İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce In Case Konu Anlatımı


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizce In Case Nedir?

İngilizce’de “in case” oldukça kullanılan bir kelime öbeğidir. Bazen “in case” olarak, bazen ise “in case of” olarak kullanılır. Anlamı kabaca “diye”, “durumunda”, “-sı hâlinde” şeklinde özetlenebilir. In case’e benzer bir sürü sözcük olsa da İngilizce in case kullanımı en çok kullanılan kelime öbekleri arasındadır.

Çoğu İngilizce öğrenen insan “If” ve “in case” in ayrımını yapmayı bilemez. Dışarıdan bakıldığında, sözlük anlamlarını okuyunca, if ve in case birbirine çok benzerdir. Ancak aralarındaki fark ayırt edilecek boyuttadır, eş anlamlı değildir. Eğer bazı cümlelere “in case” ile başlarsak, anlam kayması yaratabiliriz.

“If” clause’lar tam anlamı ile “eğer” sözcüğünü karşılar. Mesela, “eğer yağmur yağarsa, eve gideriz”. Bu cümleyi İngilizce yazacak olursak “If it rains, we go home.” Şeklindedir. Olma ihtimali olan bir durumdan söz eder. Ancak “in case” in verdiği anlam başkadır. Örneğin “I will take my raincoat in case it rains.” Bunun anlamı ise “Yağmur yağarsa diye yağmurluğumu alacağım.” Olarak çevrilebilir.

“In case” tamlaması bir bağlaç ya da zarftır. “In case of” ise edattır. İngilizcede cümle kurarken eğer “in case of” dersek, devamında fiilli bir cümle gelmez, yalnızca isimler gelir. Formülü “in case of + noun” dur. Bir şey olursa diye…. Anlamı vardır.

Örneğin : In case of breakdown, please press the alarm button and call this number. (if and when the lift breaks down, …)
Türkçesi: Arıza hâlinde alarm butonuna basınız ve bu numarayı arayınız.

İngilizce In Case Cümle Örnekleri

Şimdi gelelim İngilizce cümle örneklerine. Aşağıda in case tamlaması ile ilgili hem İngilizce hem de Türkçe örnekler bulacaksınız. Zaten yukarıda if ve in case’i karşılaştırdık.
Ancak örnek cümlelere geçmeden, so that in case konu anlatımı da oldukça aratılan başlıklardan birisi. So that de in case ile oldukça benzer. Ama bir farklılıkları var. “So that” “böylece” anlamındadır. Örneğin: I improve my english speaking so that I will not suffer in the USA. Türkçesi: İngilizce konuşmamı geliştiriyorum böylece Amerika Birleşik Devletleri’nde zorluk çekmeyeceğim. Ayrıca bir not daha; so that kullanımından sonra tam cümle gelir, noun gelmez.
So that konusunu da anlattığıma göre işte in case ile cümleler.

Örnek: Shall I keep some chicken salad for your brother in case he’s hungry when he gets here?
Türkçesi: Geldiğinde aç olursa diye abine biraz tavuk salatası ayırayım mı?

In case I forget later, here are the keys to the garage. (conjunction)
Türkçesi: Daha sonra unutursam diye, garajın anahtarları bunlar.

She knows she’s passed the oral exam, but she doesn’t want to say anything just in case.
Türkçesi: Sözlü sınavı geçtiğini biliyor, ama her ihtimale karşı bir şey söylemek istemiyor.

Let’s take our swimming costumes in case there’s a pool at the hotel.
Türkçesi: Otelde bir havuz varsa diye mayolarımızı da yanımıza alalım.

In case of breakdown, please press the alarm button and call this number.
Türkçesi: Arıza hâlinde alarm butonuna basınız ve bu numarayı arayınız.

Some students carry a lot of pencils in case they need them.
Türkçesi: Bazı öğrenciler ihtiyaçları olur diye bir sürü kalem taşırlar.

Her father always gives her some money in case she can need it.
Türkçesi: İhtiyacı olursa diye babası her zaman ona biraz para verir.

The teacher wrote down the student’s homework on a piece of paper in case he should forget his homework.
Türkçesi: Öğretmen, olur da ödevini unutur diye, öğrencinin ödevini bir parça kağıda yazdı.

in Burma, children are loved and admired, but one should never compliment them in case the spirits get jealous and make them sick.
Türkçesi: Burma’da çocuklar sevilir ve takdir edilirler, ama kimse asla iltifat etmez, olur da ruhlar kıskanır ve onları hasta eder diye.

You should keep copies of all your correspondence with the government in case you need to review it later.
Türkçesi: Daha sonra tekrar bakman gerekebilir diye hükümetle olan yazışmalarının kopyasını tutmalısın

She handed me the basket and suggested i wait until i got home to open it, in case anyone was watching.
Türkçesi: Sepeti bana verdi eve gidene kadar beklememi istedi, olur da birileri izliyordur diye.

I know that you wanted to know just in case the bike was available but you have to realize that you cannot afford it.
Türkçesi: Biliyorum her ihtimale karşı bisikletin mevcut olduğunu bilmek istedin ama ona paranın yetmeyeceğini fark etmelisin.

Burada “just in case” kullanımı vardır. Anlamı “her ihtimale karşı, ne olur ne olmaz” dır. In case’in daha üstüne basılmış hâlidir.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Çağrı Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son 3 dakika 45 saniye.