İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Deyimler Sözlüğü: İşte İngilizcenin En Önemli Deyimleri!


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İçindekiler

İngilizce Deyimler Sözlüğü: İşte İngilizcenin En Önemli Deyimleri!

Deyimler, bir dil içerisinde, o dilin kültürünü çok iyi yansıtan, geçmişten gelen bir kültürü barındıran dil yapılarıdır. İngilizce deyimler ile, bazen çok uzun bir şekilde ifade edebileceğiniz yapıları kısaca söyleyebilir, net ve yerinde şekilde ifade edebilirsiniz. İngilizce deyimlerin barındığı, deyimlerin eksiksiz şekilde yer aldığı İngilizce Deyimler Sözlüğü bu konuda en önemli kılavuzlarımızdan bir tanesi.

Türkçede yer alan deyimlerde olduğu gibi, İngilizce deyimler sözlüğünü öğrenmek, deyimlere hakim olmak için bol bol okumanız gerekir. Zira Türkçede olduğu gibi, İngilizcede de deyimlere bakarak ve o deyimler içinde yer alan kelimelerin anlamları ile bağlantı kurarak deyimin anlamına ulaşmak zor. Deyimlerin anlamlarına ulaşmak için yapmanız gereken tek şey sadece bol bol okumaktır.

Zira kendi orijinal, farklı anlamları söz konusu olabiliyor. Sözü çok fazla uzatmadan, İngilizce Deyimler Sözlüğü ne adım atalım ve İngilizcede en çok kullanılan, en önemli deyimlerden bazılarını sizler için anlamları ile birlikte sıralayalım.

İngilizce Deyimler

  1. Hit the books – İneklemek

Kelime anlamıyla düşünürsek, hit the books fiziksel olarak kitaplara vurmak, yumruklamak veya tokat atmak demektir.  Ancak, bu deyim Amerika’da üniversite öğrencileri arasında çok çalışan kişilere yönelik kullanılan yaygın bir İngilizce deyim olarak bilinmektedir. 

  1. Hit the sack – Kafayı vurup yatmak

To hit the sack, kafayı vurup yatmak, yatmaya gitmek ya da uyumak anlamındadır. 

  1. Twist someone’s arm – Ağzından girip burnundan çıkmak

To twist someone’s arm kelime anlamına bakıldığında birinin kolunun alıp ters çevirmek anlamına gelse de aslında bu kelime birini ağzından girip burnundan çıkarak ikna etmek anlamındadır.

  1. Stab someone in the back – Birini sırtından bıçaklamak

Çokça kullanılan İngilizce bir deyim olarak stab someone in the back, birini sırtından bıçaklamak, ona ihanet etmek demektir.  

  1. Lose your touch – Bir konuda becerisini kaybetmek/Eskisi kadar iyi olmamak

İngilizce kelime anlamından çok uzak olan bu deyim, birinin artık herhangi bir konuda eskisi kadar iyi olmadığını göstermektedir. 

  1. Sit tight – Sabırlı olmak

Yurt dışında birisi size sit tight deyimini kullanmışsa, size sıkı oturmanızı değil, aksine sabırla beklemenizi tavsiye etmektedir.  

  1. Pitch in – Katkıda bulunmak

  2. Go cold turkey – Bir alışkanlığı bırakmak

Go cold turkey deyiminin içinde geçen kelimeye baktığınızda ülkemizle bir ilgisi olduğunu düşünebilirsiniz ancak bu deyim, bağımlılık yapan tüm alışkanlıkları bırakmak anlamında kullanılmaktadır. 

  1. Face the music – Ceremesini çekmek

‘’Face the music’’ deyimi yüzleşmesi zor olan bir gerçekle yüzleşerek onun tüm getirilerini yaşamanız gerektiğini ifade etmektedir.

  1. Ring a bell – Bir şey çağrıştırmak

Ring a bell  ifadesini kelimesi kelimesine incelersek öğrencilerin derse girmesi için okul zilinin çalınmasından veya birinin kapı zilini çalmasından bahsediyor olabiliriz. Ancak burada asıl kast edilen şey, o anda söz konusu olan şeyin, karşı tarafa bir şeyler hatırlattığı yönündedir. 

  1. Blow off steam – Deşarj olmak, İçini döküp rahatlamak

Eğer bu deyimi size kullanan kişi sizi o anda kızgın ya da kırgın görüyorsa bu deyimin anlamını bilmiyor olsanız da şaşırmayın. Çünkü ‘’blow off steam’’ deyimi; içini döküp rahatlamak ve kafa dağıtmak anlamına gelmektedir. 

  1. Cut to the chase – Sadede gelmek

Eğer birisi size bir anda ‘’cut to the chase’’ diyorsa sizin çok uzun zamandır konuştuğunuzu ve artık sadede gelmeniz gerektiğini ifade etmektedir.  

  1. Up in the air – Askıda/Belirsiz olmak

Up in the air  deyimi, henüz kesinleşmemiş bir plan ya da durumun varlığını ifade etmektedir. 

  1. On the ball – İşini bilmek, Açıkgöz/Uyanık olmak

İngilizce konuştuğunuz esnada biri ‘’on the ball’’ deyimini kullanıyorsa; bu deyim bahsi geçen kişinin çok uyanık ve işini iyi bildiğini karşılamaktadır.

  1. Get over something – Bir şeyi atlatmak

Gerçekten zor bir süreçten geçtiğiniz bir anda duyabileceğiniz bu deyim, artık sorunlarınızı tamamen atlattığınız anlamına gelmektedir.  

  1. Look like a million dollars/bucks – Mükemmel görünmek

Look like a million dollars, her ne kadar birebir anlam karşılamıyor olsa da diğer deyimlere göre daha bir tahmin edilebilir durumdadır. Look like a million dollars deyimi, mükemmel görünmek anlamına gelmektedir, tıpkı bir milyon doları bir arada görmenin muhteşemliği gibi. ☺

  1. Born with a silver spoon in one’s mouth – Varlıklı bir aileden/Şanslı doğmuş

  2. To go from rags to riches – Sıfırdan zengin olmak

  3. Pay an arm and a leg for something – Bir servet ödemek

Bu deyim, bir şey için çok para ödemek hatta bir nevi servet harcamak anlamındadır. 

  1. To have sticky fingers – Hırsızlık yapmak

  2. To give a run for one’s money – Kök söktürmek

Türkçe karşılığını da bir deyimle yaptığımız ‘’To give a run for one’s money’’ deyimi, birini oldukça zorlamayı ve onunla mücadele etmeyi ifade etmektedir.

  1. To pony up – Borcunu ödemek

  2. To ante up – Borcunu ödemek

Bu fiil de tıpkı bir önceki gibi, bir kişiye olan borcunu ödemek anlamındadır. Bu nedenle iki fiili de eş anlamlı olarak bilinmektedir. 

  1. Break even – Ne kar ne de zarar etmek

‘’Break even’’ fiili kullanıldığında karşı tarafın herhangi bir durumda kar ya da zarar etmeden sıfır kazançtan bahsettiğini anlayabiliriz. 

  1. Break the bank – El yakmak

‘’Break the bank’’ fiili, para ile satın alınan herhangi bir ürünün aşırı pahalı oluşunu karşılamaktadır. 

  1. To be closefisted – Eli sıkı olmak

Para harcamak istemeyen, cimri kişiler için bu fiil kullanılmaktadır. 

  1. To go Dutch – Alman usulü yapmak

Bir restoranda herkesin kendi hesabını ödemesi gerektiğini anlatmaktadır. 

  1. Shell out money/to fork over money – Bir şey için ödeme/harcama yapmak

  2. Midas touch – Tuttuğu altın olmak

Ünlü Frigya kralı Midas’ın bir dönem dokunduğu her şeyin altına dönüştüğü efsanesinden esinlenerek ortaya çıkan bu fiilde, aslında bir kişinin elini attığı her şeyden kazanç ya da zaferle çıktığını ifade etmektedir. 

  1. In the red/In the black – Borcu olmak/Borcu olmamak

  2. Receive a kickback – Rüşvet almak

Bu deyim, yasal olmayan bir şekilde para almak yani rüşvet elde etmek şeklindedir. 

  1. Living hand to mouth – Ucu ucuna geçinmek

Çok para olmadan yaşamayı ifade etmektedir. 

  1. To be loaded – Çok paraya sahip olmak

  2. Make ends meet – Kıt kanaat geçinmek

Tıpkı ‘’living hand to mouth’’ deyimi gibi bu deyim de kıt kanaat ve ucu ucuna geçinmektir. 

  1. As genuine as a three-dollar bill – Sahte

Bir şeyin sahte olduğu anlamına gelen alaycı bir şekilde kullanılan bir Amerikan deyimidir.

  1. Rule of thumb – Genel kabul görmüş bir kural

‘’Rules of thumb’’ fiili, bilimde ya da araştırmalarda geçen yanlışlanmayan genel prensipleri ifade etmektedir.  

  1. Keep your chin up – Metin olmak

  2. Find your feet – Ayak uydurmak

Birine bir konuda uyum sağlamak.

  1. Spice things up – Renk katmak

Herhangi bir şeyi daha ilginç ve heyecan verici hale getirmek anlamına gelmektedir.

  1. A piece of cake – Çocuk Oyuncağı

‘’A piece of cake’’ deyimi,  tamamlanması veya gerçekleştirilmesi kolay bir işi veya görevi ifade etmektedir.

  1. Cool as a cucumber – Soğukkanlı/Sakin

  2. A couch potato – Miskin/Televizyon karşısında vakit öldüren kişi

  3. Bring home the bacon – Ekmek parası kazanmak/Evi geçindirmek

‘’To bring home the bacon’’ para kazanmak veya ailesini desteklemek için çalışarak gelir elde etmek anlamına gelmektedir. 

  1. In hot water – Hapı yutmak

Eğer biri size bir konuşma sırasında ‘’In hot water’’ diyorsa, bahsi geçen kişinin kötü bir durumda olduğunu ve zorlandığını anlayabilirsiniz.

  1. Compare apples and oranges – Elmayla armudu karşılaştırmak

Birebir anlamına çevirecek olursak bu fiil, elma ile portakalı karşılaştırmak demektir. Ancak bu fiilde asıl kastedilen şey; birbirine hiç benzemeyen iki farklı şeyin kıyaslandığıdır.  

  1. Not one’s cup of tea – Kalemi olmamak

O kişinin ya da durumun kendisine göre olmamasıdır. 

  1. Eat like a bird – Çok az yemek yemek

Bu deyimi de biraz düşündüğünde anlayabilmeniz olasıdır. Eat like a bird deyimi, birinin kuş kadar yemek yemesini yani çok az yemesini ifade etmektedir. 

  1. Eat like a horse – Çok yemek yemek

Bu deyim de önceki deyimin zıt anlamı olarak bilinmekte ve birinin çok fazla yemek yediğini anlatmaktadır.

  1. Butter [someone] up – Pohpohlamak/Yağ çekmek

  2. Food for thought – Düşündürücü şey

‘’Food for thought’’ deyimi üzerinde dikkatlice düşünmeye değer olan bir şeyi ifade etmektedir.

  1. A smart cookie – Zeka küpü

  2. Packed like sardines – Yığın olmak

‘’Packed like sardines’’ deyimi bir konser salonu veya spor müsabakası gibi insanlarla dolu kalabalık bir yeri anlatmaktadır. 

  1. Spill the beans – Baklayı ağzından çıkarmak/Ağzından kaçırmak

  2. A bad apple – Çürük elma

‘’A bad apple’’ bir ortamdaki sorun veya sıkıntı çıkaran kişilerin varlığından bahsedilirken kullanılmaktadır. 

  1. Bread and butter – Ekmek teknesi

‘’Bread and butter’’ deyimi geçinmek veya beslenme, barınma vs. gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için para kazanılan bir işi anlatmaktadır. 

  1. Buy a lemon – Değersiz bir şeyi satın almak

  2. A hard nut to crack – Çetin ceviz

‘’A hard nut to crack’’ deyimi ise tanıması veya uğraşması zor kimseyi tanımlarken kullanılmaktadır.

  1. Have a sweet tooth – Tatlı düşkünü olmak/Tatlıya zaafı olmak

  2. Under the weather – Kendini kötü hissetmek/Keyifsiz olmak

Bu deyim, genel olarak kendini kötü hissetmek gibi bir mod düşüklüğünden ziyade; kişinin çok çalışmasından kaynaklı olan bir yorgunluk ya da grip olmaya başlamanın getirdiği bir halsizlik ifadesidir. 

  1. A storm is brewing – Fırtınanın habercisi olmak

Yakın bir zamanda ortaya çıkacak bir sorunun varlığını ifade etmektedir.  

  1. Calm before the storm – Fırtına öncesi sessizlik

Bir sorunun yaşanmadığı ancak herkesin gergin olarak bir sorunun oluşmasını beklediği olağan dışı sakinlik dönemidir.

  1. Weather a storm – Zorlukların hakkından gelmek/Badire atlatmak

Tehlikeli bir olaydan kurtulmak veya zor bir durumla baş edebilmek anlamındadır.

  1. Chasing rainbows – Olmayacak işlerin peşinde koşmak

  2. Every cloud has a silver lining – Her kötülükte iyi bir yanın varlığı

  3. Pour oil on troubled waters – Ortalığı yatıştırmak

Yaşanan bir tartışmadan sonra insanları rahatlatmaya ve ortamın gerginliğini azaltmaya çalışmaktır. 

  1. Make waves – Ortalığı karıştırmak

Bu deyim, sorun oluşturmak ve onlara neden olmak anlamındadır. 

Deyimlerin Örnek Kullanımları

  • I am in red! – Boğazıma kadar borca battım.
  • I drink tea once in a blue moon. – Ayda yılda bir çay içerim.

  • She eats like a bird.  – Çok az yemek yer.
  • She drinks like a fish. – Çok fazla içer.
  • I slept like a dog. – Çok güzel uyudum.
  • It works like a charm. – Çok iyi çalışır.
  • You are nuts! – Sen kafayı yemişsin!
  • Have a hearth! – İnsaf be..
  • Behave yourself! – Uslu dur.
  • For your sake – Senin hatrın için.
  • So far so good. – Şimdilik fena değil.
  • Barking dogs seldom bite. – Havlayan köpek ısırmaz.
  • Take it easy. – Rahat ol.

  • Get over it.  – Aş artık bunları.
  • I will keep an eye on you! – Gözüm üzerinde.
  • Pick up your ears! – Kulaklarını dört aç!

Gördüğünüz gibi, İngilizce deyimler, ingilizce tabirle idioms, kendi, sabit bir anlam yapısı olan sözcükler değil. Yaşayan bir kültür olan dilin, kendi içinde ürettiği, insanların zaman içinde uyum gösterdiği farklı anlamlar barındırabiliyorlar. En popüler deyimler içinde yer alan bu ifadeleri bilmeniz, İngilizce konuşurken, yazarken, kendinizi ifade ederken oldukça işinize yarayacak konulardır.

Örnek olarak, senin hatrın için demek isterken, ‘for your sake’ ifadesi olmazsa nasıl ifade edersiniz?

Tahminimize göre, zorlanabilirsiniz 🙂 Cümlelerce anlatım yerine, 2-3 kelimelik deyimler, her zaman pratiktir ve her zaman işimizi kolaylaştırır. Bol şans!

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Çağrı Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son 3 dakika 45 saniye.