İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Acil Durum Diyalogları


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Dünyanın neresinde olursak olalım, acil durumlarla karşılaşma ihtimalimiz hep aynı ölçüdedir. Bir kazaya şahit olduğumuzda, rastgele oradan geçiyor dahi olsak durup yardım etmek ve acil durum servisine haber vermek isteriz. Eğer bu olay bizim başımızdan geçiyorsa panik yapmayarak başımıza gelenleri en doğru şekilde acil durum personeline aktarmamız gerekir. Türkiye’de, hepimizin bildiği gibi acil durum numarası 112’dir. Bu yazımızda Türkiye’nin acil durum servisi 112 üzerinden örneklemeler yaparak benzer durumlarla yurt dışında karşılaşırsak İngilizce acil durum diyalogları ile durumumuzu nasıl ifade edeceğimize bakalım.

Öncelikle 112’yi ne gibi durumlarda aramamız gerektiğini hatırlayalım. Eğer acil müdahale gerektiren, kalp krizi, şeker koması, nefes darlığı, tıkanma, boğulma, zehirlenme, kaza, bilinç kaybı, derin kanama gibi sağlık problemleri ya da intihar girişimi, sara krizi, yaralama gibi durumlar varsa 112’den yardım istemeliyiz.

Peki, hastayı neden kendimiz götürmüyoruz da acil servisten yardım alıyoruz? Unutmayalım ki, bazı durumlarda bizim yapabileceğimiz herhangi bir yanlış bir uygulama hasta için ölümcül sonuçlara ulaşabilir. Bu sebeple bizim arayıp bilgilendirmemiz üzerine en yakın sağlık biriminden yola çıkan bir ambulans, içindeki sağlık personeliyle birlikte gerekli hizmeti çok daha faydalı bir şekilde verecektir. 

 

 

Acil Durumlar İçin İngilizce Diyaloglar

 

Öncelikle bulunduğunuz adresi doğru verdiğinize emin olun ve acil durum personeli telefonu kapatmanızı istemeden çağrıyı sonlandırmayın. Vereceğiniz konum bilgisi ambulansın size ulaşması açısından en büyük etkendir.

Aşağıdaki örnek diyalog bir senaryoyu içermekle birlikte “you” olarak adlandırdığımız kişi “siz”, “attendant” ise iletişim hâlinde olduğunuz “görevli”dir.

-Attendant: Hello, how can I help you?

Görevli: Merhaba, size nasıl yardım edebilirim?

-You: There is a state of emergency. My name is Jane Doe.

Siz: Acil bir durum var. İsmim Jane Doe.

-Attendant: Okay, Jane. Are you okay? Who needs help right now?

Görevli: Tamam, Jane. İyi misin? Şu an kimin yardıma ihtiyacı var?

-You: My brother cut his wrist accidentally, and there is so much blood.

Siz: Kardeşim kazayla bileğini kesti ve çok fazla kanaması var.

-Attendant: Okay, is there anybody who could help you to stop bleeding?

Görevli: Tamam, kanamayı durdurmaya yardım edebilecek birisi var mı?

-You: No, just me and my brother.

Siz: Hayır, yalnızca ben ve kardeşimiz.

-Attendant: Okay, you have to cool down, please tell me the address. Are you at home?

Görevli: Tamam, sakin olmalı ve bana adresini vermelisin. Evde misiniz?

-You: Yes, we are at home. And here is our address. (Explained in the next chapter.)

Siz: Evet, evdeyiz. Adresimiz şu şekilde… (Bir sonraki başlıkta adres tarifi için bir örneğe ulaşabilirsiniz.)

-Attendant: Okay, I sent an ambulance to your address. Now, I need you to relax and find a clean cloth to stop bleeding. After you find a clean cloth, please carefully compress the cloth on the wound. It will help you to stop bleeding even a bit. Do not panic, and wait for the ambulance Jane, okay?

Görevli: Tamam, adresinize bir ambulans gönderdim. Şimdi, sakinleşmeni ve temiz bir bez bulup kanamayı durdurmanı istiyorum. Temiz bir bez bulduktan sonra, bezi dikkatlice yaraya bastır. Bu biraz da olsa kanamayı durduracaktır. Panik yapma ve ambulansın gelmesini bekle Jane, tamam mı?

-You: Okay. I found a clean cloth and I am compressing it on the wound.

Siz: Tamam, temiz bir bez buldum ve yaraya baskı yapıyorum.

 

Acil Durumlar İçin Örnek Cümleler

Yukarıdaki örnek acil servisle görüşmenin nasıl sağlandığı hakkında size az çok bilgi verecektir. Aşağıda da pratik olarak kullanabileceğiniz kelime grupları anlamlarıyla yer alıyor.

  • Kim yardım istiyor? – Who needs help?
  • Arkadaşımın yardıma ihtiyacı var. – My friend needs help.
  • Benim yardıma ihtiyacım var. – I need help.
  • Neden yardım istiyor? – Why he/ she needs help?
  • Bayıldı. –He/ she fainted.
  • Trafik kazası geçirdi. – He/ she had a traffic accident.
  • Yüksek bir yerden düştü. – He/ she fall from somewhere high.
  • Kolunu kesti. – He/ she cut his/ her arm.
  • Bacağını kesti. – He/ she cut his/ her leg.
  • Bileğini kesti. – He/ she cut his/ her wrist.
  • Yaralandı. – He/ she get hurt.
  • Yaralandı. – He/she wounded.
  • Yangın veya fiziksel saldırı sebebiyle herhangi bir tehlikeli durum var mı? – Is there any state of distress like fire or physical attack?
  • Kaza olması hâlinde: Herhangi biri yaralandı mı? – If there is an accident: Is somebody get hurt?
  • Kaza olması hâlinde: Kaç kişi yaralandı ve nasıl şekilde? – If there is an accident: How -many person get hurt and how?
  • Üç kişi yaralandı. Birisi onlara saldırdı. – Three people get hurt. Somebody attacked them.
  • On dört kişi yaralandı. Otobüs kaza yaptı. – Fourteen people get hurt. The bus had a crash.
  • Hasta veya yaralının kim olduğunu biliyor musun? – Do you know who is the patient or casualty?
  • Evet, o benim annem. – Yes, she is my mother.
  • Hayır, onu tanımıyorum. – No, I don’t know him/her.
  • Hasta veya yaralıya ne oldu? – What happened to the patient or casualty?
  • Birisi ilk yardım uygulaması yaptı mı? – Did anyone do first aid?

İngilizce Ambulans Çağırma ve Ambulans İçi Diyaloglar

 

Bulunduğumuz yerin adresini dikkatli bir şekilde vermemiz gerektiğini konuştuk, peki ambulans çağırırken ve ambulansa bindikten sonra iletişimimizi nasıl devam ettireceğiz? Gelin, bu başlıkta bunları inceleyelim.

Ambulans çağırırken yol tarifinde dikkat etmemiz gereken ilk şey yolu bilindik mekânlar üzerinden tarif ederek acil yardım personellerinin aklını karıştırmamak ve onları olabildiğince hızlı şekilde getirmeye yardımcı olmaktır.

Diyelim ki sol tarafında bir alışveriş merkezi, karşısında “Yeşil” adlı bir restoran ve sağ tarafında otobüs durakları olan bir caddenin ara sokağındayız ve sokağın ismi “Deniz”. Eğer “caddedeki Deniz sokaktayız” gibi bir ifade kullanırsak konumumuzun bulunması çetrefilli bir hâl alabilir. Ancak aşağıdaki gibi bir diyalogla yol tarif etmek hayat kurtaracaktır…

-Caddedeki Deniz Sokak’tayız. Sol tarafımızda alışveriş merkezi var ve sağ tarafta otobüs durakları var. Yeşil Restoran’ın karşısındaki sokakta bekliyoruz.

We are at Deniz Street on the high road. There is a shopping center on our left, and there is a bus stop on our right. We are waiting for you in the face of Yeşil Restaurant.

Bu gibi bir diyalog için ihtiyacınız olabilecek kelimeler şu şekilde:

  • Sağında – On the right
  • Solunda –On the left
  • Karşısında –In the face of
  • Karşısında –Opposite of
  • Sokak –Street 
  • Yol –Road 
  • Yanında –Beside of
  • Yakınında –Near of
  • Uzağında –Far from 

Diyelim ki bir yakınınıza, belki de tanımadığınız birine, ambulansta eşlik etmeniz gerekti. Olur da hastanın durumunu öğrenmek için kullanabileceğiniz birkaç ifadeyi ve alabileceğiniz tahmini cevapları aşağıda derledik.

  • O nasıl? –How is she/ he?
  • O iyi mi? –Is she/ he okay?
  • Her şey yolunda mı? –Is everything okay?
  • O iyi/kötü. –She/ he is okay/ bad.
  • Durumu kontrol altında tutuyoruz. –We handle the situation.
  • Lütfen, sakin olun. –Please, calm down.
  • Panik yapmayın. –Do not panic.
  • Hastadan uzak durun. –Stay away from the patient.

 

İngilizce İlk Yardım Diyalogları

 

İlk yardım sırasında bilinciniz açıksa, sizinle ilgilenen personele direkt olarak bilgi vermeniz gerekebilir. Hissettiklerinizi, ağrınızı veyahut acınızı en doğru şekilde ifade edebilmeniz için size birkaç örnek diyalog hazırladık.

  • Nasıl hissediyorsunuz? –How do you feel?
  • Nasılsınız? –How are you?
  • Ağrınız var mı? –Do you feel pain?
  • İyiyim. –I am fine.
  • Kötü hissediyorum. –I am feeling bad.
  • …acıyor. –…hurts.
  • Kol –Arm
  • Bacak –Leg
  • Göğüs –Chest
  • El –Hand
  • Ayak –Foot
  • Baş –Head
  • Göz –Eye
  • Burun -Nose
  • Ağız –Mouth
  • Başım dönüyor. –I have a dizziness.
  • Başım ağrıyor. –I have a headache.
  • Dişim ağrıyor. –I have a toothache.
  • Karnım ağrıyor. –I have a stomachacehe.
  • Midem bulanıyor. –I feel sick. / I want to throw up.

Her ne kadar zor durumlarda kalmamanızı temenni ediyor olsak da, her türlü duruma hazır olmak için bahsettiklerimizi bir kenara not almanızda fayda var. 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir:

İngilizce Hastalık İsimleri

İngilizce Hastanede Geçen Diyaloglar

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.