İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Eğitim Diyalogları


Education (Eğitim) Diyalogları

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Education (Eğitim) Diyalogları

Eğitim, hepimizin hayatında bir dönem de olsa mutlaka yararlandığı bir süreç. Eğitim süreci uzun yıllar boyunca ve belki de hayatımız boyunca az çok söz edeceğimiz bir konu olduğundan; bununla ilgili mutlaka İngilizce konuşmak durumunda kalabiliriz. Sizlere hazırladığımız örnek İngilizce eğitim diyaloglarıyla İngilizce yeteneğinizi geliştirebilir ve dilerseniz benzer örnekleri kendinize uygun olarak oluşturabilirsiniz. Hazırsanız başlayalım.

İngilizce Diyalog

Sinem: Hi Can, when do you begin your classes?

Can: It begins eight o’clock. What about you?

Sinem: At half past nine. We have two classes in the morning. We have three lessons in the afternoon. How many classes do you have in the morning?

Can: We have three lessons but we have one lessons in the afternoon. By the way, do you often go to the library?

Sinem: Yes, I do. I go to the library and study. What about you?

Can: I sometimes go to the library.

Türkçe Hali

Sinem: Merhaba Can, derslerin ne zaman başlıyor?

Can: Saat sekizde başlıyor. Ya seninkiler?

Sinem: Dokuz buçukta başlıyor. Sabah iki dersimiz var. Öğleden sonra üç dersimiz var. Senin sabahları kaç dersin var?

Can: Üç dersimiz var ama öğleden sonra ise bir dersimiz var. Bu arada, sık sık kütüphaneye gidiyor musun?

Sinem: Evet, gidiyorum. Kütüphaneye gidip ders çalışıyorum. Ya sen?

Can: Ben bazen kütüphaneye giderim.

İngilizce Diyalog

Teacher: Is everyone here?

Student: No, Mert is absent.

Teacher: Is he ill, do you know?

Student: I don’t think so. Maybe he is late.

Mert: I’m sorry. I’m late my teacher.

Teacher: That’s all right Mert. Don’t worry. Go to your seat. But don’t be late again. You must observe school rules.

Mert: I see, my teacher. I will observe rules.

Türkçe Hali

Öğretmen: Herkes burada mı?

Öğrenci: Hayır, Mert yok.

Öğretmen: Hasta mı, biliyor musunuz?

Öğrenci: Sanmıyorum. Belki de geç kalmıştır.

Mert: Üzgünüm. Geç kaldım öğretmenim.

Öğretmen: Sorun değil Mert. Endişelenme. Yerine otur. Ama bir daha geç kalma. Okul kurallarına uymalısın.

Mert: Anlıyorum, öğretmenim. Kurallara uyacağım.

İngilizce Diyalog

A: Do you go to university?

B: Yes, I do.

A: What university do you go to?

B: I go to İstanbul University.

A: Do you like it?

B: Oh, yes, I really like it.

A: Why do you like it?

B: Because it has great teachers.

A: What else?

B: I like all my classmates, too.

Türkçe Hali

A: Üniversiteye gidiyor musun?

B: Evet, gidiyorum.

A: Hangi üniversiteye gidiyorsun?

B: İstanbul Üniversitesi’ne gidiyorum.

A: Orayı seviyor musun?

B: Oh, evet. Orayı seviyorum.

A: Neden seviyorsun?

B: Çünkü harika öğretmenlere sahibim.

A: Peki başka?

B: Tüm sınıf arkadaşlarımı da seviyorum.

İngilizce Diyalog

A: I lost my new pen.

B: Where did you lose it?

A: I don’t know.

B: When did you lose it?

A: I think I lost it today. I used it yesterday.

B: Did you check all your pencil case?

A: I checked all my pencil case.

B: Did you look in your desk?

A: Yes. It isn’t there, either.

B: It’s probably around somewhere. Let me look for you.

A: Thank you!

B: You’re welcome.

Türkçe Hali

A: Yeni kalemimi kaybettim.

B: Nerede kaybettin?

A: Bilmiyorum.

B: Ne zaman kaybettin?

A: Sanırım bugün kaybettim. Dün kullandım.

B: Kalem kutunun tamamını kontrol ettin mi?

C: Evet, kalem kutumun tamamını kontrol ettim.

B: Masanıza baktın mı?

C: Evet. Orada da değil.

B: Muhtemelen bir yerlerde. Senin için bakayım.

A: Teşekkür ederim!

B: Rica ederim.

İngilizce Diyalog

A: What do you need for school?

B: I need pencils dad.

A: Anything else?

B: I need a notebook.

A: Do you need a pen?

B: No. I already have a pen.

A: Do you need a calculator?

B: No. The teacher doesn’t permit calculators.

A: How about a dictionary?

B: No, we have a big dictionary in the classroom.

A: Well, I guess that’s it.

B: Yes, that’s all I need for now.

Türkçe Hali

A: Okul için neye ihtiyacın var?

B: Kurşun kalemlere ihtiyacım var baba.

A: Başka bir şeye ihtiyacın var mı?

B: Bir deftere ihtiyacım var.

A: Tükenmez kaleme ihtiyacın var mı?

B: Hayır. Zaten bir kalemim var.

A: Hesap makinesine ihtiyacın var mı?

B: Hayır. Öğretmen hesap makinelerine izin vermiyor.

A: Peki ya, bir sözlüğe ne dersin?

B: Hayır, sınıfta büyük bir sözlüğümüz var.

A: Sanırım bu kadar.

B: Evet, şimdilik bunlara ihtiyacım var.

İngilizce Diyalog

A: My pen is out of ink.

B: Shake it a couple of times.

A: I shook it. There is no more ink.

B: You can borrow mine.

A: Thank you. I’ll buy a new one tomorrow.

B: Okay. What were you doing?

A: I was writing a letter.

B: Who were you writing to?

A: It’s to my mom.

B: Tell her I said hello.

A: Okay. I’ll return your pen when I’m done. Thank you.

B: You’re welcome, take your time.

Türkçe Hali

A: Kalemimin mürekkebi bitmiş.

B: Birkaç kez salla.

A: Salladım ama mürekkebi yok.

B: Benimkini ödünç alabilirsin.

A: Teşekkür ederim. Yarın kendime yeni bir tane alacağım.

B: Tamam. Ne yapıyordun?

A: Bir mektup yazıyordum.

B: Kime yazıyordun?

A: Anneme yazıyordum.

B: Ona selam söylediğimi de yaz.

A: Tamam. İşim bittiğinde kalemini iade edeceğim. Teşekkür ederim.

B: Acele etme, rica ederim.

İngilizce Diyalog

Student: Good day, I will enroll at the university. Where should I go?

Officer: Good day, the officer in student affairs will help you.

Student: You know where the building is?

Officer: You will see it on your right.

Student: Thanks a lot!

Officer: You’re welcome.

Türkçe Hali

Öğrenci: İyi günler, ben üniversiteye kayıt yaptıracağım. Nereye gitmem gerekiyor?

Memur: İyi günler, öğrenci işlerindeki memur size yardımcı olacaktır.

Öğrenci: Bina ne tarafta biliyor musunuz?

Memur: Sağ tarafınızda göreceksiniz.

Student: Çok teşekkürler!

Memur: Rica ederim.

İngilizce Diyalog

Mother: Have you done your homework?

Son: Not yet.

Mother: Then why are you watching TV?

Son: This is my favorite show.

Mother: Go do your homework.

Son: But, mom!

Mother: You can watch TV after you do your homework.

Son: But the show will be over.

Mother: There will be another show next week.

Son: Please?

Mother: You know the rules.

Son: I hate the rules! I can’t wait till I grow up.

Türkçe Hali

Anne: Ödevini yaptın mı?

Erkek evlat: Henüz değil.

Anne: O zaman neden TV izliyorsun?

Evlat: Bu benim en sevdiğim şov.

Anne: Git de ödevini yap.

Evlat: Ama anne!

Anne: Ödevinizi yaptıktan sonra TV izleyebilirsin.

Evlat: Ama gösteri sona erecek.

Anne: Gelecek hafta başka bir gösteri olacak.

Evlat: Lütfen?

Anne: Kuralları biliyorsun.

Evlat: Kurallardan nefret ediyorum! Büyüyene kadar bekleyemem.

İngilizce Diyalog

Kübra: What is your favorite lesson in school?

Murat: English. What’s yours?

Kübra: My favorite lesson is English. Which topic did you learn last?

Murat: Past simple tense.

Kübra: I know that subject. I will take an English exam next week. Shall we study?

Murat: Let’s work.

Türkçe Hali

Kübra: Okuldaki en sevdiğin ders ne?

Murat: İngilizce. Seninki ne?

Kübra: Benim favori dersim de İngilizce. En son hangi konuyu öğrendin?

Murat: Geçmiş zaman.

Kübra: O konuyu biliyorum. Haftaya İngilizce sınavı olacağım. Ders çalışalım mı?

Murat: Hadi çalışalım.

İngilizce Diyalog

A: Hi! I’m Gizem. What’s your name?

B: Hello Gizem. My name is Dennis.

A: Hi Dennis. Are you a new student here?

B: Yes, I had my first lesson this morning. Are you a new student too?

A: No, I’ve been here for six months.

B: Six months. That’s a long time.

A: It’s not so long really. What class are you in? Intermediate or …?

B: Intermediate. And what about you?

A: I’m in Advanced.

Türkçe Hali

A: Merhaba! Ben Gizem. Adınız ne?

B: Merhaba Gizem. Benim adım Dennis.

A: Merhaba Dennis. Yeni öğrenci misin?

B: Evet, bu sabah ilk dersimi aldım. Sen de yeni öğrenci misin?

A: Hayır, altı aydır buradayım.

B: Altı ay. Bu uzun bir süre.

A: Gerçekten çok uzun değil. Hangi sınıftasın? Orta veya…?

B: Orta seviyedeyim. Peki ya sen?

A: Gelişmiş seviyedeyim.

İngilizce Diyalog

Teacher: Does anybody understand the subject?

Berkay: I don’t understand, teacher, can you repeat?

Teacher: Of course I can. Will is used when talking about unplanned events in the future. Repeat the sentence after me.

Berkay: I get it now, thank you.

Teacher: Thank you. Your homework is the exercise on page 80. Have a nice day.

Türkçe Hali

Öğretmen: Konuyu anlamayan var mı?

Berkay: Ben anlamadım öğretmenim tekrar edebilir misiniz?

Öğretmen: Elbette edebilirim. Will, planlanmamış olaylardan gelecekte bahsederken kullanılır. Cümleyi benden sonra tekrarlayın.

Berkay: Şimdi anladım, teşekkür ederim.

Öğretmen: Rica ederim. Ev ödeviniz sayfa 80’deki alıştırma. İyi günler.

İngilizce Diyalog

Kerem: How’s your new schedule?

Serhat: Great!

Kerem: What’s your first class in the morning?

Serhat:  I have English with Mrs. Avcı at 8:00.

Kerem: What time do you have lunch?

Serhat: At 12:00 noon.

Kerem: Really?  Me too.  Do you have history class in the morning or the afternoon?

Serhat: In the afternoon, at 2:15.

Kerem: Oh.  What about math?

Serhat:  I have math at 9:00.

Kerem: What is your last lesson?

Serhat: Art.

Kerem: Mine, too.  Great!

Serhat: Oh no. That’s the bell.  We’re late!

Türkçe Hali

Kerem: Yeni programın nasıl?

Serhat: Harika!

Kerem: Sabah ilk dersin nedir?

Serhat: Bayan Avcı ile 8: 00’de İngilizce dersim var.

Kerem: Ne zaman öğle yemeği yersin?

Serhat: Öğlen 12: 00’de.

Kerem: Gerçekten mi? Ben de. Sabah veya öğleden sonra tarih dersiniz var mı?

Serhat: Öğleden sonra, 2:15.

Kerem: Oh. Matematik dersinin durumu ne?

Serhat: Saat 9:00’da matematik var.

Kerem: Son dersin hangisi?

Serhat: Resim.

Kerem: Benim ki öyle! Harika!

Serhat: Ah hayır. Zil çaldı. Geç kaldık!

İngilizce Diyalog

A: When will you take the university exam?

B: In June.

A: Very nice, have you worked enough? You should take plenty of practice exams.

B: Yes, I am solving it. Thank you for your advices.

A: You’re welcome, which episode do you want?

B: I want to study law. If I cannot win the law school, I will study political science.

A: Both parts are very beautiful. I want to be an industrial engineer.

Türkçe Hali

A: Üniversite sınavına ne zaman gireceksin?

B: Haziran ayında.

A: Çok güzel, yeterince çalışabildin mi? Bol bol deneme sınavı çözmelisin.

B: Evet, çözüyorum. Tavsiyelerin için teşekkür ederim.

A: Rica ederim, hangi bölüm istiyorsun.

B: Hukuk okumak istiyorum. Hukuk fakültesini kazanamazsam, siyaset bilimi okuyacağım.

A: Her iki bölüm de çok güzel. Ben endüstri mühendisi olmak istiyorum.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Çağrı Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son 3 dakika 45 saniye.