İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Hastane Diyalogları


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Bu yazımızda hasta ve doktor arasında ya da kayıt sırasında geçmesi muhtemel İngilizce hastane diyalogları konusuna  yer vereceğiz. Hastalığınızı açıklayabilmek adına bilmenizin faydalı olacağı kelime ve kelime gruplarını da yazımızın sonuna ekledik.

 

Hasta – Doktor Diyalogları

Baş Ağrısı Hakkında Diyalog

 

-Patient: Doctor, I’ve headache since yesterday evening.

Hasta: Doktor, dün akşamdan beri başım ağrıyor.

-Doctor: Have you taken any medicine?

Doktor: Hiç ilaç aldın mı?

-Patient: Yes, but the headache hasn’t disappeared.

Hasta: Evet ama baş ağrım geçmedi.

-Doctor: You’ve a running nose. Looks like your headache is a result of sinus infection, I’ll prescribe an antibiotic to clear the infection and a pain reliever to relieve the pain.

Doktor: Burnun da akıyor. Baş ağrın sinüs enfeksiyonundan kaynaklanıyor gibi gözüküyor. Reçetene enfeksiyonu temizlemesi için bir antibiyotik ve ağrıyı azaltması için ağrı kesici yazacağım.

-Patient: Thank you, doctor.

Hasta: Teşekkürler, doktor.

Karın Ağrısı Hakkında Diyalog

-Patient: I’ve stomachache and diarrhea since last night. I also vomited few times in the night.

Hasta: Dün geceden beri karnım ağrıyor ve ishalim. Aynı zamanda gece birkaç kez kustum.

-Doctor: What did you eat yesterday?

Doktor: Dün ne yediniz?

-Patient: I ate some snacks on the roadside eatery. It’s likely a result of that.

Hasta: Yol kenarındaki büfeden atıştırmalık bir şeyler aldım. Muhtemelen bu yüzden oldu.

-Doctor: Likely you ate contaminated food. You’ve lost plenty of body fluids. Drink water regularly. Fruit juice is fine too. Avoid caffeine, dairy products, and solid foods at least till evening. And get plenty of rest.

Doktor: Anlaşılan temiz olmayan gıda tüketmişsiniz. Vücudunuzda çok fazla sıvı kaybı var. Sık sık su için, meyve suyu da olabilir. Kafein, süt ürünleri ve katı yiyeceklerden bu akşama kadar kaçının. Ve bolca dinlenin.

-Patient: Any medicines?

Hasta: İlaç verecek misiniz?

-Doctor: Yes, I’m prescribing a few to control diarrhea.

Doktor: Evet, ishali kontrol altında tutmak için birkaç şey yazıyorum.

-Patient: Thank you, doctor.

Hasta: Teşekkürler doktor.

 

 

Hasta Kayıt Diyalog Örneği

 

-Nurse Black: Good morning. Welcome to hospital. I am Nurse Black. How can I help you?

Hemşire Black: Günaydın. Hastaneye hoş geldiniz. Ben Hemşire Black. Size nasıl yardımcı olabilirim?

-Mrs. Anne: Good morning. I want to have a medical check-up.

Bayan Anne: Günaydın. Sağlık kontrolü yaptırmak istiyorum.

-Nurse Black: What is your name?

Hemşire Black: Adınız ne?

-Mrs. Anne: My name is Anne.

Bayan Anne: Adım Anne.

-Nurse Black: Please sit down, Mrs. Anne. What is your problem?

Hemşire Black: Lütfen oturun, Bayan Anne. Sorununuz nedir?

-Mrs. Anne: I think I have no serious problem but, I want to know my condition exactly.

Bayan Anne: Ciddi bir sorunum olduğunu düşünmüyorum ama durumumu tam olarak öğrenmek istiyorum.

-Nurse Black: I appreciate the awareness of the health you have. Have you come here before?

Hemşire Black: Sağlık bilincinde olmanız takdire şayan. Buraya daha önce gelmiş miydiniz?

-Mrs. Anne: It is the first time I come to this hospital.

Bayan Anne: Bu hastaneye ilk kez geliyorum.

-Nurse Black: Alright. We always provide the best service to our patients. Which day is better for you, Wednesday or Thursday?

Hemşire Black: Anlıyorum. Biz hastalarımıza her zaman en iyi hizmeti sağlarız. Hangi gün sizin için daha uygun, Çarşamba mı Perşembe mi?

-Mrs. Anne: Thursday is better.

Bayan Anne: Perşembe daha iyi.

-Nurse Black: Please choose your appointment time. Twelve o’clock, half-past twelve or ten past three?

Hemşire Black: Lütfen randevu saatinizi seçin. Saat on iki mi, on iki buçuk mu yoksa üçü on geçe mi?

-Mrs. Anne: Twelve o’clock is fine.

Bayan Anne: Saat on iki uygun.

-Nurse Black: Okay, Mrs. Anne. See you on Thursday at twelve o’clock. Have a nice day!

Hemşire Black: Tamam, Bayan Anne. Perşembe günü saat on ikide görüşmek üzere. İyi günler!

 

 

Kullanabileceğiniz Terimler

 

Muayene sırasında ya da teşhis aşamasında doktorla aranızdaki iletişimi sağlamanızda size yardımcı olacak terimleri açıklamalarıyla birlikte aşağıya ekledik. Paylaşması bizden, öğrenmesi sizden…

  • Pain – Acı, yaralandığınızdaki hissi ve hasta oluşunuzu tanımlarken kullanılır.
  • Ache – Ağrı, devam eden acı.
  • ill – Hasta, bir hastalıkla boğuşan.
  • Sick – Hasta, aynı zamanda mide bulantısında bu kelime kullanılır.
  • Sore – Ağrı, acılı ve çoğunlukla kızaran kas ağrıları.
  • illness – Hastalık, fiziksel veyahut zihinsel rahatsızlık.
  • Disease – Hastalık, ciddi ve genelde enfeksiyondan kaynaklanan rahatsızlık.
  • Heal – İyileşmek, tekrar sağlıklı olmak.
  • Cure – Tedavi, bir kişiyi tekrardan iyileştirmek/ hastalıktan kurtarmak.
  • Cure – İlaç, tedaviyi sağlayan ilaç ve iyileşme aşaması.
  • Treat – Tedavi, bir kişiyi hastalıktan kurtarmak için atılan tıbbi adım.
  • Treatment – Tedavi etmek, bir kişiyi hastalıktan kurtarmak için atılan tıbbi adım.
  • Diagnose – Teşhis koymak, sorunu bulmak ve açıklamak.
  • Diagnosis – Teşhis, hastalığın tıbbi karşılığı.
  • Injury – Hasar, örneğin bir kazayla oluşmuş zarar.
  • Wound – Yara, vücudun bir kısmında derinin üzerindeki delik.
  • Cut – Kesik, keskin bir şeyle oluşan yara.
  • Bruise – Morluk, bir yere çarpma ya da bir şeyin düşmesi sonucu oluşan rengi maviden kahverengiye dönen iz.
  • Scratch – Çizik, tırnakla kaşırken teni çizmek gibi oluşan bir yara izi.
  • Infection – Enfeksiyon, bir bakteri veya virüs ile bulaşan ve hastalıkla sonuçlanan bir durum.
  • Temperature – Sıcaklık, vücut sıcaklığı.
  • Fever – Ateş, hastanın vücut ısısının normalden fazla olması.
  • Cold – Nezle, burnun ve boğazın etkilenerek öksürmeye ve hapşırmaya sebep olmasını içeren bir hastalık.
  • Flu – Grip, ateş çıkmasına; ağrıya ve güçten düşmeye sebep olan oldukça kötü bir hastalık.
  • Vomit – Kusmak, midede birikenlerin ağız yoluyla çıkması.
  • Medicine – İlaç, hastalığı hafifletmek ya da sona erdirmek için doktor tarafından verilen yutularak içilen madde.
  • Antibiotics – Antibiyotik, bakteriyi öldürüp enfeksiyonu geçiren bir çeşit ilaç
  • Pain killer – Ağrı kesici, ağrıyı sona erdirmek için kullanılan bir çeşit ilaç.
  • Patient – Hasta, hastanede kalan veya hizmet alan kişi.
  • Surgery – Ameliyathane, doktor ya da dişçinin hastasına müdahale etmek üzere  -ameliyat/ operasyon gibi- bulunduğu alan.
  • Operation – Ameliyat, hastalığın tedavi edilmesi için bir kişinin bedenin bir kısmının açılması ya da çıkarılması.
  • Chemist’s – Eczane, ilaçların satıldığı dükkan.
  • feel ill, sick – hasta hissetmek
  • have a temperature – ateşi olmak
  • have a pain in your back, chest, waist, arm, shoulder – sırtta, göğüste, belde, kolda, omuzda ağrı olması
  • have a headache – baş ağrısı
  • feel weak – güçsüz/ hâlsiz hissetmek
  • feel dizzy – baş dönmesi/ sersem hissetmek
  • suffer from stomach cramps – karında kramp ağrısı çekmek
  • have a black eye – gözün morarması
  • have a swollen, sprained ankle, wrist, foot – şişmiş, burkulmuş, bilek; ayak
  • have a lump – şişkinlik olması
  • have a broken leg – bacağın kırılması
  • have a fracture – kırık olması
  • burn, cut a finger – parmağı yakmak, kesmek
  • sprain an ankle – ayak bileğini burkmak
  • be allergic to antibiotics – antibiyotik alerjisi olması
  • produce an allergic reaction – alerjik reaksiyon göstermek
  • come down with a cold – nezle olmak
  • be in bed with a cold – nezleden yatağa düşmek
  • have a heart attack, stroke – kalp krizi, inme geçirmek
  • suffer from asthma, malnutrition, diabetes – astım, kötü beslenme, diyabetle uğraşmak
  • fight cancer, depression, addiction, alcoholism – kanser, depresyon, bağımlılık, alkolizm ile mücadele etmek
  • (go to) see a doctor – doktora gitmek
  • examine a patient – hastayı muayene etmek
  • take, feel your pulse – nabız ölçmek
  • take, measure your temperature – ateş ölçmek
  • diagnose an illness, disease – bir hastalığı tedavi etmek
  • diagnose a condition, disorder – bir durumu, rahatsızlığı tedavi etmek
  • prescribe medicine – reçete yazmak/ ilaç yazmak
  • make up a prescription – reçete hazırlamak
  • take someone to hospital – birini hastaneye götürmek
  • undergo an examination, operation – bir ameliyat geçirmek
  • dress a wound – pansuman yapmak
  • a bandaged arm, leg – sargılı kol, bacak
  • put on a plaster – alçıya almak
  • give an injection – iğne yapmak
  • have a blood test –  kan testi yapmak
  • prevent the spread of disease – hastalığın yayılmasını engelleme
  • enhance, build immunity to a disease – hastalığa karşı bağışıklığı güçlendirmek ya da oluşturmak

Bu yazı da ilginizi çekebilir:

İngilizce Hastalık İsimleri

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Çağrı Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son 3 dakika 45 saniye.