İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Tiyatro Diyalogları


Tiyatro Diyalogları

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Üçüncü sanat olarak nitelendirilen tiyatro, bir asırdan fazla zamandır insanlığın hizmetindedir. Anlam arama, anlamlandırma noktalarında hepimize büyük katkıları olmuştur demek yanlış olmayacaktır. Düşünün ki, Avrupa’nın güzel bir kasabasındasınız ve oradan edindiğiniz arkadaşlarınızla bir hafta sonu planı yapıyorsunuz, tiyatroya gideceksiniz. Yazının devamında, işte bu plan yapılırken kullanabileceğiniz kalıpları diyaloglar üzerinden inceleyebilirsiniz. Haydi başlayalım!

Dialogue 1 / Diyalog 1

Eliz Jane: What a lovely performance! I am glad that you invite me to the musical.
Eliz Jane: Ne kadar da güzel bir performans! Beni bu müzikale davet ettiğin için sana teşekkür ederim.

Elena Johanna: You are welcome. I am happy you liked the show. The dance was unbelievable. It reminds me the times of you danced.
Elena Johanna: Rica ederim. Gösteriyi beğenmene sevindim. Danslar inanılmazdı. Bana senin dans ettiğin zamanları hatırlattı.

Eliz Jane: You are right! I was such a talented ballerina. Do you miss my dancing?
Eliz Jane: Değil mi! Son derece yetenekli bir balerindim. Dans etmemi özlüyor musun? (Dansımı özlüyor musun anlamında)

Elena Johanna: Oh, I am proud of you, Eliz . I do miss it sometimes. But I will always be a fan of the arts. That is why I love going to musicals being the perfect combination of song, dance and theater.
Elena Johanna: Ah, seninle gurur duyuyorum Eliz . Bazen özlüyorum evet. Ama sanatın her daim hayranı olacağım. Müzikaller şarkı, dans ve tiyatronun harika bir kombinasyonu, bu nedenle müzikallere her zaman gideceğim.

Eliz Jane: Definitely! I am happy you are still an art fan too. Thank you for the proposition. It is always a pleasure to show up an arts event with you and learn something new.
Eliz Jane: Kesinlikle ! Hala bir sanat hayranı olmana da sevindim. Davet için teşekkür ederim. Seninle bir sanat etkinliğine katılmak ve yeni bir şeyler öğrenmek benim için her zaman bir zevk.

Dialogue 2 / Diyalog 2

Leyla: I need your help.
Leyla: Yardımına ihtiyacım var.

Beyonce: What’s up?
Beyonce: Ne oldu?

Leyla: I am lost.
Leyla: Kayboldum.

Beyonce: Where exactly are you trying to go?
Beyonce: Tam olarak nereye gitmeye çalışıyorsun?

Leyla: I want to go see a theater show.
Leyla: Gidip bir tiyatro gösterisi izlemek istiyorum.

Beyonce: You can not find a theater?
Beyonce: Tiyatro salonunu bulamıyor musun?

Leyla: No, I have absolutely no idea where one is.
Leyla: Hayır. Nerede olduğunu ile ilgili asla bir fikrim yok.

Beyonce: Do you know where the post office is?
Beyonce: Postanei nerede biliyor musun?

Leyla: Yes, I know where the post office is.
Leyla: Evet, postanenin nerede olduğunu biliyorum.

Beyonce: Go to the post office ; there is a theater near it.
Beyonce: Postaneye git; orada yakınlarında bir tiyatro salonu var.

Leyla: I did not know that.
Leyla: Bunu bilmiyordum.

Beyonce: It is a new theater. Enjoy your show.
Beyonce: Yeni bir tiyatro. İyi seyirler.

Dialogue 3 / Diyalog 3

Maria : Finals are over.
Maria: Final sınavları sona erdi.

Rachel : What should we do next?
Rachel : Gelecek programımız nedir?

Penny : We should go to a theater.
Penny : Bir tiyatroya gitmeliyiz.

Maria: We should go there after we eat something, don’t you think?
Maria: Oraya bir şeyler yedikten sonra gitmeliyiz, sence de öyle değil mi?

Penny : If we eat before we go, we will not be able to get the tickets.
Penny : Eğer gitmeden önce bir şeyler yersek, bilet bulabilmemiz imkansız.

Rachel : Theater is more important for you than food.
Rachel : Tiyatro senin yemekten daha önemli.

Maria: The new hit show is fully crowded.
Maria: Yeni popüler gösteri için herkes bilet alıyor (tamamen kalabalık)

Rachel : If we are not able to get the ticket we shall go tomorrow.
Rachel : Bilet bulamayacaksak eğer, yarın gitmeliyiz.

Penny : No. No. Today we must see it.
Penny : Hayır, hayır. Bugün kesinlikle görmeliyiz.

Maria: Are you out of your mind?
Maria: Sen deli misin?

Penny : Yes, I am out of my mind.
Penny : Evet, deliyim.

Rachel : More over the finals are over. Let us enjoy without food.
Rachel : Dahası, sınavlar bitti. Yemek olmadan eğlenmemize izin ver.

Maria: I feel hungry.
Maria: Kendimi aç hissediyorum.

Rachel : Let us have some snacks at the theatre.
Rachel : Tiyatro salonunda atıştırmalık bir şeyler alalım. ( almamıza izin ver)

Maria: Alright we can go.
Maria: Tamam, gidebiliriz.

(At The Theatre) (Tiyatroda)

Penny : The tickets are sold out.
Penny : Biletler tükenmiş.

Rachel : What should we do now?
Rachel : Şimdi ne yapmalıyız?

Penny : I will try for the black ticket.
Penny : Karaborsadan bilet almayı deneyeceğim.

Maria: Hey, what are you talking about?
Maria: Hey, neden bahsediyorsun sen?

Rachel : Nowadays it is quite common.
Rachel : Bugünlerde bu sık yapılan bir şey.

Penny : Even the theatre owners are selling tickets in black for huge profit.
Penny : Hatta tiyatro sahipleri bile karaborsa bilet satıyor ve büyük bir kar elde ediyor.

Maria: It should be banned by the government.
Maria: Devlet bunu yasaklamalı.

Penny : She is always talking like this.
Penny : O her zaman bu şekilde konuşuyor.

Rachel : Who is a rule follower nowadays?
Rachel : Bu günlerde kim kurallara uyuyor ki sanki?

Dialogue 4 / Diyalog 4

Nermin: Would you point out the City Theater as we go by?
Nermin: Şehir tiyatrosuna geldiğimizde bana bildirir misiniz?

David: It is on Third Avenue. It is the next stop.
David: Tiyatro üçüncü caddededir. Bu sonraki duraktadır.

Nermin: Thank you.
Nermin: Teşekkür ederim.

Dialogur 5 / Diyalog 5

Mr. Crowley : Good evening, Mr. Crowley ! Never predicted to see you at this lovely show.
Mr. Neil: İyi akşamlar Bay Crowley ! Sizinle bu güzel gösteride karşılaşmayı hiç beklemiyordum.

Mr. Crowley : Good evening, Mr. Neil! World is small. How is everything with you?
Mr. Crowley : İyi akşamlar Bay Neil! Dünya küçük. Nasılsınız?

Mr. Neil: I am doing fine, thanks. How is life treating you?
Mr. Neil: İdare ediyorum, teşekkür ederim. Hayat size nasıl davranıyor? (Nasılsınız anlamında bir kalıp.)

Mr. Crowley : Never been better in my life. Thanks.
Mr. Crowley : Hayatımda daha iyi hissetmemiştim. Teşekkür ederim.

Mr. Neil: I am glad to hear it. By the way, where do you have a seat?
Mr. Neil: Bunu duyduğuma sevindim. Bu arada, nerede oturacaksınız? (Hangi koltukta anlamında.)

Mr. Crowley : In the stalls, row F and where is your seat?
Mr. Crowley : Koltuklarda , F sırasında ve sizin yeriniz ne tarafta?

Mr. Neil: In the box, close to the stage. So I do not need to use opera glasses.
Mr. Neil: Kompartımanda, sahneye yakın. Bu sayede opera gözlüğü kullanmama gerek olmuyor.

Mr. Crowley : Good. What do you think about the performance?
Mr. v: Güzel. Oyun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mr. Neil: To be fair, I don’t like it. The action develops slowly. Some scenes are dull. The cast is not very good. Don’t you think?
Mr. Neil: Açık konuşmak gerekirse, sevmedim. Ağır akıyor. Bazı sahneler donuk. Oyuncu kadrosu çok iyi değil. Siz de fikirlerimi paylaşıyor musunuz? (Bana katılıyor musunuz anlamında)

Mr. Crowley : Yes, I do. That happens to be a rather poor performance. Have you been to this theatre before?
Mr. Crowley : Evet, katılıyorum. Zayıf bir oyunculuk. Bu tiyatroya daha önce geldiniz mi?

Mr. Neil: I am here for the first time. The hall is beautifully decorated and the chandelier is wonderful.
Mr. Neil: İlk defa buradayım. Salon çok güzel dekore edilmiş ve avize muhteşem.

Mr. Crowley : The lights are going down. The curtain will be up soon . We must hurry to the hall.
Mr. Crowley : Işıklar kararıyor. Bir dakika içerisinde perde açılır. Acele edip salona gitmeliyiz.

Mr. Neil: See you later.
Mr. Neil: Görüşmek üzere.

Dialogue 6 / Diyalog 6

Alice Hawthorne : Well, how did you find the performance?
Alice Hawthorne: Performansı nasıl buldun bakalım?

Jane Billy: The cast was just the worst.
Jane Billy: Oyuncu kadrosu çok kötüydü.

Alice Hawthorne : It is interesting, with so many stars in it. You can call it an all-star cast.
Alice Hawthorne: Oyuncu kadrosu içerisinde çok fazla star var, kötü olması ilginç. Tamamı starlardan oluşan bir oyuncu kadrosu diyebiliriz.

Jane Billy: Glover’s acting impressed me in a negative way. He is always very good, but tonight he was at his worst. Don’t you think so?
Jane Billy: Glover’ın oyunculuğu beni olumsuz anlamda çok etkiledi. O her zaman iyi ama bu akşam en kötüsüydü. Sen de öyle düşünmüyor musun?

Alice Hawthorne : Agree, but I greatly enjoyed the last scene of the second act when he finds out the truth about his brother. His acting was very convincing on that scene.
Alice Hawthorne: Katılıyorum. Ama kardeşi ile ilgili gerçeği öğrendiği ikinci perdenin son sahnesini izlerken çok keyif aldım. O sahneden oyunculuğu çok içten, ikna ediciydi.

Jane Billy: The actress who played his girlfriend was not bad either, was she?
Jane Billy: Kız arkadaşını oynayan aktris de fena değildi , değil mi ?

Alice Hawthorne : I think, she might have been a bit more natural. There was something stilted about her acting.
Alice Hawthorne: Bence biraz daha doğal oynayabilir. Oyunculuğuyla ilgili bir yapmacıklık vardı.

Jane Billy: Was there? I am afraid I can’t agree with you. And did you like the scenery?
Jane Billy: Öyle mi dersin? Korkarım sana katılamayacağım. Peki ya sahne dekorunu sevdin mi?

Alice Hawthorne : It was splendid. It contributed very much to the success of the performance.
Alice Hawthorne: Muhteşemdi. Performansın başarısında büyük bir katkısı vardı.

Jane Billy: I am very thankful to you for this lovely evening. Because it was your idea to see the play.
Jane Billy: Bu güzel akşam işin sana çok müteşekkirim. Bu oyunu görmek senin fikrindi çünkü.

Alice Hawthorne : Nothing to speak of.
Alice Hawthorne: Ne demek. (Konuşmaya değmez.)

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.