İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Pasta Siparişi Diyalogları


Ordering a Pie (Pasta Siparişi) Diyalogları

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Ordering a Pie (Pasta Siparişi) Diyalogları

Bu içeriğimizde sizlere restorana ya da bir kafeye gittiğinizde ve orada pasta siparişi vermek istediğinizde kullanabileceğiniz diyalog örneklerini derledik. Bu cümlelere uygun olarak sipariş verdiğinizde istediğiniz pastayı rahatlıkla söyleyebileceğinizden hiçbir şüphemiz yok. Örnek cümleleri inceleyerek, kendi siparişinizi verebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun. Hazırsanız başlayalım.

İngilizce Diyalog

Customer: Good evening, is this seat free?

Waiter: Of course, sit down please. May I help you?

Customer : I would like to eat a dessert, could I have the menu, please?

Waiter: Certainly, here you are.

Customer: Is there any desert you can recommend?

Waiter: Sure sir, chocolate cake is very delicious.

Customer: Ok, can I take chocolate cake, please?

Waiter: Of course sir, I bring it.

Customer: May I have the check, please?

Waiter: Here you are.

Customer: The dessert was very great, thank you.

Waiter: You’re welcome sir, bon appetit.

Türkçe Hali

Müşteri: İyi akşamlar, buraya oturabilir miyim?

Garson: Elbette efendim, oturabilirsiniz. Lütfen buyrun.

Müşteri: Bir tatlı yemek istiyorum. Menüyü alabilir miyim?

Garson: Elbette buyrun.

Müşteri: Bana tavsiye edebileceğiniz bir tatlı var mıdır?

Garson: Tabi efendim, çikolatalı kek çok lezzetlidir.

Müşteri: Tamam öyleyse çikolatalı kek alabilir miyim?

Garson: Getiriyorum.

Müşteri: Hesabı alabilir miyim, lütfen?

Garson: Buyrun.

Müşteri: Tatlı çok iyiydi. Teşekkür ederim.

Garson: Rica ederiz efendim, afiyet olsun.

İngilizce Diyalog

Customer: Hello, can I sit down?

Waiter: Sure what do you want sir?

Customer: Can I have the menu?

Waiter: Sure sir, here you are.

Customer: I want a tiramisu and a cup of filter coffee.

Waiter: I’ll get it right now, sir.

Customer: Can I have the account?

Waiter: Here please.

Customer: Thank you, good work.

Waiter: Thank you, sir.

Türkçe Hali

Müşteri: Merhabalar, oturabilir miyim?

Garson: Tabi efendim ne istersiniz?

Customer: Menüyü alabilir miyim?

Garson: Tabi efendim, buyrun.

Müşteri: Ben bir adet tiramisu ve bir fincan filtre kahve istiyorum.

Garson: Hemen getireceğim efendim.

Müşteri: Hesabı alabilir miyim?

Garson: Buyrun lütfen.

Müşteri: Teşekkürler, iyi çalışmalar.

Garson: Sağ olun efendim.

İngilizce Diyalog

Customer: Hello.

Waiter: Hello sir.

Customer: What do you have for dessert?

Waiter: There is chocolate cake, mosaic cake, fruit cake, sir.

Customer: Well, I want a mosaic cake and lemonade.

Waiter: Sure, sir, I’m bringing it.

Customer: Waiter! May I have a receipt, please?

Waiter: Here you are.

Customer: I think there is a mistake in the bill.

Waiter: I will check it, one minute sir. Bill is true sir. You wanted cake and lemonade, did you?

Customer: Yes, true. Thanks a lot.

Waiter: You’re welcome sir.

Customer: Keep the change, have a nice day.

Garson: Have a nice day.

Türkçe Hali

Müşteri: Merhabalar.

Garson: Merhaba efendim.

Müşteri: Tatlı olarak neyiniz var öğrenebilir miyim?

Garson: Çikolatalı pasta, mozaik pasta, meyveli pasta mevcut efendim.

Müşteri: Pekala, ben bir mozaik kek ve limonata istiyorum.

Garson: Elbette efendim, getiriyorum.

Müşteri: Garson! Hesabı alabilir miyim lütfen?

Garson: Buyrun.

Müşteri: Sanırım hesapta bir hata var.

Garson: Kontrol edeceğim efendim. Hesap doğru, limonata ve pasta yemiştiniz değil mi?

Müşteri: Evet doğru, çok teşekkürler.

Garson: Rica ederiz efendim.

Müşteri: Üstü kalsın, iyi günler.

Garson: İyi günler.

İngilizce Diyalog

Waiter: Good afternoon. Two for lunch?

Customer: Good afternoon, too. Yes, that’s right.

Waiter: Where would you like to sit?

Customer:  Could we have a table near the window, please?

Waiter: Come with me, please

Customer: Could we have the menü?

Waiter: Certainly, sir.

Customer: We have to make up our mind. We’ll order in a few minutes.

Waiter: Of course sir, I will wait.

Customer: Waiter, excuse me.

Waiter: Yes sir.

Customer: What is in this dessert, can I find out?

Waiter: Sure. Milk, eggs, chocolate chips, banana and strawberries.

Customer: Okay I want to order a serving.

Other Customer: I want fruit cake and tea.

Waiter: Sure, sir, is that your order?

Customers: Yes.

Waiter: Here you are, sir.

Customers: Thank you.

Customers: Can we get the account, we will pay separately.

Waiter: Here you are. This is your money.

Customers: Thank you, have a nice day.

Waiter: Good day, we wait again.

Türkçe Hali

Garson: İyi günler. İki öğlen yemeği mi?

Müşteri:  Size de iyi günler. Evet, doğru.

Garson: Nerede oturmak istersiniz?

Müşteri: Pencerenin yanında bir masa alabilir miyiz lütfen?

Garson: Benimle gelin lütfen.

Müşteri: Menüyü alabilir miyiz?

Garson: Elbette alabilirsiniz efendim.

Müşteri: Biraz düşünmek istiyoruz. Birkaç dakika içinde sipariş vereceğiz.

Garson: Tabii efendim, bekleyeceğim.

Müşteri: Garson, afedersiniz.

Garson: Evet efendim, buyrun.

Müşteri: Bu tatlıda ne var, öğrenebilir miyim acaba?

Garson: Elbette. Süt, yumurta, çikolata parçaları, muz ve çilek.

Müşteri: Tamam, bir porsiyon sipariş etmek istiyorum.

Diğer Müşteri: Ben de meyveli kek ve çay istiyorum.

Garson: Elbette, efendim, siparişiniz bu mu?

Müşteriler: Evet.

Garson: Siparişleriniz hazır, buyrun lütfen.

Müşteriler: Teşekkür ederiz.

Müşteriler: Hesabı alabilir miyiz, ayrı olarak ödeyeceğiz.

Garson: Buyrun, bu da paranız.

Müşteriler: Teşekkürler, iyi günler.

Garson: İyi günler, tekrar bekliyoruz.

İngilizce Diyalog

Customer: Hello, can I sit down?

Waiter: Sure, sir, please.

Customer: Can I have the menu?

Waiter: Sure, here you are.

Customer: Can I have a slice of pistachio cake and a cup of coffee?

Waiter: Unfortunately, there is no pistachio cake. However, if you want, you can buy a fruit cake.

Customer: Really? I’m sorry, Well, I’ll have a fruit cake.

Waiter: I’m bringing it right now.

Customer: The taste of the cake is very good, thank you.

Waiter: Enjoy your meal.

Customer: Can I have another cup of tea?

Waiter: Here you are.

Customer: Can I have the account, I will pay by credit card.

Waiter: Here, enter your password, please.

Customer: Thank you, have a nice day.

Waiter: We wish you a good day.

Türkçe Hali

Müşteri: Merhabalar, oturabilir miyim?

Garson: Tabi efendim, lütfen.

Müşteri: Menüyü alabilir miyim?

Garson: Tabi, buyrun.

Müşteri: Bir dilim fıstıklı pasta ve bir fincan kahve alabilir miyim?

Garson: Fıstıklı pasta kalmadı maalesef. Ancak isterseniz meyveli pasta alabilirsiniz.

Müşteri: Üzüldüm, meyveli pasta alayım.

Garson: Hemen getiriyorum.

Müşteri: Pastanın tadı çok güzelmiş, teşekkür ederim.

Garson: Afiyet olsun.

Müşteri: Bir fincan çay daha alabilir miyim?

Garson: Buyrun.

Müşteri: Hesabı alabilir miyim, kredi kartıyla ödeyeceğim.

Garson: Buyrun, şifrenizi girin lütfen.

Müşteri: Teşekkürler, iyi günler.

Garson: İyi günler dileriz.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.