İngilizcede Karşılaştırmalar: Konu Anlatımı ve Örnekler


açık mavi arka plan üzerinde konuşarak öğren logosu, ingilize karşılaştırmalar konu anlatımı ve örnekler yazısı ve vektörel terazi çizimi

İngilizcede sıfat ve zarflar birbiri ile karşılaştırılırken Comparative ve superlative yapıları kullanılmaktadır.

Comperative: Daha

Superlative: En iyi anlamındadır

İngilizcede Karşılaştırmalar konu anlatımı

Sıfatlarda karşılaştırmalar

Tek heceli düzenli sıfatlarda daha demek için sıfatın sonuna direk –er, en demek içinse -est takısı eklenir.

Cheep: Ucuz Cheaper: Daha ucuz             The cheapest: En ucuz

Tall: Uzun     Taller: Daha uzun                 The tallest: En uzun

Short: Kısa    Shorter: Daha kısa               The shortest: En kısa

İki ve daha çok heceli sıfatlarda daha demek için sıfatın önüne more, en demek içinse the most takısı eklenir.

Expensive: Pahalı             More expensive: Daha pahalı          The most expensive: En pahalı

Comfortable: Konforlu         More comfortable: Daha konforlu   The most comfortable: En konforlu

Unbelievable: İnanılmaz      More unbelievable: Daha inanılmaz  The most unbelievable: En inanılmaz

Düzensiz sıfatlarla karşılaştırma yapılırken daha ve en anlamı verilirken kelime tamamen değişebilir.

Good: İyi       Better: Daha iyi        The best: En iyi

Bad: Kötü     Worse: Kötü             The wost: En kötü

Little: Az       Less: Daha az           The least: En az

Much:Çok     More: Fazla              The most: En fazla              

Örnek cümleler

This bag is cheap: Bu çanta ucuz

This bag is cheaper than yours: Bu çanta seninkinden daha ucuz

This bag is the cheapest in shoop: Bu dükkândaki en ucuz çantadır

This computer is more exspensive than yours: Bu bilgisayar seninkinden daha pahalı

You are the most intelligent engineer in our company: Sen bizim şirketteki en zeki mühendissin

My mother is the oldest woman in the neighborood: Annem mahalledeki en yaşlı kadındır

My bag is heavier than your bag: Benim bavlum seninkinden daha ağırdır

My car is faster than your car: Benim arabam senin arabandan daha ağırdır

İstanbul is the biggest than Ankara: İstanbul Ankara’dan daha büyüktür

My child gets up the earliset in our house: Bizim evde en erkekn çocuğum kalkar

You speaks English better than me: Sen benden daha iyi İngilizce konuşursun

Son Yazılar