İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Düğün ve Evlilik Terimleri


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Evlenmeden Önc

Verbs (Fiiller)

to ask someone out – çıkma teklifi etmek

 

Alan asked Susan out last week. She still hasn’t given him an answer. 

(Alan Susan’a çıkma teklifi etti. O, henüz bir cevap vermedi.)

 

to date – biriyle romantik anlamda tekrar tekrar görüşmek

 

They dated for two years before they decided to get married.

(Evlenmeye karar vermeden önce iki yıl çıktılar.)

 

to fall in love – aşık olmak

 

They fell in love while on a hike through Peru.

(Peru’da yürüyüş yaparken aşık oldular.)

 

to go out – bir kez çıkmayı da tekrar tekrar çıkmayı da ifade etmek için bu terim kullanılır.

 

We’re going out next Friday. We’ve been going out for a few months now. 

(Önümüzdeki cuma çıkacağız. Birkaç aydır çıkıyoruz.)

 

to go steady – uzun bir süre düzenli olarak çıkmak

 

Tim and I are going steady. 

(Tim ve ben uzun bir süredir birlikteyiz.)

 

to have a boyfriend/girlfriend – hayatında kız arkadaş/erkek arkadaşın olması

 

Do you have a boyfriend? – That’s none of your business!

(Erkek arkadaşın var mı? -Bu seni ilgilendirmez!)

 

to arrange a marriage – başkaları için evlilik partneri bulma

 

In the US most people find a partner by dating. However, it’s common to arrange marriages in a number of cultures around the world. 

(ABD’de çoğu kişi flört ederek bir partner bulur. Fakat, dünya çapında bir dizi kültürde evlilik düzenlemek yaygındır.)

 

to woo someone – biriyle çıkmaya çalışmak

 

How long have you been wooing Anna? Have you asked her out yet?

(Anna’yla ne zamandan beri çıkmaya çalışıyorsun? Teklif ettin mi?)

 

Nouns (İsimler)

 

speed dating – Çıkmak üzere birini bulmak için kullanılan modern bir teknik, insanlar çıkacak birini bulmak için önce biriyle daha sonra başka biriyle hızlıca konuşur.

 

Speed dating might seem strange to some, but it certainly helps people find others quickly.

(Hızlı tanışma bazılarına tuhaf gelebilir ama birilerini kolayca bulmaya gerçekten yardımcı oluyor.)

 

online dating -çevrimiçi, olası romantik partnerlerle tanışmanı sağlayarak ilişkileri düzenlemeye yardımcı olan siteler

 

As many as one in three marriages start with online dating these days.

(Bu günlerde üç evlilikten biri online dating ile başlıyor.)

 

relationship – ilişki

 

I’m in a relationship at the moment.

(Şu anda bir ilişkim var.)

 

Idioms (Deyimler)

 

a match made in heaven – birbiri için yaratılmak

 

Bob and Kim are a match made in heaven. I’m sure they’ll have a happy and healthy marriage. 

 

love at first sight – ilk görüşte aşık olmak

 

I feel in love with my wife at first sight. I’m not sure it was the same for her.

(Karıma ilk görüşte aşık oldum. Onun için de öyle olup olmadığından emin değilim.)

 

love affair – aşk ilişkisi

 

Their love affair lasted for more than two years.

(Onların aşk ilişkisi iki yıldan fazla sürdü.

 

blind date – daha önce hiç görmediğin biriyle görüşmek. Genelde arkadaşlar ayarlar.

 

She was surprised at how much fun she had on her blind date last week.

(Geçen hafta kör randevusunda ne kadar eğlendiğine şaşırdı.)

 

Becoming Engaged (Nişanlanmak)

 

Verbs (Fiiller)

 

to propose – teklif etmek

 

I’m going to propose to Alan next week.

(Önümüzdeki hafta Alan’a teklif edeceğim.)

 

to ask someone to marry you – Evlenme teklifi etmek

 

Have you asked her to marry you yet?

(Ona evlenme teklifi ettin mi?)

 

to ask for someone’s hand in marriage – to ask someone to marry you

 

Peter arranged a romantic dinner and asked Susan’s hand in marriage.

 

Nouns (İsimler)

 

proposal – teklif

 

He made his proposal when they brought out the champagne.

(Onlar şampanyayı getirdiğinde teklifini etti.)

 

engagement – nişanlı olma durumu, birbirleriyle evlenme sözü verme

 

They announced their engagement at the Christmas party last week.

(Nişanlandıklarını geçen hafta Noel partisinde açıkladılar.)

 

Fiance/Fiancee – nişanlanılan kişiye denir.

 

My fiancé works in education.

(Nişanlım eğitim sektöründe çalışıyor.)

 

betrothal – nişanlanmakla eşanlamlı bir edebi terim (modern İngilizce’de yaygın olarak kullanılmaz)

 

The couples’ betrothal was approved by the king.

(Çiftin nişanı kral tarafından onaylandı.)

 

Idioms (Deyimler)

 

to pop the question – birine evlenme teklifi etmek

 

When are you going to pop the question?

(Ne zaman evlenme teklifi edeceksin?)

 

Marrying (Evlenme)

 

Verbs (Fiiller)

 

to get married – karı koca olma eylemine denir.

 

They got married in a historic church in the countryside. 

(Kırsal kesimdeki tarihi bir kilisede evlendiler.)

 

to marry – evlenmek

 

They are going to wed next June.

 

to wed – evlenmek

 

We wed twenty years ago on this day.

(20 yıl önce bugün evlenmiştik.)

 

to say “I do” – evlenmeyi kabul etmek

 

The bride and groom said “I do” after their vows.

(Gelin ve damat yeminlerini ettikten sonra ‘’kabul ediyorum’’ dediler.)

 

Nouns (İsimler)

 

anniversary – evli çiftler tarafından kutlanan yıl dönümü

 

Our anniversary is coming up next week. What should I get her?

(Önümüzdeki hafta yıldönümüz. Ona ne almalıyım?)

 

marriage – evli olma durumu

 

Their marriage is very good. They’ve been married for twenty years.

(Onların evlilikleri çok iyi. 20 yıldır evliler.)

 

wedding – evlenme töreni

 

The wedding was lovely. I couldn’t help crying a little.

(Evlenme törenleri çok güzeldi. Azıcık ağlamama engel olamadım.)

 

matrimony – evlilik birlikteliği (marriage teriminden daha az sıklıkta kullanılan bir terimdir.)

 

The matrimony withheld the test of time. 

Evlilik birlikteliği zamanın testine tutulur.)

 

wedlock – evlilik birlikteliği (marriage teriminden daha az sıklıkta kullanılan bir terimdir.)

 

We’ve been in wedlock since 1964. 

(1964’ten beri evliyiz.)

 

vow – Bir düğün sırasında iki kişi arasında verilen söz

 

We exchanged our vows in front of our family and friends. 

(Yeminlerimizi ailemizin ve dostlarımızın önünde ettik.)

 

bride – Geline “bride” denir. Gelin genelde ‘’wedding gown’’ veya ‘’wedding dress’’ giyer. İkisi de gelinlik anlamına gelir.

 

The bride was so beautiful. They looked so happy together.

(Gelin çok güzeldi. Beraber çok mutlu görünüyorlardı.)

 

groom – Damada “groom” denir.

Damat genelde tuxedo (smokin) veya suit (takım elbise) giyer.

 

The groom looked arrived twenty minutes late for the wedding. Everyone was very nervous!

(Damat düğüne 20 dakika geç geldi. Herkes çok gergindi!)

 

the maid of honor (baş nedime)

Baş nedime gelin tarafından düğün törenine yardımcı olmak ve geline yardım etmek için seçilen kadına denir.

 

the best man (sağdıç)

Sağdıç, düğün törenine ve damada yardımcı olmak için damat tarafından seçilen adama denir.

 

bridesmaids (nedime)

Gelini desteklemek için duran kadınlara ‘’bridesmaids’’ yani nedime denir.

Nedimeler eşleşen elbiseler (matching dresses) giyer, ancak elbiseleri gelinin giydiği gelinlikten farklı görünür. Nedime beyazdan başka bir şey giyerken gelin beyaz giyer.

 

groomsmen

Damadı desteklemek için bir düğünde ayakta duran erkeklere ‘’groomsmen’’ yani sağdıç denir.

 

wedding party

Düğün partisi gelin, damat, nedime ve sağdıçtan oluşur.

 

wedding band / ring

Evlilik yüzünü veya alyans damat ve gelin tarafından takılır.

 

cold feet

Düğün töreni başlamadan önce bazen gelin ya da damadın evlenmeye ilişkin ikinci düşünceleri olmaya başlar.

Bu durumda böyle hissetmeye “cold feet.” denir.

 

reception

Nikahtan sonraki partiye denir.

 

A toast

Yeni evli çiftin gelecekteki mutluluğuna kadeh kaldırılıp kısa bir konuşma yapılır. Buna toast denir.

 

wedding cake

Düğün pastası nikahtan sonra servis edilir.

 

wedding bouquet

Gelinin, evlenmemiş kadınlara omzunun üzerinden buketini atması bir gelenektir.

 

Newlywed(s)

Yeni evlenen çift “newlyweds” olarak adlandırılır.

Bu yazıları da okumak isteyebilirsiniz:

İngilizce Evlenme Teklifi Sözleri

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.