İngilizce Arkadaş Diyalogları


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Visiting a Friend (Arkadaş Ziyareti)

Nazmiye: I’m so excited! My friend, Şaziment, is coming for a visit. (Çok heyecanlıyım, arkadaşım Şaziment beni ziyaret etmeye geliyor!)

Buddy: Have I met Şaziment? (Ben Şaziment ile tanışmış mıydım?)

Nazmiye: No, I don’t think so. We grew up together. (Hayır, sanmıyorum, biz birlikte büyümüştük.)

Buddy: When I was little, I had a friend like that. We were blood brothers. (Ben küçükken benim de öyle bir arkadaşım vardı, kan kardeşiydik.)

Nazmiye: Yeah, Şaziment and I did everything together. (Evet, Şaziment ile ben her şeyi birlikte yapardık.)

Buddy: She sounds like a great friend.  (Kulağa çok iyi bir arkadaş gibi geliyor.)

Nazmiye: Yeah, she always had my back and I could always count on her. (Evet, her zaman arkamı kollardı ve ona hep güvenebilirdim.)

Buddy: A friend like that is hard to come by. Are you still close? (Öyle bir arkadaş bulması zordur, hala yakın mısınız?)

Nazmiye: Not as close as I’d like. We live in different cities and it’s hard to keep up with what’s happening in each other’s lives. (İstediğim kadar değil. Farklı şehirlerde yaşıyoruz ve birbirimizin hayatlarında olanlar hakkında haberdar olması zor oluyor.)

Buddy: I can see that. Does she know you’re getting married? (Evet, onu görebiliyorum. Evleneceğini biliyor mu?)

Nazmiye: No, I wanted to break the news to her face-to-face. (Hayır, bu haberi yüz yüze konuşmak istedim.)

Buddy: Why? I would have thought you’d want to tell her the good news right away. (Neden? Ben hemen ona söylemek istersin diye düşünmüştüm.)

Nazmiye: Well, I want her to be my maid of honor and I’m not sure how she’ll react to the dress she’ll have to wear. (Onun nedimem olmasını istiyorum ve giymesini istediğim elbiseye nasıl tepki vereceğinden emin değilim.)

Buddy: Is it that bad? (Kötü mü?)

Nazmiye: My future mother-in-law picked it out and I can’t say “no.” Here’s a picture of it. (Kayın validem seçti o yüzden “hayır diyemem”. Bak burada bir fotoğrafı var.

Buddy: Well, I’m glad she’s such a good friend, because if anything can break up a friendship, it’s that dress. (O zaman yakın arkadaş olmanıza sevindim çünkü bir arkadaşlığı bozabilecek bir şey varsa o da bu elbise.)

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.