İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce In On At Kullanımı, Nerelerde Kullanılır?


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizce in on at nerelerde kullanılır ve konu anlatımı burada. İngilizce’de in at on ne demek, kullanımı nerede nasıldır ve nelerden önce gelir aşağıda detaylarıyla anlattık!

İngilizcede yer ve zamandan bahsedilirken sıklıkla duyduğumuz üç söz olur: in, on ve at. Bu tip kelimelere İngilizcede preposition denir. Prepositionlar iki kelime arasındaki bağlantıyı sağlarlar.

Bazı preposition’ları öğrenmek oldukça kolaydır: behind, over, under, vs.

Fakat in, on ve at çok basit gibi görünse de çoğu zaman kafa karıştırır. Bazı genel kullanımların dışında pek çok istisnaya dayalı olan in, on ve at’in kullanımlarına bu yazıda değineceğiz.

Preposition‘lar iki ismi, zamiri ya da söz öbeğini cümlenin diğer kısmına bağlamak için kullanılır. İngilizceyi yeni öğrenmeye başlayanlar okurken veya dinlerken cümledeki preposition‘lara dikkat edip nasıl kullanıldıklarını tespit ederlerse çok daha kolay öğrenirler.

Preposition‘lar yer, yön, zaman bildirmek için kullanılırlar.

İngilizce’de On Ne Demek, Nerelerde Kullanılır?

Bir şeyin yüzeyindeki objeyi anlatmak için kullanılır.

  • The book is on his desk.
  • I put my bag on the floor.

Özel günlerin ve tarihlerin aktarımında kullanılır.

  • I was born on the 30th of January in 1995.

Bilgisayar ve telefon gibi cihazlarla beraber kullanılır.

  • My father is on the phone right now.
  • Titanic will be on TV tomorrow.

Vücudumuzun bir kısmını göstermek/belirtmek için kullanılır.

  • He kissed the baby on her cheek.
  • Grandma pats me on my shoulder.

On’un bazı özel kullanımları vardır.

  • The ship is on fire.
  • Everything in this shop is on sale.

On‘un bazı standart kullanımları;

on a bus, on a train, on a plane, on a ship, on a bike, on the radio/TV, on the left, on the way

İngilizce’de At Ne Demek, Nerelerde Kullanılır?

Belirli bir zamanı belirtmek için kullanılır.

  • I will take you from the office at 12 p.m.

Bir yeri göstermek için kullanılır.

  • There were dozens of people at the shopping mall.

Email adresleriyle beraber kullanılır.

  • You can send your questions at info@info.com

At‘in bazı standart kullanımları:

at home, at work, at school, at university, at the top, at the bottom

İngilizce’de In Ne Demek, Nerelerde Kullanılır?

Gün, ay, mevsim ve yıl içerisinde belirli olmayan bir günü anlatmak için kullanılır.

  • She always takes the dog for a walk in the evenings.

Bir lokasyonu belirtmek için kullanılır

  • I am currently staying in Los Angeles.
  • He looked me in the eyes.
  • My hometown is a city in Central Anatolia.

Bir inanışı, hissi ya da ilgiyi anlatmak için kullanılır.

  • I believe in his words.
  • My father is pretty interested in gambling.

In‘ in standart kullanımları;

in a car, in a taxi, in a helicopter, in the newspaper, in the sky, in a row

İngilizce prepositionların çok küçük bir kısmını oluşturan in, on ve at’e bu yazıda değindik. Diğer prepositionlar için blog’umuzu takip etmeye devam edin.

ÖZET:

in on at nerelerde kullanılır?

Prepositionlar yer, yön, zaman bildirmek için kullanılırlar.

in nerede kullanılır?

Gün, ay, mevsim ve yıl içerisinde belirli olmayan bir günü anlatmak için kullanılır.

on nerede kullanılır?

Bir şeyin yüzeyindeki objeyi anlatmak için kullanılır.

at nerede kullanılır?

Belirli bir zamanı belirtmek için kullanılır.

IN ON AT ÖRNEK CÜMLELER

  1. She sits at the desk.
    (O, masada oturuyor.)
  2. Open your books at page 10.
    (Kitaplarınızdan sayfa 10’u açın.)
  3. The bus stops at the station.
    (Otobüs durakta duracak.)
  4. I stay at my grandmother’s.
    (Büyükannemlerde kalıyorum.)
  5. I stand at the door.
    (Kapıda dikiliyorum.)
  6. Look at the top of the page.
    (Kitabın üst kısmına bakın.)
  7. The car stands at the end of the street.
    (Araba caddenin sonunda duruyor.)
  8. Can we meet at the corner of the street?
    (Caddenin köşesinde buluşabilir miyiz?)
  9. I met John at a party.
    (John ile partide buluştum.)
  10.  Write this information at the beginning of the letter.
    (Bu bilgiyi mektubun en başına yaz.)
  11.  Katy wasn’t at home yesterday.
    (Katy dün evde değildi.)
  12. I study economics at university.
    (Üniversitede ekonomi okuyorum.)
  13.  The children are at gandmother’s.
    (Çocuklar büyükannelerindeler.)
  14.  He’s playing at the park.
    (O, parkta oyun oynuyor.)
  15.  He always arrives late at school.
    (O, okula her zaman geç varır.)
  16. We sit in the room.
    (Odada oturuyoruz.)
  17.  I see a horse in the picture.
    (Resimde bir at görüyorum.)
  18. There are trout in the river.
    (Nehirde bir alabalık var.)
  19. He lives in Paris.
    (O Paris’te yaşıyor.)
  20. I found the picture in the paper.
    (Kâğıtta resmi buldum.)
  21.  He sits in the corner of the room.
    (O, odanın köşesinde oturuyor.)
  22.  There is a big tree in the middle of the garden.
    (Bahçenin ortasında büyük bir ağaç var.)
  23.  He sits in the back of the car.
    (O, arabanın arkasında oturuyor.)
  24. We arrived in Muğla.
    (Biz Muğla’ya vardık.)
  25. He gets in the car.
    (O, arabaya biner.)
  26. She likes walking in the rain.
    (O yağmurda yürümeyi sever.)
  27. My cousin lives in the country.
    (Benim kuzenim kasabada yaşıyor.)
  28. There are kites in the sky.
    (Gökyüzünde uçurtmalar var.)
  29. He plays in the street.
    (O, caddede oynuyor.)
  30. She lives in a hotel.
    (O bir otelde kalıyor.)
  31. The boys stand in a line.
    (Çocuklar tek sıra halinde duruyor.)
  32. He is in town.
    (O, şehirde.)
  33. I have to stay in bed.
    (Yatakta kalmak zorundayım.)
  34. The robber is in prison now.
    (Hırsız şimdi hapishanede.)
  35. You mustn’t park your car in front of the school.
    (Aracını okulun önüne park edemezsin.)
  36. The map lies on the desk.
    (Harita sıranın üzerinde duruyor.)
  37. The picture is on page 10.
    (Resim sayfa 10’da.)
  38. The photo hangs on the wall.
    (Fotoğraf duvarda asılı duruyor.)
  39. He lives on a farm.
    (O, çiftlikte yaşar.)
  40. Van the city lies on the lake Van.
    Van şehri Van gölünde uzanır.
  41. Men’s clothes are on the second floor.
    (Erkek kıyafetleri ikinci kattadır.)
  42. He lives on highland.
    (O, yaylada yaşar.)
  43. The shop is on the left.
    (Mağaza, sol taraftadır.)
  44. My friend is on the way to Rome.
    (Arkadaşım Roma yolunda.)
  45. When she was a little girl, she saw unrealistic cowboy films on television.
    (O küçük bir kız iken, TV’de gerçekçi olmayan kovboy filmleri görmüştü.)
  46. The clock on the wall is slow.
    (Duvardaki saat yavaş.)
  47. He put the food on the table.
    (O, yemeği tabağa koydu.)
  48. I can see a spider on the ceiling.
    (Fayans üzerinde bir örümcek görebiliyorum.)
  49. We were told not to walk on the grass.
    (Bize çimlerin üzerinde yürümememiz gerektiği söylendi.)
  50. I believe in the next life.
    (Ben ölümden sonraki hayata inanıyorum.)

In On At Hakkında Şarkı

Örnek cümlelerin ardından sizinle içinde bolca preposition barındıran bir şarkı paylaşmak istiyoruz. Şarkı sözlerini Türkçe anlamlarıyla birlikte paylaşacağız.
Şarkı Shivaree’e ait ve ismi “Goodnight Moon”.

“Goodnight Moon”, Amerikan alternatif rock grubu Shivaree’nin Ambrosia Parsley ve Duke McVinnie tarafından yazılmış bir şarkısıdır. Grubun ilk albümü “I Oughtta Give You a Shot in the Head for Making Me Live in This Dump” ın 7. şarkısıdır.
Goodnight Moon ilk olarak 2000 yılında hit televizyon dizisi Dawson’s Creek’in üçüncü sezonunda çalındı. Daha sonra 2004 yılındaki Kill Bill: Volume 2 filminin final credit sahnesinde duyuluyor ve filmin müzik albümünde yer alıyor. Şarkı ayrıca 2002 yapımı Fransız filmi Monique’in kapanış sahneleri ve final credit sahnesinde de çalınıyor.

Şarkının yazarlarından olan Parsley ve The Elegant Too tarafından yeniden kaydedilmiş olan bir versiyonu, 2012 yapımı Silver Linings Playbook’un film müziğinde yer almıştır.

Goodnight Moon – Shivaree

[Verse 1]
There’s a nail in the door
And there’s glass on the lawn
Tacks on the floor and the TV is on
And I always sleep with my guns
When you’re gone

Anlamı:
İlk Kısım
Kapıda bir tırnak var
Ve çimlerde bir bardak
Çiviler yerde ve TV açık
Ve ben her zaman silahlarımla uyurum
Sen gittiğin zaman.

There’s a blade by the bed
And a phone in my hand
A dog on the floor, and some cash on the nightstand
When I’m all alone the dreaming stops
And I just can’t stand

Anlamı:
Yatağımda bir bıçak var
Ve elimde bir telefon
Yerde bir köpek ve komodinde nakit var.
Yalnız başıma olduğum zaman hayaller kesiliyor
Ve sadece tahammül edemiyorum.

[Chorus]
What should I do, I’m just a little baby
What if the lights go out and maybe
And then the wind just starts to moan
Outside the door and followed me home
Well goodnight moon, I want the sun
If it’s not here soon I might be done
No, it won’t be too soon ’til I say
Goodnight moon

Anlamı:
(Nakarat)
Ne yapmam gerekiyor, sadece küçük bir bebeğim
Ya ışıklar kesilirse ve belki
Ve sonra rüzgar uğuldamaya başlar
Kapının dışında ve beni eve kadar takip ederse,
Yani iyi geceler Ay, ben güneşi istiyorum
Eğer yakında burada olmazsa ben bitmiş olabilirim.
Hayır, çok vakit yok; ben “İyi geceler Ay” diyene kadar

[Verse 2]
There’s a shark in the pool
And a witch in the tree
A crazy old neighbor and he’s been watching me
And there’s footsteps loud and strong coming down the hall
Something’s under the bed
Now it’s out in the hedge
There’s a big black crow sitting on my window ledge
And I hear something scratching through the Wall

(İkinci Kısım)
Havuzda bir köpek balığı var
Ve ağaçta bir cadı var
Delirmiş yaşlı bir komşu ve beni izleyip duruyor
Ve koridor boyunca inen kuvvetli ve gürültülü ayak sesleri
Yatağın altında bir şey var
Şimdi de orada çitin dışında
Penceremin önünde oturan siyah büyük bir karga var
Ve duvarların içinde tırmalayıp duran bir şey duyuyorum

[Chorus 2]
Oh what should I do, I’m just a little baby
What if the lights go out and maybe
I just hate to be all alone
Outside the door it followed me home
Now goodnight moon
I want the sun
If it’s not here soon I might be done
No, it won’t be too soon ’til I say
Goodnight moon

(Nakarat 2)
Ne yapmam gerekiyor, sadece küçük bir bebeğim
Ya ışıklar kesilirse ve belki
Sadece yalnız olmaktan nefret ediyorum
Kapının dışında, beni eve kadar takip etti
Şimdi iyi geceler Ay
Ben güneşi istiyorum
Eğer yakında burada olmazsa ben bitmiş olabilirim.
Hayır, çok vakit yok; ben “İyi geceler Ay” diyene kadar

[Bridge]
Well you’re up so high
How can you save me
When the dark comes here tonight to take
Out my front walk
And into bed where it kisses my face
And eats my head

(Köprü)
Yani sen orada yukarda, çok yüksektesin
(NOT: Buradaki high kısmı iki anlamlı kullanılmıştır. Hem yüksek hem de kafası iyi anlamı taşımaktadır.)
Beni nasıl kurtarabilirsin
Karanlık buraya bu gece beni almaya gelirse
Verandamın hemen dışından
Ve yatağıma, yüzümü öptüğü
Ve kafamı yediği yere

[Chorus]
What should I do, I’m just a little baby
What if the lights go out and maybe
And then the wind just starts to moan
Outside my door it followed me home
Now goodnight moon
I want the sun
If it’s not here soon I might be done
No, it won’t be too soon ’til I say
Goodnight moon
No, it won’t be too soon ’til I say
Goodnight moon

(Nakarat)
Ne yapmam gerekiyor, sadece küçük bir bebeğim
Ya ışıklar kesilirse ve belki
Ve sonra rüzgar uğuldamaya başlar
Kapının dışında ve beni eve kadar takip ederse,
Şimdi iyi geceler Ay,
Ben güneşi istiyorum
Eğer yakında burada olmazsa ben bitmiş olabilirim.
Hayır, çok vakit yok; ben “iyi geceler Ay” diyene kadar
Hayır, çok vakit yok; ben “iyi geceler Ay” diyene kadar

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.