İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Tanışma ve Selamlaşma Diyalogları


Greetings (Selamlaşmalar) Diyalogları

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Greetings (Selamlaşmalar) Diyalogları

İngilizce konuşmaya başladığımız ilk andan itibaren İngilizce selamlaşma konusu bizlere öğretilir. Bu kalıpları genel olarak biliyoruz, ancak bunları ihtiyaç duyduğumuz anlarda kullanabiliyor muyuz? Asıl önemli olan İngilizce selamlaşmamız gereken anlarda bu konuşmaları hayata geçirebilmek. Bunun için de bol bol diyaloga girmemiz çok önemli. Bu nedenle Konuşarak Öğren ailesi olarak sizlere örnek selamlaşma diyalogları hazırladık. Hazırsanız başlayalım.

İngilizce Diyalog

Jale: Hi, Selin! How’s it going?

Selin: Fine, thanks. And you?

Jale: Just fine. Where are you off to?

Selin: I’m going to the library. I’ve got a math exam next week. So I need to study it.

Jale: Oh, no. Well, I’ll see you later then. Good luck!

Selin: Thanks. See you later.

Türkçe Hali

Jale: Merhaba Selin. Nasıl gidiyor?

Selin: İyiyim, teşekkürler. Sen nasılsın?

Jale: Gayet iyi. Nereye böyle?

Selin: Kütüphaneye gidiyorum. Haftaya matematik sınavım var. Bu yüzden çalışmam gerekiyor.

Jale: Sonra görüşürüz o zaman. İyi şanslar.

Selin: Teşekkür ederim. Sonra görüşürüz.

İngilizce Diyalog

Melis: Mr. Ömer, I’d like you to meet Dr. Kerem Sönmez

Mr. Ömer: It’s nice to meet you, Dr. Sönmez

Dr. Sönmez: Pleasure to meet you, too.

Melis: Dr. Sönmez is a general surgery specialist. He has just finished writing a book on international health.

Mr. Ömer: Oh? That’s my field, too. I work for the WHO.

Dr. Sönmez: You’re working to development program, aren’t you? I had read your articles.

Mr. Ömer: True. Thanks a lot. See you later. Take care of yourself.

Dr. Sönmez: See you later.

Türkçe Hali

Melis: Ömer Bey, Doktor Kerem Sönmez ile tanışmanızı istiyorum.

Ömer Bey: Tanıştığımıza memnun oldum Doktor Sönmez.

Dr.Sönmez:  Ben de memnuniyet duydum.

Melis: Doktor Sönmez, bir genel cerrahi uzmanı. Uluslararası sağlıkla ilgili bir kitap yazmayı henüz bitirdi.

Ömer Bey: Öyle mi? Bu benim de alanım. Dünya Sağlık Örgütünde çalışıyorum.

Dr. Sönmez: Gelişim programında çalışıyorsunuz değil mi? Makalelerinizi okumuştum.

Ömer Bey: Doğru, çok teşekkür ederim. Sonra görüşürüz. Kendinize iyi bakın.

Dr. Sönmez: Görüşürüz.

İngilizce Diyalog

Deniz: Hi there! What’s going on?

Meltem: Hello! Nothing, what about you?

Deniz: I’m fine. I got a new job. I’m going to work on Monday.

Meltem: Really? I’m so glad, congratulations.

Deniz: Thanks bestie, I have to go. I will call you later. See you.

Meltem: Okay. See you.

Türkçe Hali

Deniz: Selamlar! Nasıl gidiyor?

Meltem: Merhaba. Hiç, sen nasılsın?

Deniz: Ben iyiyim. Yeni bir iş buldum. Pazartesi gideceğim.

Meltem: Gerçekten mi? Çok sevindim, tebrik ederim.

Deniz: Teşekkür ederim dostum. Gitmeliyim. Seni sonra arayacağım. Görüşürüz.

Meltem: Tamam. Görüşürüz.

İngilizce Diyalog

Employee: Good morning Mr Mert, how are you?

Boss: Good morning, Ms. Simge. I’m fine. How do you do?

Employee: I’m fine, too. Thank you so much. I left today’s plan on your desk.

Boss: Thank you. Good luck.

Türkçe Hali

Çalışan: Günaydın Mert Bey, nasılsınız?

Patron: Günaydın Simge Hanım. İyiyim siz nasılsınız?

Çalışan: Ben de iyiyim. Çok teşekkürler. Bugünün planını masanıza bıraktım.

Patron: Teşekkür ederim. Kolay gelsin.

İngilizce Diyalog

A: Good evening! Where have you been?

B: Good evening! I’m snowed under. I’m working hard. No time to breathe. What about you? Are you doing OK?

A: I am cool! No complaints. It was good to see you. Don’t forget to call.

B: Okay. I’ll see you real soon. I will be in touch. Take care!

A: Take care of yourself, too. Bye!

Türkçe Hali

A: İyi akşamlar! Nerelerdesin?

B: İyi akşamlar! Çok yoğunum. Çok çalışıyorum. Nefes almaya vaktim yok. Senden naber? İyi misin?

A: Harikayım! Hiçbir şikayetim yok. Seni görmek güzeldi. Aramayı unutma.

B: Tamam. Çok yakında görüşürüz. İletişimde olacağım. Kendine iyi bak.

A: Sen de kendine iyi bak. Hoşça kal!

İngilizce Diyalog

Ayla: Tarık, what’s up?

Tarık: Hi Ayla. Nothing much. I’m just hanging out. What’s up with you?

Ayla: It’s a good day. I’m feeling fine.

Tarık: How is your brother?

Ayla: Oh, fine. Not much has changed.

Tarık: Well, I have to go. Nice seeing you!

Ayla: Later!

Türkçe Hali

Ayla: Tarık, n’aber?

Tarık: Merhaba Ayla. Pek bir şey yok. Sadece takılıyorum. Senden n’aber?

Ayla: İyi bir gün. Kendimi iyi hissediyorum.

Tarık: Erkek kardeşin nasıl?

Ayla: Ah, iyi. Pek fazla bir şey değişmedi.

Tarık: Gitmem gerek. Seni görmek güzel!

Ayla: Görüşürüz!

İngilizce Diyalog

Eylül: Oh, hello Chris. How are you doing?

Chris: I’m well. Thanks for asking. How are you?

Eylül: I can’t complain. Life is treating me well.

Chris: That’s good to hear.

Eylül: Good to see you again. I need to go to my tailor’s appointment.

Chris: Nice seeing you,too.

Eylül: See you later.

Türkçe Hali

Eylül: Merhaba, Chris. N’aber?

Chris: İyiyim. Sorduğun için teşekkürler. Sen nasılsın?

Eylül: Şikâyetim yok. Hayat bana iyi davranıyor.

Chris: Bunu duymak güzel.

Eylül: Seni tekrar görmek güzel. Terzi randevuma gitmem gerekiyor.

Chris: Seni görmek de güzel. Görüşürüz.

Eylül: Sonra görüşürüz.

İngilizce Diyalog

Can: Good morning.

Ahmet: Good morning. How are you?

Can: I’m very well thank you. And you?

Ahmet: I’m fine. Thank you for asking.

Can: Do you have a meeting this afternoon?

Ahmet: Yes, I do. Do you have a meeting as well? Shall we eat after the meetings?

Can: Yes. Well. It was a pleasure seeing you.

Ahmet: Goodbye.

Türkçe Hali

Can: Günaydın.

Ahmet: Günaydın. Nasılsınız?

Can: Çok teşekkür ederim. Ya siz?

Ahmet: İyiyim. Sorduğunuz için teşekkürler.

Can: Bu öğleden sonra bir toplantınız var mı?

Ahmet: Evet, var. Sizin de bir toplantınız var mı? Toplantılardan sonra yemek yiyelim mi?

Can: Evet. Tamam sizi görmek büyük bir zevkti.

Ahmet: Güle güle.

İngilizce Diyalog

A: Hey, how have you been?

B: What a surprise. I haven’t seen you in a long time. Where have you been?

A: I’m doing very well. How about you?

B: I finally have some free time. I just finished taking a big examination, and I’m so relieved that I’m done with it.

A: I’m very happy for you. See you later.

B: See you.

Türkçe Hali

A: Hey, nasılsın?

B: Bu ne sürpriz. Seni uzun zamandır görmedim. Nerelerdesin?

C: Çok iyiyim. Sen nasılsın?

B: Sonunda boş zamanım oldu. Az önce büyük bir sınavı verdim ve şükür ki işlerim bitti.

A: Senin adına çok sevindim. Tekrar görüşürüz.

B: Görüşürüz.

İngilizce konuşma becerinizi ilerletmek ve insanlarla rahatlıkla iletişime geçmeniz için yararlanacağınız en temel kaynak Konuşarak Öğren’den geçiyor. Konuşarak Öğren sayesinde, yabancı eğitmenlerle diyaloglar kurabilir; her geçen gün dil becerinizi geliştirebilirsiniz. Sizler de yukarıdakiler gibi diyaloglar kurabilmek ve size söylenenleri rahatlıkla anlamak için Konuşarak Öğren’den yararlanabilirsiniz.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.