Evde Sıfırdan İngilizce Nasıl Öğrenilir?


İngilizce Öğrenmeye Nereden Başlamalı?

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İçindekiler

Evde sıfırdan İngilizce nasıl öğrenilir, İngilizce öğrenmeye başlarken unutmamanız gereken bazı noktalar olacaktır. Bunlar aslında bir dili edinmenin de temelini oluşturan kurallardır. Önce kısaca dil ediniminden ve beceri sıralarından bahsedelim.

Dil edinimi hepimizin çocukken yaptığı şeydir aslında. Anadilimizi konuşmaya başlamadan önce ne yapıyorduk? Dinliyorduk; saatlerce, günlerce, haftalarca ve hatta aylarca dinledik. Çocukların bir dili nasıl sıfırdan öğrenebildiğini incelediğimizde aslında bizim de çıkış noktamız aynı olacaktır. Konuşmadan, yazmadan, okumadan önce, çocuklar duyulan her şeyi dikkatle dinlerler. Dinlemek bu noktada hayati önem taşırken ne yazık ki bizim sokağa çıktığımızda İngilizceye maruz kalma şansımız olmuyor. Bu sebeple size hiçbir zaman yeterli gelmeyecek olan dinleme fırsatını sizin yaratmanız gerekiyor ve bu yüzden doğru kaynaklardan dinleme yapmak son derece önem arz ediyor.
Daha sonra bir dili amacınız doğrultusunda düzgün konuşabilmek, anlayabilmek için o dilin belli başlı kurallarına hakim olmak gerektiğini de unutmamak gerekmekte.

Neden İngilizce?

En büyük korkularımızdan bahsederken buna “İngilizce öğrenmek” de ekleniyorsa, o hep duyduğumuz ve bize klişe gelen “anlıyorum ama konuşamıyorum” cümlesi beynimizde fır dönüyorsa; belki de yanlış yerden başlıyoruzdur. Bunu aşarak İngilizce öğrenmeyi bir kâbus haline gelmekten çıkarmak ise yine aslında bizim elimizde. Peki, ne oldu da İngilizce öğrenmek sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada bir zorunluluk haline geldi?

Öncelikli olarak “lingua franca” kavramından bahsetmekte fayda var. Ortak dil anlamına gelen bu tabir aslında pek çok şeyi bize açıklıyor olacaktır. Zira tarihten günümüze uzandığımızda hep güçlü olan ekonomiler ya da devletler kendi dillerinin ortak dil olarak kullanılması kaderiyle yüzleşmişlerdir. Bu, bu devletlerin dayatmasından ziyade aslında doğal olarak gelişen bir süreçtir. Çünkü dünya üzerinde bir ülke olarak var olabilmek ile ticarette, sanayide, kültür ve sanatta, bilimde ne kadar ilerleme kaydedebilmek doğru orantılıdır. Bu sadece var olma çabası değil, dil alışverişinde de üstünlük durumudur.

Ortaçağ döneminde lingua franca dünyada Latince iken günümüzde bunun İngilizce olduğu gerçeği ile yüz yüzeyiz.

– İngilizce Öğrenmek İçin Sebepler

Dil öğrenmek başlı başına büyük bir avantaj iken dünya dili olarak nitelendirdiğimiz İngilizceyi öğrenmek her daim önde olmak anlamına gelmektedir. 10 madde ile İngilizce öğrenmek için karşımızda duran sebeplere bir göz atalım.

1. Dünyada en çok konuşulan dil İngilizce.

Bugün dünya üzerinde her 5 kişiden biri İngilizceyi en azından anlıyor! İnanılmaz değil mi?

2. İngilizcenin bilim, bilgisayar, diplomasi ve turizm dilidir.

Bu sebeple İngilizce bilmek, çalışmıyorsanız size uluslararası bir firmada iş imkanı sağlayacağı gibi, çalışıyorsanız da işinizde daha iyi fırsatlar elde etmenize fırsat sunacaktır.

3. Şu anda dünyadaki 53 ülkenin resmi dili İngilizce.

Bu da konuşacak ve tanışacak bir sürü insan demek!

4. Dünya üzerinde yaklaşık 400 milyon insan tarafından ilk dil olarak İngilizce tercih ediliyor.

5. Medya endüstrisinin dili de İngilizce.

Bu da sevdiğiniz kitaplar, filmler, programlar ve şarkılar için çeviri ya da altyazı ile uğraşmamak anlamına geliyor!

6. İngilizce aynı zamanda internet dili de olduğu için pek çok web sitesi İngilizce yazılmıştır.

Dolayısıyla bu dili bilmek size dolaştığınız sayfaları anlama ve tartışmalara ya da forumlara dahil olma fırsatı sunar.

7.Alfabesinin basit olması.

Her ne kadar öğrenirken zorlandığınıza inansanız da, İngilizce diğer pek çok dile kıyasla oldukça basit bir alfabeye sahip ve bu da öğrenmeyi kolaylaştıran etmenlerden biri.

8.Kişisel gelişiminiz için önemli

İngilizce öğrenmek sadece kullanım amacıyla değil, sizin mükemmele ulaşmanız için hep bir basamak olması adına da önemli. Hep yeni şeyler öğrenmek isteyecek ve kendinizi daha iyi nasıl ifade edebileceğinize dair uğraşacaksınız. Bu da kişisel gelişiminiz için büyük katkı sağlayacaktır.

9. İngilizce pek çok farklı ülkede konuşuluyor.

Bu yüzden uluslararası başarıya sahip pek çok okul eğitim dili olarak İngilizce kullanıyor. Bu da akademik kariyeriniz için büyük bir fırsat demek.

10. Çünkü eğlenceli!

İngilizce öğrendikçe sadece dili değil, bambaşka kültürleri, adetleri, alışkanlıkları da tanıyacaksınız. Bu da sizin diğer kültürlere karşı olan tutumunuzu değiştirecek ve insanları bambaşka perspektiflerden görmenizi sağlayacaktır.

Sıfırdan İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Amacını Belirle

İngilizce öğrenmeye neden karar verdiğinizi belirlemek en temel ve aslında en önemli aşamayı oluşturuyor. Çünkü eğitmenleriniz veya kaynaklarınız sizin amacınıza göre şekillenecektir. Belirli bir sınavı mı geçmek istiyorsunuz, okula yardımcı olmasını mı istiyorsunuz, başka kültürlerle iletişim kurabilmek, anlaşabilmek kısaca konuşabilmek mi istiyorsunuz, sadece çalıştığınız yerde işinize yarayacak kadar mı öğrenmek istiyorsunuz, ya da tamamen kendi gelişiminiz için bu dili tüm detaylarıyla kavramak mı istiyorsunuz; buna karar vermeniz gerekiyor.
Peki, temel olarak ne gibi amaçlarla İngilizce öğreniriz?

– Genel Amaçlarla İngilizce Öğrenmek

Konuşabilmek için ya da iletişim kurabilmek için İngilizce öğrenmek de aslında buraya dahil edebileceğimiz konulardan biri. Nitekim bu amaçla bir kaynak, kurs ya da eğitmen arayışındaysanız bunu kesinlikle belirtmeniz gerekmektedir. Tüm becerilerinizi kullanmanızı sağlayacak; okuma, yazma, konuşma yeteneklerinizi başka bir dile aktarıp geliştirecek bir yolda olduğunuzu unutmamalısınız.

– Sınavlar İçin İngilizce Öğrenmek

Bugün dünyada pek çok kişi, çeşitli amaçlarla uluslararası geçerliliği olan sınavlardan geçerli puanı almak için uğraşıyor. Bunun için eğitim almak amacındaysanız size sunulan stratejiler ve konular diğer amaçlardan tamamıyla farklı olacaktır. Gireceğiniz sınavın özelliklerine göre hızlı okuma, özetleme, anahtar kelimelere odaklanma ya da akıcı yazma gibi soru çözmeye yönelik bazı becerileri geliştirmeyi öğrenmeniz hedeflenecektir.

– Akademik Amaçlarla İngilizce Öğrenmek

Eğer amacınız akademik kariyer yapmak, belirli okullarda eğitim alabilmek, özel olarak bu okulların sınavlarına ya da eğitimine hazırlanmak ise, öğreneceğiniz İngilizce bu amaca yönelik olacaktır.

– İş İngilizcesi

Pek çok insan çalıştıkları iş dolayısıyla İngilizce öğrenme isteği ya da zorunluluğu içerisinde. Çalıştığınız pozisyon ya da birime göre değişkenlik göstermekle birlikte işinize yarayacak terminoloji ve beceriler için İngilizce öğrenmeniz gerekecektir.

Öğrenme Stilini Belirle

Yıllardır alışılagelmiş “ben okuyarak anlıyorum, ben yazarak çalışabiliyorum” dediğimiz şeyin temel olarak aslında bizim öğrenme stilimizi belirlemede ve bu doğrultuda öğrenmede önemli rol oynadığının farkında değildik belki de. Öğrenme stilleri kişiden kişiye farklılık gösterdiği gibi, dil öğrenmede de spesifik olarak diğer öğrenmelerden ayrılabilmektedir. Tüm öğrenme stillerini inceleyerek kendiniz hakkında çıkarımda bulunabilir ve öğrenmenizi bu yönde gerçekleştirebilirsiniz.

  • Görsel

Eğer siz de öğrenirken resimlerin, videoların, kartların, çizimlerin ya da nesnelerin yararlı olduğunu düşünenlerdenseniz görsel öğrenme stiline sahip olduğunuz söylenebilir. Görüntüler, jestler, mimikler eşliğinde öğrenmek sizi hep bir adım daha ileri götürecek ve işinizi kolaylaştıracaktır.

  • İşitsel

İşitsel yolla daha kolay öğrenenler için müzik, öğretmenin konuşması, sunumlar oldukça faydalıdır. Siz de işitsel öğrenme stiline sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bunu eğitmeninize söylemekten çekinmeyin.

  • Sözlü ya da Dilsel

Bu öğrenme stiline sahip olan öğrenenler için detaylıca dinlemek, ayrıntılara dikkat etmek önceliklidir. Öğretmeninin jest, mimik ya da ses tonundan ziyade söylediklerine odaklanırlar.

  • Fiziksel ya da Kinestetik

Öğrenirken hareket etmekten, bir yere sabit kalmadan öğrenmekten hoşlanan öğrenenler bu kategoriye dahil edilebilir. Daha çok küçük yaştaki öğrencilerin sahip olduğu düşünülse de genel anlamda tüm öğrenenlerde zaman zaman işe yaradığı söylenebilir.

  • Mantıksal ya da Matematiksel

Öğrenirken mantığınızla hareket ediyor, kendinizce sistemler ya yöntemler kullanıyorsanız bu öğrenme stilinin size uygun olduğunu söyleyebiliriz.

  • Sosyal Öğrenme

Eğer grup çalışmaları, başkalarıyla ortak görevler, sürekli iletişim halinde olma size göre ise; bu sizin sosyal öğrenme stiline sahip olduğunuz anlamına gelmektedir.

  • Bireysel Öğrenme

Grup çalışmaları sizin için her zaman zor olmuşsa, kendi kendinize öğrenirken daha rahat ve verimli hissediyorsanız; bu da sizin bireysel öğrenme stiline sahip olduğunuzun bir işaretidir.

Tüm öğrenme stillerini okuduktan sonra hala tam olarak nasıl kolay öğrenen bir öğrenci olduğunuza emin değilseniz endişelenmemelisiniz, çünkü ilk aşamada bu oldukça normal. Bu öğrenme stillerinden birden fazlası da sizin için uygun olabilir. Fakat en uygun olanını belirlemeniz öğrenme geleceğiniz açısından veriminizi arttırmada size yardımcı olacaktır.

Peki, hangi öğrenme stilinin sizin için geçerli olduğuna nasıl emin olursunuz? Bunun için kendinizi iyi gözlemlemeniz gerekmektedir. Hatta internet üzerinde öğrenme stilinizi belirlemeye yardımcı onlarca test bulabilirsiniz. Bu testler de size yaklaşık bir cevap verecek ve yardımcı olacaktır.

Kendine Stratejiler Belirle

İngilizce öğrenmeyi kolaylaştıran belki de en önemli etmenlerden biri de öğrenmede kullanılan stratejilerdir. Öğrenirken kullanılabilecek ve uzmanlar tarafından yıllarca araştırılmış onlarca strateji bulunmaktadır. Bu stratejiler aslında yazmaya, okumaya, konuşmaya yönelik ayrılmakla birlikte temel olarak 10 alt başlıkta incelenebilir. Fakat unutmamak gerekir ki bazen kendi stratejilerinizi kendiniz belirleyebilirsiniz ya da burada listelenenlerin dışında da stratejileri öğrenip, uygulayıp kullanışlı olup olmadığına karar vermeniz gerekebilecektir. Bu sebeple de İngilizce eğitimi alırken tüm bu pedagojik donanıma sahip olan ve sizi doğru yönlendirecek olan kurum ya da eğitmeni de tercih etmeniz gerekecektir.

Stratejiler bu şekilde spesifik olduğu için örnek olarak aşağıda İngilizce okuma yaparken kullanabileceğiniz stratejileri verdik.

Dil Öğrenme Stratejileri

– Metnin içeriği hakkında fikir sahibi olabilmek için başlığı okumak,
– Varsa resimleri ya da görselleri metinle ilişkilendirmek,
– Genel bir fikre sahip olabilmek için metne hızlıca göz gezdirmek
– Metnin yazıldığı konu hakkında geçmiş bilgilerimizi düşünmek,
– Bilinmeyen her kelime için sözlük kullanmamak,
– Sözlüğü sadece önemli görülen kelimeler için kullanmak,
– Bir kelimenin anlamını cümle bağlamından çıkarmak,
– Bilinmeyen bazı kelimeleri atlamak,
– Kelimesi kelimesine çeviri yaparak okumaktan kaçınmak,
– Okuma sırasında sesli düşünmek,
– Okuduktan sonra sözcükleri anlamlarına göre kategorize etmek,
– Ana fikirleri özetlemek,
– Anlamı sağlamlaştırmak için metni yeniden okumak,
– Okuma metninden önemli noktaları hatırlamak,
– Sözcükleri gramer yapısına göre kategorilerine ayırmak.

Sizler de diğer dil becerileri için işinize yarayan stratejileri inceleyerek hangilerini kullanacağınıza karar verebilirsiniz.

Amacın Doğrultusunda Motivasyon Kaynağını Bul

Öğrenme amacını ilk aşamalarda belirledikten sonra bu amaç doğrultusunda öğrenmeyi kolaylaştıracak ve hevesi arttıracak motivasyon kaynakları bulmak İngilizce öğrenmeyi kolaylaştıran ve hatta keyifli hale getiren unsurlardandır.

Öncelikli olarak İngilizce sadece bir iş, eğitim veya sınav için öğrenilmek istense bile bunlardan da fayda sağlanabileceği unutulmamalıdır. Okulunuzda başarılı olmak, yurtdışı eğitim fırsatlarından yararlanmak, hazırlandığınız sınavda geçerli puanı alarak istediğiniz alanda kullanmak, yeni bir iş bulmak, ya da hali hazırdaki işinizde yükselme fırsatı elde etmek, görmek istediğiniz ama anlaşamamaktan korktuğunuz ülkeleri seyahat etmek, başka milletlerden insanlarla konuşabilmek ve onları tanımak, yeni kültürlerle tanışmak gibi pek çok avantaj sizin motivasyon kaynağınız olabilir.

Öğrenmenin her aşamasında bu motivasyon kaynakları akıldan çıkarılmamalı ve pes etme noktasına ya da hayal kırıklığına yaklaşıldıkça bunlar hatırlanarak daha büyük bir hevesle devam edilmelidir.
Her alanda olduğu gibi istemek ve keyif almak başarmanın büyük kısmını oluşturur.

Suçlayacak Birini Arama

Bugüne kadar İngilizce öğrenememiş ya da öğrenmeye gecikmiş olmanızda çevrenin etkisi mutlaka olmuştur ama başkalarını suçlamaktan vazgeçerek kendi gelişiminize odaklandığınızda ilerleme kaydettiğinizi fark edeceksiniz. Nitekim; en pahalı eğitmenler, ders kitapları ya da kurslar sizin öğrenmenizin ön koşulu olmayacaktır. Dil öğrenmede çevreden çok kişilerin kendi düşünce, tavır ve çabaları etkilidir.

Doğru Kurum, Eğitmen Ya Da Kaynağı Belirle

Kendinizi ve yeteneklerinizi belirledikten sonra geriye çıktığınız bu yolda size eşlik edecek en doğru kurumu, kaynağı ya da eğitmeni bulmak kalıyor. Elbette “ben kendi kendime öğreneceğim” de seçenekleriniz arasında fakat öğrenme öncesi size eşlik edecek bir uzman hem işinizi kolaylaştıracak hem de sizi bir sürü hatadan kurtararak zaman kazanmanızı sağlayacaktır.

Sıfırdan İngilizce Öğrenme Teknikleri

Tüm hazırlıklarınızdan sonra eğer asıl amacınız sınav değilse sizin için hayati öneme sahip ve yazımızın başında bahsettiğimiz “anlıyorum ama konuşamıyorum” sancısından sizi kurtaracak yegâne şey olan iletişim becerileri ve bu becerileri geliştirmek için kullanabileceğiniz stratejileri bilmek son derece önemlidir. Bu stratejileri konuşma esnasında akıcılığınızı arttırmak ya da sağlamlaştırmak, karşınızdakinde bıraktığınız etkiyi güçlendirmek, anlaşılabilir olmanızı sağlamak için kullanabilirsiniz. Peki, iletişim kurmanızı kolaylaştıracak bu stratejiler nelerdir?

Konuşmayı Tayin Etme

İletişim stratejilerinden biri olan tayin etme aslında bir diyalog sırasında yeni bir konu açma stratejisi olarak da düşünülebilir. Karşınızdaki ile konuşurken bahsedilen konu hakkında fazla bir fikriniz ya da yeterli kelime dağarcığınızın olmadığı durumlarda bu stratejiyi kullanarak konuşmaya yön verebilirsiniz. Bu konu değiştirme ve tayin etme işinin ise çok da keskin olmayan bir geçişle yapılması gerekmektedir.

Sınırlama

Biraz önce bahsettiğimiz stratejinin kullanılamayacağı ya da absürt duracağı durumlarda ise sınırlama stratejisi kullanılabilmektedir. Bu strateji ise belirli bir konu hakkında konuşmanın önem arz ettiği ortamlarda uygulanması gereken bir kural gibi işlemektedir. Sınıf içinde ya da arkadaş ortamında belli bir konu hakkında fikriniz sorulduğu zaman o konudan sapmak konuşmanın ilerleyişi açısından doğru olmayacağı için sınırlama stratejisini hatırlamak gerekmektedir.

Sıra Alma

Konuşurken sıra alma ya da karşındakine sıra verme de iletişim sırasında dikkat edilmesi gereken bir husustur. Karşılıklı diyaloglar ya da grup sohbetlerinde tek bir konuşmacının uzun uzun konuşması hoş karşılanmayacağı için kendi görüş ya da fikirlerinizi beyan ettikten sonra konuşmada kibarca karşınızdakine de söz vermeniz son derece önemlidir. Ya da tam tersi durumlarda karşınızdaki kişi konuşurken söz almak isterseniz, bunu yine uygun bir dille ve kibarlıktan taviz vermeden gerçekleştirmeniz gerekmektedir.

Konu Kontrolü

Konuşulan konudan çok fazla sapmamak, ya da aynı konuyu farklı ortamlarda konuşurken dikkatli olmak, karşınızdakine konuşmasını çok fazla bölmeden onu dinlediğinizi belli etmek gibi belli başlı kuralları olan bir stratejidir. Tam olarak aynı konuyu arkadaşlarınızla konuşurken farklı sözcükler, tonlama ya da tavırla ifade ederken; resmi bir durumda, bir topluluk önünde daha farklı ifade edersiniz; etmelisiniz. Bir başka önemli konu da karşınızdakini dinlerken tepkisiz kalmamanızdır. İletişimde oldukça faydalı olabilecek bu stratejiyi uygulamak aslında epey basittir. Dinlerken kullandığınız mimikler ve hatta gülmek bile sözsüz iletişim alanında size yardımcı olacak, karşınızdaki insana dinlendiğini hissettirecektir.

Konu Değiştirme

Konu değiştirme adından da anlaşılacağı gibi bir konu hakkında konuşurken bir başka konuya geçildiği durumlarda dikkat edilmesi gereken detaylarla alakalıdır. Konuşulan konuyu değiştirmeden önce bir önceki konunun tamamen bittiğine, herkesin söylemek istediklerini ifade ettiğine emin olmanız gerekmektedir. Bu sebeple de sezgisel yönden algılarınızı açmanız son derece önemlidir.

Düzeltme

Konuşma esmasında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de yanlış beyan edilen ya da ifade edilen bir sözcük ya da cümlenin düzeltilmesi ihtiyacıdır. Özellikle herkesin aynı anda konuşmaya çalıştığı durumlarda karşınızdakine söz vermeniz yararlı olacaktır çünkü bu durumlarda düzeltilecek hatalar artmaktadır.

Son Verme

Konuşmanın bitirilmesi, konunun kapanması durumunu ifade eden bu strateji de önemlidir. Genellikle konuyu açan konuşmacı konuyu kapatacağının sinyallerini vermektedir. Bazen çok açık bir şekilde iletişim sırasında konunun kapandığını ya da kapanmak üzere olduğunu fark edemeyebilirsiniz. Ama belirli bir işaret ya da sinyal gördüğünüz zaman bir konu sona ererken özellikle o konudan anladığınız şeyi, çıkardığınız sonucu ifade edebilir ve etkili iletişime katkı sağlamış olabilirsiniz.

İletişim stratejileri büyük bir denizin sadece bir miktar suyuna tekabül etmektedir ve üzerine düşülüp incelenmesi gereken apayrı bir konudur. Bu yüzden özellikle amacınız iletişim kurmak, konuşmak, konuşulanı anlamak ve tüm bunları etkili bir biçimde gerçekleştirmekse, bu stratejileri ve kullanım şekillerini incelemekte fayda olacaktır.

Sıfırdan İngilizce Geliştirme

Anlama (kavrama), okuma, yazma ve konuşma / anlatım, birbirine bağlıdır ve bağımlıdır. Bu herhangi bir dilde böyledir; değişmez.

Önemli bir soru doğuyor ardından; anadilinizdeki veya diğer dillerdeki akıcılığınız ne kadar iyi? Çünkü akademik arayışımız bizi İngilizceye maruz bıraktıkça hepimiz daha sonraki yıllarda İngilizceye daha hakim hale geldik. İngilizce öğrenmeyle ilgili faydaların farkına vardık. Elbette bu anadilimizi terk ettiğimiz anlamına gelmez; hala anadilimizde düşünüyoruz ve bu şekilde cümleler kuruyoruz.
Fakat dünya dili olan İngilizce söz konusuysa bir yerde bu dile ihtiyaç duyuyoruz.

Peki sıfırdan İngilizcemizi nasıl geliştiririz? Bu kısımda size genelleştirilmiş bir İngilizce dil geliştirme planı vereceğiz. İhtiyaçlarınıza göre düzenleme yapabilirsiniz elbette.

Herhangi bir dil öğrenmenin kolay bir yolu yoktur. Dilsel geçmişiniz ne olursa olsun, öğrenme yeteneğinizi etkilemez. İngilizce ile ana diliniz arasında bazı benzerlikler ve farklılıklar olabilir. Bir başlangıç yapın ve ilerleme hızınızı değerlendirin. Bu işe zaman ayırmanız gerektiğini unutmayın. Dil öğrenmek zor bir iştir ve kalıcı çabalara ihtiyaç duyacaktır. Bu yola başlamaya hazırsanız, buyurun devam edelim.

AŞAMA 1

İngilizcenizi geliştirmeye başlamadan önce, Türkçenizin (ya da ana diliniz ne ise onun) yeteri kadar iyi seviyede olduğuna emin olun. Kulağa tuhaf gelse de bu durum böyledir; herkes önce ana diline hakim olmalıdır ki; İngilizce öğrenmede kendini geliştirebilsin.
Ana dilinizin yeterliliği sizi İngilizcede de uygun kelimeleri aramak için zorlar. Ayrıca ilk aşamalarda herkes kendini en rahat hissettiği dilde; ki bizim durumumuzda bu Türkçe oluyor, bir cümle oluşturur ve bunu İngilizceye çevirir.

AŞAMA 2

Diller arasındaki Ortak Zemini öğrenin
Bunlar temel olarak sahip olduğunuz
Hayal gücü
Zamanın ve bu tür kavramların bir anlatımı
Alaka düzeyini yapılandırma yetenekleri şeklindedir.
Bu unsurlar ana dilinizden öğrendiğiniz yeni dile aktarılır. Bu durumda da bu yeni dil elbette İngilizcedir.

AŞAMA 3

Herhangi bir dil öğrenmenin aşağıdaki bileşenleri vardır.

1 – Dilbilgisi (Grammar)

2 – Kelime Bilgisi (Vocabulary)

3 – Anlama yeteneği (Comprehension)

4 – Anlatım / Kompozisyon (Narration/Composition)

Yukarıdaki konuları tek tek inceleyelim;

Grammar (Dilbilgisi)

Grammar yani dil bilgisi dediğimizde ana yapımız; Syntax + Tenses şeklindedir. Bunlar da kendi içinde farklı cümle yapıları elde etmemizi sağlar;
subject + adverb + object + verb

Subject + object + adverb + verb

Subject + adverb + object + verb

İngilizce Cümle yapısı:
I go to the school by the bus.

Subject + verb + object + adverb

Siz de Türkçedeki farklı cümle yapılarına dair notlar alabilirsiniz.

Vocabulary (Kelime Bilgisi)

– Meaning + Usage (Anlam + Kullanım)

Adverb usage of the word tense (Tense kelimesinin zarf olarak kullanımı)

She became tense after receiving the phone call.

Adjective usage of the word tense. (Tense kelimesinin sıfat olarak kullanımı)

The police conducted a flag march to deter the tense mob.

Abstract noun use of the word tension (Tension kelimesinin soyut isim kullanımı)

Everyone has to deal with tension in everyday life.

All metals possess varying degrees of tensile strength.

Tüm cümlelerde görülüyor ki, fiil cümlenin zamanını belirliyor.

Comprehension

– Ability to understand written / spoken (Kavrama – yazma ve konuşmada anlama kabiliyeti)

Öyküleme / Kompozisyon

– Düşünceleri ifade etme becerisi / Fikirler + yazılan ya da konuşulan hikayenin yapısı

Yukardakilerden hangisinin daha çok güçlendirilmesi gerektiğine karar vermelisiniz öncelikle.
Bunun dışında gramer konusunda yardıma ihtiyacınız varsa size önerimiz özel ders almanız ya da güvenilir bir kurstan eğitim almanız. Zira temeliniz iyi olmalı ki gerisi de gelsin. Kendi kendinize öğrenmeye çalıştığınızda bu sizin daha çok vaktinizi alacaktır.

AŞAMA 4

Okuyabildiğiniz her şeyi okuyun. Bu çok ama çok önemli. İngilizce okuyarak aslında diğer tüm alanlarda kendinizi doğrudan veya dolaylı olarak geliştirebilirsiniz. Okuduklarınızın doğal kaynak yani İngilizce dili konuşulan ülkelere ait ürünler olmasına dikkat edin. Okurken size tür seçmeniz için bir kaç fikir veriyor olacağız.

Burada konuyu biraz daha derinlemesine açmak istiyoruz çünkü okuma çok geniş bir alan ve sizin de okuma becerilerinizi nasıl geliştireceğinizi biliyor olmanız gerekiyor.
Cevap vermeniz gereken bazı sorular var öncelikle. İngilizce okuduğunuz zaman bu okuduğunuzun ne kadarını anlıyorsunuz?

“Okuduğunu anlama” ya da yukarıda belirttiğimiz gibi “comprehension”, okuduklarınızı ne kadar anladığınızı ifade eder. Her hafta bir İngilizce kitap okumuş olsanız bile, sayfalardaki kelimelerin ne dediğini bilmiyorsanız bu pek de işinize yaramaz ve öğrenmenizi kolaylaştırmaz.
Biz de yazımızın bu kısmında, sadece İngilizce okumanın değil, okuduğunu anlamanın önemine değineceğiz.

Akıllıca uygulayabileceğiniz stratejilerle İngilizce okumayı öğrenmenize yardımcı olacağız. İngilizce kitapları ya da kaynakları, tam olarak becerilerinizi gerçekten geliştirecek şekilde nasıl okuyacağınızı keşfedeceksiniz.

İngilizce Okuma ve Anlama Nasıl Geliştirilir

İngilizce okumayı öğrenmek düşündüğünüzden çok daha kolay aslında. Burada, basamaklarla inşa edeceğiniz bir iskele misali adım adım okuma becerinizi nasıl daha iyi hale getirebileceğinizi tartışacağız.
Örneğin; bir ev inşa edildiğinde, hepsi aynı anda yapılmaz. İnşaat işçileri, evi ayakta tutmak ve üst kısımlarda çalışmalarına yardımcı olmak için bazı geçici yapılar inşa ederler. Bu yapılara iskele denir.
İskele ya da terimsel olarak “scaffolding” aynı zamanda bir öğrenme yöntemidir. Asıl fikir şu ki, bir beceriyi iyi öğrenmek için, bilgi ve becerilerinizi “geliştirmenize” yardımcı olacak daha küçük bölümleri öğrenmeniz gerekir.

Bu elbette ki dil öğrenirken okuduğunu anlama için de geçerlidir. Ne okuduğunuzu gerçekten anlamak için önce diğer beceriler üzerinde çalışmanız gerekebilir. Hızlı (veya yavaş) okuma alıştırmaları yapmanız gerekebilir. Çok zor kitapları seçmeyi bırakmanız ve beceri seviyeniz için doğru kitapları seçmeye başlamanız gerekebilir. Daha kolaydan başlayın, daha küçük ve daha yavaş başlayın ve sonra zorluğu kademeli olarak artırın.

Aşağıdaki adımlar, okuma becerilerini doğru şekilde nasıl geliştireceğinizi göstermekte. Size önerimiz, bu ipuçlarını mutlaka kullanın, okuduklarınızdan çok daha fazlasını anlayacaksınız.
İngilizce okumak size zor mu geliyor?

8 Kolay Adımla İngilizce Okuma Nasıl Geliştirilir?

Okumak için özel zamanlar yaratın

Keyif için okumayı herhangi bir yerde yapabilirsiniz; yatağınızda, otobüste ya da ofiste çantanızdan çıkardığınız bir kitabı okuyabilir ve bundan da gayet keyif alabilirsiniz.
Fakat İngilizce okuma becerilerinizi geliştirmek için bu şekilde bir okumaya değil, ders çalışır gibi okuma yapmaya ihtiyacınız var.
Bu da herhangi bir zamanda değil, özellikle zaman ayırdığınız vakitlerde okuma yapmanız anlamına gelir. Okumak için zaman ayırmak, kesintiye uğrama riski olmadan iyi odaklanmanızı sağlayacaktır. Bu seçtiğiniz zamanların sessiz ortamlarda oluşmasını sağlamalı ve dikkatinizin dağılmasından kaçınmalısınız.
Odaklanmış okuma için her gün en az 30 dakika geçirmeye çalışmalısınız. Okuma becerilerinizi ciddi ve başarılı bir şekilde bu şekilde geliştirebilirsiniz. Ne kadar çok okursanız, o kadar çok gelişirsiniz.
İngilizce okumaya odaklanmak için her oturduğunuzda tekrar ettiğiniz bir şey olan okuma sürecinizi bir ritüel haline getirin.

Doğru kitapları okuyun

Bilim kurgudan hoşlanmıyorsanız, Mars’ta mahsur kalmış bir adam hakkında bir kitap okumak istemeyebilirsiniz. Okumak için kitapları (ve elbette diğer metinleri) seçerken, iki şeyi aklınızda bulundurun:

– İlginizi çekmesi
– İngilizce seviyeniz

Ne zaman yapabiliyorsanız, hoşunuza giden şeyleri okumalısınız. Ayrıca, kendi İngilizce seviyenizin bir tık üzerindeki seviyedeki İngilizce kitapları da seçmelisiniz. Yeni şeyler öğrenmeye yetecek kadar kendinize meydan okumak istiyorsunuz, fakat okurken hiç bir şey anlamamaktan ve hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorsunuz. Emin olun biliyoruz! Korkmadan ilerlemeye devam etmelisiniz.

Okumak için seçtiğiniz yer, iyi aydınlatışmış, sessiz, rahat bir yer olmalı.

Oturmadan önce ihtiyacınız olabilecek her şeyi hazırlayın. Örneğin, bir kaleminiz, not defteriniz, bir sözlük ve yanına çay ya da kahve harika olacaktır.
Ne kadar süre okuyacağınıza karar verin. (30 dakika iyi bir minimum süredir.)
Tüm elektronik cihazlarınızı sessiz moda alın (veya kapatın) ve uzaklaştırın.
Elektronik eşyalarınızın sesini kapatmak önemli görünmeyebilir, ancak bu gerçekten yapmanız gereken önemli bir aşama.

Okumaya hazırlanmak için hep aynı kalıp aşamaları izlerseniz, beyniniz ne zaman okumak istediğinizi bilecek ve başlamadan önce daha fazla odaklanıyor olacaksınız.

Okuma esnasında ve okuma sonrası kendinize soru sorun

İngilizce kitap okumayı öğrenmek sadece kelimeleri okumaktan daha fazlasıdır.
Metni daha iyi anlamanıza yardımcı olmak için okumadan önce, okuma sırasında ve sonrasında yapabileceğiniz birkaç şey var.
Öncelikle, okumaya başlamadan önce metne bir göz atın. İngilizcede “scanning” dediğimiz bu teknik, metnin her kelimesini okumadan, atlayarak metne hızlıca bakmanız ve ne hakkında olduğuna dair fikir sahibi olmanız anlamına geliyor.
Okuduktan sonra ise, tekrar göz atmak ve hatırladıklarınızı özetlemek için kendinize biraz zaman ayırın. Metnin ne hakkında olduğunu açıklayan birkaç cümleyi hızlı bir şekilde söylemeye veya yazmaya çalışın.
Durup ne okuduğunuz hakkında düşünmek; ne kadarını gerçekten anladığınızı gösterecek ve hala sorularınız olup olmadığını da anlamanıza yardımcı olacaktır.
Tavsiyemiz; okumaya başlamadan önce, okumaya hazırlanmanıza yardımcı olmak için metne göz atarken kendinize sorabileceğiniz birkaç soru:

• Kalın veya italik yazılarda herhangi bir kelime var mı?
• Başlıklar veya alt başlıklar var mı?
• Adı geçen bazı isimler nelerdir?
• Çok fazla diyalog var mı?
• Paragraflar kısa mı uzun mu?

Okuduktan sonra ise, ne yaptığınızı veya neyi anlamadığınızı görebilmek için aşağıdaki sorular işinize yarayacaktır:

Metin neyle ilgiliydi?
Metinde olan en önemli şeyler nelerdir?
Sizi şaşırtan bir şey var mı?
Anlamadığınız parçalar var mı?

Ne tür bir metin okuduğunuza bağlı olarak başka sorularınız da olabilir, ancak bunlar başlamak için kullanabileceğiniz temel sorulardır.

Okurken Akıcı Olmaya Çalışın.

Okumak. çok. eğlencelidir.

Noktayı her gördüğünüzde okurken durakladınız değil mi?
Şimdi bir makalenin tamamını veya hatta bir kitabı böyle okuduğunuzu ve her kelimeden sonra durduğunuzu düşünün. Anlamak oldukça zor olurdu.
Tam cümleler yerine sözcük sözcük okuduğunuzda ne okuduğunuzu anlamanız çok zordur. Bu nedenle, okuma becerinizi geliştirmek için önce akıcılığınızı geliştirmek önemlidir.

Akıcılık ne kadar düzgün okuyabileceğinizdir. Kafanızda okuduğunuzda, kelimelere belli bir ritim vermelisiniz. Kelimeler doğal olarak birlikte akmalıdır, tıpkı birisi konuşurken olduğu gibi. Ana dili İngilizce olanların yaptığı gibi İngilizce kitapları bu şekilde okuyabilirsiniz.

Akıcılığı artırmak, okunması biraz daha kolay metinleri seçmek kadar basit olabilir veya biraz zaman ve pratik gerektirebilir. Bununla birlikte, akıcı okumayı geliştirmek için biraz zaman ayırırsanız, gelecekte size yardımcı olacaktır. Okuma ve hatta konuşma becerilerinizi bu sayede geliştirebilirsiniz. Ayrıca okumayı daha eğlenceli ve doğal hissettirecektir.

İngilizcede “sight words” dediğimiz kelime grupları bulunur ve bu kelimeler özellikle küçük çocuklar okumaya başladığında ya da İngilizceyi yeni öğrenen insanlar okuma becerilerini geliştirirken kullanılır. Okuduğunuz metinde yer alan kelimelerin çoğu aslında “sight words” tür. Bunlar, görme yoluyla bilmeniz gereken ve nasıl okuyacağınızı düşünmek zorunda olmadığınız kelimelerdir.
Sight words hızlıca pratik yapılabilir. Bunun gibi iyi bir sight words listesi bulun ve kelimeleri olabildiğince hızlı okumak için her gün yaklaşık bir veya iki dakika ayırın.
Kelimelerin hiçbirini bilmiyorsanız, onları önceden sözlükten aratmak ve not almak iyi bir fikir olabilir ancak bu alıştırmanın daha fazla anlamak değil, daha hızlı okumakla ilgili olduğunu unutmayın. Rahat bir hızda okuyabildiğinizde, anlamaya odaklanabilirsiniz.

Garip gelebilir, ancak okuma akıcılığını uygulamanın bir başka harika yolu videolardır. Özellikle, altyazılı İngilizce videoları arayın. Bu şekilde, anadili İngilizce olan kişilerin doğal olarak nasıl söylediğini duyacağınız için, kelimeleri de o şekilde okuyor olacaksınız.

Okurken hızlanmayı öğrendikten sonra biraz yavaşlayın.

İngilizceyi daha akıcı bir şekilde okumayı öğrendikten sonra, hızınız hakkında endişelenmeyi bırakabilir ve metin ve anlamı hakkında düşünmeye başlayabilirsiniz.
Artık hızlı okuyabildiğinize göre, yavaş okuma zamanı. Hızlandırmak yerine, okumakta olduğunuz metne gerçekten girmek, verilmek isteneni anlamak için biraz zaman ayırın.
Kendinizi yavaşlatmanın harika bir yolu yüksek sesle okumaktır. Sadece okuma ve anlama çalışmalarınızı değil, aynı zamanda telaffuz, dinleme ve konuşma alıştırmalarınızı da uygulamış olursunuz. Her kelimeyi dikkatlice okumaya ve iyi telaffuz etmeye odaklanın.
Yüksek sesle okuyamıyorsanız (veya okumak istemiyorsanız), dikkat ettiğinizden emin olmak için her birkaç paragrafta bir duraklamayı deneyebilirsiniz.

Sorular sorun

Soru sormak okuduğunuzu anladığınıza emin olmanızı sağlayacaktır. Ne okuduğunuza dair ne kadar çok soru sorarsanız anlam da o oranda derinleşecektir.
“Şimdi ne oluyor?” veya “burada kim konuşuyor?” gibi sorular sormak, odaklanmanıza yardımcı olabilir. “Bunu neden yaptı?” ya da “ne düşünüyor?” gibi sorular sormak da hikayeyi daha derin düşünmenize yardımcı olabilir. Burada koca bir bakınızla Bloom’un Taksonomisi’ne selamı bir borç biliriz.
Bunun dışında önerilerimiz, okurken yakınlarınızda bazı not kağıtları ve kalemler bulundurun. Not kağıtlarına, okurken aklınıza gelen soruları not edin. Sonra da onları metindeki ilgili kısma yapıştırın.
Okumayı bitirdiğinizde geri dönün ve yazdıklarınızdan kaç soruya cevap verebileceğinizi görün. Hala cevabını bilmediğiniz herhangi bir sorunuz varsa, metnin o kısmını tekrar okuyun ve cevabı bulmaya çalışın.

Tekrar Okuyun

Şair Ezra Pound, kitaplarla ilgili, “Okuyucular aslında ilk okuduklarında hiçbir şey okumamışlardır” diyor.
Bazen metni bir kez okumak onu anlamak için yeterli olmaz. Zor bir şey okuyorsanız ya da zor olmasa bile, bir şeyi birden fazla okumak, onu daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir.
Yeniden okuma, kelimeleri okuduğunuz, ancak anlamlı hale getiremediğiniz zamanlar için harikadır. İlk seferinde kaçırmış olabileceğiniz şeyleri bulmak da cabası. Metinde yeni kelimeler varsa, her okunduğunuzda bunları tekrar görürsünüz ve bu da onları hatırlamanıza yardımcı olur.
Kısacası tekrar her zaman iyidir.

Size bir alıştırma önerimiz var.

Birkaç paragraftan fazla olmamak üzere okumak için kısa bir şey seçin. Bu bir hikaye ya da bir haber makalesi, istediğiniz her şey olabilir. Yeter ki okumanız sadece beş dakika civarında sürsün.
Yazıyı kendi hızınızda okuyun, sonra yazıdan hatırlayabildiğiniz her şeyi yazın. Her küçük ayrıntıyı yazın, hatta hatırlarsanız cümlelerin bazı kısımlarını yazın. Sonra tekrar yapın.

Makaleyi tekrar okuyun. Tekrar hatırlayabildiğiniz her şeyi yazın.

İkinci kez ne kadar çok hatırladığını göreceksiniz.
Bir şeyi her okuduğunuzda daha fazlasını anlarsınız. Okumanızdan en iyi şekilde yararlanmak istediğinizde, üç veya daha fazla kez okumayı deneyin. İlk okumada kelimeleri anlamaya odaklanın. İkincide, genel anlama odaklanın. Üçüncüde ise, “yazar gerçekten ne demeye çalışıyor?” gibi daha derin sorular sormaya başlayabilirsiniz.

Birçok Metin Türünü Okuyun

Bugün sadece kitap ve gazete okumuyoruz. Blogları, e-postaları, Tweet’leri ve farklı metinleri de okuyoruz. İngilizce olarak ne kadar çok şey okursanız, dilde o kadar iyi olursunuz.
Sadece kitap ve haber okumayın. Her şeyi ve her şeyi okuyun! Hoşunuza giden bir dergi bulun, Facebook’ta bazı ilginç kişileri veya web sitelerini takip edin veya okumak istediğiniz bir blog’u ziyaret edin.
Bazı ilginizi çeken dergi abonelikleri size düzenli dergi ulaşmasını sağlayacak ve düzenli okuma alışkanlığınızı geliştirecektir.
Okumak için yeni şeyler keşfetmekte sorun yaşıyorsanız, ilgi alanlarınıza göre yeni web siteleri keşfedin.
Ne okursanız okuyun, unutmayın: Ne kadar çok pratik yaparsanız o kadar iyi olur.

Okuma Kitabı Önerileri

Tomswayer – Mark Twain

Jungle Book -Rudyard Kipling

My India – Jim Corbet

Malgudi Days – R. K. Narayan

Wings Of Fire – A.P.J. Abdul Kalam

Robinson Crusoe

Gulliver’s Travels

Twenty Thousand Leagues Under The Sea -Jules Verne

Around The World In 80 Days – Jules Verne

Pride and Prejudice – Jane Austin

Tale of Two Cities – Charles Dickens

Sherlock Holmes

Ashenden -Bernard Shaw

Pavilion of Women – Pearl’s Buck

Oxford’s Reading Circle Series

Check books by following authors

Jonathan Swift

James Herriot

Bertrand Russell

Ravindranath Tagore

Sudha Murty

Ruskin Bond

Arundhati Roy

Chetan Bhagat

Earnest Hemingway

Edgar Allen Poe

AŞAMA 5

Size ilginç gelen cümleleri not alın ve not alırken de bu cümlelerin yapısının doğru olmasına dikkat edin. Benzer şekilde öğrendiğiniz yeni kelimeleri de not alın ve bu notu alırken de kullanılış şekillerine önem verin. Cümle içinde kullanın. Kullanım şekli kelimenin tamamen farklı anlamda kullanılması demektir.

Örnekler:

This book is a shade better than other books.
The lawyers arguments exposed shades of hypocrisy.
“Wait for me in the tree shade, after you come out of the tuition class”, said my mother.
The lamp shade fell off due to turbulent wind.
The artist has used shading strokes to create third dimension.

AŞAMA 6

Kelime oyunları oynayın. Örneğin; içinde ‘eat’ barındıran kaç kelime bulabilirsiniz?
Heat / neat / seat / beat / peat / treat / meat / sweat / cheat / death / threat / create/ wheat / great gibi…

Şansınızı daha farklı harf kombinasyonlarıyla deneyin.

Mesela içinde ‘ust’ barındıran kelimeleri deneyelim;
Dust / Just / Trust /Burst / Must / Lust / Crust / Gusts / Custard /Bust ….???
Daha fazla heceyi barındıran fiilleri deneyin ve ne kadar fazla üretebileceğinizi görün.

Bir başka kelime oyunu önerimiz, benzer temalara sahip kelime grupları bulmak.

Danger / risk / endanger / perilous / Pernicious / Precarious
Sonrasında da bulduğunuz kelimelerin her birini cümle içinde kullanmak iyi bir fikir olabilr.
Bir de benzer görünüp farklı anlama sahip olan kelimelerle oyun kuralım;
Discreet / Discrete – Wave / Waive – Stare / Stair

Bu gibi kelime oyunları oldukça işinize yarayacaktır.

AŞAMA 7

İlgi alanınıza giren bir konu seçerek işe başlayabilirsiniz. 3-4 paragraf arası bir yazı yazmayı deneyin. Yazdıklarınızı okuyun ve nelerin size eksik göründüğüne karar verin. Örneğin bazı kelimeleri değiştirip alternatif bulmak isteyebilirsiniz. Çünkü her kelime her bağlama uygun olmayabilir.
Pratik ettikçe, konunuzu biraz daha zorlaştırabilir ve bu şekilde devam edebilirsiniz.

Örnek:
Orjinal paragraf
Piranhas rarely feed on large animals; they eat smaller fish and aquatic plants. When confronted with humans, piranhas’ first instinct is to flee, not attack. Their fear of humans makes sense. Far more piranhas are eaten by people than people are eaten by piranhas. If the fish are well-fed, they won’t bite humans.

Düzenlenmiş paragraf
Although most people consider piranhas to be quite dangerous, they are, for the most part, entirely harmless. Piranhas rarely feed on large animals; they eat smaller fish and aquatic plants. When confronted with humans, piranhas’ first instinct is to flee, not attack. Their fear of humans makes sense. Far more piranhas are eaten by people than people are eaten by piranhas. If the fish are well-fed, they won’t bite humans.

Sıfırdan İngilizce geliştirme ile alakalı bu kısımda yazmadan bahsettiğimiz için konuyu biraz daha açmak istiyoruz ve size paragraf yazımı üzerine şahane bir liste vereceğiz.

Paragraflar yazıların yapı taşlarıdır. İngilizce öğrenen insanlar, paragrafları uzunluk olarak kategorize eder; bir paragraf en az beş cümlelik bir gruptur, bir paragraf yarım sayfa uzunluğundadır gibi. Oysa paragraf; “bir grup cümle veya birim oluşturan tek bir cümle ya da yapı” olarak tanımlanır (Lunsford ve Connors 116). Uzunluk ve görünüm, kağıttaki bir bölümün paragraf olup olmadığını belirlemez.

Örneğin, bazı yazı stillerinde, özellikle gazetecilik stillerinde, paragraf sadece bir cümle uzunluğunda olabilir. Sonuçta paragraf, bir ana fikri destekleyen bir cümle veya cümle grubudur. Yazımızın bu kısmında bu duruma “kontrol eden fikir” olarak değineceğiz, çünkü paragrafın geri kalanında ne olacağını kontrol etmekte.

Paragrafta ne koyacağınıza nasıl karar verebilirsiniz?

Belirli bir paragrafın kompozisyonunun ne olacağını belirlemeye başlamadan önce, yazınız için bir argüman kararı vermelisiniz. Okuyucunuza aktarmaya çalıştığınız en önemli fikir nedir? Her paragraftaki bilgiler bu fikirle ilgili olmalıdır. Başka bir deyişle, paragraflarınız okuyucunuza belirtmek istediğiniz fikirle her paragraftaki bilgiler arasında tekrarlayan bir ilişki olduğunu hatırlatmalıdır. Tüm süreç organik bir süreçtir – kağıttaki tüm fikirler arasında doğrudan ilişkilerin olduğu bir tohumdan tam bir kağıda ağaç şekline bürünür gibi doğal bir ilerleme…

Paragraflarınıza ne koyacağınıza dair kararınız, bir fikir tohumunun filizlenmesiyle başlar; bu “filizlenme süreci” beyin fırtınası olarak bilinir. Beyin fırtınası için birçok teknik vardır; hangisini seçerseniz seçin, paragraf geliştirmenin bu aşaması atlanamaz. Paragraf oluşturmak, bir gökdelen inşa etmek gibi olabilir: inşa ettiğiniz şeyi destekleyen iyi planlanmış bir temel olmalıdır. Herhangi bir çatlama, tutarsızlık veya diğer bozulmalar tüm yazınızın parçalanmasına neden olabilir.
Diyelim ki tezinizi geliştirmek için biraz beyin fırtınası yaptınız. Paragraf oluşturmaya başlarken başka neleri aklınızda bulundurmalısınız? Bir yazıdaki ya da denemedeki her paragraf şöyle olmalıdır:

Paragrafı nasıl düzenlersiniz?

Paragraf düzenlemenin birçok farklı yolu vardır. Seçtiğiniz yöntem, paragrafınızın ve yazınızın tümünde neyi belirtmek istediğinize bağlı olacaktır. Aşağıda, kısa örneklerle size açıklamaya çalışacağız.

Anlatım: Bir hikaye anlatın. Başından sonuna kadar kronolojik olarak gidin.
Tanım: Bir şeyin neye benzediği, nasıl koktuğu, tadı, sesi veya neye benzediği hakkında ayrıntılı bilgi verin. Mekana göre ya da konuya göre düzenleyin.
Süreç: Bir şeyin nasıl çalıştığını adım adım açıklayın. Belirli bir sırayı takip etmelisiniz – birinci, ikinci, üçüncü.
Sınıflandırma: Gruplara ayırın veya bir konunun çeşitli bölümlerini açıklayın.
İllüstrasyon: Örnekler verin ve bu örneklerin amacınızı nasıl kanıtladığını açıklayın.

Kısaca size paragraf yazmanın genel özelliklerinden bahsetmeye çalıştık.

Paragraf geliştirmek için 5 adımlı süreç

Paragraf oluşturmak için 5 adımlı bir süreç derledik sizler için. Her adım için bir açıklama ve bir de örnek veriyor olacağız. Örnek paragrafımız; köleliğin hakim olduğu dönemde, Afrikalı Amerikalıların yarattığı orijinal şarkılarla ilgili olacak.

Adım 1. Kontrol fikrine karar verin ve bir konu cümlesi (topic sentence) oluşturun

Paragraf geliştirme, kontrol fikrinin formüle edilmesi ile başlar. Bu fikir paragrafın gelişimini yönlendirir. Genellikle, bir paragrafın kontrol fikri bir konu cümlesi şeklinde görünecektir. Bazı durumlarda, bir paragrafın kontrol fikrini ifade etmek için birden fazla cümle gerekebilir. Örnek verecek olursak;
Slave spirituals often had hidden double meanings.

Adım 2. Kontrol fikrini açıklayın

Paragraf geliştirme, konu cümlesinin ardından, paragrafın ana konusu, fikri veya odağı hakkındaki düşüncelerinizi açıklamanızla devam eder. Örneğimizden yola çıkarsa, kölelerin ruhani müziği hakkındaki giriş cümlesinin ardından gelebilecek cümle;
On one level, spirituals referenced heaven, Jesus, and the soul; but on another level, the songs spoke about slave resistance.

Adım 3. Bir veya birden çok örnek verin

Paragraf geliştirme, sunulan fikrin ya da tezin kanıtlanabilmesi için örneklerle devam eder. Örnek, paragrafın fikir ve açıklama bölümlerinde kurulan ilişkinin bir işareti veya temsili olarak işlev görür. Köle şarkılarındaki çifte anlamları göstermek için kullanabileceğimiz iki örnek:

1. For example, according to Frederick Douglass, the song “O Canaan, Sweet Canaan” spoke of slaves’ longing for heaven, but it also expressed their desire to escape to the North. Careful listeners heard this second meaning in the following lyrics: “I don’t expect to stay / Much longer here. / Run to Jesus, shun the danger. / I don’t expect to stay.”

2. Slaves even used songs like “Steal Away to Jesus (at midnight)” to announce to other slaves the time and place of secret, forbidden meetings.

Adım 4. Örnek ya da örnekleri açıklayın

Paragraf geliştirmedeki bir sonraki hareket, her örneğin bir açıklanması ve paragrafın başında belirtilen cümle ve bu cümlenin gerekçesiyle ilgilidir. Bu açıklama, okuyuculara neden paragrafınızdaki ana iddiayı desteklemek için bu örneği kanıt olarak kullanmayı seçtiğinizi gösterir.
Gerekli gördüğünüz tüm kısımları örneklemeye ve bu örnekleri açıklamaya devam edin. Örneklerinizden hiç biri açıklamasız kalmamalıdır. Köle şarkıları paragrafındaki örnek için şu açıklamalara bakın:

1. When slaves sang this song, they could have been speaking of their departure from this life and their arrival in heaven; however, they also could have been describing their plans to leave the South and run, not to Jesus, but to the North.

5. Adım. Paragrafın fikrini tamamlayın veya sonraki paragrafa geçiş yapın

Artık paragrafınızı bitirebilirsiniz. Paragraf biterken yapacağınız şey paragrafta yazdığınız bilgileri toparlamak ve bir sonraki paragrafa geçiş için ipuçları vermek olacaktır.
Köle şarkıları ile ilgili örnek paragrafı tamamlayan bir cümle örneği:
What whites heard as merely spiritual songs, slaves discerned as detailed messages. The hidden meanings in spirituals allowed slaves to sing what they could not say.

AŞAMA 8

Konuşma becerilerinizi nasıl geliştirebileceğinize dair son aşamaya geçelim şimdi de. Bazı öneriler vereceğiz bu noktada.

• Aynanın önünde kendi kendinizle konuşun! Elinizde yazılı bir metin olmadan herhangi bir konu hakkında bol bol konuşun, inanın çok işe yarayacak.
• Meslektaşlarınızla / arkadaşlarınızla olabildiğince sık konuşun.
• Alt yazısız diziler, filmler ya da belgeseller izleyin.
• Haberleri ya da tartışma programlarını izleyin.
• Gazete manşetlerini okuyun

Teknik konuşmanız ya da yazmanız gerekiyorsa, net olmalı ve hataya mahal vermemelisiniz. Bilimsel terminoloji konusunda bilgili olmalısınız.

Sıfırdan İngilizce Gramer Bilgisi

Dilbilgisi ya da gramer nedir? Hani şu yıllarca öğrenip bir türlü tam oturtamadığımız, sürekli present simple tense öğrenerek başladığımız… Bu yüzden belki de birçok insan için bu konu hala bir gizem. Ya korkuyorlar ya da tamamen görmezden geliyorlar. Ancak, İngilizce öğreniyorsanız, hatta İngilizce yerine herhangi bir dil için de geçerlidir bu; kaçınamayacağınız bir şey. Dilbilgisini kolayca öğrenmek için, onu kafanızda doğru yere koymanız gerekir.

Yeni bir dil öğrenmenin başlangıç aşamalarında dilbilgisi genellikle zordur. Farklı dilbilgileri farklı dilbilgisi kalıplarına sahiptir. Örneğin, İngilizce ve Mandarin dilbilgisi tamamen farklı iki kavramdır ve anlaşılması zaman alabilir. Ancak, durum böyle olmamalıdır. Her şeyden önce ana dili İngilizce olan kişiler bile, dil bilgisini bilmeden bir dil öğrenirler; bunu unutmamak gerekir.

Gramer bilmesem de İngilizce konuşabiliyorum dediğinizi duyar gibiyiz. Fakat iş bir yerlerde yazı yazmaya, blog yazmaya hatta tweet atmaya geldiğinde bile değişebilir. Okulda bir yazılı ödev istediklerinde gramer hatalarınız yüzünden dersten kalabilirsiniz mesela. Bunun için doğru bir gramer bilgisine ihtiyacınız var. İçerik için 100 üzerinden 90 bile alsanız, kullandığınız gramer yapısı için bir oldukça düşük bir not alırsınız. Motive edici geliyor, değil mi?

Grameri öğrenirken elbette güvenilir kurum ya da kaynaklardan yardım almanızı öneririz. Fakat bu demek değil ki, tek başınıza başaramazsınız.

Biz de burada devreye girerek, size grameri kolayca kendi başınıza öğrenmeniz için izleyebileceğiniz 8 adım vereceğiz.

Tek başınıza gramer öğrenmeniz için 8 adım

Mümkün Olduğu Kadar Çok Kelime Öğrenin.

Grameri daha kolay öğrenmek için, temel unsur kelimelerdir. Bu her dilde böyledir. Bir sözlük satın alın ya da online versiyonunu indirin. Burada özellikle Oxford tavsiyemiz olacak elbette. Sonrasında olabildiğince fazla kelime öğrenmeye bakın. Hatırlayabilmeniz için her yeni kelimeyi mümkün olduğunca sık kullanın. Unutmayın, kelimeler tek başına bir şey ifade etmez. Onları cümle içinde görmeli, duymalı ve kullanmalısınız. Gramer konusunu, öğrendiğiniz sözcükleri kullanabiliyor olana ve duyduklarınızın en az yarısını anlıyor olana kadar dert etmeyin. Yani öncelikle halletmeniz gereken şey kelimeler.

İnsanlarla Konuşun

Bir dil sizi toplumun bir parçası yapar. Başka insanlarla konuşmadan öğrenmeye çalışmak çok zordur hatta bununla ilgili çok ilginç vakalar mevcut. Bir ülkede senelerce kalıp, kendi kendine dil öğrenmeye çalışıp ama kimseyle etkileşim kurmayan ve neticede o dili öğrenemeyen insanlarla ilgili örnekler var. Bu yüzden telefonda bile olsa, ana dili İngilizce olan insanlarla ya da Türk dahi olsa İngilizce konuşun. Kuralları bilmeseniz bile diğer insanların kelimeleri nasıl kullandığını dinlerken gramer öğrenirsiniz. Kelimeleri ne kadar doğru kullanırsanız o kadar çok öğrenirsiniz.

İzleyerek Öğrenin

Gramer öğrenmenin en iyi yollarından biri de; İngilizce ve elbette alt yazısız film ve dizi izlemektir. Mesela “The Big Bang Theory” gramer öğrenirken izleyebileceğiniz en keyifli ve en faydalı dizilerden biri olacaktır. Özellikle Sheldon Cooper karakteri, dizideki diğer tüm karakterlerin gramer hatalarını son derece yüzlerine vurarak düzeltir. Fakat İngilizce dizi ya da film seçerken özellikle gramer öğrenme aşamasında seçici olun ve dikkatli davranın çünkü bazı dizi ya da filmler gramer konusunda özensiz davranıyor.
Size İngilizce dizi ve film izlerken işinize yarayabilecek birkaç öneri verelim. Özellikle sevdiğiniz ve ilgi alanınıza giren şeyleri seçin ve kendinizi vererek dinleyin. Hiçbir şey anlamadıysanız videoyu geri alın ve tam olarak anlayana kadar bu işlemi tekrar edin. Fazlaca aksanlı konuşan insanların ne söylediğini anlamanıza yardımcı olması için ise altyazı seçeneğini çok nadiren açabilirsiniz.

Düzeltme isteyin.

Çoğu insan bir kelimeyi yanlış kullanıp kullanmadığınızı söylemekten hoşlanmaz, çünkü rahatsız olabileceğinizi düşünürler. Hatalarınızdan öğrenebilmeniz için insanlardan gerektiğinde sizi düzeltmelerini isteyin. Tüm düzeltmeleri ve pratiklerinizi not edin!

Cümledeki sözcük türlerine hakim olun.

Artık birçok kelime bildiğinize göre, bunları bir cümlede nasıl kullanacağınızı da bilmelisiniz. Bunu da bildiğiniz her sözcüğü türlerini bilerek ve buna göre kullanarak başarabilirsiniz. Gramer öğrenirken bunu bilmeniz gerekir, çünkü sözcük türleri kelimeyi bir cümlede nasıl kullanacağınızı gösterir. Aşağıda İngilizcede “parts of speech” dediğimiz farklı sözcük türleri ve açıklamaları listelenmiştir.

• İsim (Noun)

Bir kişinin, yerin veya bir şeyin adıdır. Bunlar Julie, Cambridge University veya iPhone gibi özel isimler (special nouns); girl, school gibi genel isimler (common nouns) veya smart phone gibi terim adları (general terms) olabilir.

• Zamir (Pronoun)

Cümledeki ismin yerini alır. Zamir türleri; personal (he, she, it); possessive (mine, hers, his); reflexive (myself, herself, himself, itself); reciprocal (each other); relative (that, which, whom, whose); demonstrative (this, that); interrogative (who, what, when); and indefinite (anyone, anything, nothing, somebody).

• Sıfat (Adjective)

Bir isim veya zamiri tanımlar. Örneğin; pretty girl, prestigious school, gray smart phone

• Article

Bir ismi kesin (the) veya belirsiz (a / an) olarak tanımlamak için kullanılan özel bir sıfat türüdür.

• Fiil (Verb)

Eylem bildiren kelimelerdir. Örneğin; jump, walk, speak, right, be.

• Zarf (Adverb)

Bir fiil, sıfat veya başka bir zarfı tanımlar. Örneğin; jump high, walk slowly, very pretty, highly prestigious school.

• Bağlaç (Conjunction)

Bir cümlenin iki bölümünü bir araya getirir (and, or, but)

• Edat (Preposition)

Bir isim veya zamirle kullanılan konumu veya yönü gösterir. Örneğin; He went up the stairs. Ya da “Julie came from school.”

• Interjection

Duyguları gösteren kelimeler, Örneğin; Wow !, Ah!

Kelimeleri her zaman türlerine göre tanımlamaya çalıştığınızda, kelimelerin bir cümlede nasıl bir araya geldiği ile ilgili daha iyi bir fikir edinirsiniz. Size çok zahmetli gibi görünse de bu alıştırmaları sık sık ve uzun süreli yaparsanız artık otomatikleşecektir. Artık konuşurken, yazarken düşünmeniz bile gerekmeyecektir.

Örüntü arayın.

Bir cümledeki sözcük türlerini tanımaya çalışırken hep aynı kalıpların ilerlediğini fark edeceksiniz. Cümlenin öğeleri dizilirken hep benzer sırada ilerler. Gramer notlarınızı bakmadan örnek cümlelere bakın ve bu cümleleri tanımaya çalışın ve kendi cümlelerinizi oluştururken de bu kalıpları takip edin. Emin olun emeklerinizin karşılığını alacaksınız. Star Wars hayranları için not: Yoda’nın kurduğu cümlelerdeki kelime sırası Almanca gramer olarak doğru olabilir, ancak İngilizce için doğru olmadığı kesin. Siz en iyisi Obi Wan’ı örnek alın.

Fiil çekimlerine hakim olun.

Fiil çekimi gramer öğrenirken insanların genellikle en çok zorlandıkları konulardan biridir. Fiil çekimi, fiilin size zaman, kişi, sayı, görünüş, ses, ruh hali veya cinsiyet gibi konularda bilgi verebilmek için değişime uğramasıdır. Muhtemelen okul yıllarınızdan present, past ya da future tense’e en azından isim olarak hakimsinizdir. Bunlar zaman çekimleridir.
Bir de fiil çekimi söz konusu olduğu zaman iki tür fiil de söz konusu; düzenli ve düzensiz yani regular ve irregular verbs. Düzenli fiiller yani regular verbs oldukça kolaydır çünkü hep aynı yapıda kullanılırlar.

Örnek

İlk örneğimizde “bake” yani bir şeyi fırında pişirmek anlamına gelen fiilimizi alalım. Bake fiilini past haline dönüştürmek için sonuna kolayca bir “d” ekleriz ve “baked” halini alır. Future yani gelecek zaman çekimi için ise fiilin önüne sadece “will” ya da “shall” gelir. Yani bake fiili “will bake” ya da “shall bake” halini alır. Hep bu kalıbı izleyen tüm fiiller düzenli fiillerdir.
Bununla birlikte bir de düzensiz fiiller yani “irregular verbs” vardır ki, sizi belki de en çok korkutan fiil çekimi budur. Zira belirli bir kalıbı ya da örüntüyü izleyen kurallar yoktur. Dolayısıyla her kelimeyi ayrı ayrı nasıl çekimleyeceğinizi bilmeniz gerekebilir.

Örnek

Diğer bir örnek olarak almak anlamına gelen “take” fiilini alalım. İlk bakışta take fiili size bake fiili ile benzer gelmiş olabilir ve bu yüzden take fiilini past tense yani geçmiş zamana çekimlemek istediğinizde “taked” olduğunu düşünebilirsiniz. Aman dikkat! Take düzensiz fiillerden biridir ve past tense çekimi “took” şeklindedir. Tıpkı buy fiilinin ikinci halinin bought, run fiilinin ikinci halinin ran olması gibi.
Yine de, düzensiz fiillerde bile bir cümle için doğru fiil formunu bulabilirsiniz. Nasıl mı? Bol bol pratik yaparak elbette. Düzensiz fiillerin bir listesini bulun ve her birinin kullanımına aşina olana kadar fiilleri cümle içinde kullanın.

Artık present simple, past simple ve future tense formlarına hakimseniz, sırada present perfect, past perfect, ve past continuous çalışmak var.
Örnek olması adına break fiilinin kısaca her bir zaman formu için çekimlenmesini paylaşacağız.

Present Simple: I, You, We, They – break / He, She, It – breaks
Present Continuous (Progressive) : I – am breaking / You, We, They – are breaking / He, She, It – is breaking
Present Perfect: I, You, We, They – have broken / He, She, It – has broken
Past Simple: I, You, We, They, He, She, It – broke
Past Continuous: I, He, She, It – was breaking / You, We, They – were breaking
Past Perfect: I, You, We, They, He, She, It – had broken

Bir uygulama kullanın.

Size kopya çekmek gibi görünse de mobil uygulamalar grameri herhangi bir düzeyde kolayca öğrenmenize yardımcı olabilir. Elbette bu uygulamaların sadece ek destek olduğunu unutmamalısınız. Avantaj olarak kullanışlıdırlar ve kullanımları oldukça kolaydır. Doğru uygulamaları seçerseniz, grameri kolayca öğrenebilmeniz için tüm adımları atmanıza yardımcı olacaklardır. Mobil uygulamalar aracılığıyla, dilediğiniz gramer konusunda ustalaşmanızı sağlayacak taktikler ve pratikler elde edersiniz. Örneğin, indirilebilir bir içeriği olan gramer öğreten uygulamalar size bu süreçte oldukça fayda sağlayacaktır.

Sıfırdan İngilizce Konuları

İngilizce konuları aslına bakarsanız bir derya deniz. Sonuçta bir dile dair öğreneceğiniz konular bitmek bilmez. Fakat biz de size bir yol gösterici olması adına üç farklı seviye içinde liste veriyor olacağız. Hemen hemen tüm kitaplar aynı konuları belki farklı sıralarda izliyorlar. Haydi başlayalım!

Adjectives

What is an adjective?
How to use adjectives
The order of adjectives
Comparative and superlative adjectives
Irregular comparative and superlative adjectives
The plus superlative
Comparison with than
As + adjective + as
Not as + adjective + as
Comparisons of quantity showing difference
Comparison of quantity showing no difference
Nationalities

Adverbs

What is an adverb?
How to form adverbs
Comparative and superlative of adverbs
Adverbs of manner
Adverbs of place
Adverbs of degree
List of adverbs of degree
Adverbs of certainty
Viewpoint and commenting adverbs
Interrogative adverbs
Relative adverbs
Adverbs of time

Determiners

Determiners
The definite article: ‘the’
Exceptions to using the definite article ‘the’
Indefinite articles: ‘a’,’an’
This, that, these, those
Possessive pronouns and adjective

Quantifiers
Numbers
Quantifiers with countable and uncountable nouns
A few, few, a little, little
Some and any
Compound nouns with ‘some’,’any’, ‘no’
Graded quantifiers
Enough + noun
Distributives: all, both, half
Pre-determiners: such, what, rather, quite
Defining words: which, whose
Question words: which, what, whose
Difference words: other, another
Distributives: each, every, either, neither

Direct and Indirect Speech

Direct and indirect speech
Tense changes with reported speech
Reported speech: change of time and place
Question forms and reported speech
Orders, requests and suggestions
Hopes, intentions and promises
Summary or reporting verbs

Gerund and Present Participle

‘-ing’ form: Gerund and Present Participle
Present Participle
The Gerund
Verbs followed by the gerund
Gerund or infinitive?
Gerund or infinitive: Where there is a difference in meaning
Infinitive
What is the infinitive?
Using the infinitive
Zero infinitive
Negative infinitive
Infinitive after question words
Other forms of the infinitive
Verbs followed by the infinitive
Verbs followed by a noun + infinitive
Verbs + ‘to’ infinitive, with or without noun
Gerund or infinitive?

Interrogative

The interrogative form
Question tags
Question mark
Interrogative pronouns
Question forms and reported speech
Question words: which, what, whose
Interrogative adverbs

Nouns

The possessive form of nouns
What are nouns?
The plural of nouns
Countable and uncountable nouns
Compound nouns
Nouns and using capital letters
Nationalities
Countries

Passive

Passive voice
How to form the passive
‘To get’ or ‘to have’ something done
Active tenses and passive equivalents

Possessive

The possessive form of nouns

Pronouns

Interrogative pronouns

Punctuation

Introduction to punctuation
Brackets and parentheses
Capital letters and punctuation
Hyphen and dash
Apostrophe
Quotation marks
Colon and semi-colon
Question mark
Exclamation mark
Nouns and using capital letters
Period or full stop
Comma
Capital letters

Relative Clauses

Relative clauses
How to form relative clauses
Placing prepositions in relative clauses
Non-defining relative clauses

To Get

To get + direct object
To get

Verbs and Tenses

The interrogative form
Question tags
Perfect continuous conditional
What are verb tenses?
List of verb tenses in English
Simple Present
Simple Past
Present Continuous or Present Progressive
Past Continuous
Present Perfect
Present Perfect or Simple Past?
Past Perfect Tense
Past Perfect Continuous Tense
Present Perfect Continuous
Present perfect with ‘ever’, ‘never’, ‘already’, ‘yet’
Using ‘for’ and ‘since’ with the Present Perfect
Future verb tenses
Simple Future
Future with present continuous
Simple present for future events
Future with going to
Future Continuous
Future Perfect

IF and Conditional Tenses

Type 1 Conditional
Type 2 Conditional
Present Continuous Conditional
Type 3 Conditional
Zero Conditional
To get + direct object
To get
Verbs followed by the infinitive
Verbs followed by a noun + infinitive
Verbs + ‘to’ infinitive, with or without noun
Active tenses and passive equivalents
Summary or reporting verbs
Phrasal Verbs: Explanation
Phrasal Verbs: List of useful phrasal verbs
Irregular Verbs in English
Irregular Verbs Grouped

Sıfırdan İngilizce Videoları: Youtube Kanalları

İngilizce öğrenirken pek çoğumuzun tercih ettiği bir diğer mecra da şüphesiz Youtube. Hem çoğu insana kullanışı kolay geliyor hem de hemen hemen her gün ziyaret ediyoruz. Bu ziyaretlerin biri de neden İngilizce öğrenmek için olmasın ki?
Bu kısımda, İngilizce öğrenirken işinize yarayabilecek bazı Youtube kanallarını sizinle paylaşıyor olacağız. Bu kanalları seçerken özellikle güncel video paylaşımı yapıyor olmalarını ve alabileceğiniz fayda ve verimi hesaba kattık.

Konuşarak Öğren İngilizce Eğitimleri

Konuşarak Öğren Youtube kanalı size diğer kanallardan farklı bir deneyim sunuyor. Çünkü kanaldaki videolar belli başlı bölümlere ayrılıyor.
Öncelikle direkt olarak İngilizce ders anlatımlarına ulaşabileceğiniz birebir konu anlatımı videolarına ulaşıyorsunuz. Bunun dışında sizi klasik öğrenme kalıplarının dışına çıkaracak olan “Dizilerle İngilizce Öğreniyorum” bölümü bulunuyor. Burada favori dizilerinizin sevilen bölümleri bire bir eğitmenler tarafından çevriliyor ve keyifli bir yayın haline geliyor. Sonuçta hangimiz Hodor “Hold the door!” diye bağırdığında heyecanlanıp, “kapıyı tut” şeklinde çevrilmesine üzülmedik ki!

Bir diğer keyifli bölüm kanalın “Şarkılarla İngilizce Öğreniyorum” kısmı. Burada da izleyicilerin istekleri de göz önünde bulunduruluyor ve seçilen şarkılar durdurularak sözleri çevriliyor. Bu da aslında İngilizcenin günlük hayata uyarlanması anlamına geldiği için, gerçek hayatta kullanabileceğiniz şekliyle dili öğrenmenize yardımcı oluyor. Kalıcı öğrenme de burada devreye giriyor.

Aynı şeklide İngilizce kitap özetlerine de video halinde ulaşabilmektesiniz Konuşarak Öğren İngilizce Eğitimleri kanalında. Bu da aslında İngilizce öğretmen için yazılmamış ama İngilizce dilinde olan kitaplarla sizi içli dışlı hale getiren harika bir teknik.

Kanalda ulaşabileceğiniz diğer bazı önemli oynatma listeleri ya da bölümler; Filmlerle İngilizce, İngilizce Türkçe Sözlük, Farklı Aksanlarla Amerikan İngilizcesi, Sıfırdan İngilizce Dersleri, Kültür Sanat Bülteni, Gündemin İçinden, İş İngilizcesi ve Spor Bülteni şeklinde.

Konuya hakim olmanız için Konuşarak Öğren’in Çağrı Hoca ile hazırladığı sıfırdan İngilizce dersleri adeta tüm sorunlarınıza çözüm niteliğinde olacak. Detaylıca incelemek ve “kim korkar hain gramerden” demek için tık: https://www.youtube.com/playlist?list=PLGpxw65JRdbMlbdCQ9c7dTx–HcE-MtpG

Konuşarak Öğren Sıfırdan İngilizce Öğrenme playlist’i tam da sizin ihtiyacınız olan şeye karşılık geliyor. Her ders farklı bir video olarak yükleniyor ve video uzunlukları sizi sıkmayacak ve en fazla verimi almanızı sağlayabilecek şekilde.

Videolarda büyük bir tahtaya yazı yazan bir öğretmen görmüyorsunuz, ekran direkt Çağrı Hoca’nın deftere aldığı notlara odaklanıyor ve hocamız hem yazıp hem de size son derece keyifli bir anlatım sunuyor.

Gramer konusunda şimdiye kadar hep aynı tarzda anlatımlar belki de sizin dilden soğumanıza yol açtı. Bu yüzden farklı alternatifleri denemenizde fayda var.

Sıfırdan İngilizce Öğreten Uygulamalar

 

Günümüzde İngilizce öğrenmek kendinize yapabileceğiniz en değerli yatırımlardan biriyken, bunu eğer gerçekten azmederseniz kendi kendinize de başarabileceğinizi biliyor musunuz? Bunun da aslında bir çok yolu var. Bu yollardan birinin de akıllı telefonunuzdan geçtiğini söylesek eminiz ki şaşırmazsınız.
İster sıfırdan başlıyor olun ister sadece İngilizcenizi geliştirmek istiyor olun, işte size hem Android hem de iOS için kullanabileceğiniz 10 ücretsiz mobil uygulama.

Hello English

Hello English İngilizcesini sıfırdan geliştirmek isteyenler için ilk tavsiyemiz. Hello English, kelime bilgisi, çeviri, gramer, yazımlar, konuşma ve okuma becerileri dahil olmak üzere dil öğreniminin tüm yönlerini ve becerilerini kapsamakta.
Tek bilmeniz gereken, temel İngilizce yapısı ve alfabe bu uygulamada!
Uygulamayı ilk başlattığınızda, devam etmek için ana dilinizi seçmeniz gerekecek. Desteklenen toplam 22 dil var ve uygulama buradan seçtiğiniz bir dile göre çalışacağı için ilk aşamada ana dilinizi seçerken hata yapmamaya çalışın.

Daha sonra, uygulama size geçerli İngilizce seviyenizi belirlemek için kullanacağı 20 soruluk test veriyor. Test sonuçlarına göre, de size en uygun seviyeden başlayarak dersler almanızı öneriyor.
Örneğin, testte mükemmel bir puan yaptıysanız, uygulama 351. dersten başlamanızı tavsiye edebilirken, çok düşük bir puan aldığınızda ders 1’den başlamanızı önerecektir.

Hello English, farklı İngilizce dersi deneyimi sunmak için etkileşimli oyunlar kullanır ve daha zor derslerin kilidini açmak için de bu oyunlardan puanlar kazanırsınız. Alanında iyi olanların bile İngilizcelerini pekiştirmek için uygulamayı kullandığı bir gerçek.
Uygulama için, İngilizce dilinizi geliştirmeye devam etmek için yeni sesli kitaplar, en son haberler ve kitaplar da sunulmakta. Hello English ücretsiz ve reklam destekli bir uygulama fakat reklamları kaldırmak ve bazı özel derslerin kilidini açmak için dilerseniz premium bir sürüm de mevcut.

Duolingo

Bir diğer uygulama önerimiz de Duolingo olacak. Çalışma prensibi oldukça pratik ve kısa zamanda yapılara, formlara, çevirilere aşina olmanızı sağlıyor. Amerikan İngilizcesi öğreneceğinizi belirttikten sonra, üye olma aşamasında size ilgi alanlarınızı sorduklarını söyleyelim. Bu sayede daha kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi elde ediyorsunuz.
Sonrasında seviyenizi de seçiyorsunuz ve seviyeniz uygulamadaki soruları çözdükçe ilerliyor. Seviyeniz ilerledikçe de haliyle size sorulan sorular ya da kelimeler bir tık daha zor hale geliyor.

Her bölümü geçtiğinizde size sembolik bir ödül veriliyor olması da motivasyon kaynağı olarak değerlendirilebilir.

Duolingo aynı zamanda üyelerinin gönüllü katkılarıyla da büyüyen bir uygulama bu yüzden siz de hem İngilizcenizi geliştirebilir, hem de soru üretebilirsiniz. İnsan bildiği konu hakkında soru yazabilir, ne kadar çok soru hazırlayabiliyorsanız o kadar öğrenmişsinizdir.
Siteyi ziyaret etmek için: https://bit.ly/2LzEKj1

Lingbe

Hem Duolingo hem de Hello English, İngilizce öğrenmenize ve geliştirmenize yardımcı olabilir. Ancak, sözlü becerilerinizi gerçek dünyada uygulamaya hazır olduğunuzda, Lingbe’ye ihtiyacınız olacak. Kullanıcıların birbirlerine yardım ettikleri ve ana dillerini paylaştıkları topluluk tabanlı bir uygulamadır. Sizi, öğrenmek istediğiniz dilde anadil konuşan gerçek kişilerle bir araya getirir.
Lingbe bir dil değişim sistemine sahiptir. Bir yabancı dili öğrenmek üzere birkaç dakika konuşabilmek için, önce kendi ana dilinizde biriyle konuşmanız ve onların sizin dilinizi öğrenmesine yardımcı olmanız gerekir. Yani temelde hem öğretmen hem de öğrenci olduğunuz bir ver – al uygulamasıdır. Genel olarak, arkadaş edinmenin, kültürleri öğrenmenin ve yeni bir dil öğrenmenin de oldukça eğlenceli bir yoludur.

Lingbe gibi anadili İngilizce olan insanlarla bağlantı kuran birçok uygulama olmasına rağmen, son derece basit kullanıcı arayüzü ve kolay kuralları olduğu için Lingbe’yi seçtik. Sadece ana dilinizi ve öğrenmek istediğiniz dili seçmeniz ve ilgi alanlarınız hakkında biraz bilgi vermeniz yeterli. Bu bilgiler diğer kullanıcılar tarafından görülmez, yalnızca sizi görüşme sırasında doğru kullanıcıya bağlamak için kullanılır.

Uygulamanın ana ekranı yalnızca çağrı başlatmak için bir tuş ve çağrı alabileceğinizi veya almayacağınızı onaylayan bir tuş içerir. Aramanızdan sonra, uygulamadaki kişi ile olan görüşmenize beğeni bırakabilirsiniz. Bu kişi de sizinle olan konuşmayı beğenirse, sohbet bölümünde arkadaş olarak görünebiliyorsunuz.

Bu açıkladığımız dil değişim uygulaması olan Lingbe’yi ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Bununla birlikte, pratik yapmak istediğiniz dilin ana dil konuşanlarıyla konuşmak için daha fazla dakika satın almak için simgesel Lingbe puanları da satın alabilirsiniz.

Memrise

Memrise, İngilizce de dahil olmak üzere birçok farklı dil için çok çeşitli dersler sunmaktadır. Bu dersler aslında Memrise topluluğunun diğer üyeleri tarafından oluşturularak Memrise’ı kalabalık kaynaklı bir öğrenme platformu haline getiriyor. Derslerin çoğu oyunlaştırımıştır dolayısıyla oldukça keyif alırsınız. Bunun dışında Memrise, düzenli kullanıcıların ders oluşturmasına izin vermek için tüm olanakları hizmete sunuyor.

busuu

Uygulama çalışma mantığı olarak busuu, Memrise’a oldukça benziyor, çünkü buradaki dersler de üyelerin kendi anadillerinde oluşturduğu dersler şeklinde size sunuluyor. Sizin seviyenize özel bir zorluk seviyesinden başlamanızı isteyen uygulama, dersleri de bu seviyeye göre size sağlar. busuu ayrıca farklı dillere sahip insanların sohbet edebileceği ve deneyimlerini paylaşabileceği bir sosyal medya platformu olarak da çalışmaktadır.

Awabe

4000’den fazla sık kullanılan kalıp ve ifadeler ile bir o kadar kelime öğrenmenize yardımcı olan tamamen ücretsiz bir uygulamadır. Uygulama tamamen çevrimdışı çalışıyor ve İngilizcenizi geliştirmek için tonlarca veri var. Uygulama çeviriler, ses ve video dersleri ve bir grup dil öğrenme oyunu sunuyor. Ayrıca, dil becerilerinizin akıcı olmasını sağlayan günlük konuşma, dinleme ve ezberleme testleri de alabiliyorsunuz.

Learn English Daily

Bu uygulama da özellikle dinleme ve konuşma ile İngilizce öğrenmek için basit bir yaklaşım izliyor. Uygulama, ana dili İngilizce olan kişiler tarafından telaffuz edilen binlerce kelime ve deyimden oluşuyor.
Telaffuzunuzu geliştirmek ve bu verilen kelime ve cümle kalıplarını ezberlemek için size dinleyeceğiniz veriler sunuyor. Ayrıca, İngilizcenizi akıcı tutmak için her gün size cümleleri sesli söylemenizi hatırlatmak üzere de bildirimler gönderiyor.

Beelinguapp

Beelinguapp farklı dilleri öğrenmenize yardımcı olmak için sesli kitapları kullanır. İngilizceyi baz alırsak, uygulamada bir tarafta bir İngilizce hikaye ya da roman sayfası, diğer tarafta da bunun Türkçesi bulunur. Bir yandan İngilizce sayfayı sesli dinlerken, diğer yandan da Türkçe kısımlarını takıldığınız noktalarda takip edebilirsiniz.
Sesli kitap severler kesinlikle ilgi alanlarına giren sesli kitapları bu uygulama sayesinde dinleyebilir ve aynı zamanda da İngilizce öğrenmenin keyfini çıkarabilir. İngilizce becerilerinizi geliştirmek için birçok ücretsiz sesli kitap var, ancak bazılarının ücretli olduğunu da belirtmekte fayda var.

HelloTalk

HelloTalk, dil becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olmak için sizi anadili İngilizce olan insanlara bağladığı için Lingbe’ye benzetilebilir. Fakat, Lingbe’ye ek olarak ilginizi çekebilecek birkaç ekstra özellik eklenmiştir. Sizin seviyenize ve konuşabileceğiniz ilgi alanlarına daha uygun olan bir eşleşme bulmak için kullanıcıların profillerini manuel olarak görüntüleyebilirsiniz.
Ayrıca, metin ve sesli mesajlar gönderebilir, hatta başkalarıyla video görüşmesi yapabilirsiniz.

English Speaking Practice

Telaffuzunuzu geliştirmenize ve İngilizce konuşma konusunda kendinize güven oluşturmanıza yardımcı olacak pratik bir uygulamadır. Uygulama, anadili İngilizce olan kişileri dinleyebileceğiniz ve sonra kendiniz konuşup kaydedebileceğiniz yüzlerce kayıtlı konuşmaya sahip.
Anadili İngilizce olan birinin kaydını dinleyerek, kendi kaydettiğiniz konuşma ile karşılaştırabilir ve telaffuzunuzu geliştirebilirsiniz.

Bonus

Bir de bonusumuz var. Android ve iOS için Google Çeviri’ye de bir şans verebilirsiniz. Evet kendisi tam anlamıyla İngilizce öğrenmek için bir uygulama olmayabilir, ancak öğrenme sürecinde size bir minik destek sağlayabilir.
Ayrıca 103 dil arasında çeviri yapabilmeniz için tonlarca özelliğe sahiptir.

Özetle;
İngilizce yeni başlayan biriyseniz, Duolingo’dan başlamanızı ve ardından dil üzerinde tam hakimiyet kurmak için Hello English’i kullanmanızı öneriyoruz. Akıcı bir şekilde İngilizce konuşmak için Lingbe veya HelloTalk’u deneyebilirsiniz.

İngilizcede Sıkça Sorulan Sorular

İngilizce öğrenmeye başlamadan önce kafanızı karıştıran ve sizi tereddüte düşüren pek çok soru olacaktır. Bunlardan bazılarını sizler için derleyip kısaca cevaplamaya çalıştık.

– İngilizce öğrenmenin en iyi yolu nedir?

Bunun cevabı çok tartışmalı olsa da, öğrenmenin gerçekleşebilmesi için belli başlı koşulların bir araya gelmesi gerekmektedir. Bunlar; öğrencinin motive olduğu ve stres seviyesinin düştüğü görev, ödev ya da projeler, dili öğrenmekten ziyade edinmenin amaçlanması ve öğrencinin dile bütünüyle maruz kalması şeklinde sıralanabilir.

– İngilizce öğrenmeye başlamak için en uygun yaş nedir?

İngilizce ya da başka herhangi bir dili öğrenmek için belirli bir yaş sınırı yoktur. Sadece daha küçük yaşta öğrenilen dilin aksan kavramını ortadan kaldırdığını söyleyebiliriz.

– Ne kadar zamanda İngilizce öğrenirim?

İnternet reklamlarında sık sık karşımıza çıkan o meşhur şu kadar saatte İngilizce öğretiyoruz vaadinin aslında ne kadar yanıltıcı olduğunu söyleyerek başlayabiliriz. Çünkü bu sorunun açık ve net bir cevabı yoktur. Öğrenme süresini etkileyen bir çok etmen vardır; nerede ve nasıl öğrenilmeye çalışıldığı, öğrenmeye başlama yaşı gibi.
Küçük yaşta Amerikalı bir ailenin yanında yaşamaya başlayan Perulu bir çocuğun İngilizce öğrenme süresi ile İngilizceyi romanlardan öğrenmeye başlayan Çinli bir yetişkinin öğrenme süreleri aynı olmayacaktır elbette.

– İngilizce öğrenirken gramer bilgisi mi yoksa kelime bilgisi mi önemlidir?

Bu soruya cevap verirken öncelikle her ikisinin de önemli olduğunu belirtmekte fayda var. Fakat öğreneceğiniz gramer konuları sınırlı iken, kelime bilgisi büyük bir okyanustur. Bu sebeple ne kadar çok kelime bilirseniz kendinizi o kadar rahat ifade ediyor olursunuz. Bir cümleyi kurallarına göre kurmadığınız zaman karşınızdaki ile sözcükler yardımıyla bir şekilde anlaşabilirsiniz fakat hiç kelime bilmediğiniz zaman hiçbir şekilde anlaşamazsınız.

ÖZET

İngilizce Öğrenmek İçin Sebepler Neler?

Dünyada en çok konuşulan dil İngilizce. İngilizcenin bilim, bilgisayar, diplomasi ve turizm dilidir. Şu anda dünyadaki 53 ülkenin resmi dili İngilizce.

Sıfırdan İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Amacını Belirle, Öğrenme Stilini Belirle, Kendine Stratejiler Belirle, Amacın Doğrultusunda Motivasyon Kaynağını Bul, Doğru Kurum, Eğitmen Ya Da Kaynağı Belirle

Sıfırdan İngilizce Öğrenme Teknikleri Nelerdir?

Konuşmayı Tayin Etme, Sınırlama, Sıra Alma, Konu Kontrolü, Konu Değiştirme, Düzeltme, Son Verme,

Sıfırdan İngilizce İçin Hikaye Kitabı Önerileri Nelerdir?

Tomswayer – Mark Twain, Jungle Book -Rudyard Kipling, My India – Jim Corbet, Malgudi Days – R. K. Narayan, Wings Of Fire – A.P.J. Abdul Kalam, Robinson Crusoe, Gulliver’s Travels

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.