İngilizce soru sorun, soruları cevaplandırın, puan toplayın. Topladığınız puanlarla hediyeler kazanın!

Yurt Dışı Gezilerinde Pratik İngilizce Diyalogları


Türkiye’nin En İyi Online İngilizce Eğitim Sistemi Konuşarak Öğren’den Ücretsiz Konuşma Dersi Almak İçin Tıklayın !

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin

Yurt dışı seyahatlerinde işinize yarayacak pratik İngilizce cümleler içeren bu yazımızda İngilizceniz çok iyi olmasa da vereceğimiz örnek cümlelerle iletişim sorunu yaşamadan bir yolculuk yapabilirsiniz.

En çok kullanılan İngilizce seyahat kelimeleri

Plane: Uçak

By plane: Uçakla

By train: Trenle

By bus: Otobüsle

By ship: Gemiyle

Seyahat: To travel

Single: Gidiş

Return: Dönüş

Passport: Pasaport
Suitcase: Valiz

Ticket Office: Bilet gişesi

First class single: Birinci sınıf gidiş

First class return: Birinci sınıf dönüş

Airport: Havaalanı

Platform: Peron

Underground: Metro

Transfers: Aktarmalar

Rent a car: Araba kiralama

Customs: Gümrük

Restaurant: Restoran

Hotel: Otel

Shopping: Alışveriş

 

Seyahatte kullanılan soru cümleleri

Excuse me, where is the ticket office? : Affedersiniz bilet gişesi nerede?

Where is passport control? Pasaport kontrolü nerede?

Where is the customs? Gümrük nerede?

Can you pick me up, please? : Beni alabilir misiniz, lütfen?

How can I go to hotel? : Otele nasıl gidebilirim?

Is there a room free?: Boş oda var mı?

How much is a room for one people? : Bir kişi için bir oda ne kadar?

Can I pay by credit card? : Kredi kartı ile ödeyebilir miyim?

Do you accept credit card? : Kredi kartı kabul ediyor musunuz?

When can I breakfast? : Ne zaman kahvaltı alabilirim?

Could you call a taxi for me, please? : Benim için bir taksi çağırabilir misiniz, lütfen?

 

Talepler

I want to make a reservation: Rezervasyon yaptırmak istiyorum.

I want a single room: Tek kişilik bir oda istiyorum.

I need a room: Bir odaya ihtiyacım var.

There is no hot water: Sıcak su yok

I would like to check out, please: Çıkış yapmak istiyorum, lütfen.

Please wake me eight o’clock tomarrow morning: Lütfen beni yarın sabah 8’de uyandırın.

We will have pizza: Biz pizza alacağız.

A glass of wather, please: Bir bardak su, lütfen.

A table for one, please: Bir kişilik masa, lütfen.

Konuşarak Öğren uygulaması ile İngilizcenizi geliştirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İngilizcenizi Geliştirin

Türkiye'nin %100 başarı garantili tek online İngilizce kursunu ücretsiz deneyin.