Yemekte İngilizce Diyaloglar ve Kullanılan İfadeler

Yemekte İngilizce Diyaloglar ve Kullanılan İfadeler

Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Yemekte geçen İngilizce konuşmalara şahit olmak için illaki yurt dışında olmanıza gerek yok. Ülkemizde epey bir yabancı restoran var. Günün birinde böyle bir restorana yolunuz düşerse İngilizce bilginizle fark yaratmak ve sonrasında keyifli bir yemek yemek ister misiniz? O halde İngilizce yemek konuşmalarını ele aldığımız yazımızı sonuna kadar okuyun.

Restoranda sıkça geçen İngilizce kelimeler

Breakfast-Kahvaltı

Lunch-Öğle yemeği

Dinner-Akşam yemeği

Salad-Salata

Soup-Çorba

Fish-Balık

Wine-Şarap

Wine list-Şarap listesi

Meat-Et

Red meat-Kırmızı et

Chicken-Tavuk

Mussels-Midye

Calamari-Kalamar

Rice-Pilav

Menu-Menü

Waiter-Garson

Order-Sipariş

Appetizer-Meze

Vegetable-Sebze

Fruit-Meyve

Dessert-Tatlı

Entree-Ara sıcak

Roast-Rosto

Steak-Biftek

Olive oil-Zeytinyağı

Vinegar-Sirke

Salt-Tuz

Pepper-Biber

Yemekte geçen İngilizce müşteri garson diyalogları

You: Good evening, is this seat free?-İyi akşamlar, burası boş mu?

Waiter: Yes sir, sit down, please-Evet beyefendi, oturun lütfen

You: I would like to eat something, could I have the menü, please?-Bir şeyler yemek istiyorum, menüyü alabilir miyim, lütfen?

Waiter: Certanly, here you are-Elbette, buyrun

You: Do you have salad?-Salatanız var mı?

Waiter: Yes, do you want an appetizer?-Evet, meze ister misiniz?

You: No, I will order a dinner without an apppetizer-Hayır, meze olmadan akşam yemeği sipariş edeceğim.

Waiter: Do you order now?-Şimdi sipariş veriyor musunuz?

You: Yes, can I begin with the salad?-Evet, salata ile başlayabilir miyim?

Waiter: Sure-Elbette

You: Just olive oil for me, please-Benim için sadece zeytinyağı, lütfen

Waiter: Would you like entree?-Ara sıcak ister misiniz?

You: No thanks, is there any dish you can recommend? -Hayır teşekkürler,bana tavsiye edebileceğiniz bir yemek var mı?

Waiter: Sure, red meat is very delicious-Elbette, kırmızı et çok lezzetlidir.

You: Ok, can I take red meat, please?-Tamam, kırmızı et alabilir miyim, lütfen

Waiter: I bring it right now-Hemen getiriyorum

You: May I have the check, please?-Hesabı alabilir miyim, lütfen?

Waiter: Here you are-Buyrun

You: The food was very great, thank you-Yemek çok iyiydi, teşekkürler…

 

Yemeğe çıktığınızda, İngilizce olarak kendinizi ifade etmeniz gerekirse bu kalıpları bilmek, kullanmak işinize yarayacaktır.

Merak ettiğiniz kelimelerin veya metinlerin anlamlarını öğrenmek için İngilizce – Türkçe çeviri sözlüğü sitemizi mutlaka ziyaret edin.

Yemekte İngilizce Diyaloglar ve Kullanılan İfadeler son güncelleyen: Haziran 29th, 2019nihat

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.