İngilizce Medikal Sözlük

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İngilizce Medikal Sözlük

Sağlıkla ilgili herhangi bir bölüm okuyor ya da sağlıkla ilgili konulara ilgi duyuyor olabilirsiniz. Özellikle günümüzde sağlıkla ilgili neredeyse tüm terimlerin yabancı kökenli olduğunu düşünürsek,  sizler için hazırladığımız İngilizce medikal sözlük hepinizin bir yerde mutlaka işinize yarayacak. İşte karşınızda İngilizce medikal kelimeler ve sözlük anlamları.

A Harfi

  • Amount: miktar
  • Approach: yol, yaklaşım
  • Arise from: -den kaynaklanmak
  • As a consequence: sonuç olarak
  • Avert: kaçınmak
  • To affect: etkilemek
  • Antigen: antijen
  • Antibody: antikor
  • To attenuate: zayıflatmak, güçten düşürmek
  • Appetite: iştah
  • Abortion: düşük
  • Adult: ergin, yetişkin
  • Adulthood: ergenlik
  • Artery: arter, atar damar
  • Airway: hava yolu
  • To accompany: refakat etmek, birlikte bulunmak
  • Anorexia: iştahsızlık
  • To aspirate: içine çekmek, emmek
  • Anemia: anemi, kansızlık
  • Arm: kol
  • Ankle: ayak bileği
  • Across: çapraz, diğer tarafa
  • Alcohol: alkol

B Harfi

  • Bleed: kanamak
  • Blood clot: kan pıhtısı
  • Break loose: kopmak
  • Breathing: nefes alma
  • To block: tıkamak, engel olmak, kapamak
  • Bladder: mesane, idrar torbası
  • Blood: kan
  • Bloody: kanlı
  • Brain: beyin
  • Body: vücut
  • Baby: bebek
  • Below: aşağı, aşağısında, aşağıda
  • Boy: erkek çocuk
  • Bile: safra
  • Bile duct: safra yolu
  • Blues: can sıkıntısı, neşesizlik
  • Biochemistry: biyokimya
  • Biochemical: biyokimya ile ilgili, biyokimyasal
  • To breath: soluma, nefes alma
  • Branch: dal, kol, branş
  • To beat: vurmak, çarpmak, atmak (kalbin atması)
  • Bowel: kalın bağırsak
  • Breast: meme
  • Bone: kemik
  • Bony: kemiksi bone
  • Marrow: kemik iliği
  • To bud: tomurcuklanmak

C Harfi

  • Care: bakım
  • Case: vaka
  • Causative: sebep olan
  • Cause: sebep, neden
  • Caution: dikkat
  • Circumstance: koşul
  • Clog: tıkamak
  • Common: yaygın
  • Consist of: -den oluşmak
  • Constant: sürekli
  • Contact: temas
  • Course of illness: hastalığın seyri
  • Cure: tedavi
  • To complete: tamamlamak
  • Completely: tamamen
  • To care: bakmak, itina göstermek
  • Careful: dikkatli
  • To clot: pıhtılaşmak
  • Clot: pıhtı
  • Cell: hücre
  • To cause: sebep olmak, neden olmak
  • Caudal: kuyruk, uç
  • To contain: içermek, içine almak
  • Certain: kesin, mutlak, bazı
  • To clear: aşikar hale getirmek
  • Clear: açık, aydınlık, berrak, aşikar
  • To consume: tüketmek
  • Consumption: tüketim
  • Chest: göğüs
  • Consequence: netice, sonuç
  • To connect: birleştirmek
  • Connective: bağlayan, bağlayıcı
  • To classify: sınıflama, sınıflandırmak
  • Component: uzuv, parça, üye, öğe
  • Cartilage: kıkırdak
  • Crystal: kristal
  • Children: çocuk
  • To be called: olarak bilinmek, adlandırılmak
  • Carrier: taşıyıcı
  • To combine: bağlamak, birleştirmek, kombine etmek
  • Current: akım, geçerli, çağdaş
  • Capillary: kılcal damar, kapiller
  • Considereble: mühim, büyük, hatırı sayılır
  • Capacity: kapasite, kabiliyet, yeterlilik
  • Contraction: kasılma
  • Contractility: kasılabilme
  • Contractile: kasılabilir
  • To continue: devam etmek
  • Continuous: devamlı, sürekli
  • Consolidation: birleştirme, sertleştirme, konsolide etme
  • To compress: sıkıştırmak, baskı yapmak
  • Compression: baskı, sıkıştırma
  • To be compatible: bağdaşmak, uyuşmak
  • Congenital: doğuştan, konjenital
  • Content: içerik
  • To conduct: iletmek, yönetmek
  • To concern: ilgilendirmek, ilgili olmak
  • Correct: doğru
  • To circulate: dolaşmak, dolanmak, devri daim yapmak
  • Circulation: dolaşım, devinim
  • Chamber: odacık, boşluk
  • To constrict: daraltmak, büzmek
  • Constriction: daralma, büzülme
  • To confuse: karıştırmak
  • Confusion: karuştırma, konfüzyon
  • Condition: durum
  • Conditioned: şartlanmış, şartlı
  • Choking: boğma, nefesini kesme

D Harfi

  • Decrease: azalmak
  • Default: kusur
  • Defense: savunma
  • Deliberate: bilinçli
  • Deprivation: dayanmak
  • Destroy: tahrip etmek
  • Die of: -den ölmek
  • Dissection: parçalama
  • Dizzines: baş dönmesi
  • Drowsiness: uykusuzluk
  • Drug trials: ilaç deneyleri
  • Due to: yüzünden
  • Demantia: demans, bunama
  • To deteriorate: bozulma, kötüye gitme
  • Deterioration: kötüye gidiş
  • To die: ölmek
  • Death: ölüm
  • Depression: depresyon
  • Dejection: keyifsizlik, kederlilik
  • Distress: sıkıntı
  • To damage: hasar verme, zarar verme
  • Damage: hasar, zarar
  • To dilate: genişletmek
  • Dilatation: genişleme
  • Dense: yoğun, kesif
  • Dizzines: baş dönmesi
  • Descent: inme, alçalma
  • Division: bölüm
  • To diagnose: teşhis etmek
  • Diagnosis: teşhis
  • To disseminate: yayılmak
  • Dissemination: yayılım
  • Deficiency: eksiklik, yoksunluk
  • Deficient: eksik
  • Disease: hastalık
  • Drug: ilaç
  • To be due to: -den dolayı
  • Dose: doz
  • Dosage: dozaj
  • Delivery: doğum, doğurma, yerine verme
  • Deglutition: yutma, yutkunma
  • To define: tanımlamak, tarif etmek
  • Disorder: hastalık, felaket, bozukluk
  • Disadvantage: dezavantajDetail: detay
  • To decay: çürümek, bozulmak
  • To detect: saptamak, tespit etmek
  • Detection: tespit
  • To disturb: rahatsız etmek, rahatsızlık vermek
  • Disturbance: bozukluk, rahatsızlıkDysfunction: fonksiyon bozukluğu
  • To dress: pansuman yapmak, giymek, giydirmek
  • Dressing: pansuman
  • Disinfectant: dezenfektan
  • Discoloration: renk değişikliği, renk bozukluğu
  • Distention: şişkinlik, gerilme, şişme
  • Differential: ayırıcı
  • To decline: düşmek, alçalmak
  • Decline: düşüş, alçalış

E harfi

  • Elderly: yaşlı
  • Encompass: kapsamak
  • Enlargement: genişleme
  • Enormous: çok büyük
  • Environmental: çevresel
  • Epidemic: salgın
  • Exhaustion: yorgunluk
  • Edema: ödem
  • To exaggerate: abartmak, büyütmek
  • Elasticity: elastiklik
  • To examin: incelemek, muayene etmek
  • Examination: inceleme, muayene
  • To establish: tesis etmek, tanı koymak, tayin etmek
  • To emit: yaymak, salıvermek
  • Emission: yayılım
  • Effect: etki
  • To evaluate: taktir etmek, değerlendirmek
  • Evalutation: değerlendirme, taktir, yorum
  • Except: -den başka, müstesna, hariç
  • Exception: istisna, ayrı, başka
  • To expose: maruz bırakmak
  • Exposure: maruz kalma
  • To excrete: boşaltmak, ifraz etmek, vücuttan atmak
  • Excretion: atılım, boşaltım
  • Emergency: acil

F Harfi

  • Febrile: ateşli, ateşe ait
  • Faint: bayılmak
  • Fall: düşme
  • Fatigue: yorgunluk
  • Flushing: kızarma
  • Focus: odak noktası
  • Failure: başarısızlık, bozukluk, çalışamama
  • Face: yüz, çehre
  • Facial: yüze ait, yüzle ilgili
  • Fluid: sıvı
  • Fiber: lif, iplik, tel
  • Fetal: fetüse ait, bebekle ilgili
  • Fatal: ölümcül
  • Factor: faktör, sebep, unsur
  • To fertilize: döllemek
  • Fertilization: döllenme
  • Fertilized: döllenmiş
  • Fracture: kırık
  • Female: dişi
  • To find: bulmak
  • Finding: bulgu
  • Fever: ateş
  • To function: işlev, rol, fonksiyon
  • Functional: işlevsel

G Harfi

  • Gland: bez
  • Gallbladder: safra kesesi
  • Generation: nesil, jenerasyon, üretme üretim
  • Gestation: gebelik
  • Groin: kasık
  • Gallstone: safra taşı
  • German measles: kızamıkçık

H Harfi

  • Headache: baş ağrısı
  • Heart failure: kalp yetmezliği
  • Hypertension: yüksek tansiyon
  • Hypotension: düşük tansiyon
  • Heart: kalp
  • Health: sağlık
  • Healthy: sağlıklı
  • To herniate: fıtıklaşmak
  • Hypoxia: hipoksi
  • Hematogenous: kan yoluyla
  • Heredity: kalıtım
  • Hereditary: kalıtımsal
  • Hazardous: tehlikeli
  • To harm: zarar vermek, yaralamak
  • Harm: zarar, hasar
  • Harmful: zararlı, dokunur
  • Harmless: zararsız
  • To hospitalize: hastaneye yatırmak
  • To heal: iyileştirmek
  • Healing: iyileşme
  • To help: yardım etmek
  • Helpful: yardımcı
  • Helpless: çaresiz

I Harfi

  • Imbalance: dengesizlik
  • Immobility: hareketsizlik
  • To investigate: araştırmak
  • Illness: hastalık
  • To implant: aşılamak
  • Implantation: aşılama
  • To inhale: nefes almak
  • Inhalation: soluk alma
  • To identify: tanımlamak, teşhis etmek
  • To inherit: kalıtımla geçmek
  • Inheritance: kalıtım
  • Injury: yaralanma, hasar, incinme
  • To influence: etki, tesir
  • To inform: bilgilendirmek
  • Information: bilgi, danışma
  • Importance: önem
  • Important: önemli
  • To involve: içermek
  • To infect: bulaştırmak
  • Infection: enfeksiyon
  • Infectious: bulaştırıcı, enfekte
  • To invade: istila etmek
  • To intubate: entübe etmek
  • Immunity: bağışıklık
  • Inanimate: cansız
  • To irritate: tahriş etmek
  • Irritation: tahriş
  • Irritable: tahriş edici
  • To itch: kaşımak, kaşınmak
  • Itchy: kaşıntılı

J Harfi

  • Jaundice: sarılık
  • Joint: eklem
  • Jaw: çene

K Harfi

  • Kidney: böbrek
  • To kill: öldürmek
  • Knee: diz

L Harfi

  • Liver: karaciğer
  • Lung: akciğer
  • Low: düşük, alçak
  • Long: uzun
  • Late: geç
  • Later: sonra, daha sonra
  • Liquid: sıvı
  • To live: yaşam, hayat
  • To last: devam etmek
  • Lymph: lenf
  • Loneliness: yalnızlık
  • To lower: indirmek, düşürmek
  • Left: sol
  • Leg: bacak

M Harfi

  • Mortal: ölümcül
  • To manifest: ortaya çıkmak
  • Manifestation: belirti, ortaya çıkış
  • Malaise: kırgınlık
  • Myalgia: miyalji, kas ağrısı
  • Malnutrition: kötü beslenme
  • Morbid: sağlıksız
  • Midwife: ebe
  • Mask: maske
  • To mix: karıştırmak
  • Mixture: karışım
  • Medication: ilaç verme
  • Muscle: kas
  • Muscular: kas ile ilgili
  • Memory: hafıza
  • Mood: ruh hali, mizaç
  • Malformation: şekil bozukluğu
  • Measles: kızamık
  • Moist: nem
  • Moisture: nemlilik

N Harfi

  • To necessitate: gereksinim duymak
  • Necessary: gerekli
  • To need: ihtiyaç duymak
  • Need: ihtiyaç
  • Neck: boyun
  • Nose: burun
  • Nutrition: beslenme
  • Nausea: bulantı
  • Newborn: yeni doğan

O Harfi

  • Ovulation: yumurtlama
  • Ovary: over, yumurtalık
  • Obesity: şişmanlık, obesite
  • Obese: şişman, obez
  • To operate: ameliyat etmek
  • Operation: ameliyat
  • Obligatory: zorunlu
  • Overdose: aşırı doz
  • Oxygen: oksijen

P Harfi

  • Pulse: nabız
  • To pump: pompa
  • Pain: ağrı
  • Painful: ağrılı
  • Painless: ağrısız
  • Process: olay, süreç
  • Property: özellik
  • Palpitation: çarpıntı
  • Pregnancy: hamilelik
  • Pregnant: hamile
  • Physiologic: fizyolojik
  • Psychologic: psikolojik
  • Physician: doktor
  • Pressure: basınç
  • To protect: korumak, koruyucu olmak
  • Protection: koruma
  • Partially: kısmen
  • Patient: hasta
  • Prescribe: reçete yazmak
  • Prevalent: yaygın
  • Previous: önceki
  • Put on weight:  kilo almak
  • Percent: yüzde (%)
  • To precede: önde gitmek, önde gelmek
  • Pessinism: kötümserlik
  • To palpate: ellemek, elle muayene etmek
  • Pathogen: patojen
  • Purulent: cerahatli
  • Parturient: doğum yapan
  • Primitive: ilkel
  • Phase: safha, dönem
  • Puberty: ergenlik
  • To promote: ilerletmek
  • Pituitary: hipofiz
  • To permeate: nüfuz etmek, süzmek
  • To prevent: önlemek
  • Propensity: eğilim
  • Precise: kesin
  • Precisely: kesin olarak
  • Paralysis: felç, paralizi

R Harfi

  • To relieve: hafiflemek, acısını dindirmek
  • Relief: rahatlama
  • To require: gerektirmek
  • Requirement: gereksinim
  • Ray: ışın
  • Regimen: rejim
  • To report: rapor etmek
  • To respirate: solumak, soluk alıp vermek
  • Respiration: solunum
  • Rest: istirahat, ara
  • To rest: dinlenmek
  • Rib: kaburga kemiği, kosta
  • Rickets: raşitizm

S Harfi

  • Stenosis: stenoz, darlık
  • Stroke: felç
  • Sputum: balgam
  • Single: tek, tekil
  • To subside: hafifletmek, geçmek
  • Sample: numune, örnek
  • To sheed: dökülmek, dağılmak
  • To suck: emmek
  • Sick: hasta
  • Surgery: cerrahi
  • Surgically: cerrahi olarak
  • Surgeon: cerrah
  • Sensation: duyu,his
  • Stem: kök, ana dal
  • Sex: cinsiyet
  • To secrete: salgılamak
  • Secretion: salgı, sekresyon
  • To swallow: yutmak, yutkunmak
  • To stick: yapışmak
  • Skull: kafatası
  • Stool: dışkı
  • To sweat: terlemek
  • Sweat: ter
  • Spinal cord: omurilik
  • Swelling: şişme, şiş
  • Spot: benek, nokta, leke
  • Seizure: nöbet, havale

T Harfi

  • To suffer from: -den muzdarip ol-mak
  • To transmit: taşımak
  • Transmission: nakil, taşıma
  • Tooth: diş
  • To treat: tedavi etmek
  • Treatment: tedavi
  • Teenager: 13-19 yaşları arasında olan
  • Tissue: doku
  • Temperature: sıcaklık, hararet
  • Tumor: tümör

U Harfi

  • Usual: olağan, genel
  • Urine: idrar
  • Unit: birim, ünite 

V Harfi

  • Vessel: damar
  • Voluntarily: istemli
  • Vertebrate: omurgalı
  • To vomit: kusmak
  • Vein: toplardamar
  • Vaccine: aşı
  • To vaccinate: aşılamak
  • To worsen: daha da kötüleşmek

W Harfi

  • Wound: yara
  • Whooping cough: boğmaca

Bu yazılara da bakmak isteyebilirsin:

İngilizce Hastane Diyalogları

İngilizce Hastane Kuralları

İngilizce Medikal Sözlük son güncelleyen: Aralık 9th, 2019Konuşarak Öğren

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.