Press İkinci ve Üçüncü Hali


Press İkinci ve Üçüncü Hali

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Press 1. Hali  

Press fiili ‘’bastırmak, basmak’’ anlamına gelmektedir.  Press fiilinin kullanımı ile ilgili örnek cümleler aşağıdaki gibidir.  

Press 1. Hali Örnekler 

  • You need to press the button on the left if you would like to open the machine. 

Makineyi açmak istiyorsanız soldaki düğmeye basmanız gerekir. 

  • This place is used to press carswhich are already brokento make them scraps. 

Burası, zaten bozulmuş olan arabalara hurda yapmak için basmak için kullanılır. 

  • He usually presses his feelings and I am afraid that it will make him sick soon. 

Genellikle duygularını bastırır ve korkarım ki bu onu yakında hasta edecek. 

Press 2. Hali 

Press kurallı bir fiildir ve ikinci hali ‘’pressed’’ olur. Press fiilinin ikinci halinin kullanımı ile ilgili örnek cümleler aşağıdaki gibidir. 

Press 3. Hali Örnekler 

  • Nutmeg needs to be pressed before mixing it to the grout. 

Küçük hindistan cevizi harçla karıştırılmadan önce bastırılmalıdır. 

  • Pressed feelings may cause distortion in human behaviour and mental illnesses. 

Bastırılmış duygular insan davranışlarında bozulmalara ve akıl hastalıklarına neden olabilir. 

  • She pressed noise by screaming and told the crowd to be silent for a moment. 

Çığlık atarak gürültüye bastırdı ve kalabalığa bir süre sessiz kalmasını söyledi. 

Press 3. Hali 

Press kurallı bir fiildir ve üçüncü hali ‘’pressed’’ olur. Press fiilinin üçüncü halinin kullanımı ile ilgili örnek cümleler aşağıdaki gibidir. 

Press 3. Hali Örnekler 

  • She had already pressed the play button when he came into the room to stop her.  

Onu durdurmak için odaya geldiğinde zaten oynat düğmesine basmıştı. 

  • The government has pressed the riot successfully and managed the crisis without letting the economy getting affected. 

Hükümet, isyana başarılı bir şekilde bastırdı ve ekonominin etkilenmesine izin vermeden krizi yönetti. 

  • The police had already pressed him with his questions when his lawyer showed up. 

Polis avukatı ortaya çıktığında sorularıyla ona zaten baskı yapmıştı. 

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.