İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Rica, Teşekkür Cümleleri ve Sözleri


İngilizce Rica ve Teşekkür Cümleleri

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizce rica ve teşekkür cümleleri, biriyle İngilizce diyaloga girdiğinizi hayal edin. Ona teşekkür etmeniz gerektiği herhangi bir an illaki aklınıza gelecektir. O zaman ne yapacağınızı bilmezseniz işiniz biraz zor olabilir. Ancak sizler için hazırladığımız İngilizce rica ve teşekkür cümlelerini öğrenirseniz, İngilizce konuşan biriyle rahatlıkla diyaloga girebilirsiniz. İçeriğimizdeki zengin teşekkür ve rica etme cümlelerini öğrenerek kelime haznenizi geliştirebilirsiniz. Aynı zamanda hazırladığımız İngilizce rica ve İngilizce teşekkür diyaloglarını da içeriğimizde bulabilirsiniz, dilerseniz sitemizdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

İngilizce Teşekkür Cümleleri ve Kalıpları

  • Thank you: Teşekkür ederim.
  • Thanks: Teşekkürler.
  • Many thanks: Çok teşekkürler.
  • Thanks a lot: Çok teşekkürler.
  • Thanks a bunch: Çok teşekkürler.
  • It is very kind of you: Çok naziksiniz.
  • I really appreciate it: Gerçekten takdir ediyorum.
  • Thank you for everything: Her şey için teşekkür ederim.
  • I owe you one: Sana borçlandım.
  • You saved my life: Hayatımı kurtardın.
  • I am so grateful: Sana müteşekkirim.
  • Thanks a million: Milyonlarca kez teşekkürler.
  • Thanks for everything: Her şey için teşekkürler.
  • Thanks so much: Çok teşekkürler.
  • Thank you so much: Çok teşekkür ederim.
  • I can’t thank you enough: Sana yeterince teşekkür edemem.
  • You’re great: Sen harikasın.
  • I appreciate your time: Vakit ayırdığın için minnettarım.
  • A million thanks to you: Milyonlarca teşekkürler.
  • How thought ful of you: Ne kadar düşüncelisin.
  • I will forever be grateful:  Sonsuza dek minnettar olacağım.
  • I truly appreciate you: Seni gerçekten takdir ediyorum.
  • This means a lot of me: Bu, benim için çok şey ifade ediyor.
  • I owe you big time: Sana geniş bir zaman borcum var.
  • You are so kind: Çok naziksin.
  • Thanks a ton: Bir ton teşekkürler.
  • You are an angel: Sen meleksin.
  • You are the best: Sen en iyisisin.
  • You have my gratitude: Sana minnet duyuyorum.
  • You made my day: Günümü gün ettin.
  • I really appreciate your help: Yardımın için gerçekten teşekkürler.
  • Consider yourself heartily thanked: Yürekten teşekkür ederim.
  • I cannot express my appreciation: Teşekkürümü ifade edemem.
  • How can I ever possibly thanks to you: Size nasıl teşekkür edebilirim.
  • Accept my endless gratitude: Sonsuz şükranlarımı kabul et.
  • All I can say is, Thanks: Söyleyebileceğim tek şey, teşekkürler.
  • You are a life saver: Sen bir hayat kurtarıcısısın.
  • I am grateful for your assistance: Yardımınız için minnettarım.
  • I am really grateful for your help: Yardımınız için gerçekten minnettarım.
  • I thank you most warmly: En içten teşekkürlerimi sunarım.
  • You are a dear: Sen değerlisin.
  • It was so awesome of you: Senin için harikaydı.
  • My gratitude knows no bounds: Minnettarlığım sınır tanımıyor.
  • Thank you for helping me: Bana yardımın için teşekkür ederim.
  • I thank you from the bottom: İçten teşekkür ederim.
  • It is hard to find words to express my gratitude: Minnettarlığımı ifade etmek için kelimeler bulmak zor.
  • I want you to know how much I value your support: Desteğinize ne kadar değer verdiğimi bilmenizi istiyorum.
  • I wanted to thank you as soon as possible: Size en kısa zamanda teşekkür etmek istedim.
  • I will never forget what you have done: Ne yaptığınızı asla unutmayacağım.
  • I wish to thank everyone who pitched in: Yardımcı olan herkese teşekkür etmek istiyorum.
  • If anyone deserves thanks, it’s you: Eğer biri teşekkürü hak ediyorsa, o sensin.
  • Your generosity overwhelms me: Cömertliğiniz altında eziliyorum.
  • Thank you for never letting me down: Beni asla hayal kırıklığına uğratmadığın için teşekkür ederim.
  • What would I do without you?: Ben sensiz ne yaparım?
  • You are awesome: Harikasın.
  • Words are powerless to express my gratitude: Kelimeler minnettarlığımı ifade etmek için yetersiz
  • Words can’t describe how thankful I am: Kelimeler ne kadar müteşekkir olduğumu tarif edemez.
  • Thank you for your thought fulness: Sonsuz düşüncelerin için teşekkür ederim.
  • I really appreciate everything you’ve down: Yaptığın her şeyi gerçekten takdir ediyorum.
  • My gratitude to you for all you have done: Yaptığın her şey için sana şükranlarımı sunuyorum.
  • Please accept my best thanks: Lütfen en iyi teşekkürlerimi kabul et.
  • I really want to thank you for your help: Yardımınız için size gerçekten teşekkür etmek istiyorum.
  • Please accept my deepest thanks: Lütfen en derin teşekkürlerimi kabul et.

İngilizce Rica Cümleleri ve Kalıpları

  • You’re welcome: Rica ederim.
  • No problem: Sorun değil.
  • No way: Sorun yok.
  • Will/Would/Can/Could you please…:  Lütfen yapabilir misiniz?
  • Do you mind…?: Sakıncası var mı?
  • Do you think you could…?:  Yapabileceğini düşünüyor musun?
  • Do you think it would be possible to…?: Sizce mümkün mü?
  • Would it be possible for you to…?: Sizin için mümkün mü?
  • Would there be any possibility of…: Herhangi bir ihtimal var mı?
  • Would you be kind enough to…?: Yapabilir misiniz?
  • Would you mind…?: Sakıncası yoksa…?
  • Can/could you… for me, please?: Benim için yapabilir misiniz lütfen?
  • Could you possibly…: Mümkünse.
  • I’d appreciate it if you could…: Yapabilirsen sevinirim.
  • Can/Could I ask you to…?: Senden / Sizden bir şey isteyebilir miyim?
  • You couldn’t… could you?: Yapamaz mısınız?

İngilizce Rica ve Teşekkür Diyalogları

A: Can you give me the book?

B: Sure.

A: Thank you very much. You saved my life.

B: You’re welcome.

A: Bana kitabı verebilir misin?

B: Elbette.

A: Çok teşekkür ederim. Hayatımı kurtardın.

B: Rica ederim.

Özlem: Would you take me to the dentist, please?

Ahmet: Sure, let’s get ready.

Özlem: Thank you, I am grateful to you.

Ahmet: It is not a problem for me.

Özlem: Beni dişçiye götürür müsün lütfen?

Ahmet: Tabi, hazırlan da gidelim.

Özlem: Teşekkür ederim, sana minnettarım.

Ahmet: Benim için sorun değil.

Mehmet: Could you open the window for me, please?

Seray: I will open it immediately.

Mehmet: It’s very hot. I am grateful to you.

Mehmet: Benim için pencereyi açar mısın lütfen?

Seray: Hemen açacağım.

Mehmet: Çok sıcak. Sana minnet duyuyorum.

Esra: Can I ask you to take me home?

Murat: Sure. I would already take you home.

Esra: You are very kind.

Esra: Beni eve götürmeni isteyebilir miyim?

Murat: Elbette. Zaten seni eve götürecektim.

Esra: Çok naziksin.

Gizem: Will you come to my birthday party?

Ebru: Of course I’ll come. Do not worry.

Gizem: You’re great.

Gizem: Doğum günü partime gelir misin?

Ebru: Elbette gelirim. Merak etme.

Gizem: Harikasın.


Dilara: Can you come here? I have a problem.

Cihan: I’m coming right now. Do not worry. I will help you.

Dilara: I am really grateful for your help.

Cihan: It doesn’t matter.

Dilara: Buraya gelebilir misin? Bir sorunum var.

Cihan: Hemen geliyorum. Endişelenme. Sana yardım edeceğim.

Dilara: Yardımın için gerçekten minnettarım.

Cihan: Önemli değil.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Çağrı Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son 3 dakika 45 saniye.