeye yüz tutar. TED, bu aşamalardan geçerek başarıya ulaşmış kişiler ile yolun başında olan insanlar arasında bağ kurarak belki de yeni alevlenmiş tutkularımızı daha da harlıyor ya da sönmeye yüz tutmuş bir tutkuya yeniden sarılmamızı sağlıyor. Bu gerçekten HARİKA! Şimdi ne anlatmak istediğimizi daha iyi anlayacak ve belki de bu duyguları siz de yaşayacaksınız. 

TED Motivasyon Konuşmaları 

  1. “Sağlıklı bir hayat, iyi ilişkilerle inşa edilir.” Robert Waldinger-(Psikiyatrist, Psikanalist, Zen Rahibi)

1951 yılında doğan Robert J. Waldinger Harvard Tıp Fakültesi Profesörü, Psikiyatr ve Zen Rahibidir. Jennifer Stone ile evlidir. Onu tanınır kılan ise şimdiye kadar yapılmış en uzun yetişkin yaşamı çalışması olan Harvard Yetişkim Gelişimi Araştırması ile ilgili çalışmadır. Çalışmayı, akıllarda canlandırmak gerekirse, gerek şu anki ekibi ve bu çalışmayı öncesinde yürüten Harvard ekibi 724 erkeğin yaşamını izledi, hem de 75 yıl boyunca! Bu çalışmadaki amaç, sağlıklı, anlamlı ve mutlu bir yaşama ulaşmak için nelerin gerekli olduğunu bulmak. Bunu saptamak için bu 724 erkeğe iş, ev yaşamları ile birlikte sağlıkları soruldu. 75 yıllık çalışma süresince bu çalışmaya başlanılan 60 erkek hala yaşamakta ve yaşları ortalama 90 civarındadır.   

Robert Waldinger’in Ted konuşmasının orijinalinden en etkileyici kısmını sizinle metin olarak paylaşalım.

 

 

 

Robert Waldinger TED Konuşması İngilizce Metni

“So this message, that good, close relationships are good for our health and well-being, this is wisdom that’s as old as the hills. Why is this so hard to get and so easy to ignore? Well, we’re human. What we’d really like is a quick fix, something we can get that’ll make our lives good and keep them that way. Relationships are messy and they’re complicated and the hard work of tending to family and friends, it’s not sexy or glamorous. It’s also lifelong. It never ends. The people in our 75-year study who were the happiest in retirement were the people who had actively worked to replace workmates with new playmates. Just like the millennials in that recent survey, many of our men when they were starting out as young adults really believed that fame and wealth and high achievement were what they needed to go after to have a good life. But over and over, over these 75 years, our study has shown that the people who fared the best were the people who leaned in to relationships, with family, with friends, with the community. 

So what about you? Let’s say you’re 25, or you’re 40, or you’re 60. What might leaning into relationships even look like? 

Well, the possibilities are practically endless. It might be something as simple as replacing screen time with people time or livening up a stale relationship by doing something new together, long walks or date nights, or reaching out to that family member who you haven’t spoken to in years because those all-too-common family feuds take a terrible toll on the people who hold the grudges. 

I’d like to close with a quote from Mark Twain. More than a century ago, he was looking back on his life, and he wrote this: “There isn’t time, so brief is life, for bickerings, apologies, heartburnings, callings to account. There is only time for loving, and but an instant, so to speak, for that.” 

The good life is built with good relationships.”

Robert Waldinger TED Konuşması Türkçe Metni

Meraklıları için konuşmanın bu kısmının Türkçesini de şöyle iliştirelim:

Demem o ki, iyi, samimi ilişkiler sağlığımıza ve mutluluğumuza yararlıdır mesajı, çok eski bir bilgeliktir. Neden bunu anlaması bu kadar zor ve kulak ardı etmesi bu kadar kolay? İnsan olduğumuz için. İstediğimiz şey anlık bir çözüm, hayatlarımızı güzelleştirecek ve bu şekilde tutacak elde edebileceğimiz bir şey. İlişkiler, darmadağın ve karmaşıklar ve aileye ve arkadaşlara yönelmenin zorluğu çekici ve büyüleyici olmamasıdır. Ayrıca ömür boyu olmasıdır. Asla bitmez. 75 yıllık araştırmamızda, emekliliğinde en mutlu olan insanlar, iş arkadaşları yerine bilfiil yeni oyun arkadaşları koymaya çalışanlardı. Tıpkı bu yeni araştırmadaki Y nesli gibi, deneklerimizin birçoğu genç yetişkinler olarak yola çıktıklarında şöhret ve zenginliğin ve yüksek başarının, iyi bir hayata sahip olmak için kovalamaları gereken şeyler olduğuna gerçekten inanıyordu. Fakat tekraren, bu 75 yılın üzerine, araştırmamız en başarılı olan insanların aile, arkadaşlar ve toplumla ilişkilere eğilenler olduğunu gösterdi. 

Peki ya siz? 25 yaşındasınız diyelim, ya da 40 veya 60 yaşında. İlişkilere önem vermek acaba nasıl görünüyor? 

Neredeyse sonsuz ihtimal var. Filmin süresini insanlara zaman ayırmakla değiştirmek kadar basit bir şey olabilir ya da bitkin bir ilişkiyi, birlikte yeni bir şeyler yaparak canlandırmak, uzun yürüyüşler veya gece buluşmaları… ya da senelerdir konuşmadığınız aile ferdine ulaşmak olabilir, çünkü şu pek bilindik aile kavgaları kin tutan insanları olumsuz anlamda etkiler. 

Konuşmamı Mark Twain’in bir sözüyle kapatmak istiyorum. Yüzyıldan fazla bir süre önce, geri dönüp hayatına bakmış ve şunu yazmıştı: “Hayat öyle kısa ki; tartışmalara, özür dilemelere kıskançlıklara, hesap sormalara zaman yok. Sadece sevmek için zaman var ve bunun için, tabiri caizse sadece ‘bir an’ var.” 

Sağlıklı bir hayat, iyi ilişkilerle inşa edilir.”

  1. “Fizik sezgilere aykırı olan şeyleri nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır” Elon Musk (Mühendis, Mucit, Yatırımcı, Girişimci)

Elon Musk’ı şu an dünya üzerinde tanımayan pek azdır diye düşünüyoruz. Üç adet vatandaşlığı bulunur. Bunlar doğduğu ülke olan Güney Afrika, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’dir. SpaceX şirketinin kurucusu olan Elon Musk, aynı zamanda Tesla Motors ve PayPal için de kurucu ortaktır. Çocuk yaşta kendi kendine yazılım ve kodlama öğrendi ve henüz 12 yaşındayken kendi tasarladığı uzay oyununu 500 Dolara sattı. İnanılmaz değil mi? 

Elon Musk da Ted’de kendi ilham veren hikayesini anlattığı bir konuşma yaptı. Gelin bu konuşmanın en can alıcı noktasını okuyalım;

Elon Musk TED Konuşması İngilizce Metni

“Well, I do think there’s a good framework for thinking. It is in physics. You know, the sort of first principles reasoning. Generally, I think there are — what I mean by that is, boil things down to their fundamental truths and reason up from there, as opposed to reasoning by analogy. Through most of our life, we get through life by reasoning by analogy, which essentially means copying what other people do with slight variations. And you have to do that. Otherwise, mentally, you wouldn’t be able to get through the day. But when you want to do something new, you have to apply the physics approach. Physics is really figuring out how to discover new things that are counterintuitive, like quantum mechanics. It’s really counterintuitive. So I think that’s an important thing to do, and then also to really pay attention to negative feedback, and solicit it, particularly from friends. This may sound like simple advice, but hardly anyone does that, and it’s incredibly helpful.”

Elon Musk TED Konuşması Türkçe Metni

Bence düşünme şekli için iyi bir taslağımız var; Fizik. Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı. Genellikle bence — bunu söylerken amacım; bir şeylerin temel gerçeğini özümsemek ve oradan bir sonuç çıkarmak, kıyasla sonuç çıkarmanın aksine. Hayatımız boyunca kıyaslama yaparak hayatımızı devam ettiririz, aslında bunun anlamı başka insanları yaptıklarını küçük farklarla kopyalamaktır. Bunu yapmak zorundasınız. Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız. Fakat yeni bir şey yapmak istediğinizde, fiziksel yaklaşımı uygulamalısınız. Fizik sezgilere aykırı olan şeyler nasıl açıklayacağını gerçekten anlamıştır, kuantum mekaniği gibi. Bu gerçekten sezgilere aykırıdır. Yani bence bu gerçekten yapılması gereken bir şey ve ayrıca negatif geri bildirimlere gerçekten dikkat edilmeli ve istenmeli, özellikle arkadaşlardan. Bu basit bir tavsiye gibi gelebilir, fakat bu gerçekleştiren herkes için gerçekten yararlı.”

  1. “Hayal gücü bizler için bir hediyedir” Ken Robinson (Konuşmacı, Yazar, Eğitimci) 

Sir unvanı alan İngilizlerden biri olan Ken Robinson (Sir Ken Robinson), 4 Mart 1950 yılında doğmuştur. Tüm hayatını eğitim ve yaratıcılığa adamıştır ve bugün dünyada okullara en çok konuşmacı olarak davet edilen eğitimcilerden de biridir. Warwick Üniversitesi’nde profesör olan Robinson, Sir unvanını, 2003 yılında aldığı madalya sayesinde elde etmiştir. 

Özel hayatı da oldukça ilgi çekici ve ilham vericidir aynı zamanda. Ken Robinson, Liverpool’da dünyaya gelmiştir ve işçi bir ailenin aslında 7. çocuğudur. Fakat küçük yaşta çocuk felci olmuş ve hayatının uzunca bir kısmında bunun verdiği acıyı çekmiştir. Çocuk felci hastalığının vücudunda bıraktığı etkiler onu eğitim hayatında da epey zorlamıştır ve özel eğitim almıştır. Özel eğitim, herhangi bir alanda (yürüme, işitme, görme, zihinsel vb.) yetersizlik yaşayan çocuklara uygulanan ve onlara eğitim vermeyi amaçlayan bir eğitim programıdır. Ken Robinson da özel eğitim alarak eğitimine devam etmiş ve üniversitede Drama ve İngilizce üzerine eğitim almıştır. Sonrasında ise London Üniversitesi’nde aynı bölümler için yüksek lisansını tamamlamıştır. 

Yer aldığı projeleri incelediğimizde en dikkat çekenlerinden biri de okullarda yer alan müfredatta sanat alanını geliştirmek için yürütülen çalışmalar yapanıydı. Bu proje o kadar etkili oldu ki, tüm okul müfredatlarını etkiledi. 

Sir Ken Robinson, 12 yıldır Warwick Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapmaya devam etmekte ve eğitim ve yaratıcılığa dair çalışmalarını sürdürmekte.

TED tarafından da bu ilham kaynağı profesör göz ardı edilmemiş ve konuşma yapması için davet edilmiştir. Öyle ki, şu an TED Talks kapsamında en çok izlenen konuşmaların başında gelmekte ve birçok insana ilham olmaya devam etmektedir. 

Kendisinin konuşmasını ve konuşma metninin bir kısmının hem İngilizce hem de Türkçesini sizinle paylaşıyoruz:

Ken Robinson TED Konuşması İngilizce Metni

“What I think it comes to is this: Al Gore spoke the other night about ecology and the revolution that was triggered by Rachel Carson. I believe our only hope for the future is to adopt a new conception of human ecology, one in which we start to reconstitute our conception of the richness of human capacity. Our education system has mined our minds in the way that we strip-mine the earth for a particular commodity. And for the future, it won’t serve us. We have to rethink the fundamental principles on which we’re educating our children. 

There was a wonderful quote by Jonas Salk, who said, “If all the insects were to disappear from the Earth, within 50 years, all life on Earth would end. If all human beings disappeared from the Earth, within 50 years, all forms of life would flourish.” And he’s right. 

What TED celebrates is the gift of the human imagination. We have to be careful now that we use this gift wisely, and that we avert some of the scenarios that we’ve talked about. And the only way we’ll do it is by seeing our creative capacities for the richness they are and seeing our children for the hope that they are. And our task is to educate their whole being, so they can face this future. By the way — we may not see this future, but they will. And our job is to help them make something of it.”

Ken Robinson TED Konuşması Türkçe Metni

Düşündüklerim bizi şu noktaya getiriyot; Önceki akşam Al Gore ekoloji hakkında ve Rachel Carson tarafından başlatılan devrim hakkında konuştu. Gelecek için tek umudumuz, insan ekolojisinin yeni bir şeklinin oluşturulması ki bu anlayış dahilinde insanın sahip olduğu kapasitenin ne kadar zengin olduğunun farkına varabilelim. Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı yer altı zenginlikleri için kazdığımız ve bozduğumuz gibi aklımızı bozuyor. Ve gelecek için bu şekliyle aklımız yeterli hizmeti veremeyecek. Çocuklarımızı eğitirkenki ana prensiplerimizi yeniden düşünmeliyiz. Jonas Salk’tan mükemmel bir alıntı yapacağım “Eğer bütün böcekler dünyadan yok olacak olsaydı, 50 yıl içerisinde dünyada hayat sona ererdi. Eğer insanoğlu dünyadan yok olsaydı, 50 yıl içerisinde bütün yaşam kendini yeniler ve gelişirdi.” Ve o haklı. 

TED’in bugün burada kutladığı şey insanın sahip olduğu hayal gücüdür. Bu bir hediyedir bizler için. Ve şimdi bu hediyeyi kullanırken dikkatli olmalıyız, akıllı davranarak, bu senaryoların gerçekleşmesine meydan vermemeliyiz. Ve bunu yapabilmemizin tek yolu yaratıcı kapasitelerimizi görerek, onların zenginliğinin farkına vararak ve çocuklarımızın bunu gerçekleştirmek için umudumuz olduğunun farkında olarak olacaktır. Ve hedefimiz onların varlığını bir bütün olarak eğitmek, ki böylelikle onlar bu gelecekle yüzleşebilsinler. Bu arada — biz bu geleceği göremeyebiliriz ama onlar görecekler. Ve bizim işimiz onların bu gelecekten ortaya bir şeyler çıkarmalarına yardım etmek.”

  1. Amaca ulaşana kadar tatmin olmamalısınız” Derek Sivers (Yazar, Müzisyen, Programcı, Girişimci)

Derek Silvers, müzik CD’lerinin satıldığı CD Baby sitesinin kurucusu olarak tanınır ve 1987’den beri profesyonel müzisyen olarak hayatına devam eder. Kendisi, CD Baby sitesini aslında tamamen kendi müzik CD’lerini satabilmek için, kendi imkanlarıyla 1998 yılında kurmuştur. Sonrasında ise, hepimizin de biraz sahip olduğu o yancı arkadaşları, “kardeşim bizim müzik CD’lerini de koysana senin siteye, belki satılır” diyerek kendi CD’lerini de Derek’in CD Baby sitesine ekletiyorlar. Sivers ise bu talebi iyilik olsun diye kabul ediyor ve sitesine arkadaşlarının CD’lerini de yüklüyor. Sonra ne mi oluyor? CD Baby sitesi, yüzbinlerce müzisyenin eserinin satıldığı, milyonlarca tık alan ve milyonlarca dolarlık satış yapan en büyük bağımsız müzik satış sitesi haline geliyor!

Derek Sivers ayrıca 2003 yılında dünya teknoloji ödülünü alıyor. Daha sonra kendini geliştirme ve yenileme isteği ağır basan Sivers, farklı bir girişim için CD Baby’yi satıyor. Bu satıştan ömür boyu kazanılan karın bir kısmını kendisi alması koşuluyla elbette… Yeni oluşumunun adı ise Muchwork. Muchwork de müzisyenlerin uğraşmak istemedikleri, çok bir beceri gerektirmeyen ekstra işleri online platformda yapmak isteyen insanlarla müzisyenleri buluşturan bir proje. 

Derek Sivers bugün kurduğu sitelerden elde ettiği gelirlerle çok rahat geçiniyor ve kendi ifadeleriyle, güne oldukça erken başlıyor, tüm gün okuyup yazıyor ve gün içinde uzun bisiklet turları atıyor. Twitter’da takipçi sayısı da oldukça yüksek olan Sivers’ın TED için yaptığı bir konuşma da mevcut. Biz de sizin için o ilham veren konuşmanın en vurucu kısmını paylaşıyoruz.

Derek Sivers TED Konuşması İngilizce Metni

“ Everyone, please think of your biggest personal goal. For real — you can take a second. You’ve got to feel this to learn it. Take a few seconds and think of your personal biggest goal, okay? Imagine deciding right now that you’re going to do it. Imagine telling someone that you meet today what you’re going to do. Imagine their congratulations and their high image of you. Doesn’t it feel good to say it out loud? Don’t you feel one step closer already, like it’s already becoming part of your identity? 

Well, bad news: you should have kept your mouth shut because that good feeling now will make you less likely to do it. The repeated psychology tests have proven that telling someone your goal makes it less likely to happen. Any time you have a goal, there are some steps that need to be done, some work that needs to be done in order to achieve it. Ideally, you would not be satisfied until you’d actually done the work. But when you tell someone your goal and they acknowledge it, psychologists have found that it’s called a “social reality.” The mind is kind of tricked into feeling that it’s already done. And then because you’ve felt that satisfaction, you’re less motivated to do the actual hard work necessary. “

Derek Sivers TED Konuşması Türkçe Metni

Konuşmasının başında oldukça ilginç bir noktaya değinen Derek Sivers’ın sözlerinin Türkçe tercümesi ise şöyle; için 

Şu an herkesin en büyük kişisel hedefini düşünmesini istiyorum. Gerçekten. Bir dakikanızı ayırın. Bunu öğrenmeniz hissetmeniz gerek. Birkaç saniye ayırın ve kişisel olarak amaçladığınız en büyük hedefi düşünün. Şu an yapacağınız şeye karar verme anınız olduğunu düşünün. Bugün görüşeceğiniz bir kişiye ne yapacağınızı söylediğinizi düşünün. Onların tebriklerini ve gözlerindeki sizin büyük imajınızı düşünün. Hedefinizi sesli söylemek iyi hissettirmiyor mu? Şimdiden bir adım daha yakın hissetmiyor musunuz, kişiliğinizin bir parçası haline gelmiş gibi değil mi? 

Pekala, kötü haber: ağzınızı kapalı tutmalısınız, çünkü o iyi his o işi başarma ihtimalinizi azaltacak. Tekrarlanmış psikoloji testleri, hedefinizi birine söylemenizin onun gerçekleşme olasılığını azalttığını ispatladı. Ne zaman bir hedefiniz olsa, yapmanız gereken bazı adımlar vardır, hedefe ulaşmak için yapılması gereken işler. İdeal olarak, amaca ulaşana kadar tatmin olmamalısınız. Ama hedefinizi birine söylediğinizde ve onlar bunu öğrendiğinde, psikologlar bunun sosyal gerçeklik adlı bir olgu olduğunu tespit etti. Aklımız o olay sanki şimdiden gerçekleştirilmiş gibi bize oyun oynuyor. Ve sonra o tatmini yaşadığınız için, gereken zorlu işleri yapmanız için daha düşük bir motivasyonunuz oluyor. Yani bu olay hedeflerimizi arkadaşlarımıza söylememiz gerektiğini söyleyen sağduyuya aykırı değil mi? onlar bizi onu yapmaktan alıkoyuyor.”

  1. “Etkilerini uyuşturmadan, duygularınızı uyuşturamazsınız.” Brené Brown (Sosyal Hizmet Uzmanı, Araştırma Profesörü, Yazar, Şirket Kurucusu, Girişimci)

Kendisi sosyal hizmet uzmanlığın yaparken kariyerinin dönüm noktasını keşfeden Brené Brown, 1965 yılında doğmuştur. İnsanların sosyal ilişkilerindeki utangaçlığını gözlemlediği yılları gözden geçirir ve bu konu hakkında okumaya, yazmaya, araştırmaya başlar. Öyle ki, kendisi bir süre sonra University of Houston bünyesinde araştırma profesörü, şirket kurucusu, New York Times best seller listelerinde kalmış bir kitabın yazarı olur. Tabii bu bir süreden kastımız aslında araştırmaya harcanmış bir ömür. 

Brené Brown, 2009 yılında Houston Women Magazine tarafından “en ilham veren kadın” ödülüne layık görülür. Aynı zamanda eğitim alanında da pek çok ödülü bulunan Brown, Graduate College of Social Work tarafından da “Outstanding Faculty” ödülünü almıştır. 

Haliyle TED konuşmasında söyleyecek çok sözü birikmiş olan Brown, konuşmalarında verdiği yerinde es ya da duraklamalarla da meşhur. Konuşmasının bir kısmını aşağıda bulabilirsiniz. 

Brené Brown TE Konuşması İngilizce Metni

So this is what I learned. We numb vulnerability — when we’re waiting for the call. It was funny, I sent something out on Twitter and on Facebook that says, “How would you define vulnerability? What makes you feel vulnerable?” And within an hour and a half, I had 150 responses. Because I wanted to know what’s out there. Having to ask my husband for help because I’m sick, and we’re newly married; initiating sex with my husband; initiating sex with my wife; being turned down; asking someone out; waiting for the doctor to call back; getting laid off; laying off people. This is the world we live in. We live in a vulnerable world. And one of the ways we deal with it is we numb vulnerability. 

And I think there’s evidence — and it’s not the only reason this evidence exists, but I think it’s a huge cause — We are the most in-debt … obese … addicted and medicated adult cohort in U.S. history. The problem is — and I learned this from the research — that you cannot selectively numb emotion. You can’t say, here’s the bad stuff. Here’s vulnerability, here’s grief, here’s a shame, here’s fear, here’s a disappointment. I don’t want to feel these. I’m going to have a couple of beers and a banana nut muffin.”

Brené Brown TE Konuşması Türkçe Metni

Ve sonra araştırmaya döndüm ve gelecek birkaç yılı içten insanların ne olduğunu, hangi seçimleri yaptıklarını ve kırılganlıkla bizim ne yaptığımızı gerçekten anlamaya çalışarak geçirdim. Neden onunla bu kadar zorlanıyoruz? Kırılganlık konusunda zorlanmada yalnız mıyım? Hayır. Ne öğrendiğime gelince. Kırılganlığı uyuşturuyoruz; zamanı gelmesini beklediğimizde. Komikti, Twitter ya da Facebook’a bir şey koyuyordum, mesela, “Kırılganlığı nasıl tarif edersiniz? Size kırılgan hissettiren nedir?” gibi. Ve bir buçuk saat içinde 150 cevap geliyordu. Çünkü dışarıda ne var, bilmek istiyordum. Kocamdan yardım istemek zorunda kalmak, çünkü hastayım ve yeni evliyiz; kocamla sevişmek, karımla sevişmek; geri çevrilmek; birisine çıkma teklif etmek; doktorun aramasını beklemek; biriyle yatmak; işten çıkarmak; yaşadığımız dünya bu. Kırılgan bir dünyada yaşıyoruz. Ve bununla baş etmenin yollarından bir tanesi kırılganlığımızı uyuşturmak. 

 

Ve sanırım bunun delili var ve delilin var olmasının tek nedeni bu değil, ama sanırım muazzam nedeni biz Amerikan tarihinde en borçlu, en obez, en bağımlı ve en fazla ilaç kullanan yetişkin topluluğuz. Sorun şu ve bunu araştırmamdan öğrendim duyguyu seçici bir şekilde uyuşturamazsınız. Şöyle diyemezsiniz, bu kötü bir şey. Bu kırılganlık, bu keder, bu utanç, bu korku, bu hayal kırıklığı, bunları hissetmek istemiyorum. Ben birkaç bira ve muzlu fındıklı kek alacağım. (Gülüşmeler) Bunları hissetmek istemiyorum. Ve bunun ‘anlayan bir gülüş’ olduğunu biliyorum. Meslek icabı hayatlarınıza sızıyorum. Tanrım. (Gülüşmeler) Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız. Seçici olarak uyuşturamazsınız. Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz. Ve sonra perişan oluruz ve amaç ve anlam peşinde koşmaya başlarız ve sonra kırılgan hissederiz, sonra birkaç bira içer ve muzlu fındıklı kek yeriz. Ve bu tehlikeli çember haline gelir.”

  1. “Mutlu bir hayat yaşamanda yardımcı olacak süper güçlere sahip olmak istediğin zaman, gülümse.” Ron Gutman (Konuşmacı, Yazar, Danışman)

Standford Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamlayan Ron Gutman, ilk geniş çaplı araştırması, okuduğu üniversitenin tüm öğrencilerini ve hatta personelini kapsayan ve üniversite bünyesinde yeni bir sağlık programı kurulmasını sağlayan sonuçları olan bir araştırmaydı. Sağlık alanında olduğu gibi teknoloji alanında da oldukça fazla okuma yapan Gutman, bugün hem sağlık hem de teknoloji firmalarına danışmanlık hizmeti sunuyor. 

İlk olarak 2006 yılında, müşterilere online olarak sağlık hakkında bilgi sahibi insanlar tarafından bilgi verilen, Wellsphere isimli siteyi kurmuş ve bu sitenin CEO’su olarak hizmet vermiştir. Bu oluşum öyle büyümüştür ki, 100 milyondan fazla insana hizmet vermiştir. 

Sonrasında bir başka projeye imza atan Gutman, HealthTap’i de 2010 yılında kurmuştur. 2018 yılında bu şirketten kovulana kadar CEO olarak hizmet vermiştir. 

TED kapsamında da pek çok gönüllülük işi yürüten Ron Gutman, TED’de gülümsemenin inanılmaz gücü ve etkisi üzerine oldukça fazla izlenen ilham verici bir de konuşma yapmıştır. O konuşmanın bir kısmını aşağıda bulabilirsiniz. 

Ron Gutman TED Konuşması İngilizce Metni

“Another aha! the moment came from a 2010 Wayne State University research project that looked into pre-1950s baseball cards of Major League players. The researchers found that the span of a player’s smile could actually predict the span of his life. Players who didn’t smile in their pictures lived an average of only 72.9 years, where players with beaming smiles lived an average of almost 80 years.

The good news is that we’re actually born smiling. Using 3D ultrasound technology, we can now see that developing baby appear to smile, even in the womb. When they’re born, babies continue to smile — initially, mostly in their sleep. And even blind babies smile to the sound of the human voice. Smiling is one of the most basic, biologically uniform expressions of all humans.

So whenever you want to look great and competent, reduce your stress or improve your marriage, or feel as if you just had a whole stack of high-quality chocolate without incurring the caloric cost, or as if you found 25 grand in a pocket of an old jacket you hadn’t worn for ages, or whenever you want to tap into a superpower that will help you and everyone around you live a longer, healthier, happier life, smile.”

Ron Gutman TED Konuşması İngilizce Metni

“Yine çok şaşırtan bir sonuç Wayne Eyalet Üniversitesi’nin 2010 yılında yaptığı bir araştırmadan geldi. Araştırmada 1950 öncesi 1. lig oyuncularının beyzbol kartları incelendi. Araştırmacılar oyuncuların gülümseyişlerinin genişliğinden ne kadar uzun yaşayacaklarının tahmin edilebileceğini buldular. Fotoğraflarında gülümsemeyen oyuncular ortalama 72.9 yıl yaşadılar. Parlayan bir gülümsemesi olan oyuncularsa yaklaşık 80 yıl yaşadılar. 

İyi haber şu ki, aslında hepimiz gülerek doğuyoruz. 3 Boyutlu ultrason teknolojisini kullanarak gelişmekte olan bebeklerin de güldüğünü görebiliyoruz, anne karnında bile. Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor — başlangıçta çoğunlukla rüyalarında. Hatta görme engelli bebekler bile insan sesini duyunca gülümsüyorlar. Gülmek tüm insanların en temel ortak biyolojik özelliklerinden biri.

Eğer kendine güvenir ve iyi görünmek istiyorsan, stresini azaltmak, yada evliliğini iyileştirmek, yada daha yeni bir sürü çok kaliteli çikolata yemiş gibi — ve hiç kalori almadan — yada yıllardır giymediğin bir ceketin cebinde 25000 dolar bulmuş gibi hissetmek istiyorsan, yada sana ve etrafındakilere daha uzun, sağlıklı ve mutlu bir hayat yaşamanda yardımcı olacak süper güçlere sahip olmak istediğin zaman, gülümse.”

 

  1. “Başarısızlığa karşı ısrarcı olmalısınız.” Richard St. John (Yazar, Konuşmacı) 

Birçok kitabın yazarı olan ve hemen hemen her kitabı çok satanlar listesine kısa sürede giren Richard St. John, TED konuşması en çok ilgi çekenlerden de biri aslında. Çünkü konuşması, hemen hemen herkesin ilgi duyup ilham alabileceği bir konuyu kendine temek alıyor; başarılı olmak. Richard St. John, başarılı olabilmek için bir reçete hazırlıyor aslında ve bu reçeteyi de dinleyicilerine sunuyor. Başarı basamaklarını tırmanmak için izleyeceğiniz yolu merak ediyorsanız sizi John’ın konuşmasının özetini okumaya davet ediyoruz. 

Richard St. John TED Konuşması İngilizce Metni

“Seven years, 500 interviews later, and I’m going to tell you what really leads to success and makes TEDsters tick. 

The first thing is passion. Freeman Thomas says, “I’m driven by my passion.” TEDsters do it for love; they don’t do it for money. 

Carol Coletta says, “I would pay someone to do what I do.” And the interesting thing is: if you do it for love, the money comes anyway. 

Work! Rupert Murdoch said to me, “It’s all hard work. Nothing comes easily. But I have a lot of fun.” Did he say fun? Rupert? Yes! 

TEDsters do have fun working. And they work hard. I figured, they’re not workaholics. They’re workaholics. 

Alex Garden says, “To be successful, put your nose down in something and get damn good at it.” There’s no magic; it’s practice, practice, practice. 

And it’s a focus. Norman Jewison said to me, “I think it all has to do with focusing yourself on one thing.” 

And push! David Gallo says, “Push yourself. Physically, mentally, you’ve got to push, push, push.” You’ve got to push through shyness and self-doubt. 

Goldie Hawn says, “I always had self-doubts. I wasn’t good enough; I wasn’t smart enough. I didn’t think I’d make it.” 

Serve! Sherwin Nuland says, “It was a privilege to serve as a doctor.” 

A lot of kids want to be millionaires. The first thing I say is: “OK, well you can’t serve yourself; you’ve got to serve others something of value. Because that’s the way people really get rich.”

Ideas! TEDster Bill Gates says, “I had an idea: founding the first micro-computer software company.” I’d say it was a pretty good idea. And there’s no magic to creativity in coming up with ideas — it’s just doing some very simple things. And I give lots of evidence. 

Persist! Joe Kraus says, “Persistence is the number one reason for our success.” You’ve got to persist through failure. You’ve got to persist through crap! Which of course means “Criticism, Rejection, Assholes, and Pressure.” 

Do the right things — and trust me, these are the big eight things that lead to success.”,

Richard St. John TED Konuşması Türkçe Metni

Merak edenler için konuşmanın yani başarının 8 anahtarının Türkçe metnini de sizinle paylaşıyoruz.

Yedi yıl, 500 röportaj sonra ve size neyin başarıya götürdüğünü ve TED-lileri ateşlediğini anlatacağım. İlk şey tutku. Freeman Thomas “Ben tutkum tarafından sürükleniyorum” diyor TEDliler sevdiği için yapar, para için değil. Carol Coletta “Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim” diyor. Ve ilginç olan şey, sevdiğiniz için yapınca, para zaten bir şekilde geliyor. 

Çalışmak! Rupert Murdoch bana, “Olay çok çalışmak” demişti. “Hiç birşey kolay değil. Ama çok eğlendim.” 

Evet! TED-liler çalışırken eğlenir. Ve çok çalışırlar. Anladım ki, işkolik değil, işkomikler. İyi! Alex Garden, “Başarılı olmak için kafanı bir şeye göm ve o işte çok ama çok iyi ol” diyor. Ortada sihir yok; mesele uygulama, uygulama, uygulama. 

Ve mesele odaklanmak. Norman Jewison bana dedi ki, “Sanırım olay kendini tek bir şeye odaklamakla ilgili.” Ve zorlamak! 

David Gallo, “Zorla kendini” diyor. “Fiziksel, zihinsel, yapman gereken şey zorlamak, zorlamak, zorlamak.” Çekingenlik ve kendinden şüphe etmeyi zorlayıp geçmelisin. 

Goldie Hawn, “Her zaman kendimden şüphe ettim” diyor. “Yeterince iyi değildim, yeterince akıllı değildim. Başaracağıma inanmıyordum.” Gelgelelim kendini zorlamak her zaman o kadar kolay değildir. 

Hizmet! Sherwin Nuland “Doktor olarak hizmet etmek bir ayrıcalıktı.” diyor. Şimdilerde bir çok çocuk bana milyoner olmak istediklerini söylüyor. Benimse onlara söylediğim ilk şey, “Tamam, fakat kendine hizmet edemezsin, başkalarına değeri olan bir şey sunmalısın. Çünkü aslında insanlar böyle zengin olur.” 

Fikirler. TED-li Bill Gates “Bir fikrim vardı–” diyor “ilk mikro-bilgisayar yazılım firmasını kurmak” Ben bunun gayet iyi bir fikir olduğunu söyleyebilirim. Aslında yeni fikirler üreten yaratıcılık sihirli bir şey değil, mesele bazı çok basit şeyleri yapmaktan ibaret. 

Ve bir sürü kanıt gösteriyorum. Israr. Joe Kraus diyor ki, “Israrcılık bizim için başarının bir numaralı sebebi.” Başarısızlığa karşı ısrarcı olmalısınız. Berelenmeye karşı ısrarcı olmalısınız. Berelenme, yani “Baskı, Eleştiri, Reddedilmek”. Yani, sonuç: Bu sekiz şeyi yap ve emin ol, bunlar başarıya götüren en önemli sekiz şeydir.”

  1. “Bir şeyi gerçekten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz.” Matt Cutts (Yazılım Mühendisi, Konuşmacı, Yönetici)

Çoğu kişinin hayali olan Google’da çalışmak, Cutts için aslında çocuk oyuncağı. Kendisi senelerce Google’da programcılık ve yazılım mühendisi olarak çalışmıştır. 

Daha eskiye dönecek olursak, Cutts 1972 yılında doğmuş, liseyi Kentucky’de bitirmiş ve lisans eğitimini bilgisayar ve matematik üzerine 1995 yılında Kentucky Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Daha sonra 1998 yılında North Carolina Üniversitesi’nde bilim yüksek lisansını tamamlamıştır. 

Google’a yazılım mühendisi olarak 2000 yılında giren Matt Cutts, Google’da kullanılan aile filtresi özelliğini bulmuş ve bunu geliştirmiştir. Cutts 2017 yılında ise Google’dan istifa ettiğini ve Amerika Birleşik Devletleri Dijital Servisi’nde çalışmaya başladığını duyurdu. 

TED de bu ilham veren adamın hikayesini kaçırmadı ve konuşmalar birinde ona da yer verdi. Konuşma; “30 günlüğüne farklı bir şey dene” başlığı ile yapıldı ve işte o konuşmanın bir kısmı;

Matt Cutts TED Konuşması İngilizce Metni

“A few years ago, I felt like I was stuck in a rut, so I decided to follow in the footsteps of the great American philosopher, Morgan Spurlock, and try something new for 30 days. The idea is actually pretty simple. Think about something you’ve always wanted to add to your life and try it for the next 30 days. It turns out 30 days is just about the right amount of time to add a new habit or subtract a habit — like watching the news — from your life.

There are a few things I learned while doing these 30-day challenges. The first was, instead of the months flying by, forgotten, the time was much more memorable. This was part of a challenge I did to take a picture every day for a month. And I remember exactly where I was and what I was doing that day. I also noticed that as I started to do more and harder 30-day challenges, my self-confidence grew. I went from desk-dwelling computer nerd to the kind of guy who bikes to work. For fun!

I also figured out that if you really want something badly enough, you can do anything for 30 days. Have you ever wanted to write a novel? Every November, tens of thousands of people try to write their own 50,000-word novel, from scratch, in 30 days. It turns out, all you have to do is write 1,667 words a day for a month. So I did. By the way, the secret is not to go to sleep until you’ve written your words for the day. You might be sleep-deprived, but you’ll finish your novel. Now is my book the next great American novel? No. I wrote it in a month. It’s awful.

So here’s one last thing I’d like to mention. I learned that when I made small, sustainable changes, things I could keep doing, they were more likely to stick. There’s nothing wrong with big, crazy challenges. In fact, they’re a ton of fun. But they’re less likely to stick. 

So here’s my question to you: What are you waiting for? I guarantee you the next 30 days are going to pass whether you like it or not, so why not think about something you have always wanted to try and give it a shot! For the next 30 days. “

Matt Cutts TED Konuşması Türkçe Metni

Birkaç yıl önce, rutine bağlandığımı hissettim, bu yüzden Amerika’nın büyük filozofu olan Morgan Spurlock’un ayak izlerini takip etmeye ve 30 günlüğüne yeni bir şeyler denemeye karar verdim. Fikir aslında oldukça basit. Hayatına her zaman katmak istediğin bir şeyi düşün ve onu bir sonraki 30 günde dene. Ortaya çıkan, 30 gün yeni bir alışkanlığı hayatınıza ekleyip, çıkarmak için yeterli bir zaman. Haberleri izlemek gibi…

30 gün süresindeki bu zorluklardan öğrendiğim birkaç şey var. İlki, unutulan uçup giden ayların aksine, zaman oldukça unutulmazdı. Bir ay boyunca her gün bir adet fotoğraf çekmek bu mücadelenin bir parçasıydı. O gün ne yaptığımı ve nerede olduğumu tam olarak hatırlıyorum. Fark ettim ki, 30 günlük daha zor mücadele ve daha çok şey yaparken, kendime güvenim arttı. Bilgisayarda bütün gün pinekleyen bir kişiden eğlence için işe bisikletle giden bir olmuştum. Geçen sene bile, Afrika’nın en yüksek dağı olan Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum. 30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim.

Ayrıca fark ettim ki Bir şeyi gerçekten isterseniz, 30 gün süresince yapabilirsiniz. Hiçbir roman yazmak istediniz mi? Her kasım on binlerce insan 30 gün içinde kendi 50,000 kelimelik romanının başlangıç kısmını yazıyor. Dönüp dolaşıp, yapacağınız günde 1,667 kelimeyi bir ay boyunca yazmak. Ben yaptım. Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek. Uykudan yoksun olabilirsiniz, fakat romanı bitireceksiniz. Şimdi benim kitabım Amerika’nın bir sonraki romanı mı? Hayır, onu bir ayda yazdım. Berbat. Fakat geri kalan hayatım boyunca, TED partisinde John Hodgman ile tanışırsam, “Bilgisayar bilimcisiyim” dememe gerek yok. Hayır, hayır, eğer istersem “Bir roman yazarı” olduğumu” söyleyebilirim.

Bahsetmek istediğim son bir şey var; yapmayı sürdürebileceğim küçük, sürekli değişiklikler yaptığım zaman öğrendim ki, daha fazla yapışıyor. Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok. Aslında, çok eğlenceliler. Fakat daha az alışkanlık yapıyor. 

Şimdi size bir sorum var: Ne istiyorsunuz? Garanti ediyorum ister beğenin ister beğenmeyin, sonraki 30 gün boyunca başarılı olacaksınız, peki hep yapmayı istediğini bir şeyi 30 günlüğüne neden düşünmüyor ve denemiyorsunuz?”

 

  1. “Rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir.” Shawn Achor (Yazar, Konuşmacı)

9 Mart 1978 yılında doğmuş olan yazar ve olumlu psikolojiyi savunmasıyla ünlü olan Achor; lisansını Harvard Üniversitesi’nde, yüksek lisansını ise Harvard ilahiyat fakültesinde tamamlamıştır. Sonrasında Harvard Üniversitesi’nde sınav gözetmeni ve aynı zamanda eğitmen olarak çalışmıştır. Hatta Harvard’da verdiği dersin adının “hapiness” yani “mutluluk” olduğunu söylersek kendisinin neden TED’de konuşma yaptığını tahmin etmeniz de çok zor olmaz diye düşünüyoruz. 

2007 yılında GoodThinkInc. Şirketini kurmuş ve ardından Uygulamalı Pozitif Araştırma Enstitüsü’nün kuruculuğunu da eşiyle üstlenmiştir. 

“Mutluluğun Avantajı” ve “Mutluluktan Önce” isimli iki kitabın yazarı olan Shawn Achor’un TED konuşması 20 milyonun üzerinde izlenmiştir. Pek çok program ve okula konuşmacı olarak davet edilmiş ve 2015 yılında Oprah Winfrey’in programına katılmıştır. Programda iki bölümlük online öğrenme sınıfı kurmuş ve alanı ile ilgili dersler vermiştir. 

Shawn Achor TED Konuşması İngilizce Metni

But our brains work in the opposite order. If you can raise somebody’s level of positivity in the present, then their brain experiences what we now call a happiness advantage, which is your brain at positive performs significantly better than at negative, neutral or stressed. Your intelligence rises, your creativity rises, your energy levels rise. In fact, we’ve found that every single business outcome improves. Your brain at positive is 31% more productive than your brain at negative, neutral or stressed. You’re 37% better at sales. Doctors are 19 percent faster, more accurate at coming up with the correct diagnosis when positive instead of negative, neutral or stressed. 

Which means we can reverse the formula. If we can find a way of becoming positive in the present, then our brains work even more successfully as we’re able to work harder, faster and more intelligently. We need to be able to reverse this formula so we can start to see what our brains are actually capable of. Because dopamine, which floods into your system when you’re positive, has two functions. Not only does it make you happier, it turns on all of the learning centers in your brain allowing you to adapt to the world in a different way.

We’ve found there are ways that you can train your brain to be able to become more positive. In just a two-minute span of time done for 21 days in a row, we can actually rewire your brain, allowing your brain to actually work more optimistically and more successfully. We’ve done these things in research now in every company that I’ve worked with, getting them to write down three new things that they’re grateful for 21 days in a row, three new things each day. And at the end of that, their brain starts to retain a pattern of scanning the world not for the negative, but for the positive first.

Journaling about one positive experience you’ve had over the past 24 hours allows your brain to relive it. Exercise teaches your brain that your behavior matters. We find that meditation allows your brain to get over the cultural ADHD that we’ve been creating by trying to do multiple tasks at once and allows our brains to focus on the task at hand. And finally, random acts of kindness are conscious acts of kindness. We get people, when they open up their inbox, to write one positive email praising or thanking somebody in their support network.

And by doing these activities and by training your brain just like we train our bodies, what we’ve found is we can reverse the formula for happiness and success, and in doing so, not only create ripples of positivity but a real revolution.”

Shawn Achor TED Konuşması Türkçe Metni

“Ama sorun şu ki beynimiz bunun tersi şekilde işliyor. Günümüzde birinin pozitiflik seviyesini yükselttiğinizde, beyinleri şu an mutluluk avantajı dediğimiz şeyi tecrübe eder, beyniniz pozitif durumdayken negatif, nötr ya da stresli olduğu zamankinden çok daha iyi çalışır. Kavrama yetiniz gelişir, yaratıcılığınız gelişir, enerji seviyeniz yükselir. Aslında, bulgularımıza göre her bir ticari ürün gelişim gösteriyor. Pozitif olan beyniniz negatif, nötr ya da stresli olana oranla yüzde 31 daha üretkendir. Satışlarınızda yüzde 37 daha başarılı olursunuz. Doktorlar negatif, nötr ya da stresli olmak yerine pozitifken doğru teşhis koymada yüzde 19 daha hızı ve isabetli oluyorlar. Bu da formülü tersine çevirebileceğimiz anlamına geliyor. Eğer günümüzde pozitif olmanın bir yolunu bulabilirsek, beynimiz çok daha başarılı bir şekilde çalışır ve daha fazla, daha hızlı ve daha akıllıca çalışabiliriz. 

Beynimizin gerçek kapasitesini görmeye başlamak için yapabilmemiz gereken şey bu formülü tersine çevirmek. Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var. Bu sizi daha mutlu etmekle kalmıyor, aynı zamanda dünyaya farklı bir şekilde adapte olmanızı sağlayan beyninizdeki öğrenme merkezlerini harekete geçiriyor. 

Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var. Art arda 21 gün boyunca yapılan iki dakikalık bir süre içinde beyninizin gerçekten daha iyimser ve daha başarılı bir şekilde çalışmasını sağlayabiliyoruz. Bu şeyleri çalıştığım her bir şirketteki araştırmalarda yaptık, art arda 21 gün boyunca minnettar oldukları üç şeyi yazmalarını istedik, her gün yeni üç şey. Ve bunun sonunda, beyinleri dünyayı negatif yerine pozitif bir şekilde görmelerini sağlayan bir yöntem geliştiriyor. 

Geçen 24 saat boyunca başınıza gelen bir tane pozitif olayı kayda geçirmek beyninizin onu tekrar yaşamasını sağlıyor. Alıştırma beyninize davranış sorunlarını öğretiyor. Bulduğumuza göre, meditasyon beyninizin aynı anda birden fazla iş yapmaya çalışarak yarattığımız kültürel dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğunun üstesinden gelmesini ve el altındaki işe odaklanmamızı sağlıyor. Ve sonunda, rastgele yapılan nezaketler bilinçli nezaketlerdir. İnsanlara, gelen kutularını açtıklarında, sosyal destek ağlarındaki birine bu aktiviteleri yaparak ve beynimizi vücutlarımızı çalıştırdığımız gibi çalıştırarak, mutluluk ve başarı formülünü tersine çevirebileceğimizi keşfettik ve bunu yaparak, iyimserlik dalgaları yaratmakla kalmıyoruz, aynı zamanda gerçek bir devrim yaratıyoruz. Teşekkür ya da iltifat eden bir pozitif eposta yazdırıyoruz. “

  1. “Çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.”Angela Lee Duckworth (Öğretmen, Akademisyen, Psikolog, Popüler Bilim Yazarı)

Doğum tarihi 1970 olan Angela Lee Duckworth, başarının sırlarını veren yazarlardan biri. Bir ortaokulda matematik öğretmenliği yapan Duckworth, zeka üzerine araştırmalar yapmış ve başarı ve zekanın kökeninin IQ’dan farklı olarak hırs ve azim olarak belirlemiştir. 

Yıllarca 7. Sınıflarda matematik öğretmenliği yapmış fakat sonrasında yaptığı gözlemlerin ardından istifa etmiş ve psikoloji alanında yüksek lisans yapmıştır. 

Angela Lee Duckworth TED Konuşması İngilizce Metni

“What I do know is that talent doesn’t make you gritty. Our data show very clearly that there are many talented individuals who simply do not follow through on their commitments. In fact, in our data, grit is usually unrelated or even inversely related to measures of talent. 

So far, the best idea I’ve heard about building grit in kids is something called “growth mindset.” This is an idea developed at Stanford University by Carol Dweck, and it is the belief that the ability to learn is not fixed, that it can change with your effort. Dr. Dweck has shown that when kids read and learn about the brain and how it changes and grows in response to challenge, they’re much more likely to persevere when they fail because they don’t believe that failure is a permanent condition.

So a growth mindset is a great idea for building grit. But we need more. And that’s where I’m going to end my remarks because that’s where we are. That’s the work that stands before us. We need to take our best ideas, our strongest intuitions, and we need to test them. We need to measure whether we’ve been successful, and we have to be willing to fail, to be wrong, to start over again with lessons learned.

In other words, we need to be gritty about getting our kids grittier.”

Angela Lee Duckworth TED Konuşması Türkçe Metni

“Şimdiye dek, çocuklarda metanet duygusunu oluşturmayla alakalı duyduğum en iyi fikir “zihniyet gelişimi” diye adlandırılan bir şey. Stanford Üniversitesi’nde Carol Dweck tarafından geliştirilmiş olan bu fikre göre öğrenmek için yeterlilik değişmez şart değildir, gösterilen gayret ile değiştirilebilir. Dr. Dweck, çocuklar okudukları ve öğrendikleri zaman, beyinlerinin zorluklara karşı verdiği yanıtlarda nasıl değiştiği ve geliştiğini gösterdi. Bu çocukların hata yaptıklarında, sabır göstermeleri çok daha muhtemeldir, çünkü bu hatanın kalıcı bir durum olduğuna inanmazlar. 

Yani zihniyet gelişimi metanet duygusu canlandırmak için büyük bir fikir. Fakat daha fazlasına ihtiyacımız var. Hedeflerimin sonunda nerede olacağımı bilebilmek için nerede olduğumu bilmem gerekir. Bu önümüzde duran iştir. En iyi fikirlerimizi ortaya çıkarmamız gerek, en güçlü sezgilerimizi ve onları test etmemiz gerek. Başarılı olup olmadığımızı değerlendirmemiz gerek ve düştüğümüzde yeniden ayağa kalkabilmek için hata yapmaya, yanlış yapmaya hazır olmamız gerek.

Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.”

Merak edenler, ilham kaynağı arayanlar diğer konuşmalar için TED üzerinden daha detaylı inceleme yapabilirler. 

Bu yazılarda ilginizi çekebilir:

İngilizce Öğrenmeye Yardımcı En Eğlenceli Çizgifilmler

 

 

 

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.