İngilizcede Meet Ne Demek? Açıklama ve Örnekler

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Meet: Buluşma, tanışmak anlamında kullanılan bir İngilizce ifadedir. Aşağıda to meet fiili ile ilgili açıklamalar, fiilin farklı çekimleri ve örnek cümleler yer almaktadır.

 

Meet fiil çekimi

Birinci Hali      İkinci Hali        Üçüncü Hali

Meet               met                 met

 

Simple present tense: I met                                                   He/she/ it meets

Present continuous tense: I’m meeting

Simple past tense: I met

Futur simple tense: I will meet

Present perfect tense: I have met                                          He/she/it has met

Past perfect tense: I hade met

Future perfect tense: I will have met

Present perfect continuous tense: I have been meeting       He/she/it has been meetin

Past continuous tense: I was meeting                                   We/you/they were meeting

Past perfect continuous tense: I had been meeting

Future continuous tense: I will be meeting

Future perfect continuous tense: I will have been meeting

Meet fiili ile ilgili örnek cümleler

I will meet at 15:30 with you: Seninle 15:30’da buluşacağım

They meet me at 08:30: 08:30’da beni karşıladılar.

I want to meet you: Seninle görüşmek istiyorum.

We will meet tomarrow: Yarın buluşacağız.

Cem and I will meet at 11:00: Cem ve ben 11’de buluşacağız.

Our grup is meet twice a year: Grubumuz yılda iki kez buluşuyor.

I met him in İstanbul: Onu İstanbul’da gördüm.

I can meet next month if he wants: Eğer isterse gelecek ay görüşebiliriz.

I haven’t met you yet: Henüz senle tanışmadım.

They meet every week: Onlar her hafta buluşur.

Where will you meet me? : Benimle nerede görüşeceksiniz?

We didn’t meet you again: Senle tekrar görüşemedik.

He has never meet you: O seninle hiç buluşmadı.

I meet you at the school: Senle okulda görüşüyoruz.

They meet me in the bank: Benimle bankada tanıştılar.

I meet him on holiday: Onunla tatilde tanıştım.

You and him should meet today: Onunla bugün buluşmalısın.

I will meet you after school: Okuldan sonra buluşacağız.

They were to have meet: Onlar tanışmıştı.

My teacher told me to meet at the school: Öğretmenim okulda buluşmamızı söyledi.

I don’t want to meet with you: Seninle tekrar buluşmak istemiyorum.

İngilizcede Meet Ne Demek? Açıklama ve Örnekler son güncelleyen: Eylül 22nd, 2018nihat

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.