İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Özür Dileme Cümleleri ve Sözleri


İngilizce Özür Cümleleri

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizce konuşurken özür dilemeniz durumlar söz konusu olabilir. Ancak İngilizce özür cümlelerini öğrenirseniz kendinizi daha rahat ifade edebilirsiniz. İngilizce özür cümlelerini öğrenmeniz İngilizce dilini en doğru şekilde konuşmanız için gereklidir. İçeriğimizde aynı zamanda yer verdiğimiz İngilizce özür diyalogları sayesinde cümlelerin kullanım alanlarını da görebileceksiniz. Dilerseniz farklı konularda yazılmış içeriklerimizi de inceleyebilirsiniz.

İngilizce Özür Dileme Cümleleri ve Kalıpları

  • Sorry: Özür dilerim.
  • I’m sorry: Özür dilerim.
  • I’m so sorry: Çok özür dilerim.
  • I’m sorry you’re upset: Seni üzdüğüm için üzgünüm.
  • I’m very sorry: Çok özür dilerim.
  • I’m terribly sorry: Özür dilerim. (vurgu yapılır)
  • I’m awfully sorry: Özür dilerim. (vurgu yapılır)
  • I’m genuinely sorry: Özür dilerim. (vurgu yapılır)
  • I regret: Pişmanım.
  • Please forgive me: Lütfen beni affet.
  • Sorry, it’s my fault: Özür dilerim, benim hatam.
  • Sorry, I’m late: Özür dilerim, geç kaldım.
  • Sorry, I didn’t mean to do that: Özür dilerim, öyle demek istememiştim.
  • Sorry about that: Bunun için özür dilerim.
  • Can you forgive me?. Beni affeder misin?
  • I apologize for:…: Bunun için özür dilerim.
  • I owe you an apology: Sana bir özür borçluyum.
  • You can blame me for this: Bunun için beni suçlayabilirsin.
  • How should I apologize to you?: Senden nasıl özür dilemeliyim?
  • I beg your pardon: Affına sığınırım.
  • Sorry for keeping you waiting: Seni beklettiğim için özür dilerim.
  • I want to apologize: Özür dilemek istiyorum.
  • Excuse me: Afedersin.
  • Mea culpa: Benim hatam (İngilizceye Latinceden geçmiştir.)
  • My fault: Benim hatam.  (ABD İngilizcesinde kullanılır.)
  • My mistake: Benim hatam.
  • Pardon: Afedersin.
  • Ever so sorry: Çok üzgünüm.
  • How stupid / careless / thoughtless of me: Nasıl bu kadar aptal / dikkatsiz/ düşüncesiz olabildim?
  • I apologize: Özür dilerim.
  • I’m ashamed of…: …. için utanıyorum.
  • I had that wrong: Yanlış yaptım.
  • I hope you can forgive me: Umarım beni affedebilirsin.
  • I sincerely apologize: İçtenlikle özür dilerim.
  • I take full responsibility: Tüm sorumluluğu üstleniyorum.
  • I wanted to tell you I’m sorry: Sana üzgün olduğumu söylemek istedim.
  • I was wrong on that: Bu konuda yanılmışım.
  • I’m sorry for hurting you: Canını acıttığım için özür dilerim.
  • I’m very sorry for hurting your feelings: Duygularını incittiğim için özür dilerim.
  • I know that I messed up: Her şeyi dağıttığımı biliyorum.
  • I must apologize: Özür dilemek zorundayım.
  • I want to apologize: Özür dilemek istiyorum.
  • I need to apologize: Özür dilemeye ihtiyacım var.
  • I’d like to apologize: Özür dilemek istiyorum.
  • My apologies: Özür dilerim.
  • Oh my goodness! I’m so sorry. I should have watched where I was going: Aman tanrım! Çok üzgünüm. Lafın nereye gideceğini bilmeliydim.
  • Please accept my apology: Lütfen özrümü kabul et.
  • Please accept our sincerest apologies: Lütfen en içten özürlerimizi kabul et.
  • Please don’t be mad at me: Lütfen bana kızma.
  • Please excuse my (ignorance): Cehaletimi lütfen affet.
  • Sorry, my apologies. I had that wrong: Özür dilerim, özür dilerim. Bunu yanlış yaptım.
  • Sorry. It was all my fault: Afedersiniz. Hepsi benim hatamdı.
  • That was wrong of me: Bu benim yanlışımdı.
  • Whoops! Sorry!: Tüh! Afedersin!
  • I beg your pardon: Affınıza sığınırım.
  • Pardon me for being so rude: Kaba olduğum için özür dilerim.

İngilizce Özür Dileme Diyalogları

A:   Hello?

B:   Hello, This is Ekrem. I’m sorry to call so late.

A:   Ekrem, what happened? We were supposed to meet at eight.

B:   I’m really sorry. My car broke down, so I couldn’t get there.  And my cellphone died, so I couldn’t call you.

A:   I was really worried.

B:   I’m ashamed of it. Can we get together tomorrow?

A:   Mm…..okay. But Ekrem, please call if something happens.

A: Merhaba?

B: Merhaba, Ben Ekrem. Çok geç aradığım için üzgünüm.

A: Ekrem, ne oldu? Sekizde buluşmamız gerekiyordu.

B: Gerçekten üzgünüm. Arabam bozuldu, o yüzden oraya varamadım. Ve cep telefonum bozuldu, bu yüzden seni arayamadım.

C: Gerçekten endişelendim.

B: Bundan utanıyorum. Yarın bir araya gelebilir miyiz?

A: Mm… ..okay. Ama Ekrem, bir şey olursa lütfen ara.


A: Sorry I’m late. I was held up at the airport.

B: That’s OK. I’ve just arrived myself.

A: Üzgünüm geciktim. Havaalanında kaldım.

B: Sorun değil. Ben de henüz geldim.

 

Yağmur: I apologize for my behaviour. I was under a lot of stress.

Deniz: Never mind. I understand.

Yağmur: Davranışım için özür dilerim. Çok stres altındaydım.

Deniz: Boş ver. Anlıyorum.

 

Ece: Sorry to keep you waiting. It won’t happen again.

Gizem: Don’t worry about it.

 Ece: Seni beklettiğim için üzgünüm. Bir daha olmayacak.

Gizem: Endişelenme.

 

A: I am really very sorry about this problem.

B: I should think so too! What you did was completely unacceptable.

C: Bu sorun için gerçekten çok üzgünüm.

B: Ben de öyle düşünmeliyim! Yaptığınız şey tamamen kabul edilemezdi.

 

Guest: Sorry about spilling coffee on your floor. I’ll get a mop.

Host: Oh, it doesn’t matter. The cleaning lady will clean it up later.

Misafir: Yerinize kahve döktüğüm için üzgünüm. Bir paspas alacağım.

Ev sahibi: Oh, önemli değil. Temizlikçi kadın daha sonra temizler.

 

A: We sincerely apologize for the late delivery.

B: I’m afraid that’s not good enough! I expect some sort of discount.

A: Geç teslimat için sizden içtenlikle özür dileriz.

B: Korkarım bu yeterince iyi değil! Bir çeşit indirim bekliyoruz.


A: I’m terribly sorry about the broken vase.

B: I inherited it from my grandmother!

A: How can I make this up to you? I’m so sorry.

A: Kırılan vazo için çok üzgünüm.

B: O, büyükannemden miras kalmıştı!

C: Bunu size nasıl yapabildim. Çok üzgünüm.


Hotel manager: Hello, Ms. Cam?

Honeymoon couple: Yes?

Hotel manage:  This is hotel manager. My name is Okan Please accept my apology for the unsatisfactory condition of your room. We’ve upgraded you to a Honeymoon Suite. Have a good journey!

Honeymoon couple : Thank you for noticing your mistake.

Otel müdürü: Merhaba Bayan Cam?

Balayı çift: Evet?

Otel müdürü: Bu otel müdürüyüm. Adım Okan.  Odanızın tatmin edici olmayan durumu için özür dilerim. Sizi bir üst Balayı Suiti’ne yükselttik. İyi tatiller.

Balayı çift: Hatanızı fark ettiğiniz için teşekkür ederiz.



Burak: Excuse me, my teacher.

Teacher: What happened, what’s wrong?

Burak: I’m sorry, but I don’t have a math book.

Teacher: Where?

Burak: I forgot at home.

Teacher: It doesn’t matter. You show me your homework on Friday.

You: Thank you, teacher.

Burak: Affedersiniz, öğretmenim.

Öğretmen: Ne oldu, sorun nedir?

Burak: Üzgünüm, ama matematik kitabım yok.

Öğretmen: Nerede?

Burak: Evde unutmuşum.

Öğretmen: Önemli değil. Ödevini cuma günü bana gösterirsin.

Burak: Teşekkür ederim öğretmenim.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Çağrı Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son 3 dakika 45 saniye.