İngilizcede Sık Kullanılan Phrasal Verbs (Öbek fiiller)


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

-Good morning everyone! (Herkese günaydın!)

+ Goooood morniiiing, teacheeeer! (Günaydın öğretmenim!)

-How are you today? (Bugün nasılsınız?)

+Fiiinee, thaaanks! And youuu? (İyiyiz, teşekkürler! Peki siz?)

-Fine, thanks. Sit down! (İyiyim, teşekkürler. Oturun!)

Her birimizin zihninin bir köşesine yer etmiş bir diyalog, değil mi? Hatta çok iyi bildiğiniz bir şarkının sözlerini görmüş gibi, o tonlamayla okudunuz. Mutlaka her İngilizce dersinin başında olan bir diyalog. Öbek fiiller, günlük hayatımızın içinde olan kalıplardır; tıpkı yukarıdaki diyalogda gördüğünüz “sit down” gibi.

Peki, nedir bu öbek fiiller? İngilizce gramer konularında phrasal verbs olarak geçer. Birçok insanın zor bulmasına karşın İngilizce’yi öğrenecek olanlar için büyük kolaylıklar sağlayan söz öbekleridir. Çünkü, tek bir fiille birçok yeni İngilizce ifade öğrenebilirsiniz. İngilizce’de fiillerin yanına zarf ya da edat getirdiğinizde yeni bir anlam elde etmiş olursunuz. Ayrıca, linke tıklayarak İngilizce edatlar konusuna kısa bir göz atıp bilgilerinizi tazeleyebilirsiniz. Gelin bir örnekle daha iyi anlayalım.

“The taxi driver stopped the car to get out.”

“Taksi şoförü arabadan inmek için arabayı durdurdu.”

“Get” fiili bildiğiniz üzere “almak/edinmek” manasına gelir. Ancak bu fiilin yanına “out” edatını getirdiğimizde anlamı değişir ve “bulunulan yeri terk etmek/oradan ayrılmak” anlamına gelir.

Aynı anda hem edat hem de zarfla kullanılabilen phrasal verbs de vardır. Bu duruma bir örnek verecek olursak;

“I am looking forward to graduating from high school.”

“Liseden mezun olmayı dört gözle bekliyorum.”

look” fiili tek başına kullanıldığında “bakmak” anlamına gelir. Ancak bu fiille birlikte “forward” zarfı ve “to” edatı kullanıldığında yeni bir anlam doğar ve “dört gözle beklemek/iple çekmek” manasına gelir.

İngilizcede Sık Kullanılan Phrasal Verbs (Öbek Fiiller)

Konu anlaşıldığına göre, İngilizce’de en yaygın kullanılan phrasal verbs/ öbek fiilleri inceleyelim.

Break down: bozulmak

If your phone breaks down, it stops working.

“Eğer telefonun bozulursa çalışmaz.”

“Our motorbike broke down on the thruway.”

”Motosikletimiz otoyolda bozuldu.”

Our washing machine broke down just a month after the guarantee had expired.

“Çamaşır makinemiz garanti süresi dolduktan sadece bir ay sonra bozuldu.”

Bring about: neden olmak

“It brings about a big change in the country.”

“Bu, ülkede büyük bir değişime sebep olur.”

“Hot weather brought about the death of many people and animals in Canada.”

“Sıcak hava, Kanada’da birçok insanın ve hayvanın ölümüne neden oldu.”

“The eyewitness brought about a conflict between the defendant and the plaintiff in the last case.”

“Son davada görgü tanığı, davalı ve davacı arasında bir anlaşmazlığa neden oldu.”

Bring up: konuyu açmak

“She is always bringing up the past.”

“O her zaman geçmişten bahseder.”

“The party seemed to be going well until someone brought up the issue of the government policy.”

“Parti, biri ülke politikası konusunu açana kadar iyi gidiyor gibiydi.”

Carry out (sth): bir şeyi başarmak/yapmak/ yürütmek

“Students carried out their teacher’s instructions.”

“Öğrenciler, öğretmenlerinin verdiği yönergeleri tamamladılar.”

“Some well-known scientists were elected to carry out a program about coronavirus”

“Bazı ünlü bilim insanları koronavirüs hakkında bir programı yürütmek için seçildi.”

Come about: meydana gelmek/ ortaya çıkmak

“How did this come about?”

“Bu nasıl oldu?”

“It is claimed that the Big Bang came about 13.8 billion years ago.”

“Büyük Patlama’nın 13.8 milyar yıl önce meydana geldiği iddia ediliyor.”

Come across: rastlamak

“I came across the word that I have just learned while I was reading a book.”

“Kitap okurken yeni öğrendiğim kelimeye denk geldim.”

“The little boy hopes to come across his favorite footballer in the tournament.”

“Küçük çocuk turnuvada en sevdiği futbolcuya rastlamayı umuyor.”

Deal with (sb/sth): biriyle ya da bir şeyle ilgilenmek

“The previous lesson dealt with the political issues of the country.”

“Bir önceki ders ülkenin siyasi meselelerini ele aldı.”

“Teachers should have the ability to deal with the students patiently.”

“Öğretmenler, öğrencilerle sabırla baş etme yeteneğine sahip olmalıdır.”

Depend on (smn/sth): birine ya da bir şeye bağlı olmak

“Your success depends on your determination.”

“Başarın, kararlılığına bağlı.”

“He will be fired soon if he refuses to depend on anyone.”

“Birine bağlı olmayı reddederse yakın zamanda işinden atılır.” 

Figure out (sth): bir şeyi anlamak ya da çözmek

“We need to figure out what is going on inside her head.”

“Aklından neler geçiyor çözmemiz gerek.”

“Maggie has just figured out that her husband had an affair.”

“Maggie, kocasının bir ilişkisi olduğunu henüz fark etti.

“It takes seniors months to figure out how the smartphones work.”

“Akıllı telefonların nasıl işlediğini anlamak, yaşlıların aylarını alır.”

Focus on (sth): bir şeye odaklanmak

“You need to focus on your future.”

“Geleceğine odaklanmaya ihtiyacın var.”

“After Madeline graduated from her school, she began to focus on her career.”

“Madeline okuldan mezun olduktan sonra kariyerine odaklanmaya başladı.”

“Sophia should leave the pain behind and focus on how she will react next.”

“Sophia, acıyı arkasında bırakıp bir sonrakine nasıl tepki vereceğine odaklanmalı.”

Get along with (smn): birisiyle anlaşmak

“He is having trouble getting along with his classmates.”

“Sınıf arkadaşlarıyla geçinmekte zorlanıyor.”

“If you want to be a successful teacher, you also need to get along with your colleagues at school.”

“Başarılı bir öğretmen olmak istiyorsan, okulda meslektaşlarınla geçinmen de gerek.”

Get away with: yapılan bir şey yanına kar kalmak/cezalandırılmamak

“Why don’t you try to get away with this wreck?”

“Neden bu kazadan kurtulmaya çalışmıyorsun?”

“The serial killer who had killed eleven people in one night got away with murder.”

“Bir gecede on bir kişiyi öldüren seri katil, cinayetten paçayı kurtardı.”

Keep away (from somebody/ something): -den uzak durmak

“His girlfriend’s father asked him to keep away from her daughter.”

“Sevgilisinin babası, kızından uzak durmasını istedi.”

“Security forces are trying to keep nervous citizens away from the White House.”

“Güvenlik güçleri, sinirli vatandaşları Beyaz Saray’dan uzak tutmaya çalışıyor.”

“My older brother has kept away from foods that consist of animal products since he decided to go vegan.”

“Ağabeyim vegan olmaya karar verdiğinden beri hayvansal ürünlerden oluşan gıdalardan uzak duruyor.”

Look after: göz kulak olmak/çocuk bakmak

“We need a babysitter who looks after our children when we are out.”

“Biz dışarıdayken çocuklarımıza göz kulak olacak bir bakıcıya ihtiyacımız var.”

“She had to be mature enough to look after her little brothers.”

“Küçük erkek kardeşlerine bakmak için yeterince olgun olması gerekiyordu.”

Log in: giriş yapmak

“Don’t forget to log in to your ‘Konuşarak öğren’ account every day.”

“Her gün ‘Konuşarak Öğren’ hesabına giriş yapmayı unutma.”

Their teacher asks the student to log in the school system to upload their final assignments.”

“Öğretmenleri, öğrencilerden final ödevlerini yüklemek için okulun sistemine giriş yapmalarını istedi.

“Before buying products on the site, you need to create an account and log in to the system.”

“Siteden ürün almadan önce, hesap açıp sisteme giriş yapmanız gerekiyor.”

Look up to: saygı duymak/hayranlık beslemek

“Mustafa Kemal Atatürk is a great leader and I’ve always  looked up to him.”

“Mustafa Kemal Atatürk, büyük bir lider ve her zaman ona saygı duymuşumdur.”

“Each student in Maria’s class looks up to her.”

“Maria’nın sınıfındaki her öğrenci ona hayran.”

Make up sth: oluşturmak, uydurmak

“According to the United Nations data, 6 countries make up half of the world’s population.”

“Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, Dünya nüfusunun yarısını 6 ülke oluşturuyor.” 

“When she was a little girl, she used to make up funny stories.”

“Küçük bir kızken, komik hikayeler uydururdu.”

Name after: adını vermek

“My father named me after his favorite football player.”

“Babam bana en sevdiği futbolcunun adını vermiş.”

“Our school was named after a well-known Turkish writer.”

“Okulumuza, ünlü bir Türk yazarın adı verilmiş.”

Pass away: vefat etmek

“David’s father passed away last night.”

“Dün gece David’in babası vefat etti.”

“Douglass North, who was one of the pioneers of economy, passed away at the end of last year.”

“Ekonominin öncülerinden biri olan Douglass North, geçen yılın sonunda vefat etti.”

Put sth forward: fikir ortaya atmak

“The new employee puts great ideas forward at the meeting.”

“Yeni çalışan, toplantıda harika fikirler öne sürdü.”

“The judge did not believe any of the arguments that the defendant put forward.”

“Yargıç, sanığın öne sürdüğü argümanların hiçbirine inanmadı.”

Run away: kaçmak

“The suspect accused of theft ran away from the police.”

“Hırsızlıkla suçlanan şüpheli, polisten kaçtı.”

“My sister ran away from home when she was only 11 years old.”

“Kız kardeşim, sadece 11 yaşındayken evden kaçtı.” 

Set off: yolculuğa çıkmak

“We will set off at 10 a.m. tomorrow.”

“Yarın sabah 10’da yola çıkacağız.”

“When I went to Madrid, I set off at five o’clock in the evening and arrived at the airport at nine o’clock.”

“Madrid’e gittiğimde, akşam saat beşte yola çıktım ve havaalanına saat dokuzda vardım.”

“After a long-term of employment, she packed her luggage and set off.”

Uzun bir çalışma döneminden sonra, valizini topladı ve yolculuğa çıktı.”

Take off: havalanmak/ (kıyafet) çıkarmak

“The plane didn’t take off on time”

“Uçak, zamanında kalkışa geçmedi.”

“You should take off your hat if you are talking to someone who is older than you.”

“Senden büyük biriyle konuşuyorsan şapkanı çıkarmalısın.”

İngilizceyi Konuşarak Öğrenmek İster Misin?

Bu soruya cevabınız evet ise hemen Konuşarak Öğren sayfasına gidip ücretsiz kayıt olabilirsiniz. Üstelik, İş İngilizcesi, Genel İngilizce ve Çocuklar için İngilizce gibi çeşitli paketlerden size uygun olanı seçebilrsiniz. Konuşarak Öğren, uygun ve indirimli fiyatlarıyla bütçenizi zora sokmaz. 3, 6 ve 12 aylık olmak üzere seçebileceğiniz 3 farklı paket bulunmaktadır. Ayrıca, her öğrenciye özel ders programı oluşturulur. Dil seviyenize ve yaşınıza göre online İngilizce dersleri alabilirsiniz. Amerika’daki ana dili İngilizce olan eğitmenlerimizle yapacağınız online dersler sayesinde hedefinize daha kolay ulaşırsınız. Ders esnasında eğitmenlerimiz eksiklerinizi ve hatalarınızı not alıp ders sonunda size bir rapor oluşturur. Bu sayede, siz de İngilizcenizi kısa sürede geliştirebilirsiniz. Dahası, Konuşarak Öğren’i seçerseniz müsait olduğunuz zaman dilimlerinde derslere katılım sağlayabilirsiniz. Son olarak; haftada kaç gün ders almak istediğinizi seçerek size sunulan 10-20 ya da 30 dakikalık derslerden hangisini almak istediğinizi belirtmeniz yeterli. Hemen Konuşarak Öğren sitesine gidin, size özel ayrıcalıkları kaçırmayın!

Quiz

1. Getting to the final _______ winning the semi- final.
2. Would you _______ my cat for me this weekend?
3. They'd better _______ before the rush- hour traffic starts.
4. Her parents _______ meeting her new boyfriend.
5. My mother _______ two children all alone.

Phrasal Verbs Hakkında Sık Sorulanlar

1) Phrasal verb nasıl oluşur?

verb+ particles

Buradaki particles, hem edat hem de zarf olabilir. Örneğin;

  • go out /go after edatla birlikte kullanılan söz öbekleridir.
  • go together / go away zarf ile kullanılan söz öbekleridir.

2) Phrasal verbs nasıl kullanılır?

Phrasal verbs, geçişli ve geçişsiz olarak kullanılabilmektedir. Geçişli olan phrasal verbs/ öbek fiillerde yanına mutlaka bir nesne ya da kişi gelir. Eğer geçişssiz bir öbek fiilse o zaman yanına bir ek gelmez. Örneğin, yukarıda bahsettiğimiz look up to geçişli bir öbek fiilken go out geçişsizdir ve yanına ek gelmez.

  • look up to someone
  • go out

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Nasıl İngilizce Öğrendiler?

Son Yazılar

x

Hızlı Quiz ile İngilizce Seviyeni Öğren!

Question

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.

X

Online Canlı Ders

Mehmet Hoca ile İngilizce cümle kurma canlı dersi İçin son dakika saniye.