İngilizce Adolf Hitler’in Hayatı

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Doğumu

Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 tarihinde Almanların yoğunlukta olduğu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bağlı Yukarı Avusturya’nın Braunau am Inn kasabasında o sıralarda gümrük memuru olan Alois Hitler ve Alois’in üçüncü eşi Klara Pölzl’ün oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Alois’in altı çocuğundan dördüncüsüdür. Avusturya vatandaşı olarak doğmuştur.

Adolf Hitler’s Life

Birth

On April 20, 1889, Adolf Hitler was the fourth of six children of Alois Hitler and his third wife, Aloisin, who were customs officers at the time in Braunau am Inn, Upper Austria, in the Austrian-Hungarian Empire, the German diversity. He was born an Austrian citizen.

Askerlik

Hitler, Batı Cephesi’nde Albay Julius List komutasındaki 16. Bavyera Yedek Piyade Alayı’nda askerliğe başlamıştır. Birinci Ypres Muharebesi, Somme Muharebesi, Arras Muharebesi ve Passchendaele Muharebesi’ne katılmıştır.  Fransa ve Belçika’da, 16. Bavyera Yedek Alayı karargahında haberci olarak görev alan ve düşman ateşine yoğun miktarda maruz kalan Hitler, yanındaki diğer askerlerin aksine zor koşullardan asla şikayet etmemiştir. Bunun yerine boş vakitlerinde sanat ya da tarih hakkında konuşmayı tercih eden Hitler, şiirler yazmış, ordu gazetesi için bazı karikatürler çizmiştir.  Görevini yaparken gösterdiği sürati ve başarısı nedeniyle, ordu tarafından kendisine iki askeri nişan verilmiştir. 

Hitler alayı terk etmek istememiş ancak kendisinde liderlik özelliklerinin yeterli çerçevede olamadığı gerekçesiyle de rütbe alamamıştır. Bazı kaynaklara göre ise yükseltilmemesinin asıl nedeni Alman vatandaşı olmamasıydı. Ekim 1916’da Fransa’nın kuzeyinde bacağından yaralanan Hitler, Mart 1917’de ön saflardaki görevine geri dönmüştür.

15 Ekim 1918’de I. Dünya Savaşı’nın savaşın sona ermesinden kısa bir süre önce, Hitler zehirli gaz saldırısından dolayı geçirdiği geçici körlük nedeniyle, savaş meydanındaki askerî hastaneye götürülmüştür. David Lewis ve Bernhard Horstmann gibi bazı psikologlara göre ise bu geçici körlüğün sebebi geçirdiği bir histeri kriziydi. 

Uzun zamandır Almanya’ya hayran olan Hitler, Alman vatandaşı olmamasına rağmen savaş sırasında da tutkulu bir vatansevere dönüşmüş ve tek amaç olarak Almanya’nın kurtuluşunu benimsemiştir. Tıpkı birçok Alman milliyetçisi gibi o da savaş alanında değil masada yenilmelerine inanmış, buna neden olan politikacıları daha sonra ‘Kasım Hainleri’ olarak adlandırmıştır.

Military 

Hitler began his military service in the 16th Bavarian Reserve Infantry Regiment under the command of Colonel Julius List on the Western Front. He participated in the First Battle of Ypres, the Battle of Somme, the Battle of Arras and the Battle of Passchendaele. In France and Belgium, Hitler, who served as a messenger at the headquarters of the 16th Bavarian Reserve Regiment, was heavily exposed to enemy fire and never complained of difficult conditions, unlike the other soldiers who were with him. Instead, Hitler, who preferred to talk about art or history in his spare time, wrote poems and drew some cartoons for the army newspaper. Due to his speed and success in his duty, he was given two military orders by the army.

Hitler didn’t  want to leave the regiment, but he couldn’t  get a rank on the grounds that his leadership qualities were not sufficient. According to some sources, the main reason for not being promoted was the lack of German citizenship. In October 1916, Hitler suffered a leg injury in the north of France, and in March 1917 he returned to the front line.

On October 15, 1918, shortly before the end of World War I, Hitler was taken to the military hospital on the battlefield because of his temporary blindness from the poison gas attack. According to some psychologists such as David Lewis and Bernhard Horstmann, the cause of this temporary blindness was a crisis of hysteria.

Hitler, who has long admired Germany, turned into a passionate patriot during the war, even though he was not a German citizen and adopted Germany’s salvation as his sole purpose. Like many German nationalists, he believed that they were defeated at the table, not on the battlefield, and later called the politicians who caused it to be called the ‘traitors of November’.

Siyasi hayatı

Viyana’da komşusu olan Dietrich Eckart vasıtasıyla Adolf Josef Lanz ile 1914’te tanışan Hitler aynı yıl List Cemiyetine üye olmuştur I. Dünya Savaşı’ndan 2 yıl sonra Adolf Hitler, 31 Mart 1920 tarihinde ordudan aldığı resmî emirle sivil hayata geçmiştir.  Hitler, aynı gün Münih’te ünlü Thierschstrasse adlı konuttaki 41 numaralı odaya taşınmıştır. Bu odanın hemen yanında ise Thule Cemiyetinin kurucusu Baron Sebottendorf’un sahibi olduğu ve Almanya’daki en popüler milliyetçi gazetesi olan Völkischer Beobachter’ın ofisi bulunmaktaydı. Hitler, Sebottendof’la Münih’te bizzat tanıştıktan sonra önce Alman İşçi Partisine, daha sonra ise 555-7 üye numarasıyla Thule Cemiyetine katılmıştır.

Political life

Hitler, who met Adolf Josef Lanz in Vienna in 1914 through his neighbor Dietrich Eckart, became a member of the List Society in the same year. On the same day, Hitler moved to room 41 in Munich’s famous Thierschstrasse. Next to this room was the office of Völkischer Beobachter, the most popular nationalist newspaper in Germany, owned by Baron Sebottendorf, the founder of the Thule Society. Hitler first met with Sebottendof in Munich and then joined the German Workers’ Party and then the Thule Society with a member number of 555-7.

 

  • Alman İşçi Partisine katılması

 

Hitler Münih Devrimi’ne katılmış ve sosyalist bir aktivist olmuştur. Daha sonra Yüzbaşı Karl Mair başkanlığındaki Bavyera Ordusu’nun İstihbarat Şubesi’nde eğitim alıp karşı devrim eylemlerinde bulunmuştur. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Hitler, hiçbir resmî eğitimi ve iş kariyeri olmadığı için mümkün olduğunca uzun süre için ordu içinde kalmaya çalışmıştır. Thule Cemiyetine üye olduktan sonra ise gizli lider olarak tanımladığı Adolf Josef Lanz’ın yayınladığı Ostara dergisini okumaya başlamış ve beyaz ırkın üstün olduğu düşüncesi, antisemitizm ve antikomünizm fikirlerine sahip olmuştur. 

Kış mevsimini Avusturya sınırı yakınlarında Traunstein’daki esir kampında gardiyanlık yaparak geçirmiş, 1919’un ilkbaharında Münih’e dönmüştür. Münih’te kısa süren Sovyet rejiminin sorumlularını incelemek amacıyla, 2. Piyade Alayı tarafından kurulmuş olan tahkikat komisyonuna bilgi toplamıştır. Daha sonra ise eğitim subaylığı görevini elde etmiş ve burada hitabet yeteneğini keşfetme ve geliştirme fırsatı bulmuştur. Çünkü söz söylemek, kendi görüşüne göre, başarılı politikacılığın ilk şartıydı.

Hitler, Alman İşçi Partisine kabul edilmesine başlangıçta çok şaşırmıştır, çünkü asıl amacı kendi partisini kurmaktır.  Bu yüzden bu fikrini bir mektup ile bildirmek üzereyken içinde bir merak uyandı ve çağrıldığı komite toplantısına gitmeye ve kendilerine neden partilerine katılmak istemediğini şahsen anlatmaya karar vermiş ve toplantıya gitmiştir. Ancak toplantılar esnasında fikti değişmiş ve partide kalmaya karar vermiştir. Hitler, 1920 yılının başlangıcında partinin propagandasını eline almış ve 24 Şubat 1920’de Alman İşçi Partisinin adı Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi olarak değiştirmiştir. NSDAP’nin taraftarlarına komünistler ve sosyal demokratlar tarafından küçümseme maksadıyla kısaca “Nazi” ismi verilmiştir.

Parti 25 maddelik bir program hazırlamış, bu programın ilk maddesinde Almanya’yı Versay Antlaşması’nın getirdiği güçsüzlükten kurtarmak amaçlanmıştır. Sonra da Hitler 1926’dabu maddeleri değişmez ilan etmiştir.

 

  • Joining the German Labor Party

 

Hitler joined the Munich Revolution and became a socialist activist. He then studied at the Intelligence Department of the Bavarian Army, led by Captain Karl Mair, and carried out counter-revolutionary actions. After World War I, Hitler tried to stay in the army for as long as possible, as he had no formal education and business career. After becoming a member of the Thule Society, he began to read Ostara, a magazine published by Adolf Josef Lanz, whom he described as a secret leader, and the idea of ​​superiority of the white race had the ideas of anti-Semitism and anticommunism.

He spent the winter season as a guard at the prison camp in Traunstein, near the Austrian border, and returned to Munich in the spring of 1919. He collected information from the investigation commission established by the 2nd Infantry Regiment in order to examine those responsible for the short Soviet regime in Munich. Later, he became a training officer where he had the opportunity to discover and develop his oratory skills. Because speaking was, in his view, the first condition for successful politicism.

Hitler was initially surprised by his admission to the German Workers’ Party because his main purpose was to establish his own party. So when he was about to express his opinion in a letter, a curiosity aroused and he decided to go to the committee meeting he was called to and to explain to them personally why he did not want to attend his party and he went to the meeting. However, during the meetings his mind changed and he decided to stay at the party. At the beginning of 1920, Hitler took the party’s propaganda and changed the name of the German Labor Party to the National Socialist German Labor Party on 24 February 1920. The supporters of the NSDAP were briefly called at Nazi, by the communists and social democrats in order to despise them.

The party has prepared a program of 25 articles, the first article of this program aimed to save Germany from the weakness of the Treaty of Versailles. Then Hitler declared these articles unchanged in 1926.

 

  • Birahane Darbesi ve Mein Kampf

 

Benito Mussolini’nin Roma Yürüyüşü’nün benzerini yaparak, 8-9 Kasım 1923’te Münih’teki Bavyera hükümetini devirmeye yönelik Birahane Darbesini düzenlemiştir. 1 Nisan 1924’te 5 yıllık hapis cezasına çarptırılmıştır. 20 Aralık 1924 günü hakim Neidhardt’ın da kararıyla Hitler Bavyera Halk Mahkemesi tarafından kamu düzeni ve halk için tehlike oluşturmadığı ve meşru yönetimi devirmeye yönelik faaliyetlerde bulunan teşkilatlarla bağlantısı olmadığı gerekçesiyle serbest bırakılmıştır.

Bu dönemde Rudolf Hess aracılığıyla Mein Kampf –Kavgam- adlı kitabı yazan Hitler, hapisteyken otobiyografisini ve fikirlerini içeren bir kitap yazmış ve partisinin geleceğe yönelik hedeflerini bu kitapta planlamıştır. Hitler hapisten çıktıktan sonra partiyi yeniden düzene sokmuş, ancak Dünya Ekonomik Krizinden sonra daha fazla oy kazanabilmiştir. 1930 seçimlerinde %18 oy alarak SPD’den sonra ikinci büyük parti olmuştur. 

 

  • Brewery Coup and Mein Kampf

 

In a similar fashion to Benito Mussolini’s March of Rome, he organized the coup d’état on November 8-9, 1923 to overthrow the Bavarian government in Munich. He was sentenced to 5 years in prison on 1 April 1924. On 20 December 1924, with the decision of Judge Neidhardt, Hitler was released by the Bavarian People’s Court on the grounds that he did not pose a danger to public order and the public, and that he had no connection with organizations engaged in activities aimed at overthrowing legitimate rule.

During this period, Hitler wrote the book Mein Kampf through Rudolf Hess and wrote a book containing his autobiography and ideas while in prison and planned his party’s future goals in this book. After Hitler got out of prison, he reorganized the party, but won more votes after the World Economic Crisis. In the 1930 elections, it won 18% of the vote and became the second largest party after the SPD.

 

  • İktidara doğru

 

1925’te kendi isteği ile Avusturya vatandaşlığından çıkan Hitler halen Alman vatandaşı olamamış ve seçimlere adaylığını bile koyamaması tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. 25 Şubat 1932’de Brunswick Devleti’nin nasyonal sosyalist olan İçişleri Bakanı, Hitler’i Berlin’deki Brunswick temsilciliğine Ataşe tayin ettiğini açıklamıştır. Bu manevra ile Hitler otomatik olarak bir Brunswick ve dolayısıyla Alman vatandaşı olmuş ve Almanya Cumhurbaşkanlığına adaylığını koymaya hak kazanmıştır. 13 Mart 1932’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine NSDAP’nin adayı olarak katılan Hitler’in rakipleri, 1925’ten beri Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan bağımsız aday Paul von Hindenburg, KPD’nin adayı Ernst Thälmann ve Stahlhelm/DNVP’nin adayı Theodor Duesterberg idi. Hitler seçimlerde 11.339.446 oy aldı, bu sayı %30.1’e tekabül etmiştir. Karşısındaki en güçlü rakibi olan Hindenburg ise 18.651.497 oy alarak %49.6’lık bir oy oranıyla ikinci tura kalan seçimlerden galip olarak ayrılmıştır. 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden birkaç ay sonra, 31 Temmuz 1932’de, parti üçüncü kez genel seçime katılmıştır. Toplam oyların %37’sini alan Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, parlamentoda çoğunluğu sağlayamamakla birlikte en çok sandalye sayısına sahip olan parti konumuna gelmiştir. 1933 yılının Ocak ayında, Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg Hitler’i, Katolik Merkez Partisi ile bir koalisyon kurarak istikrarlı bir hükümet kuracağı umuduyla şansölye olarak atamıştır.

Ancak Katolik Merkez Partisi ile bir anlaşma sağlanamamış, Buna karşın Alman Ulusal Halk Partisinin (DNVP) desteğini alan Hitler, 5 Mart 1933 tarihinde ülkeyi yeniden bir genel seçime götürmüş ve seçimlerden galip parti olarak ayrılmıştır. Adolf Hitler, 21 Mart 1933 tarihinde Potsdam’daki Garnizon Kilisesi’nde düzenlenen bir törenle görevine başlamıştır. 

 

  • Towards Power

 

Hitler, who voluntarily retired from Austrian citizenship in 1925, was still not a German citizen and was in danger of not even running for the elections. On 25 February 1932, the Minister of the Interior, the national socialist of the State of Brunswick, announced that Hitler had appointed Attache to the Brunswick representative in Berlin. With this maneuver, Hitler automatically became a Brunswick citizen and therefore a German citizen and was entitled to run for the German presidency. Hitler’s rivals in the presidential election on March 13, 1932, as candidates for the NSDAP, were independent candidates Paul von Hindenburg, presidential candidate since 1925, and KPD candidate Ernst Thälmann and Stahlhelm / DNVP candidate Theodor Duesterberg. Hitler won 11,339,446 votes in the elections, corresponding to 30.1%. His most powerful rival, Hindenburg, won 18.651.497 votes and won the second round with 49.6%.

A few months after the presidential elections, on 31 July 1932, the party participated in the general election for the third time. The National Socialist German Workers’ Party, which received 37% of the total votes, became the party with the highest number of seats, although it did not get the majority in the parliament. In January 1933, President Paul von Hindenburg appointed Hitler as chancellor, hoping that he would form a coalition with the Catholic Central Party and form a stable government.

However, an agreement could not be reached with the Catholic Central Party. However, with the support of the German National People’s Party (DNVP), Hitler took the country to a general election again on March 5, 1933 and left the elections as the victorious party. Adolf Hitler began his mission on March 21, 1933 at a ceremony at the Garrison Church in Potsdam.

 

  • Antisemitizm 

 

Hitler, ülkedeki bütün aksaklıkların nedeni olarak Yahudileri ve Çingeneler gibi bazı azınlıkları göstermeye başlamış, Alman halkının bir kısmını bu düşüncelerine inandırarak büyük bir desteği arkasına almıştır. Almanya’yı ekonomik anlamda Yahudi sermayesinden arındırmanın yanı sıra politik ve kültürel alanlardan da uzaklaştırmak için harekete geçmiştir. Yahudileri toplama kamplarında toplamış, çalışabilecek durumda olanlar ayrıldıktan sonra diğerleri gaz odalarında öldürülüp cesetleri fırınlarda yakılmıştır. Bu faaliyetler sadece Almanya’da değil, daha sonra işgal edilen bütün ülkelerde de gerçekleştirilmiş, bu şekilde Avrupa’da milyonlarca Yahudi öldürülmüştür. Aynı zamanda engelli çocuklar hedef alınarak onlar için bir ötenazi programı uygulanmıştır. 

 

  • Antisemitism

 

Hitler began to point out some minorities such as the Jews and Gypsies as the cause of all the failures in the country and convinced some of the German people to take these ideas behind him. In addition to demilitarizing the Jewish capital economically, it also took action to remove Germany from political and cultural spheres. The Jews gathered them in concentration camps, and those who were able to work left after the others were killed in the gas chambers and their bodies burned in the ovens. These activities were carried out not only in Germany but also in all the countries occupied afterwards, killing millions of Jews in Europe. An euthanasia program was also implemented for children with disabilities.

Dış Politika

 

  • Yeniden silahlandırma (16 Mart 1935)

 

Alman ekonomisinin canlandırılmasının ardından Hitler, izleyeceği dış politikanın temelini oluşturan askeri stratejisini hayata geçirmeye yönelmiştir. Bu stratejinin ilk adımında Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin, Versay Antlaşması ile getirilen sınırlamalardan kurtulmasını amaçlamış, büyük tonajlı savaş gemileri ve denizaltı, zırhlı kara savaş araçları üretimine geçilmiş, kara ordusunun mevcudu artırılmıştır.

Foreign policy

 

  • Rearmament (March 16, 1935)

 

Following the revitalization of the German economy, Hitler tended to implement his military strategy, which was the basis of his foreign policy. In the first step of this strategy, German land, naval and air forces aimed to get rid of the limitations imposed by the Treaty of Versailles, and the production of large-tonnage warships and submarines and armored land war vehicles were increased and the size of the land army was increased.

 

  • Anschluss (12 Mart 1938)

 

Avusturya’nın ilhakı (Anschluss) 12 Mart 1938’de Hitler’in hayalindeki Büyük Almanya’yı oluşturma çabalarının ilk adımı olmuştur.Avusturya’nın ilhakından sonra, Saar bölgesinin Almanya’ya verilmesi, Çekoslovakya’nın Südet bölgesinin Almanya’ya verilmesi, Almanya’nın Çekoslovakya’yı işgali ve en sonunda Polonya’nın işgali takip etmiştir.

İlhaka giden yolun başlangıcı Almanya’nın yasa dışı Avusturya Nasyonal Sosyalist Partisinin Avusturya tarafından tanınması ve hükümet ortaklığının kabul edilmesi yolundaki baskıları etkilemiştir. 1938’de Avusturya Şansölyesi Kurt Schuschnigg, bağımsızlığı korumak ümidiyle son bir hamle yaparak Almanya’yla birleşme ya da bağımsızlık üzerine bir referandum yapmaya karar vermiştir. Ancak, Avusturya Nasyonal Sosyalist Partisi Viyana’da 11 Mart’ta kontrolü ele geçirmesi sonucunda Alman ordularının Avusturya’ya girmesi sakinlikle karşılanmıştır. Bağımsız Avusturya ancak II. Dünya Savaşı sona erdiğinde kurulmuştur.

  • Anschluss (12 March 1938)

The annexation of Austria (Anschluss) was the first step of Hitler’s efforts to form the Great Germany in his dream on 12 March 1938. After the annexation of Austria, the transfer of the Saar region to Germany, the transfer of the Südet region of Czechoslovakia to Germany, Germany occupation of Czechoslovakia followed by occupation of Poland.

The beginning of the road to annexation influenced the pressures for the recognition of the German illegal National Socialist Party by Austria and the acceptance of government partnership. In 1938, Austrian Chancellor Kurt Schuschnigg decided to hold a referendum on reunification or independence with Germany, making a final move in hopes of preserving independence. However, as the Austrian National Socialist Party seized control on 11 March in Vienna, the entry of German armies into Austria was met with calmness. Independent Austria, but II. It was founded when World War II ended.

 

  • Münih Konferansı (29-30 Eylül 1938)

 

Hitler’in ikinci stratejik hedefi, Almanca konuşan nüfusun yaşamakta olduğu bölgelerin, Alman topraklarına katılmasıydı. Avusturya’nın ilhakının ardından ikinci adım olarak Çekoslovakya toprakları içindeki Südet bölgesiydi.  Hitler’in baskısıyla 29 Eylül 1938 günü imzalanan Münih Anlaşması’yla Südet bölgesi Almanya’ya verilmiştir. Konferans; Alman, İtalyan, İngiliz ve Fransız başbakanlarının katıldığı, Çekoslovakya’nın temsilci bulundurmadığı bir konferans olarak bilinmektedir. Konferans sonrası imzalanana antlaşmanın hayata geçirilmesi konusunda hiç zaman kaybetmeyen Hitler, 1 Ekim 1938’de yine silah kullanılmaksızın, uluslararası anlaşmalara dayanılarak, nüfusunun %50’den fazlasını Almanların oluşturduğu Südet bölgesi Almanlarca işgal etmiştir. 15 Mart 1939’da ise Çekoslovakya’nın kalanını da topraklarına eklenmiştir. Çek endüstrisinin Almanya’ya katılmasıyla, Almanya’nın savaş hazırlıklarını daha da kolaylaşmıştır.

  • Munich Conference (29-30 September 1938)

Hitler’s second strategic goal was the inclusion of German-speaking areas in German territory. The second step after the annexation of Austria was the Südet region within the territory of Czechoslovakia. The Munich Agreement was signed on September 29, 1938 under Hitler’s pressure and the Südet region was given to Germany. Conference; It is known as a conference attended by German, Italian, British and French prime ministers and Czechoslovakia did not have any representatives. Hitler, who did not waste any time on the implementation of the treaty signed after the conference, occupied the Südet region, which was composed of more than 50% of the population of Germans by Germans, on the basis of international agreements without the use of weapons. On 15 March 1939, the rest of Czechoslovakia was added to its territory. With the Czech industry joining Germany, Germany’s war preparations were made even easier.

  1. Dünya Savaşı

Hitler, Wehrmacht’ı güçlendirdikten sonra ideolojisi gereği Alman milleti için oluşturması gereken “Lebensraum”un temellerini atmaya başlamıştır. Avusturya, Çekoslovakya, Litvanya’dan Memel bölgesini almıştır. Artık yapması gereken en son hamle Doğu Prusya ile ana toprakların birleştirilerek Prusya’nın toprak bütünlüğünün garanti altına almak olmuştur. 23 Ağustos 1939 tarihinde Hitler, Sovyetler ile anlaşarak ortak bir şekilde Polonya’nın ve Doğu Avrupa’nın bölüşülmesini sağlamış, Polonya’ya askerî müdahalede bulunmuştur. İlerleyen süreçte Birleşik Krallık ve Fransa da Almanya’ya savaş ilan etmiş, böylece II. Dünya Savaşı fiilen başlamıştır.

  1. World War

After strengthening Wehrmacht, Hitler began to lay the foundations of the “Lebensraum”, which, according to his ideology, had to form for the German nation. Austria, Czechoslovakia, Lithuania from the Memel region. The last move he has to make is to secure the territorial integrity of Prussia by combining East Prussia with the main territories. On August 23, 1939, Hitler, in agreement with the Soviets, jointly ensured the division of Poland and Eastern Europe and made military interventions in Poland. The United Kingdom and France also declared war on Germany. World War II started.

Ölümü

Savaş sonucunda Almanya’nın yenilgisinin kesinleşmesi ve ümitsizliğin iyice artması üzerine 30 Nisan 1945’te Berlin’de eşi Eva Braun’la birlikte intihar etmeye karar vermiştir. Kendilerini bir odaya kapatan ikiliden önce Eva Braun içinde siyanür bulunan bir kapsülü ısırmış ve zehir saniyeler içinde etkisini göstermiştir. Daha sonra ise Hitler bir siyanür kapsülünü ısırmış ve eş zamanlı olarak tabancayla sağ şakağına ateş etmiştir. Kendi isteğiyle Führerbunker bahçesinde benzinle cesetleri bombaların neden olduğu bir çukura yerleştirilip yakılmıştır. Hitler’in bunu istemesinin sebebinin Sovyet ordusu tarafından yakalanıp teşhir edilmek istememesi olduğu iddia edilmektedir. 

Rus güçleri içeri girip cesetleri bulduğunda ise diş kayıtlarıyla yapılan otopside teşhis edilen Hitler’in ve Eva Braun’un cesetleri, bir çeşit türbe haline gelmelerini önlemek için bir süre dolaştırıldıktan sonra, gizli Sovyet departmanı SMERSH tarafından Magdeburg’daki yeni başmerkezlerinde gömülmüştür. 4 Nisan 1970’te Hitler ve Braun’un kalıntılarını çıkarılarak tamamen yakılmış ve külleri Elbe Nehri’nin bir kolu olan Biederitz nehrine dökülmüştür.

Death

After the defeat of Germany and the increasing hopelessness of the war, he decided to commit suicide with his wife Eva Braun in Berlin on 30 April 1945. Before the duo who locked themselves in a room, Eva Braun bit a capsule containing cyanide and the poison was effective in seconds. Hitler then bit a cyanide capsule and simultaneously shot a gun to his right temple. He was voluntarily placed in the Führerbunker yard with gasoline and their bodies buried in a pit caused by bombs. It is claimed that Hitler wanted this because he did not want to be caught and exposed by the Soviet army.

When Russian forces came in and found the bodies, the corpses of Hitler and Eva Braun, who were identified in a dental autopsy, were buried in their new headquarters in Magdeburg by the secret Soviet department SMERSH, after being circulated for a while to prevent them from becoming some kind of shrine. On April 4, 1970, the remains of Hitler and Braun were removed and completely burned and their ashes poured into the Biederitz River, a tributary of the Elbe River.

Vasiyeti

Hitler, iki vasiyetnamesinden ilki olan siyasi vasiyetnamesinde “Almanya’nın bütün milletler ve Alman ulusu için zehir gibi tehlikeli olan Yahudileri ve Bolşevizm’i kovalamaktan asla vazgeçmemesi” gerektiğini belirtmiştir. Hitler’e göre Almanya’nın geleceğini tartışmasız bu olgu belirleyecektir. Hitler, savaşa girmekte haklı olduğunu savunmuş ve yenilgiden “korkak ve yalancı” olmakla itham ettiği generalleri sorumlu tutmuştur. İkinci vasiyeti olan özel vasiyetnamesinde ise tüm hayatı boyunca topladığı sanat eserleriyle doğduğu şehir olan Linz’de bir müze kurulmasını istemiş, tüm şahsi mallarını partiye, eğer parti kalmamışsa devlete bıraktığını ifade etmiştir.

His Will

Hitler, in his political will, the first of his two wills, stated that “Germany should never stop chasing Jews and Bolshevism, which are dangerous to poison for all nations and the German nation”. According to Hitler, this phenomenon will undoubtedly determine the future of Germany. Hitler argued that he was right to enter the war and blamed the generals he had accused of being a “coward and liar”. In his second will, he asked for a museum to be established in his hometown of Linz, where he was born with all the works of art he collected all his life.

İngilizce Adolf Hitler’in Hayatı son güncelleyen: Kasım 5th, 2019Konuşarak Öğren

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.