İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Ziyaret Cümleleri ve Sözleri


İngilizce Ziyaret Cümleleri

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizce ziyaret cümleleri, İngilizce öğrenmek için yapmamız gereken en önemli şeylerden biri de İngilizce konuşma kalıplarını öğrenmektir. Örneğin, bir yeri ziyaret ettiğinizi düşünün. Burada İngilizce konuşmak zorunda olsanız nasıl konuşurdunuz? Veya evinize gelen bir yabancıyı İngilizce konuşarak nasıl ağırlardınız? Bu soruların yanıtı içeriğimizde gizli. Yazımızda sizler için İngilizce ziyaret cümlelerini ve anlamlarını derledik. İngilizce ziyaret cümlelerini kullanarak rahatlıkla ziyarete gidebilir ve misafir ağırlayabilirsiniz. Ancak kuracağınız tüm cümlelerde kibar olmanız gerektiğinizi de unutmayın. Üstelik İngilizce ziyaret diyaloglarıyla da cümle kalıplarını da öğrenebilirsiniz.

İngilizce Ziyaret Cümleleri ve Kalıpları

  • Welcome: Hoş geldin, hoş geldiniz.
  • You’re welcome: Rica ederim
  • Come on in!: İçeri gel
  • Good to see you!: Seni görmek çok güzel
  • You’re looking well: İyi görünüyorsun
  • Please take your shoes off: Lütfen ayakkabılarını çıkarır mısın?
  • Can I take your coat?: Paltonu alabilir miyim?
  • Let me take a coat: Paltonu alayım
  • May I take your coat: Paltonuzu alabilir miyim?
  • Sorry, we are late: Geciktiğimiz için kusura bakmayın
  • Did you have a good journey?: Yolculuğun iyi geçti mi?
  • Did you find us alright?: Bizim yerimizi kolay buldun mu?
  • How was your trip?: Yolculuğun nasıldı?
  • Let’s, I will show you your room: Hadi odanı göstereyim.
  • This is your room: Bu senin odan
  • Would you like a towel?: Havlu ister misin? Havluya ihtiyacın var mı?
  • Make yourself at home: Kendini evinde hisset
  • Can I help you with your bags?: Çantalarına yardım edebilir miyim?
  • Can I get you anything to drink?: İçecek bir şey ister misin?
  • What can I get you to drink?: Sana içecek ne getireyim?
  • Would you like a tea or coffee?: Çay veya kahve alır mısın?
  • How do you take it?: Nasıl içersin?
  • Do you take sugar?: Şeker alır mısın?
  • Do you take milk?: Süt alır mısın?
  • Would you like a …?: …. ister misin?
  • Have a seat!: Buyurun oturun!
  • Let’s go into the living room: Hadi oturma odasına gidelim
  • Let’s go into the dining room: Hadi yemek odasına gidelim
  • Do you mind if I smoke here?: Sigara içmemin bir sakıncası var mı?
  • Are you ready to eat now?: Yemeğe hazır mısın?
  • Eat will be ready soon: Yemek birazdan hazır olacak
  • Let me serve your plate: Tabağına servis yapayım
  • It smells wonderful: Harika kokuyor
  • Thanks for coming: Geldiğin için teşekkürler
  • Have a safe journey home: İyi yolculuklar
  • Thanks for a lovely evening: Bu güzel akşam için çok teşekkür ederim
  • Visitor: Misafir
  • Do come in: İçeri gelin (Resmi ziyaretlerde kullanılır)
  • Make yourself comfortable: Rahat hissedin
  • If all a possible: Mümkünse

İngilizce Ziyaret Diyalogları

A: Oh, hi Sevgi. Come in. It is really nice to see you.

B: Lovely to see you too. You are looking great.

A: Thanks. So are you. Let me take your coat.

B: Okay. Here you go.

A: Come through to the living room, and make yourself at home. I will tell Deniz you are here. What can I get you to drink?

B: I don’t mind really, as long as it is hot. What have you got?

A: I have made some fresh tea, but you can also have coffee or hot chocolate.

B: Tea will be good, thanks.

A: How do you take your tea?

B: No sugar, please.

A: Here we go. Your tea and some home-made cookies.

B: Thank you so much.

A: You’re welcome. Bon appetit! How was your trip?

B: I hit some traffic but quite smooth.

A: Perfect. How is your husband?

B: He is very well. He sends his love.

A: It is a shame he couldn’t be here today. Maybe next time, we will come together.

B: I hope so.


A: Selam Sevgi. İçeri gel. Seni görmek çok güzel.

B: Seni de görmek çok güzel. Harika görünüyorsun.

C: Teşekkürler. Sen de öyle. Ceketini alayım.

B: Peki, işte burada.

C: Oturma odasına gel ve kendini evinde hisset. Deniz’e burada olduğunu söyleyeceğim. Sana içecek ne getireyim?

B: Sıcak bir şey olduğu sürece sorun değil. Ne getirebilirsin?

C: Taze çay yaptım, ama kahve veya sıcak çikolata da getirebilirim.

B: Çay iyi olur, teşekkürler.

C: Çayını nasıl alırsın?

B: Şekersiz lütfen.

C: İşte burada. Çay ve ev yapımı kurabiye.

B: Çok teşekkür ederim.

C: Rica ederim. Afiyet olsun! Seyahatin nasıldı?

B: Biraz trafik vardı ama oldukça düzgün ilerledi.

A: Mükemmel. Eşin nasıl?

B: Çok iyi. Sevgilerini iletti.

C: Bugün burada olmaması çok kötü. Belki bir dahaki sefere bir araya geliriz.

B: Umarım.


Host:Good morning, Ms. Yılmaz. Do come in. Welcome. It is nice to see you.

Visitor: And you. I have been very much looking forward to this visit.

Host: So have we. May I take your coat?

Visitor: Certainly. Here you are.

Host: Please have a seat and make yourself comfortable. I will tell Mr. Kaya you are here. Would you like something to drink?

Visitor: Yes, I wouldn’t mind a cold drink, if at all possible.

Host: Of course. We have cold water, mineral water and coke. What would you prefer?

Visitor: Water would be great, thank you.

Host: Here you are. You are welcome. If you wish, we can go to the dining room later. Meals are ready.

Visitor: It would be great, you are very kind.

 

Ev sahibi: Günaydın Bayan Yılmaz. İçeri gelin. Hoş geldiniz. Sizi görmek güzel.

Ziyaretçi: Sizi de öyle. Bu ziyareti uzun zamandır bekliyordum.

Sunucu: Biz de öyle. Paltonuzu alabilir miyim?

Ziyaretçi: Kesinlikle. Buyurun lütfen.

Sunucu: Lütfen oturun ve kendinizi hissedin. Bay Kaya’ya burada olduğunuzu söyleyeceğim. Bir şeyler içmek ister misiniz?

Ziyaretçi: Evet, mümkünse soğuk bir içecek alabilirim.

Ev sahibi:  Elbette. Soğuk su, maden suyu ve kola var. Ne tercih edersiniz?

Ziyaretçi: Su harika olur, teşekkürler.

Sunucu: İşte. Rica ederim. İsterseniz daha sonra yemek odasına gidebiliriz. Yemekler hazır.

Ziyaretçi: Harika olur, çok kibarsınız.


Manager: Hello. You must be Mr. Akıncı. Welcome to New York!

Mr. Akıncı: Thank you. You’re the person I’ve talked with over the phone, is that right?

Manager: That is correct. It’s great to finally meet you in person.

Mr. Akıncı: Nice to meet you, too.

Manager: How was your flight?

Mr. Akıncı: It was fine, but it was a very long flight.

Manager: I see. You must be very tired, then. Please have a seat and make yourself comfortable. Would you like something to drink, perhaps a cup of coffee or tea?

Mr. Akıncı: A cup of coffee would be nice. Thank you.

Manager: Right away. So, is this your first time in the city?

Mr. Akıncı: Yes, this is my first time here.

Manager: I hope you didn’t have any problems finding us.

Mr. Akıncı: No, not at all. Your directions were very clear.

 

Yönetici: Merhaba. Bay Akıncı olmalısınız. New York’a hoş geldiniz!

Bay Akıncı: Teşekkür ederim. Telefonla konuştuğum kişi sizsiniz, değil mi?

Yönetici: Bu doğru. Sonunda sizinle yüz yüze görüşmek harika.

Bay Akıncı: Ben de sizinle tanıştığıma memnun oldum.

Yönetici: Uçuşunuz nasıl geçti?

Bay Akıncı: İyiydi, ama çok uzun bir uçuştu.

Yönetici: Anlıyorum. O zaman çok yorgun olmalısınız. Lütfen oturun ve kendinizi rahat hissedin. Bir şey içmek ister misiniz, belki bir fincan kahve ya da çay?

Bay Akıncı: Bir fincan kahve iyi olurdu. Teşekkür ederim.

Yönetici: Hemen. Peki, bu şehre ilk defa mı geldiniz?

Bay Akıncı: Evet, ilk defa geliyorum.

Yönetici: Umarım bizi bulmakta sorun yaşamadınız.

Akıncı: Hayır, hiç yaşamadım. Yol tarifleriniz çok açıktı.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.