İngilizce Fiillerin 2.ve 3. Halleri: Düzenli Fiillerin İkinci ve Üçüncü Hali


İngilizce Fiillerin 2. Hali

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizce öğrenirken oldukça zorlayıcı olacak konulardan biri, fiillerin çekimleri olacaktır. Kullandığımız zaman dilimine göre belli ekler alan fiiller düzenli olduğu kadar, bazı fiiller ise tamamen yapısını değiştirerek düzensiz olarak çekimleniyorlar.

Bunları akılda tutmak oldukça zor gibi görünse de, pratik yaptıkça ve örnekler üzerinden aktif olarak çalıştıkça otomatik olarak hafızanıza oturduğunun farkına varacaksınız. Burada önemli olan, belli bir disiplini kendinize oturtmuş olmaya dikkat etmeniz.

Fiillerin ikinci hali; sadece “Simple Present Tense” ve “Simple Past Tense” ile kullanılır. Şimdiki zaman basitçe “-ing” eki alırken, gelecek zamanda ise “will/going to” kelimelerinden sonra yalın hallerinde kalırlar.

Fiillerin üçüncü halleri; kullanımları ise, “Simple Perfect”, “Past Perfect” gibi perfect halindeki zamanlardan kullanılıyor ve “Progressive” ya da “Continuous” tenselerde yine sadece -ing ekliyoruz.

Düzenli Fiiller

Düzenli fiilleri çekimlemek için oldukça basit kurallar vardır ve bu kurallar mantığı bir kere anlaşıldıktan sonra oldukça kolay bir şekilde uygulanır. Şimdi bunları inceleyelim;

Simple Present Tense

Geniş zamanda, fiiller sadece “He, She, It” özneleriyle bu şekilde çekimlenirler ve düzensiz halleri yoktur. O sebeple, fiillerin geniş zamanda ikinci hallerini öğrenmek oldukça kolaydır. İngilizce kelimelerin ikinci ve üçüncü halleri bazı kurallara göre çekimelnir.

  • “-s” eki: Genel olarak, bazı istisnalar dışında sessiz ya da sesli harfle biten fillerin sonuna sadece “-s” eki gelir. Örneğin: cares, balances, eats, tells, feels, cooks vb. gibi.
  • Ancak eğer sonu -ch, -sh, -s, -x, -z harfleriyle biten fiillerde, fiilimiz “-es” eki alır. Örneğin: brushes, misses, teaches, relaxes vb. gibi.
  • “-ies” eki: Eğer fiilimiz -y harfiyle bitiyorsa ve bir önceki harf sessizse, o zaman “y” harfini çıkartıp, “ies” ekini ekliyoruz. Örneğin: tries, studies, flies, copies vb. gibi
  • Bu kural sadece “y” harfinden önce sessiz harf varsa geçerli, sesli harf olduğu durumlarda ise; yine sadece “-s” ekini koyuyoruz. Örneğin; buys, enjoys, says vb. gibi

Simple Past Tense

İngilizce Kelimelerin Past Simple Halleri

Sonu Sessiz “e” ile Biten Fiiller; Sessiz “e”, fiilin sonunda bulunan fakat telaffuz edilirken yutulan bir harftir. Böyle durumlarda “e” harfi atılır ve fiile “-ed” eki gelir.

Örneğin; cared, decided, introduced, realized, used vb.

Sonu Sessiz Harftan Sonra “y” ile Biten Fiiller; Fiilin sonunda sessiz harften sonra bir “y” harfi var ise “y” harfi atılır ve “-ied” eki fiile eklenir.

Örneğin; copied, denied, partied, studied, worried gibi.

Sonu “w”, “x”, “y” Harflerinden Biriyle Biten Fiiller; Eğer fiil tek heceliyse ve fiilin son harfi “x”, “w” ve “y” harflerinin dışında bir sessiz harf ise (önünde de sesli harf olmalı tabi) harf ise, son harf tekrarlanır ve “-ed” eki eklenir.

Önemli Not: bunu yalnızca tek heceli fiillerde uygulayacaksınız.

Örneğin; bagged, napped, petted, robbed, shopped gibi.

Sonu Sesli Harften Sonra Sessizle Biten ve İkinci Hecesi Vurgulanan Fiiler; Fiil iki heceliyse, son harfi sesli harften sonra gelen sessiz harf ise ve ikinci hece vurgulanıyorsa, son harf tekrarlanır ve “-ed” eki fiile eklenir.

Örneğin; admitted, regretted, preferred, formatted, concurred vb gibi.

Sonu “c” ile Biten Fiiller; Çok nadir olsa da bazı kelimelerin son harfi “c”. Böyle durumlarda “c” harfinin hemen ardından “k” harfi eklenir ve ancak ondan sonra “-ed” eki fiile getirilir.

Örneğin; mimicked, picnicked, panicked, trafficked vb. gibi.

Düzensiz fiillerde durum farklı olmaktadır. Örneğin; Be past tense hali “was/were” olmaktadır.

İngilizce Fiillerin İkinci ve Üçüncü Hali

***Aşağıdaki liste üzerinden en merak edilen İngilizce fillerin 2. hali, 3. hali ve Türkçe karşılıklarını görebilirsiniz. Örneğin, read kelimesinin 2. hali yine read’dir. İngilizce fiillerin geçmiş zaman halleri ve en çok kullanılan İngilizce kelimelerin 2. (ikinci) ve 3. (üçüncü) halleri alfabetik olarak listemizde.

  • awake awoke awoken uyanmak
  • be was, were been olmak
  • beat beat beaten vurmak
  • become became become olmak
  • begin began begun başlamak
  • bend bent bent bükmek
  • bet bet bet bahse girmek
  • bid bid bid emretmek
  • bite bit bitten ısırmak
  • blow blew blown esmek
  • break broke broken kırmak
  • bring brought brought getirmek
  • broadcast broadcast broadcast yayımlamak
  • build built built inşa etmek
  • burst burst burst patlamak
  • burn burned/burnt burned/burnt yakmak
  • buy bought bought satın almak
  • catch caught caught yakalamak
  • choose chose chosen seçmek
  • come came come gelmek
  • cost cost cost değer biçmek
  • creep crept crept emeklemek
  • cut cut cut kesmek
  • deal dealt dealt anlaşmak
  • dig dug dug kazmak
  • do did done yapmak
  • draw drew drawn çekmek
  • dream dreamed/dreamt dreamed/dreamt rüya görmek
  • drive drove driven sürmek
  • drink drank drunk içmek
  • eat ate eaten yemek yemek
  • fall fell fallen düşmek
  • feed fed fed beslemek
  • feel felt felt hissetmek
  • fight fought fought dövüşmek
  • find found found bulmak
  • flee fled fled firar etmek
  • fly flew flown uçmak
  • forbid forbade forbidden yasaklamak
  • forget forgot forgotten unutmak
  • forgive forgave forgiven affetmek
  • freeze froze frozen donmak
  • get got gotten elde etmek
  • give gave given vermek
  • go went gone gitmek
  • grow grew grown büyümek
  • hang hung hung asmak
  • have had had sahip olmak
  • hear heard heard duymak
  • hide hid hidden saklamak
  • hit hit hit vurmak
  • hold held held tutmak
  • hurt hurt hurt yaralanmak
  • keep kept kept saklamak
  • know knew known bilmek
  • lay laid laid yaymak
  • lead led led rehberlik etmek
  • learn learned/learnt learned/learnt öğretmek
  • leave left left ayrılmak
  • lend lent lent ödünç vermek
  • let let let izin vermek
  • lie lay lain yalan söylemek
  • lose lost lost kaybetmek
  • make made made yapmak
  • mean meant meant anlamına gelmek
  • meet met met buluşmak
  • pay paid paid ödemek
  • put put put koymak
  • read read read okumak
  • ride rode ridden binmek
  • ring rang rung çalmak
  • rise rose risen yükselmek
  • run ran run koşmak
  • say said said söylemek
  • see saw seen görmek
  • sell sold sold satmak
  • send sent sent göndermek
  • show showed showed/shown göstermek
  • shut shut shut kapamak
  • sing sang sung şarkı söylemek
  • sit sat sat oturmak
  • sleep slept slept uyumak
  • speak spoke spoken konuşmak
  • spend spent spent harcamak
  • stand stood stood ayakta durmak
  • swim swam swum yüzmek
  • take took taken almak
  • teach taught taught öğretmek
  • tear tore torn yırtmak
  • tell told told anlatmak
  • think thought thought düşünmek
  • throw threw thrown fırlatmak
  • understand understood understood anlamak
  • wake woke woken uyanmak
  • wear wore worn giymek
  • win won won kazanmak
  • write wrote written yazmak
  • look looked looked bakmak
  • use used used kullanmak
  • want wanted wanted istemek
  • work worked worked çalışmak
  • need needed needed istemek
  • ask asked asked sormak
  • try tried tried denemek
  • call called called aramak
  • provide provided provided sağlamak
  • turn turned turned dönmek
  • follow followed followed takip etmek
  • like liked liked hoşlanak
  • help helped helped yardım etmek
  • start started started başlamak
  • set set set kurmak
  • move moved moved ilerlemek
  • play played played oynamak
  • include included included katmak
  • believe believed believed inanmak
  • allow allowed allowed izin vermek
  • live lived lived yaşamak
  • happen happened happened olmak
  • carry carried carried taşımak
  • talk talked talked konuşmak
  • appear appeared appeared ortaya çıkmak
  • produce produced produced üretmek
  • offer offered offered teklif vermek
  • consider considered considered düşünmek
  • expect expected expected beklemek
  • suggest suggested suggested önermek
  • require required required istemek
  • continue continued continued devam etmek
  • add added added eklemek
  • change changed changed değiştirmek
  • remain remained remained kalmak
  • remember remembered remembered hatırlamak
  • buy bought bought satın almak
  • stop stoped stoped durmak
  • receive received received almak
  • decide decided decided karar vermek
  • describe described described açıklamak
  • develop developed developed geliştirmek
  • agree agreed agreed katılmak
  • open opened opened açmak
  • reach reached reached yetişmek
  • involve involved involved içermek
  • return returned returned dönmek
  • die died died ölmek
  • hope hoped hoped umutlanmak
  • create created created yaratmak
  • walk walked walked yürümek
  • cause caused caused sebep olmak
  • pass passed passed geçmek
  • accept accepted accepted kabul etmek
  • watch watched watched izlemek
  • raise raised raised yükselmek
  • base based based dayandırmak
  • apply applied applied uygulamak
  • explain explained explained açıklamak
  • increase increased increased artmak
  • cover covered covered örtmek
  • claim claimed claimed istemek
  • report reported reported bildirmek
  • support supported supported desteklemek
  • form formed formed oluşturmak
  • stay stayed stayed kalmak
  • contain contained contained kapsamak
  • reduce reduced reduced azaltmak
  • establish established established kurmak
  • join joined joined katılmak
  • wish wished wished dilemek
  • achieve achieved achieved başarmak
  • seek seeked seeked aramak
  • choose choosed choosed seçmek
  • deal dealed dealed anlaşmak
  • face faced faced yüzleşmek
  • fail failed failed başarısız olmak
  • serve served served servis etmek
  • end ended ended bitirmek
  • kill killed killed öldürmek
  • occur occured occured olmak
  • represent represented represented anlatmak
  • rise rised rised yükselmek
  • discuss discussed discussed tartışmak
  • love loved loved sevmek
  • pick picked picked seçmek
  • place placed placed yerleştirmek
  • argue argued argued tartışmak
  • prove proved proved kanıtlamak
  • enjoy enjoyed enjoyed keyfine varmak
  • introduce introduced introduced tanıtmak
  • enter entered entered girmek
  • present presented presented sunmak
  • arrive arrived arrived varmak
  • ensure ensured ensured sağlamak
  • point pointed pointed göstermek
  • plan planed planed planlamak
  • pull pulled pulled çekmek
  • refer refered refered anmak
  • act acted acted davranmak
  • relate related related ilgilenmek
  • affect affected affected etkilemek
  • close closed closed kapatmak
  • identify identified identified tanımak
  • manage managed managed yönetmek
  • thank thanked thanked teşekkür etmek
  • compare compared compared karşılaştırmak
  • announce announced announced sunmak
  • obtain obtained obtained edinmek
  • note noted noted not almak
  • forget forgeted forgeted unutmak
  • indicate indicated indicated belirtmek
  • wonder wondered wondered merak etmek
  • maintain maintained maintained korumak
  • publish published published yayınlamak
  • suffer suffered suffered acı çekmek
  • avoid avoided avoided kaçmak
  • express expressed expressed açıklamak
  • suppose supposed supposed sanmak
  • finish finished finished bitirmek
  • determine determined determined belirtmek
  • design designed designed tasarlamak
  • listen listened listened dinlemek
  • save saved saved kaydetmek
  • tend tended tended ilgilenmek
  • treat treated treated iyileştirmek
  • control controled controled kontrol etmek
  • share shared shared paylaşmak
  • remove removed removed çıkarmak
  • visit visited visited ziyaret etmek
  • exist existed existed var olmak
  • encourage encouraged encouraged cesaretlendirmek
  • force forced forced zorlamak
  • reflect reflected reflected yansıtmak
  • admit admited admited itiraf etmek
  • assume assumed assumed varsaymak
  • smile smiled smiled gülmek
  • prepare prepared prepared hazırlanmak
  • replace replaced replaced yerine koymak
  • fill filled filled doldurmak
  • improve improved improved gelişmek
  • mention mentioned mentioned bahsetmek
  • fight fighted fighted savaşmak
  • intend intended intended istemek
  • miss missed missed kaçırmak
  • discover discovered discovered keşfetmek
  • drop droped droped süşmek
  • hit hit hit vurmak
  • push pushed pushed ittirmek
  • prevent prevented prevented engellemek
  • refuse refused refused itiraz etmek
  • regard regarded regarded saymak
  • lay layed layed sermek
  • reveal revealed revealed açıklamak
  • teach teached teached öğretmek
  • answer answered answered cevaplamak
  • operate operated operated çalıştırmak
  • state stated stated belirtmek
  • depend depended depended bağlanmak
  • enable enabled enabled izin vermek
  • record recorded recorded kaydetmek
  • check checked checked bakmak
  • complete completed completed tamamlamak
  • cost costed costed mal olmak
  • sound sounded sounded söylemek
  • laugh laughed laughed gülmek
  • realise realised realised farketmek
  • extend extended extended uzatmak
  • arise arised arised ortaya çıkmak
  • notice noticed noticed farketmek
  • define defined defined açıklamak
  • examine examined examined incelemek
  • fit fitted fitted sığmak
  • study studied studied çalışmak
  • bear bore borne taşımak
  • hang hanged hang asmak
  • recognise recognised recognised tanımak
  • shake shaked shaked sallamak
  • sign sang sung imzalamak
  • attend attended attended katılmak
  • fly flied flied uçmak
  • gain gained gained kazanmak
  • perform performed performed yapmak
  • result resulted resulted sonuçlanmak
  • travel traveled traveled seyahat etmek
  • adopt adopted adopted sahip çıkmak
  • confirm confirmed confirmed onaylamak
  • protect protected protected korumak
  • demand demanded demanded istemek
  • stare stared stared bakmak
  • imagine imagined imagined hayal etmek
  • attempt attempted attempted denemek
  • beat beat beaten dövmek
  • born bore borne doğmak
  • associate associated associated birleştirmek
  • care care cared ilgilenmek
  • marry married married evlenmek
  • collect collected collected toplamak
  • voice voiced voiced seslendirmek
  • employ employed employed iş vermek
  • issue issued issued bildirmek
  • release released released açıklamak
  • emerge emerged emerged ortaya çıkmak
  • mind minded minded önemsemek
  • aim aimed aimed hedeflemek
  • deny denied denied inkar etmek
  • mark marked marked işaretlemek
  • shoot shooted shooted vurmak
  • appoint appointed appointed ayarlamak
  • order ordered ordered emretmek
  • supply supplied supplied sağlamak
  • drink drank drunk içmek
  • observe observed observed incelemek
  • reply replied replied yanıtlamak
  • ignore ignored ignored önemsememek
  • link linked linked bağlamak
  • propose proposed proposed teklif etmek
  • ring rang rung çalmak
  • settle settled settled yerleşmek
  • strike striked striked vurmak
  • press pressed pressed bastırmak
  • respond responded responded cevap vermek
  • arrange arranged arranged ayarlamak
  • survive survived survived sağ kalmak
  • concentrate concentrated concentrated odaklanmak
  • lift lifted lifted kaldırmak
  • approach approached approached yaklaşmak
  • cross crossed crossed geçmek
  • test tested tested test etmek
  • charge charged charged yüklemek
  • experience experienced experienced deneyimlemek
  • touch touched touched dokunmak
  • acquire acquired acquired edinmek
  • commit committed committed işlemek
  • demonstrate demonstrated demonstrated göstermek
  • grant granted granted izin vermek
  • prefer prefered prefered tercih etmek
  • repeat repeated repeated tekrar etmek
  • sleep slept slept uyumak
  • threaten threatened threatened tehdit etmek
  • feed fed fed beslemek
  • insist insisted insisted ısrar etmek
  • launch launched launched başlatmak
  • limit limited limited sınırlamak
  • promote promoted promoted desteklemek
  • deliver delivered delivered göndermek
  • measure measured measured ölçmek
  • own owned owned sahip olmak
  • retain retained retained sürdürmek
  • assess assessed assessed hesaplamak
  • attract attracted attracted cezbezmek
  • belong belonged belonged uygun olmak
  • consist consisted consisted içermek
  • contribute contributed contributed destek olmak
  • hide hid hidden saklanmak
  • promise promised promised söz vermek
  • reject rejected rejected reddetmek
  • cry cried cried ağlamak
  • impose imposed imposed dayatmak
  • invite invited invited davet etmek
  • sing sang sung şarkı söylemek
  • vary varied varied çeşitlendirmek
  • warn warned warned uyarmak
  • address addressed addressed hitap etmek
  • declare declared declared ilan etmek
  • destroy destroyed destroyed yok etmek
  • worry worried worried endişelenmek
  • divide divided divided ayrılmak
  • head headed headed kullanmak
  • name named named ad vermek
  • stick sticked sticked batırmak
  • nod noded noded seçilmek
  • recognize recognized recognized tanımak
  • train trained trained eğitmek
  • attack attacked attacked saldırmak
  • clear cleared cleared temizlemek
  • combine combined combined birleştirmek
  • handle handled handled halletmek
  • influence influenced influenced etkilemek
  • realize realized realized fark etmek
  • recommend recommended recommended önermek
  • shout shouted shouted bağırmak
  • spread spreaded spreaded dağıtmak
  • undertake undertaked undertaked üstlenmek
  • account accounted accounted açıklamak
  • select selected selected seçmek
  • climb climbed climbed tırmanmak
  • contact contacted contacted temas etmek
  • recall recalled recalled hatırlamak
  • secure secured secured korumak
  • step stepped stepped adım atmak
  • transfer transfered transfered yollamak
  • welcome welcomed welcomed karşılamak
  • conclude concluded concluded sonuçlandırmak
  • disappear disappeared disappeared kaybolmak
  • display displayed displayed göstermek
  • dress dressed dressed giyinmek
  • illustrate illustrated illustrated anlatmak
  • imply implied implied ima etmek
  • organise organised organised organize etmek
  • direct directed directed yönlendirmek
  • escape escaped escaped kaçmak
  • generate generated generated oluşturmak
  • investigate investigated investigated araştırmak
  • remind reminded reminded hatırlamak
  • advise advised advised önermek
  • afford afforded afforded karşılamak
  • earn earned earned kazanmak
  • hand handed handed vermek
  • inform informed informed haber vermek
  • rely relied relied güvenmek
  • succeed succeeded succeeded başarmak
  • approve approved approved onaylamak
  • burn burnt burned yanmak
  • fear feared feared korkmak
  • vote voted voted oy vermek
  • conduct conducted conducted yönetmek
  • cope coped coped başa çıkmak
  • derive derived derived türemek
  • elect elected elected seçmek
  • gather gathered gathered toplamak
  • jump jumped jumped zıplamak
  • last lasted lasted sürmek (süre)
  • match matched matched eşleştirmek
  • matter mattered mattered önemli olmak
  • persuade persuaded persuaded ikna etmek
  • ride rode ridden binmek
  • shut shuted shuted kapatmak
  • blow blowed blowed üflemek
  • estimate estimated estimate tahmin etmek
  • recover recovered recovered iyileşmek
  • score scored scored puan almak
  • slip slipped slipped kaymak
  • count counted counted saymak
  • hate hated hated nefret etmek
  • attach attached attached eklemek
  • exercise exercised exercised egzersiz yapmak
  • house housed housed yerleşmek
  • lean leaned leaned yaslanmak
  • roll rolled rolled yuvarlamak
  • wash washed washed yıkamak
  • accompany accompanied accompanied katılmak
  • accuse accused accused suçlamak
  • bind binded binded bağlamak
  • explore explored explored keşfetmek
  • judge judged judged yargılamak
  • rest rested rested dinlenmek
  • steal stole stolen çalmak
  • comment commented commented yorumlamak
  • exclude excluded excluded dışlamak
  • focus focused focused odaklanmak
  • hurt hurted hurted incinmek
  • stretch stretched stretched gerinmek
  • withdraw withdrew withdrawn çekmek
  • back backed backed yardım etmek
  • fix fixed fixed onarmak
  • justify justified justified savunmak
  • knock knocked knocked vurmak
  • pursue pursued pursued devam ettirmek
  • switch switched switched değiştirmek
  • appreciate appreciated appreciated takdir etmek
  • benefit benefited benefited yararlanmak
  • lack lacked lacked yoksun kalmak
  • list listed listed sıralamak
  • occupy occupied occupied işgal etmek
  • permit permitted permitted izin vermek
  • surround surrounded surrounded etrafını sarmak
  • abandon abandoned abandoned terk etmek
  • blame blamed blamed suçlamak
  • complain complained complained yakınmak
  • connect connected connected bağlanmak
  • construct constructed constructed inşa etmek
  • dominate dominated dominated baskılamak
  • engage engaged engaged bağlamak
  • paint painted painted boyamak
  • quote quoted quoted alıntı
  • view viewed viewed görüntülemek
  • acknowledge acknowledged acknowledged kabullenmek
  • dismiss dismissed dismissed uzaklaştırmak
  • incorporate incorporated incorporated birleştirmek
  • interpret interpreted interpreted yorumlamak
  • proceed proceeded proceeded devam etmek
  • search searched searched aramak
  • separate separated separated ayırmak
  • stress stressed stressed gerilmek
  • alter altered altered değiştirmek
  • analyse analysed analysed analiz etmek
  • arrest arrested arrested tutuklamak
  • bother bothered bothered rahatsız etmek
  • defend defended defended savunmak
  • expand expanded expanded genişletmek
  • implement implemented implemented uygulamak
  • possess possessed possessed sahip olmak
  • review reviewed reviewed değerlendirmek
  • suit suited suited uymak
  • tie tied tied bağlamak
  • assist assisted assisted yardım etmek
  • calculate calculated calculated hesaplamak
  • glance glanced glanced bakmak
  • mix mixed mixed karıştırmak
  • question questioned questioned sorgulamak
  • resolve resolved resolved çözümlemek
  • rule ruled ruled kural
  • suspect suspected suspected şüphelenmek
  • Wake Woke Woken uyanmak
  • appeal appealed appealed başvurmak
  • challenge challenged challenged meydan okumak
  • clean cleaned cleaned temizlemek
  • damage damaged damaged zedelemek
  • guess guessed guessed tahmin etmek
  • reckon reckoned reckoned sanmak
  • restore restored restored yenilemek
  • restrict restricted restricted sınırlamak
  • specify specified specified belirtmek
  • constitute constituted constituted oluşturmak
  • convert converted converted çevirmek
  • distinguish distinguished distinguished ayırmak
  • submit submitted submitted göndermek
  • trust trusted trusted güvenmek
  • urge urged urged ısrar etmek
  • feature featured featured yayınlamak
  • land landed landed karaya çıkmak
  • locate located located yerleşmek
  • predict predicted predicted tahmin etmek
  • preserve preserved preserved korumak
  • solve solved solved çözmek
  • sort sorted sorted düzenlemek
  • struggle struggled struggled zorlanmak
  • cast casted casted dökmek
  • cook cooked cooked pişirmek
  • dance danced danced dans etmek
  • invest invested invested yatırım
  • lock locked locked kilitlemek
  • owe owed owed borçlanmak
  • pour poured poured dökmek
  • shift shifted shifted değiştirmek
  • kick kicked kicked tekme atmak
  • kiss kissed kissed öpmek
  • light lighted lighted yakmak
  • purchase purchased purchased satın almak
  • race raced raced yarışmak
  • retire retired retired emekli olmak

İngilizce düzensiz fiiller içinse, belli bir kural yoktur. Çalıştıkça, okudukça, dinledikçe ve konuştukça giderek benimseyeceksiniz ve daha sonrasında kullanımlarında zorlanmayacaksınız.

Buradaki düzensiz fiiller, geçmiş zamanda kullanılmak üzere tasarlanmıştır ve başka herhangi bir zaman yapısıyla kullanılmazlar. 
Eğer bolca pratik yaparsanız ve iyi çalışırsanız, bir yerden sonra fiillerin su gibi akıp gittiğini göreceksiniz. 

Konuşarak Öğren sistemini kullanarak, İngilizcenizi Amerikalı profesyonel eğitmenler ile konuşarak geliştirebilirsiniz.

ÖZET

Sonu e ile Biten Fiillerin İkinci Hali Nasıl Olur?

Sonu – e – ile biten fiillerin sonuna – d – eki getirilir. Örnek; cared, decided, introduced, realized, used.

Sonu y ile Biten Fiillerin İkinci Hali Nasıl Olur?

Fiillerin sonunda eğer sessiz harften sonra – y – geliyorsa atılarak yerine – ied – eki getirilir. Örnek; carried, copied, denied, partied, worried.

Sonu c ile Biten Fiillerin İkinci Hali Nasıl Olur?

Her zaman karşımıza çıkmasa da son harfi – c – ile biten kelimelerin sonuna – ked – eki eklenir.Örnek; mimicked, picnicked, panicked, trafficked.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.