İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce İş Görüşmelerinde Sıkça Sorulan Sorular


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

“İşe alındınız!” Bu iki kelime kulağa ne kadar da hoş geliyor değil mi? Hele ki iş arama süreciniz oldukça uzun ve zorlu yollardan geçtiyse, sonunda bu iki kelimeyi duymak oldukça mutluluk verici. Fakat işe alınmak için geçilen yollardan biri de İngilizce mülakatlar. İngilizce, günümüzde sizi diğer rakiplerinizden elemek için kullanılan bir seçenek iken, sizin başvurduğunuz pozisyon için tüm gerekliliklere sahip olup İngilizce mülakat yüzünden işe alınmamanız can sıkıcı bir durum olacaktır. İngilizce anadiliniz olmadığından bu mülakatlar sizler için ekstra heyecan ve stres verici olabilir fakat İngilizceyi anadiliniz gibi konuşabilseniz bile işvereninizin sorduğu sorulara onların beklentisi doğrultusunda cevaplar vermeniz beklenecektir. Bu yazımızda her işverenin İngilizce mülakatlarda kullandığı yaygın sorular ve işvereninizi tatmin edebileceğiniz cevaplara yer verdik. İyi okumalar!

Başvurduğunuz bir şirket sizi iş görüşmesine çağırdı ve mülakatın gerçekleşeceği odaya girdiniz. Mülakat soruları hemen başınıza yağmayacaktır. Öncesinde gergin havanın kırılması için içeri girdiğiniz anda samimi bir el sıkışmayla birlikte gündelik bir muhabbet başlar. Eğer mülakat başından sonuna kadar İngilizce konuşarak geçecekse muhtemel konuşma şu şekilde olabilir:

-How are you doing? (Nasılsınız?)

+I am great, thank you. And you? (İyiyim, teşekkürler. Siz?)

-I am fine, thanks. It’s such a nice day out there. (Ben de iyiyim, teşekkürler. Ne kadar güzel bir gün)

+It is. It was perfect weather all weekend. (Evet öyle. Tüm haftasonu hava mükemmeldi)

-Yes, It was. How was your weekend? (Evet, öyleydi. Nasıldı haftasonunuz?)

+I went to the park with my family for a picnic. (Ailemle piknikteydim)

-That sounds nice. (Kulağa hoş geliyor)

+Yes, it was. And you? (Evet, sizinki nasıldı?)

-I worked this weekend. But I got a lot done, so I am happy for that. (Ben tüm haftasonu çalıştım. Bir çok işimi bitirdim bu yüzden mutluyum.)

Yukarıdaki örnekte de gördüğünüz gibi, samimi ve ufak bir muhabbetle o gergin hava kolayca kırılabilir. Bu muhabbetin samimilik derecesi işverenden işverene değişse de böyle bir mülakat başlangıcı hiç de fena olmaz, değil mi? 

İngilizce İş Görüşmesinde En çok Sorulan Sorular ve Cevapları

Ufak bir muhabbet sonrası mülakata başlayabiliriz:

  • Tell me about yourself (Biraz kendinizden bahsedin)

En genel mülakat sorularından biriyle başlıyoruz. Burada işverenin asıl odaklandığı sizin eğitim ve çalışma geçmişiniz olacaktır. Burada elinize kendi deneyimlerinizi ve konuşma becerinizi sergileyebileceğiniz bir fırsat geçiyor. Soruyu cevaplandırırken, kişisel hayatınızdan da çok detaya inmeden bahsedebilirsiniz. 

 

Böyle bir cevaptan kaçının: 

I love watching movies, I think I love partying. I have so many friends, so I really enjoy partying. (Film izlemeye bayılırım ve partiye gitmeye de. Bir sürü arkadaşım var bu yüzden partilemeye bayılıyorum.)

Bunun yerine, şöyle bir cevap çok daha yerinde olacaktır: 

Ahmm well.. I grew up in Turkey and I studied accounting. I also worked for an accounting firm for about eight months and I really enjoy numbers, so maybe that’s exactly the reason, I love to solve them. And in my spare time I really like reading and also go out for a walk only if the weather allows me too.  (Hmmm…Türkiye’de büyüdüm ve muhasebe okudum. 8 ay boyunca da bir muhasebe şirketinde çalıştım. Sayılarla aram iyidir ve belki de bu yüzden onlarla ilgili işlemler yapmayı seviyorum. Boş vakitlerimde de bir şeylerle okurum ve bazen de hava güzelse yürüyüşe çıkmayı severim. )

 

  • How you heard about this position? (Bu işi nereden duydunuz?)

Bu soru da bir diğer yaygın sorulan sorulardan biridir. Burada da buraya başvururken kim ya da ne yardımcı oldu, bunun cevabı beklenmektedir. Bu sorunun cevabını verirken bu şirkette çalışan tanıdığınız olup olmadığı hakkında bilgi verebilmek için elinize bir şans geçmektedir. Verebileceğiniz cevaplar: 

I heard about the position from my friend Ahmet Yılmaz, who works in accounting. (Bu işi kendisi de burda muhasebe departmanında çalışan Ahmet Yılmaz diye bir arkadaşımdan duydum.)

I saw this position on LinkedIn. (Bu işi LinkedIn aracılığıyla buldum)

I read about the position on your website. (Pozisyon açığı olduğunu websitenizde okudum)

 

  • What do you know about our company? What attracted you to our company? (Şirketimiz hakkında neler biliyorsunuz? / Sizi bu şirkette çalışmaya çeken nedir?)

Bu soruda işveren tabii ki kendi çalıştığı iş yeri hakkında bilgi sahibidir. Burada sizin bu iş için ne kadar ciddi olduğunuzu ve buraya gelmeden bu pozisyon ve bu şirket için ne kadar araştırma yaptığınız test edilmektedir. Birçok görüşmeye gelen bu soruda, araştırma yapmadığından ya da eksik araştırma yapıp geldiğinden elenebiliyor. Sizi bu pozisyon için başvurmaya neyin ittiğini yaptığınız araştırmalardan edindiğiniz bilgilere dayanarak ifade edebilirseniz rakiplerinizden bir adım öne geçebilirsiniz.

Örnek

-I was really impressed with your commitment to renewable energy. (Yenilenebilir enerjiye olan bağlılığınız beni gerçekten etkilemişti.)

-I read from your website that you encourage employees to spend time with each other outside the work place… and that’s something I really appreaciate. (Websitenizde okuduğuma göre, çalışanlarınızın birbirleriyle ofis dışında da vakit geçirmeleri için onları desteklemeniz gerçekten takdir ettiğim bir şey.) 

 

  • What is your greatest strength? (En güçlü yanınız nedir?)

Bu soru da size kendi kişisel hayatınızdaki ve iş hayatınızdaki en iyi özelliğiniz hakkında konuşma fırsatı vermektedir. Çok genel bir soru olduğundan doğru ya da yanlış bir cevabı yoktur bu sorunun, sadece verdiğiniz cevabın ortama uygunluğuna ve soruya gerçekten hizmet eden bir cevap olduğuna dikkat etmek şartıyla kendiniz hakkında ne kadar olumlu düşündüğünüzü ve kendinize olan güveninizi sergileyebilirsiniz. En göze çarpan olumlu özelliğinizi paylaşıp, bu özelliğinizin söz konusu pozisyona ve şirkete ne gibi faydaları olabileceğinden bahsedin. 

 

Bu cevaptan kaçının: 

I am a very friendly person, I love being with people and people love being with me. (Çok arkadaş canlısı biriyimdir. İnsanlarla birlikte olmayı ve beni seven insanları seviyorum.)

Gördüğünüz gibi bu cevap mülakatın gerçekleşeceği ortama çok da yakışmaz.

Onun yerine :

My greatest strength is flexibility. I find that this is very important when I am working with lots of different people and opinions. (En güçlü yanım uysallıktır. Birçok farklı insan ve farklı fikirlerle birlikte çalışabilmeyi önemli buluyorum.)

 

  1. What is your greatest weakness? (En büyük zayıflığınız nedir?)

Bu soruyu cevaplandırırken olabildiğince dürüst olmalısınız. Bu soruya tatmin edici bir şekilde cevap vermeniz, sizin kendinizi ne kadar iyi tanıdığınızı ve beğenmediğiniz özelliklerinizle başa çıkabildiğinizi gösterebilmeniz için konuşma fırsatı verir. 

Örnek

Well, I think my weakness is that I am way too detail oriented. I try to accomplish everything and I just want everything to be perfect, but then I realize that I’m losing out on time, so maybe that makes me submitting projects pretty late. So I think that is one of my weaknesses.  (Çok detay odaklı biriyimdir, sanırım bu benim en zayıf yönüm. Her şeyi başarmaya çalışırım ve her şeyin mükemmel olmasını isterim fakat sonradan bunun vakit kaybettirici olduğunu farkederim ve bu yüzden bazen bu benim işleri teslim etme süremi geciktirebiliyor. Bu yüzden, bunun benim en zayıf yönüm olduğunu düşünüyorum.)

 

  • Why did you leave your last job? (En son işinizden niçin ayrıldınız ?)

Bu da işvereninizin sizin bu pozisyona başvurmadan önceki son deneyiminizin nasıl sonladığını merak ederek sorduğu bir diğer soru. Yani kısaca, işveren neden işten ayrıldığınızı merak ediyor. İşten istifa etmiş olabilirsiniz ya da sizi çıkarmış olabilirler. Burada bir diğer önemli nokta, cevap verirken eski işyeriniz ve patronunuzla alakalı kötü bir şey söylememek. Şu cevapları kullanabilirsiniz: 

-I’m looking for new challenges. (Yeni zorluklar arayışı içindeyim.)

-I think I wasn’t able to show my talents and qualifications. (Yetenek ve kabiliyetlerimi gösteremediğimi düşünüyorum.)

-I’m looking for a position that suits my qualifications. (Kabiliyetlerime uygun bir iş arıyorum.)

-I’m looking for a position where I can grow. (Kendimi geliştirebileceğim bir iş arayışı içindeyim.)

 

  • What kind of salary do you expect? (Maaş beklentiniz ne kadar?)

Bu da İngilizce mülakat sırasında sorulabilecek bir diğer yaygın soru. Bu soruya vereceğiniz cevap oldukça önemli. Bu işi yaparak ne kadar kazanmayı umduğunuzu bilmek istiyorlar. Makul olmanızda fayda var. Mülakata gitmeden, bu sektörde bu pozisyon için verilen ortalama maaşı internet üzerinden araştırabilir ve böylece verilebilecek en makul sayıyı verebilirsiniz. I don’t know demek yerine çok yüksekten uçmadan ve çok da aşağı düşmeden beklentinizi dile getirebilirsiniz. 

-Well, ahmm…Actaully I am flexible, I am looking to receive 5,000 TL monthly. Due to my experience level, I feel that this is an appropriate salary for my position. (Hmm.. aslında bu konuda esneğim ve aylık 5.000 TL almayı istiyorum. Deneyim seviyemden dolayı bu maaş miktarı bu pozisyon için uygun olduğunu düşünüyorum.)

 

  • How do you handle with change? (Değişimle nasıl başa çıkarsınız?)

İşvereninizin bu soruyu sorma sebebi, sizin de bildiğiniz üzere şirketler uyguladıkları stratejilerde değişime açıktır ve her an size farklı bir değişiklikle gelebilirler. Sizden de bu değişikliklere açık olmanızı beklemekle birlikte bunlarla nasıl baş edebileceğinizi görmek isterler. Bu soruda vereceğiniz cevap da buna hizmet etmelidir. 

 

-Well, of course I can handle a change, because in my previous company, one of our bosses had to quit and there was a new boss who came in and he had completely changed our strategy of a project. So of course, I’m very flexible and hardworking too, so we managed it with our team efforts and definitely the results were pretty good. (Hmm… Tabiki değişimle başa çıkabilirim çünkü eski çalıştığım şirkette patronlarımızdan biri işi bırakmak zorunda kaldı ve yeni gelen patron projemizin stratejilerini tamamen değiştirmişti. Bu yüzden tabii ki oldukça uyumlu ve çalışkanımdır aynı zamanda. Neyseki takım gücümüzle bu durumla başa çıkabildik ve oldukça iyi bir sonuç aldık.)

 

  • Where do you see yourself in 5 years? (5 yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?)

Bu sorunun cevabı da sizi rakiplerinizden bir adım öne götürebilir. Neden mi? Çünkü birçok insan bundan 5 yıl sonrası için herhangi bir ideal ya da hedef taşımayabilir. Eğer siz de bunu daha önce düşünmediyseniz, mülakat öncesinde bunun üzerine düşünüp belli bir fikre sahip olmanızda yarar var. Burada işvereniniz vereceğiniz cevapta sizin hayatınızla ilgili planlarınızın ne kadar gerçekleştirilebilir olduğuna ve aslında sizin bu şirkete ne kadar sadakatli kalacağınıza bakacaktır. Burada da vermeniz gereken en tatmin edici cevaplardan biri:

-Well, five years from now on, I think I would like to be in a management position. Until then I would like to gain a practical experience and then eventually become a manager. Of course, I would like to share and also learn a lot of new things from my team members. (Bundan 5 yıl sonra, yönetici pozisyonunda olacağımı düşünüyorum. O zamana kadar pratik konusunda deneyim kazanmayı ve sonunda da bir yönetici olmayı istiyorum. Tabii ki, takım arkadaşlarımla da bir çok şey paylaşmayı ve onlardan bir çok şey öğrenmek istiyorum.)

 

  • Do you have any questions for me? (Bana bir sorunuz var mı?)

Şu ana kadarki tüm sorular size yöneltilen ve sizin o pozisyon ve şirket için uygun olup olmadığınızı test etmek amaçlı sorulan sorulardı. Bu soruda da sıra sizin bu şirketin size uygun olup olmadığını test etmeye geliyor. Bu soruyu cevapsız bırakmamanızı tavsiye ederiz. Ne kadar soru sorarsanız bu iş ve şirket için o kadar istekli ve hevesli gözükürsünüz. Mülakata girmeden önce bu soru üzerinde pratik yaparsanız sizin için iyi olur. Pozisyon ve şirket hakkında aklınızdaki tüm soruları bir kağıt üzerine yazın ve bunlar üzerinde, soruları sesli okuyarak çalışın. 

Sorabileceğiniz örnek sorular :

-Can you tell me about the team I would be working with? (Çalışacağım takımdan bahsedebilir misiniz?)

-What is the typical day for this position? (Bu iş için çalışacağım tipik zaman nedir?)

-Do you have any examples of projects that I would be working on if I were to be offered the position? (Eğer bu iş için kabul edilirsem üzerinde çalışacağım projelerden birkaç örnek gösterebilir misiniz?)

Örnek İngilizce İş Görüşmesi

Aşağıda sizler için örnek bir İngilizce mülakat diyaloğu verdik. Bu verdiğimiz soru ve cevapları diyalog içinde görmenin size yararı olacaktır. 

 

Erhan Yılmaz (Employee: İşveren)  

Ayça Kaya ( Applicant: Başvuran) 

 

Mr. Yılmaz: Hello Ms. Kaya, I’m Erhan Yılmaz. Thanks so much for coming in. (Merhaba Ayça hanım, ben Erhan Yılmaz. Geldiğiniz için çok teşekkürler.)

Ms. Kaya: It is my pleasure, thanks so much for meeting with me. (O zevk bana ait, asıl ben çok teşekkür ederim beni görüşmeye çağırdığınız için.)

Mr. Yılmaz: Of course. Did you have any trouble finding the office? (Ne demek. Ofisin yerini bulmakta güçlük çektiniz mi?)

Ms. Kaya: Nope. The directions on the website were great. (Hayır. Websitenizdeki yönlendirmeler gayet iyiydi.)

Mr. Yılmaz: Good. Would you like some coffee or water before we begin? (Güzel. Başlamadan kahve ya da su ister misiniz?)

Ms. Kaya: I’m okay, thank you. (Yok teşekkürler.)

Mr. Yılmaz: Alright. So, to get started, why don’t you tell me a little bit about yourself? (Pekala, başlayalım. Bana biraz kendinizden bahseder misiniz?)

Ms. Kaya: Sure. Ahmm well.. I grew up in Turkey and I studied accounting. I also worked for an accounting firm for about eight months and I really enjoy numbers, so maybe that’s exactly the reason, I love to solve them. And in my spare time, I really like reading and also go out for a walk only if the weather allows me too. (Hmmm…Türkiye’de büyüdüm ve muhasebe okudum. 8 ay boyunca da bir muhasebe şirketinde çalıştım. Sayılarla aram iyidir ve belki de bu yüzden onlarla ilgili işlemler yapmayı seviyorum. Boş vakitlerimde de bir şeylerle okurum ve bazen de hava güzelse yürüyüşe çıkmayı severim.

Mr. Yılmaz: That’s great. Can you tell me how you heard about this position? (Mükemmel. Bu işi nereden bulduğunuzdan bahseder misiniz?)

Ms. Kaya: Of course. A friend of mine saw the position listed on LinkedIn and forwarded to me so I spent some time on your website and I learned about the position and the company. (Tabii. Bir arkadaşım bu pozisyon açığını LinkedIn üzerinden görmüş ve bana yönlendirdi ben de sizin websiteniz üzerinde biraz araştırma yaptım ve şirketiniz ve bu pozisyon hakkında birkaç şey öğrendim.)

Mr. Yılmaz: What attracted you to our company? (Sizi bu şirkette çalışmaya çeken nedir?)

Ms. Kaya: To be honest, I was really impressed with your ambitious goals and the clear plan you have for growth. I also like the support you provide for your employees.  (Dürüst olmam gerekirse, gelişme konusunda sahip olduğunuz iddialı hedefleriniz ve net planlarınızdan gerçekten çok etkilendim.)

Mr. Yılmaz: You have obviously done your homework. What would you say is your greatest strength? (Dersine gerçekten iyi çalışmışsın. En güçlü yanın için ne söylersin?)

Ms. Kaya: I would say, my greatest strength is flexibility. I find that this is very important when I am working with lots of different people and opinions. (En güçlü yanım uysallıktır. Birçok farklı insan ve farklı fikirlerle birlikte çalışabilmeyi önemli buluyorum.)

Mr. Yılmaz: Great. Now what would you consider your greatest weakness? (Güzel. Peki en büyük zayıflığınız nedir?)

Ms. Kaya: Well, I think my biggest weakness is public speaking. I have spent a lot of time working on and I have improved my public speaking skills a great deal. I am very comfortable in smaller meetings with my teams. But when I present an idea to a larger audience, I still experience some stage fright. At this point, I can handle with these situations in a way but I would like to be more comfortable in these moments. (Hmm.. Sanırım en büyük zayıflığım insanlar önünde konuşmak. Bunun üzerinde çalışıyorum ve halka hitap etme becerilerimi oldukça geliştirdim. Daha küçük toplantılarda rahat hissediyorum ama daha geniş bir kitleye sunum yaparken, hala biraz sahne korkusu yaşıyorum. Bu noktada, bu durumla başa çıkabiliyorum ama böyle zamanlarda daha rahat olmak isterdim.)

Mr. Yılmaz: Fear of public speaking is a very common fear, I feel the same sometimes. So, where do you see yourself in 5 years? (Toplum önünde konuşma korkusu çok yaygın bir korkudur. Ben de bazen aynı korkuyu yaşıyorum. Pekala, 5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?)

Ms. Kaya: Well, five years from now on, I think I would like to be in a management position. Until then I would like to gain a practical experience and then eventually become a manager. Of course, I would like to share and also learn a lot of new things from my team members. (Bundan 5 yıl sonra, yönetici pozisyonunda olacağımı düşünüyorum. O zamana kadar pratik konusunda deneyim kazanmayı ve sonunda da bir yönetici olmayı istiyorum. Tabii ki, takım arkadaşlarımla da bir çok şey paylaşmayı ve onlardan bir çok şey öğrenmek istiyorum.)

Mr. Yılmaz: Okay, well, I have everything I need, do you have any questions for me, about the company or the position? (Tamamdır, güzel, sormam gereken tüm soruları sordum, sizin bana şirketle ya da bu iş hakkında soracağınız herhangi bir soru var mı?)

Ms. Kaya: Yes, I have. Can you tell me about the team that I would be working with? (Evet, var. Çalışacağım takımdan bahsedebilir misiniz?)

Mr. Yılmaz: Sure. I would say there is a little bit frustration currently because of our lack of growth. This will be the third time we have brought in a new team leader in four years.  (Tabii ki. Aslında şuan yeterince gelişme sağlayamadığımızdan biraz sıkıntı yaşıyoruz. Bu bizim 4 yıl içinde üçüncü kez yeni bir takım lideri getirişimiz olacak.)

Ms. Kaya: I understand. I really appreciate that you are considering me for the position. I would love to be a part of the company. (Anladım. Gerçekten beni bu pozisyon için düşündüğünüz için minnettarım. Bu şirketin bir parçası olmayı çok isterim.)

Mr. Yılmaz: Very good. Okay. That’s great, thanks so much for coming in, Ayça. It is great to meet you. I’ll give you a call in the next three days. (Çok iyi. Tamamdır. Ayça, geldiğin için çok teşekkürler, görüşme gayet iyiydi. Seninle tanışmak çok güzel. Önümüzdeki 3 gün içinde seni arayacağım.)

Ms. Kaya: Great. I look forward to it. Thanks again. (Mükemmel. Bekliyor olacağım. Tekrar teşekkürler.)

Mr. Yılmaz: My pleasure. (Rica ederim)

İngilizce Mülakatlarda Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • CV’nizde İngilizce seviyeniz hakkında dürüst olun. Seviyenizin üzerinde bir puanlama yapmayın.
  • Cevapları ezberlemeyin. Pozisyonun gerektirdiği bir yabancı dil arandığından kendinizi akıcı ve doğru bir şekilde ifade edecek cümleler kurun.
  • Sektörel terimleri ezberleyin. Aday olduğunuz sektörle ilgili kelimeler ezberleyerek mülakata gidin.
  • Mükemmel olmaya çalışmayın. Konuşurken mükemmel olma endişesi çoğu zaman kişileri strese sokmaktadır. Tane-tane konuşmak ve basit cümlelerle kendini ifade etmek çok daha etkili olacaktır.

Önemli NOT: İngilizce iş görüşmelerine hazırlanıyorsanız İngilizce iş görüşmesi simülasyon programına göz atın. Öz geçmişiniz ve başvuru yaptığınız pozisyona göre size özel İngilizce iş görüşmesine katılıyorsunuz. Simülasyon görüşmede uzmanlarımızın hazırladığı soruları yanıtlarken hem iş görüşmesi heyecanınızından kurtulun hem de yaptığınız hatalar uzmanlarımız tarafından size rapor edilir.

Performans raporu ile birlikte hatalarınızı görüp, hatalarınızı nasıl giderebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Programımız hakkında daha detaylı bilgi almak için buraya tıklayın.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir:

İngilizce İş Görüşmesi Diyalogları | Bilmeniz Gereken Her şey!

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.