İngilizce Mülakat Öncesi Cevaplamanız Gereken 7 Soru!


İngilizce mülakat öncesi cevaplaman gereken 7 soru!

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

İster iş mülakatı, ister akademik eğitim mülakatı olsun “İngilizce mülakat” ihtimaliyle dahi çoğu kişide gerginlik yaratan bir basamaktır. Daha doğrusu anadili İngilizce olmayan ve yeterli hissedecek kadar pratik yap(a)mamış olanlar için. Hal böyle olunca, İngilizce mülakatın gerekliliğini sorgularken bulabilirsiniz kendinizi.

Rekabetin çok yüksek olduğu bir dönemdeyiz. Bu nedenle İngilizce seviyesi mülakatlar söz konusu olduğunda önem taşımakta. Hatta İngilizce bilginiz sadece okuduğunu veya işittiğini anlayacak kadarsa, yetmemektedir. Mülakat sahibi İngilizce’yi kullanma becerinize ve iletişimi İngilizce de sürdürebilme kabiliyetinize önem vermektedir. Çünkü günümüz itibariyle etkileşimin hele de küresel etkileşimin kaçınılmaz bir gündelik eylem olduğunu göz önünde bulundurursak, dünya dili olan İngilizce’nin size sağlayacağı avantaj büyüktür. Duruma bir de masanın diğer tarafındaki işveren ya da akademik jüri açısından bakalım. Bu küresel etkileşimin boyutları düşünüldüğünde başvuru sahibinden -en azından belirli bir düzeyde- İngilizce bilgi ve becerisi talep etmeleri kaçınılmazdır.

Mülakatlarda beklenen İngilizcenin ne kadar olağan ve aslında ne kadar gerekli olduğu konusuna değindikten sonra, diğer bir gerçek olan İngilizce mülakatın oluşturduğu tedirginliği aşmak için neler yapmamız gerektiği konusunu irdeleyelim. Bunun için hem mülakat öncesinde hem de mülakat esnasında yapmanız gerekenler hakkında bazı tavsiyelerde bulunduk.

 

Mülakatı İngilizce olan bir işe talip misiniz?

Uluslar arası bir şirket veya yüzde yüz İngilizce eğitim veren bir okul için İngilizce mülakata girmek pek de sorgulanası bir durum değildir. Çünkü zaten iş veya eğitim performansı kendi içinde İngilizce becerileri ile haşır neşir durumdadır. Kendinize mülakattan önce şu soruyu mutlaka sormalısınız: İngilizceyi mail yazışmaları dışında da gündelik hayatın en azından işle kesişen her alanında aktif bir biçimde kullanmaya hazır mıyım?

Elbette pek çok şey tecrübe ile kazanılmaktadır. Yine de iş dünyasının çetinliği de göz önünde bulundurulduğunda, hem rekabet hem kendini ifade etmek sizi kaygılandırabilir. Fakat yine de “Ben bu tecrübeyi edineceğim” diye kararlıysanız ki biz de bunu beklerdik, bir takım ön hazırlıklarla işe başlayabilirsiniz.

Şunu da unutmadan belirtmekte fayda vardır; başvuru yaptığınız iş veya eğitim full time İngilizce gerektirmeyebilir. Yine de mülakatı ciddiye almanızı ısrarla tavsiye ederiz. Yani mülakatın yapılacağı odaya “Herkes Türkçe biliyor zaten” mantığı ile girmemelisiniz. Evet herkes Türkçe biliyor, fakat herkesten de fazlası İngilizce biliyor. Sadece mülakat esnasında da olsa İngilizce kullanmanın kimseye bir zararı yok.

Kısacası mülakatı İngilizce olan bir işe ya da eğitim sürecine kabul aldığınız takdirde karşılaşacağınız İngilizce kullanma yoğunluğuna hazır mısınız? Dünyanın çeşitli yerlerine bağlanıp İngilizce toplantı yapmak, makaleleri İngilizcesinde okumak en asgari düzeyde hazır olmanız gereken ihtimaller.

Terminolojiye hâkim misiniz?

İş veya eğitim nedeniyle yaptığınız bir başvurunun devamı olarak İngilizce bir mülakata girdiniz diyelim. Alanınızla ilgili terimlerin, kavramların İngilizcelerini biliyor musunuz? Mülakat esnasındaki sözcük seçimleriniz konuya ne kadar hâkim olduğunuzu gösterecektir. Bu nedenle iş için bir mülakat görüşmesi yapıyorsanız, ilgili sektöre ilişkin iş İngilizcesi kelimelerini öğrenmelisiniz. Bu hem işveren için olumlu bir intiba uyandırır, hem de sizin gerek maillerde gerek sözlü iletişimde bağlamı kavramınıza yardımcı olur. Eğer eğitim ile ilgili bir mülakata giriyorsanız, ilgili alana ilişkin akademik kelimeleri öğrenmelisiniz. Bunun için alanınızla ilgili giriş düzeyindeki İngilizce kaynakları incelemelisiniz. Özellikle sosyal bilimlerde, kültürel bağlamdan dolayı bazı sözcüklerin tercüme esnasında değiştiği durumlar söz konusudur. Bu noktada kavram kargaşası yaşamamak adına terimlerin İngilizcesini ve Türkçe tercümesini mutlaka bir arada öğrenmelisiniz.

Kısaca, başvuru yaptığınız alana dair terimlerin İngilizcesine hâkim olmanız önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, İngilizce terimlerin İngilizce açıklamasıyla kelime çalışması yapmanız uzun vadede işinize yarayacaktır.

İngilizce mülakat için yeteri kadar hazırlandınız mı?

İngilizce mülakat için yeteri kadar hazırlandığınızı düşünüyor musunuz? Ya da soruyu biraz değiştirelim, mülakat Türkçe olsaydı işiniz daha mı kolay olurdu? Bu soruya evet diyorsanız, bir noktada kaygı düzeyiniz yükseliyor demektir.  Önce mülakatın Türkçe olmasıyla İngilizce olmasının arasındaki farka bir bakalım. Çünkü bu fark “sadece İngilizce” değildir. Türkçe mülakattan farklı olarak İngilizce mülakatta sizden beklenenler şunlardır:

  • Kendinizi ifade etmek ve bunu İngilizce yapmak
  • İngilizce düşünmek
  • İngilizce söyleneni anlamak
  • İngilizceyi akıcı konuşmak
  • İngilizceyi doğru konuşmak
  • Dolayısıyla, iki kat kaygı yönetimi

Gördüğünüz üzere, son gece yapılacak bir hazırlıktan bahsetmiyoruz. Dil öğreniminin kalıcı hale gelmesi için yeteri kadar zamana ihtiyaç vardır. Bu zaman zarfında etkili bir tekrar, pekiştirme, pratik dilde akıcılık, doğruluk, dolaysızlık kazandıracaktır. Doğal olarak kaygı düzeyi azalacak, Türkçe’de nasıl kendiliğinden konuşuyorsanız İngilizce de aynı seyri takip edecek.

Mülakat İngilizce olunca ölçülen beceriler sadece iş yetkinliği ile kalmayıp dili kullanma becerisi de masaya yatırılmış oluyor. Bu nedenle İngilizce öğreniminde Gramer’in (Dilbilgisi) yanı sıra

  • reading (okuma),
  • writing (yazma),
  • listening (dinleme)
  • speaking (konuşma)

becerilerinde belirli bir yetkinlik kazanmış olmanız gerekmektedir. Diğer üç beceriye kıyasla geliştirmenin görece zor olduğu kısım speaking’tir. Çünkü diğer beceriler partnersiz de geliştirmeye müsaitken, speaking için bu durum geçerli değildir. Dolayısıyla “anlıyorum, ama konuşamıyorum” sorunu öteden beri yaygın bir İngilizce miti olarak aramızda gezinmektedir. Fakat konuşarak öğren bu soruna da çözüm getirmektedir. İngilizce mülakat deneyiminizdeki kaygıyı azaltmak için, diğer beceriler kadar speaking becerisinde de gelişmek için yeterli pratik yapmanız şart. En önemlisi de “ya konuşamazsam” kaygısından kurtulmuş olacaksınız, düşünsenize, zaten en büyük sorun bu değil miydi?

İngilizce mülakat pratiği yaptınız mı?

Tamam, buraya kadar alanınızla ilgili terimleri öğrendiniz; öğrendiklerinizi, bildiklerinizi, sahip olduklarınızı aktarabilecek kadar konuşma becerisi de edindiniz; peki bunları “cümle içinde kullandınız” mı? Yani gerçek hayatta bunlar işinize yaradı mı?

Her ne dilde, her ne mülakatına girerseniz girin, yapmanız gerekenlerin en başında gelen şeylerden biri CV hazırlamak dışında kendinizden bahsetme pratiği yapmaktır. Kendinize bir takım sorular sorabilirsiniz?

  • Ben bu işi neden istiyorum?
  • Bu iş bana ne katabilir?
  • Ben becerilerimle bu işi nasıl geliştirebilirim?
  • Önümdeki tehditler, tedirginliklerim neler?
  • Elimdeki fırsatlar neler?
  • Karakterim nasıl? Memnun olduğum yanlarım neler? Geliştirmeye açık yanlarım ve kurtulmam gereken özelliklerim neler?
  • Yeni bir güne başlarken içsel motivasyonumun kaynağı ne?

Bu ve bunun gibi sorular doğrudan mülakatta sorulmasa bile, bu öz-farkındalık soruları ile açık uçlu sorulara çok fazla düşünmeden ve böylelikle amatör görünmeksizin cevap verebilirsiniz. Bu sorulara elbette İngilizce cevap vererek pratik yapmanız önemli.

Kısaca, ön hazırlık hayat kurtarır mı bilemeyiz fakat kaygılanmanıza mani olacağından şüphe yok. Bu nedenle üşenmeyin, kendiniz ve idealleriniz üzerine düşünün.

Bu soruya ezberlesek de mi cevap versek ezberlemesek de mi cevap versek?

İngilizce’de ezberden fazlası vardır. Okul yıllarımıza baktığımızda İngilizce derslerinin ezberlerle dolu olduğunu görürüz. Çünkü ezber sınavlar için akıcılık sağlasa da, gündelik hayat hele de mülakat önsezmesi, kestirmesi her zaman pek kolay bir olay değildir. Bu nedenle ezberler işi kolaylaştırma gayesi güderken bir anda her şeyi mahvetmeye de muktedir olabilir.

Mülakat için pratik yaparken ezberden uzak durmalısınız. Olası sorulara, örnek mülakatlara oturup yoğun bir hazırlık yapmanızda hiçbir sakınca yok. Sadece zihninizi serbest bırakmanızı tavsiye ediyoruz. Olası sorulara çalıştınız diyelim. Örnek sorulara cevabınız muhteşem oldu. Fakat diyelim ki “Sizi bu işe neden almalıyız, tek cümleyle açıklayın” dediklerinde ezberlemiş olduğunuz 8-10 cümlelik gerekçe ziyan olmakla kalmayacak, elinizi ayağınıza dolaştıracak. Ezberin konfor alanından çıkıp zihninizle işbirliğine davet ediyoruz sizi. Nasıl mı?

  • Anahtar sözcüklerden yararlanın.
  • Uzun cevap gerektiren olası sorular için hikâyeleştirme tekniği ile önemli noktaları aklınızda sıralayın.
  • Her soruya en kısa, ama en kısa haliyle cevaplar hazırlayın.
  • Gündelik konuşmada kullanılan geçiş ifadelerini, bağlaçları iyi öğrenin, abartmadan kullanın.

Kısaca, ezbere muhtaç değilsiniz. Buna kendinizi ikna edin.

Sorun çözme beceriniz ne durumda?

Yine dilden bağımsız bir biçimde hangi sektörde olursa olsun işveren ya da akademik danışman sorun çözme becerisine sahip olan birine daha öncelikli şans verecektir. Bu nedenle sorun çözme kabiliyetinizi ölçmek için size vaka örneği ile gelebilirler ki bu durum son yıllarda mülakatlarda oldukça tercih edilmektedir. Örneğin, “xxx durumunda müşteri ile bir sorun yaşadınız, siz olsanız nasıl bir yaklaşım belirlerdiniz?”. İşte ezberden uzak durduysanız, meyvelerini toplama zamanı! Bir kere hazırlıksız olduğunuz bir durum söz konusu olmadığından, gergin hissetmeyecek, odağınızı doğrudan vakadaki sorunu çözmeye yönelteceksiniz. Vaka çözümlerken şu adımları izleyebilirsiniz:

  • Öncelikle size anlatılan vaka örneğini kendi ifadelerinizle özetleyin ya da İngilizcedeki ifadesi ile paraphrase edin.
  • Ardından kendinizi müşterinin yerine koyabilirsiniz, böylelikle müşterinin beklentisini anlamaya çalışabilirsiniz.
  • Sonrasında müşterinin beklentisi ile çatışan mevcut koşulun kaynağını inceleyebilirsiniz.
  • Son olarak da gerekçelendirerek çözüm önerinizi sunabilirsiniz.

İngilizce bir mülakatta sorun çözme beceriniz ölçülürken, öncelikle çözülmesi gereken sorun İngilizce düşünebilme ve bunu akıcı bir biçimde ifade etmektir. Eğer bu kısımda sorun yaşıyorsanız, ilk sorulara tekrar dönerek çözüm önerilerimize bir göz atabilirsiniz. Diyelim ki bu kısmı çözdünüz, fakat vakayı çözemediniz. Yine de pes etmeyin ve yardım istemekten çekinmeyin.

Kısaca, sorun çözme ve kriz yönetme becerisi gündelik hayatta olduğu kadar profesyonel iş yaşamında da önemlidir. Bu nedenle bir mülakatta ölçülecek yetkinliklerden biri mutlaka bu konu ile ilgilidir.

Hem kendinize hem işverene/jüriye yeterince dürüst müsünüz?

Mevcut İngilizce düzeyiniz ile CV’nizde belirttiğiniz düzey örtüşüyor mu? Öncelikle bu noktada kendinize açık olmalısınız. Daha önce de belirttiğimiz üzere, dil hem pratik yaparak zamanla pekişecek bir olgudur hem de ezbercinin mumu yatsıya kadar bile dayanmayabilir! Bu nedenle, açık ve dürüst olmanız yararınıza olacaktır.

Mülakat esnasında anlamadığınız bir durum olduğunda sormaktan çekinmeyin ya da soruyu tekrarlamalarını, başka muadili bir sözcük kullanmalarını rica edebilirsiniz nezaket sınırları dahilinde. Önemli olan iletişimi kazasız ve karşılıklı sürdürebilmeniz ve bu yöndeki gayretinizdir.

ÖZET
İngilizce mülakat öncesi yapılması gerekenler nelerdir?

Yeteri kadar hazırlık yapın. En çok da speaking için pratik yapın.

İngilizce mülakat öncesi kelime ezberlenmeli mi?

İngilizce mülakat öncesi alanınızla ilgili kelimeleri, terminolojik ifadeleri bilmelisiniz. Özellikle de iş İngilizcesi ve akademik İngilizce için ön hazırlık yapmalısınız.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Nasıl İngilizce Öğrendiler?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Son Yazılar

x

Hızlı Quiz ile İngilizce Seviyeni Öğren!

Question

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Mehmet Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son dakika saniye.