İngilizce Restaurant Diyalogları: 2-3 Kişilik Müşteri Garson Diyalogları


Yemekte İngilizce Diyaloglar ve Kullanılan İfadeler

Yemekte geçen İngilizce konuşmalara şahit olmak için illaki yurt dışında olmanıza gerek yok. Ülkemizde epey bir yabancı restoran var. Günün birinde böyle bir restorana yolunuz düşerse İngilizce bilginizle fark yaratmak ve sonrasında keyifli bir yemek yemek ister misiniz? O halde İngilizce yemek konuşmalarını ele aldığımız yazımızı sonuna kadar okuyun.

Restoranda sıkça geçen İngilizce kelimeler

  • Breakfast-Kahvaltı
  • Lunch-Öğle yemeği
  • Dinner-Akşam yemeği
  • Salad-Salata
  • Soup-Çorba
  • Fish-Balık
  • Wine-Şarap
  • Wine list-Şarap listesi
  • Meat-Et
  • Red meat-Kırmızı et
  • Chicken-Tavuk
  • Mussels-Midye
  • Calamari-Kalamar
  • Rice-Pilav
  • Menu-Menü
  • Waiter-Garson
  • Order-Sipariş
  • Appetizer-Meze
  • Vegetable-Sebze
  • Fruit-Meyve
  • Dessert-Tatlı
  • Entree-Ara sıcak
  • Roast-Rosto
  • Steak-Biftek
  • Olive oil-Zeytinyağı
  • Vinegar-Sirke
  • Salt-Tuz
  • Pepper-Biber

Yemekte geçen İngilizce müşteri garson diyalogları (2-3 kişilik)

  • You: Good evening, is this seat free?-İyi akşamlar, burası boş mu?
  • Waiter: Yes sir, sit down, please-Evet beyefendi, oturun lütfen
  • You: I would like to eat something, could I have the menü, please?-Bir şeyler yemek istiyorum, menüyü alabilir miyim, lütfen?
  • Waiter: Certanly, here you are-Elbette, buyrun
  • You: Do you have salad?-Salatanız var mı?
  • Waiter: Yes, do you want an appetizer?-Evet, meze ister misiniz?
  • You: No, I will order a dinner without an apppetizer-Hayır, meze olmadan akşam yemeği sipariş edeceğim.
  • Waiter: Do you order now?-Şimdi sipariş veriyor musunuz?
  • You: Yes, can I begin with the salad?-Evet, salata ile başlayabilir miyim?
  • Waiter: Sure-Elbette
  • You: Just olive oil for me, please-Benim için sadece zeytinyağı, lütfen
  • Waiter: Would you like entree?-Ara sıcak ister misiniz?
  • You: No thanks, is there any dish you can recommend? -Hayır teşekkürler,bana tavsiye edebileceğiniz bir yemek var mı?
  • Waiter: Sure, red meat is very delicious-Elbette, kırmızı et çok lezzetlidir.
  • You: Ok, can I take red meat, please?-Tamam, kırmızı et alabilir miyim, lütfen
  • Waiter: I bring it right now-Hemen getiriyorum
  • You: May I have the check, please?-Hesabı alabilir miyim, lütfen?
  • Waiter: Here you are-Buyrun
  • You: The food was very great, thank you-Yemek çok iyiydi, teşekkürler…

Yemeğe çıktığınızda, İngilizce olarak kendinizi ifade etmeniz gerekirse bu kalıpları bilmek, kullanmak işinize yarayacaktır.

Merak ettiğiniz kelimelerin veya metinlerin anlamlarını öğrenmek için İngilizce – Türkçe çeviri sözlüğü sitemizi mutlaka ziyaret edin.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Son Yazılar