İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

İngilizce Coğrafi Terimler Sözlüğü


cografi-terimler

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Bu içerikte sizler için coğrafi terimleri ve onların İngilizcelerini derledik.  Aynı zamanda cümle örnekleriyle de karşılaşacağınız yazımızda İngilizce coğrafi terimleri öğrenmeniz artık çok daha kolay. İşte karşınızda İngilizce coğrafi terimler ve anlamları…

İngilizce Coğrafya Terimleri ve Türkçeleri

geography: coğrafya

I teach geography.

Coğrafya öğretiyorum.

 

bay: koy, körfez

This bay is called İskenderun.

Bu körfeze İskenderun denir.

 

beach: plaj

The children are going to the beach today.

Çocuklar bugün plaja gidiyorlar.

 

cave: mağara

No one could find the cave.

Hiç kimse mağarayı bulamadı.

 

creek: dere

The ball of the child fell into the creek.

Çocuğun topu dereye düştü.

 

desert: çöl

The Sahara is the largest desert in the world.

Dünyanın en büyük çölü Sahra’dır.

 

earth: yeryüzü, dünya

Humans live on the earth.

İnsanlar dünyada yaşar.

 

forest: orman

What’s Turkey’s largest forest?

Turkiye’nin en büyük ormanı hangisidir?

 

hill: tepe

The soldiers climbed the hill.

Askerler tepeye tırmandı.

 

island: ada

The island has a mild climate.

Ada ılıman bir iklime sahiptir.

 

lake: göl

It’s been very cold, so the lake is frozen.

Çok soğuk vardı, bu nedenle göl dondu.

 

mountain: dağ

What’s the world’s highest mountain?

Dünyanın en yüksek dağı hangisidir?

 

ocean: okyanus

Which ocean separates China and America?

Çin ve Amerika’yı hangi okyanus ayırır?

 

peak: zirve

He climbed to the peak of the mountain.

Dağın zirvesine tırmandı.

 

plains: düzlükler, ova

Missouri has both mountains and plains.

Missouri’nin hem dağları hem de ovaları vardır.

 

pond: gölet

Keep children away from the pond.

Çocukları göletten uzak tutun.

 

river: nehir

We pitched the tent next to the river.

Çadırı nehrin yanında kurduk.

 

sea: deniz

The sea is blue.

Deniz mavidir.

 

stream: akarsu, dere

A stream flows into the lake.

Bir dere göle akmaktadır.

 

valley: vadi

He looked down at the valley below.

Aşağıdaki vadiye baktı.

 

waterfall: şelale

There is a waterfall above the bridge.

Köprünün yukarısında bir şelale var.

 

wood: orman

We went into the woods in search of insects.

Böcek aramak üzere ormana girdik.

 

arctic: Kuzey Kutbu

She has finally reached the Arctic.

Sonunda Kuzey Kutbu’na ulaştı.

 

state: devlet

Vatican City with its 0.44 km² is the world’s smallest state.

0.44 km²’lik Vatikan, dünyanın en küçük ülkesidir.

 

earthquake: deprem

An earthquake destroyed the building.

Bir deprem binayı yıktı.

 

eruption:  volkanik patlama

The volcanic eruption threatened the village.

Volkanik patlama köyü tehdit etti.

 

tsunami: tsunami

A tsunami is coming, so please be on the alert.

Bir tsunami geliyor, bu yüzden tetikte olun.

 

avalanche: çığ düşmesi

My uncle was killed in the avalanche.

Dayım çığda öldü.

 

landslide: toprak kayması, heyelan

Traffic was blocked by a landslide.

Trafik bir heyelan tarafından engellendi.

 

lava: lav

Lava is dangerous.

Lav, tehlikelidir.

 

capital: başkent

The capital city of Turkey is Ankara

Türkiye’nin başkenti Ankara’dır.

 

climate: iklim

What do you know about climate change?

İklim değişikliği hakkında ne biliyorsun?

 

coast: sahil

Malibu is on the coast of Southern California.

Malibu Güney Kaliforniya sahilinde yer almaktadır.

 

country: ülke

Italy is a European country.

İtalya, bir Avrupa ülkesidir.

 

city: şehir

Istanbul is the city she likes the most.

İstanbul, onun en çok sevdiği şehirdir.

 

town: kasaba

There are many tourists in town.

Kasabada çok turist var.

 

village: köy

They live in a little village in England.

İngiltere’de küçük bir köyde yaşıyorlar.

 

tropical: tropikal

The Amazonian forest is the largest tropical forest on Earth.

Amazon ormanı dünyanın en büyük tropikal ormanıdır.

 

atmosphere: atmosfer

The atmosphere is made up of oxygen.

Atmosfer oksijenden oluşur.

 

border: sınır

Germany shares a border with France.

Almanya, Fransa ile bir sınır paylaşmaktadır.

 

canyon: kanyon

Have you seen the Grand Canyon?

Büyük Kanyon’u görmüş müydün?

 

delta: delta

The Mississippi delta has changed shape drastically over the course of its history.

Mississippi deltası, tarihi boyunca biçim değiştirdi.

 

environment: çevre

We must try to protect the environment.

Çevreyi korumaya çalışmalıyız.

 

erosion: erozyon

If the trees on that hill are cut down, you’ll see erosion pretty quickly.

O tepedeki ağaçları keserseniz, hızlı bir şekilde erozyon göreceksiniz.

 

evaporate: buharlaşmak

Water will evaporate after it is boiled.

Su kaynatıldıktan sonra buharlaşır.

 

frost: don

We had a heavy frost this morning.

Bu sabah ağır bir don vardı.

 

globe: yerküre

The equator divides the globe into two hemispheres.

Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.

 

habitat: yetişme ortamı, habitat

This is the habitat of the rabbits.

Tavşanların habitatı burasıdır.

 

hemisphere: yarımküre

The equator divides the globe into two hemispheres.

Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.

 

highlands: yaylalar

This potato is native to the highlands of Central and South America.

Bu patates Orta ve Güney Amerika’nın yaylalarına özgüdür.

 

hinterlands: iç bölge

What is hinterlands?

İç bölge nedir?

 

horizon: ufuk

We saw the sun sink below the horizon.

Biz ufkun altında güneşin batışını gördük.

 

iceberg: buzdağı

The Titanic hit an iceberg.

Titanik bir buzdağına çarptı.

 

jungle: vahşi orman

Most of the Amazon jungle is still wild.

Amazon vahşi ormanının çoğu hâlâ vahşidir.

 

latitude: enlem

What latitudes where Turkey is located?

Türkiye’nin bulunduğu enlemler nedir?

 

longitude: boylam

What longitude where Turkey is located?

Türkiye’nin bulunduğu boylamlar nedir?

 

altitude: rakım

We are cruising at an altitude of 39,000 feet.

30,000 fit rakımda yol alıyoruz.

 

mainland: anakara

We took a ferry from the island to the mainland.

Adadan ana karaya bir feribota bindik.

 

meridian: meridyen

Japan is on the 135th meridian East.

Japonya, 135. Doğu meridyenindedir.

 

moisture: nem

Protect against moisture and sunlight.

Nemden ve güneş ışığından korunun.

 

marsh: bataklık

The marsh is knee-deep.

Bataklık diz boyudur.

 

north pole: Kuzey Kutbu

He left on an expedition to the North Pole.

O, Kuzey Kutbu’na bir sefere çıktı.

 

south pole: Güney Kutbu

I’m curious about the south pole.

Güney Kutbu’nu merak ediyorum.

 

ozone: ozon

Ozone protects us.

Ozon bizi korur.

 

plateau: plato

What is the altitude of the plateau?

Platonun rakımı nedir?

 

peninsula: yarımada

Islam emerged in the Arabian Peninsula in the seventh century.

İslamiyet, yedinci asırda Arap Yarımadasında doğdu.

 

polar: kutup

Polar bears live in the Arctic.

Kutup ayıları, Kuzey Kutbu’nda yaşar.

 

population: nüfus

By the year 2020, the population of our city will have doubled.

2020 yılına kadar şehrimizin nüfusu ikiye katlanmış olacak.

 

rain forest: yağmur ormanı

What’s the largest rain forest in World?

Dünyanın en büyük yağmur ormanı nedir?

 

subtropical: astropikal

What is the subtropical?

Astropikal nedir?

 

tectonic: tektonik

Tectonic plates are pieces of the lithosphere.

Tektonik plakalar litosferin parçalarıdır.

 

territory: arazi

Angola was once a Portuguese territory.

Angola bir zamanlar bir Portekiz arazisiydi.

 

tidal wave: gelgit dalgası

They weren’t warned of the tidal wave.

Onlar gelgit dalgalarıyla ile ilgili uyarılmadılar.

 

typhoon: tayfun

A big typhoon is approaching.

Büyük bir tayfun yaklaşıyor.

 

volcano: volkan

I want to see a volcano.

Bir volkan görmek istiyorum.

 

weather: hava

The weather is very cold in Istanbul.

İstanbul’da hava çok soğuk.

 

zone: bölge

That is a danger zone; don’t go there.

O tehlikeli bir bölge; oraya gitme.

 

east: doğu

Shanghai is referred to as the Paris of the East.

Şangay, doğunun Paris’i olarak gösterilir.

 

west: batı

The island lies to the west of Japan.

Ada Japonya’nın batısına doğru uzanır.

 

north: kuzey

Algeria is a country in North Africa.

Cezayir, Kuzey Afrika’da bir ülkedir.

 

south: güney

My house looks to the south.

Benim evim güneye bakıyor.

 

region: bölge

A string of disasters struck the region.

Bir dizi felaket bölgeyi vurdu.

 

Asia: Asya

Asia is roughly four times the size of Europe.

Asya yaklaşık olarak Avrupa’nın dört katı büyüklüktedir.

 

Europe: Avrupa

In 1915, Europe was at war.

1915’de, Avrupa savaştaydı.

 

Africa: Afrika

Africa is not a country.

Afrika bir ülke değildir.

 

America: Amerika

I have been to America twice.

İki kez Amerika’da bulundum.

 

Antarctica: Antarktika

How many people live in Antarctica?

Antarktika’da kaç insan yaşar?

 

equator: Ekvator

The ship will cross the equator tonight.

Gemi bu gece Ekvator’u geçecek.

 

field: çayır, tarla

The farmer plowed his field all day.

Çiftçi bütün gün tarlasını sürdü.

 

meadow: çayır/mera

Cows are eating grass in the meadow.

İnekler çayırda ot yiyorlar.

 

ditch: çukur

He fell into the ditch.

O, çukura düştü.

 

stream: çay/ akarsu

He sat at the edge of the stream.

Akarsu kenarında oturdu.

 

canal: kanal

The ship went through the Panama Canal.

Gemi Panama Kanalından geçti.

 

dam: baraj

They say that a large dam will be built.

Onlar büyük bir barajın yapılacağını söylüyorlar.

 

strait: boğaz

Have you ever gone through the Straits of Magellan?

Hiç Macellan Boğazı’ndan geçtin mi?

 

oasis: vaha

We saw what looked like an oasis in the desert.

Çölde bir vahanın ne gibi göründüğünü gördük.

 

mine: maden

Gold is an important mine.

Altın, önemli bir madendir.

 

quarry: taş ocağı

The old quarry is now a popular swimming hole.

Eski taş ocağı şimdi popüler bir yüzme yeridir.

SORU CEVAP

İngilizce A ile Başlayan Terimler Neler?

Arctic: Kuzey Kutbu,  avalanche: çığ düşmesi,  atmosphere: atmosfer,  altitude: rakım, Asia: Asya, Africa: Afrika, America: Amerika

İngilizce C ile Başlayan Terimler Neler?

Capital: başkent, climate: iklim, coast: sahil, country: ülke, city: şehir, canyon: kanyon, canal: kanal

İngilizce E ile Başlayan Terimler Neler?

Erosion: erozyon, environment: çevre, evaporate: buharlaşmak, east: doğu, equator: Ekvator

İngilizce H ile Başlayan Terimler Neler?

Habitat: yetişme ortamı, habitat, hemisphere: yarımküre, highlands: yaylalar, hinterlands: iç bölge, horizon: ufuk

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.